5. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 155
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz.
Gönderdiğiniz bu güzel görseli ve metni inceledim. Bu sayfa, “İnsan ve Çevre” ünitemizin çok önemli bir konusuna giriş yapıyor. Gördüğüm kadarıyla burada doğrudan çözmemiz gereken numaralandırılmış sorular yok. Bunun yerine, konuyu anlatan bir metin var. Ben de bir öğretmeniniz olarak, bu metinden ne öğrenmemiz gerektiğini size adım adım, soru-cevap şeklinde anlatacağım. Böylece konuyu çok daha iyi anlayacaksınız.
Haydi başlayalım!
Soru 1: Metne göre “çevre” nedir ve canlılar için neden bu kadar önemlidir?
Çözüm:
Şimdi gelin metni dikkatlice okuyarak bu sorunun cevabını bulalım.
Adım 1: Metnin ilk cümlesine bakalım. “Dünya; canlıların beslenmesi, barınması kısacası yaşaması için gerekli olan tüm kaynakların bulunduğu çevreyi oluşturur.” diyor. Bu cümle bize çevrenin tanımını veriyor.
Adım 2: Canlıların yaşamak için nelere ihtiyacı olduğunu düşünelim. Suya, yiyeceğe, bir yuvaya, nefes alacak havaya… İşte bütün bunları bulduğumuz yere çevre diyoruz. Tıpkı bizim evimiz gibi, Dünya da tüm canlıların ortak evidir.
Sonuç:
Kısacası, çevre, bir canlının yaşamını sürdürebilmesi için gereken her şeyi (besin, su, barınak vb.) bulduğu yerdir. Bu yüzden tüm canlılar için hayati derecede önemlidir. Çevremiz olmadan yaşayamayız!
Soru 2: Metinde geçen “Peki canlıların yaşadıkları çevre kirlenirse bu durumdan canlılar nasıl etkilenir?” sorusu bize ne anlatmak istiyor?
Çözüm:
Bu aslında bize cevabını düşünmemiz için sorulmuş harika bir soru!
Adım 1: Çevrenin bizim evimiz olduğunu hatırlayalım. Peki evimiz kirlenirse, mesela odamız dağılırsa, çöpler birikirse ne olur? Orada mutlu ve sağlıklı yaşayabilir miyiz? Tabii ki hayır.
Adım 2: Aynı şekilde, yaşadığımız çevre yani ormanlar, denizler, hava kirlenirse orada yaşayan canlılar da olumsuz etkilenir. Balıklar kirli suda yaşayamaz, hayvanlar kirli havayı soluyunca hasta olur, bitkiler kirli toprakta büyüyemez.
Sonuç:
Bu soru, bize çevre kirliliğinin sadece çevreyi değil, o çevrede yaşayan bütün canlıları (insanlar, hayvanlar, bitkiler) olumsuz etkilediğini ve yaşamlarını tehlikeye attığını anlatmak istiyor.
Soru 3: İnsan nüfusunun artması ile doğal kaynakların kullanılması arasında nasıl bir ilişki vardır?
Çözüm:
Metnin ikinci paragrafı bu konuya çok güzel değinmiş. Gelin birlikte inceleyelim.
Adım 1: Metinde “Aşırı nüfus artışı ile birlikte bu kaynaklar ihtiyaçları karşılayamaz hâle geldiğinden insanlar daha fazla kaynak arayışına girmiştir.” yazıyor. Yani Dünya’daki insan sayısı arttıkça, daha fazla yiyeceğe, suya, eve, enerjiye ihtiyaç duyarız.
Adım 2: Bu ihtiyaçları karşılamak için de doğadaki kaynakları (su, orman, madenler vb.) daha fazla kullanmaya başlarız. Tıpkı bir pastayı paylaşan insan sayısı arttıkça, her birine düşen dilimin küçülmesi ve pastanın daha çabuk bitmesi gibi…
Sonuç:
İnsan nüfusu arttıkça, doğal kaynaklara olan ihtiyaç da artar. Bu durum, kaynakların çok daha hızlı tüketilmesine ve çevreye daha fazla zarar verilmesine neden olur.
Soru 4: Metne göre doğal kaynakların aşırı ve bilinçsiz kullanılmasının sonuçları nelerdir?
Çözüm:
Metnin son bölümü, bu sorunun cevaplarını bize liste halinde veriyor.
Adım 1: Metni okuduğumuzda, doğal kaynakların aşırı kullanılmasının bazı olumsuz sonuçlar doğurduğunu görüyoruz.
Adım 2: Metinden bu sonuçları maddeler halinde çıkaralım. İşte o sonuçlar:
- Bilinçsiz tüketim: İhtiyacımızdan fazlasını almak, israf etmek.
- Düzensiz kentleşme: Şehirlerin plansız bir şekilde büyümesi, yeşil alanların yok olması.
- Doğal bitki örtüsünün tahrip edilmesi: Ormanların kesilmesi, ağaçların yok edilmesi.
- Sanayileşme ile birlikte çevrenin kirlenmesi: Fabrikaların havayı, suyu ve toprağı kirletmesi.
Sonuç:
Gördüğünüz gibi, kaynakları dikkatli kullanmadığımızda sadece kaynakları bitirmekle kalmıyoruz; aynı zamanda
bilinçsizce tüketerek, şehirleri yanlış planlayarak, ormanları yok ederek ve fabrikalarla çevreyi kirleterek
yaşadığımız gezegene büyük zararlar veriyoruz.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, Dünya bizim tek evimiz ve ona iyi bakmak hepimizin görevi!