3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 184
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir şiiri okuyup, saatler hakkında öğrendiklerimizi pekiştireceğiz. Hazırsanız, soruları adım adım çözelim ve saatlerin gizemli dünyasına bir yolculuk yapalım!
1. Etkinlik.
Şiirde hangi saat türleri hakkında, ne gibi bilgiler vardı?
Sevgili çocuklar, bu soruda şiirdeki tüm saatleri ve onlar hakkında bize verilen bilgileri tek tek bulacağız. Hadi şiire dönelim ve dikkatlice okuyalım!
Çözüm:
Şiirde dört farklı saat türünden bahsediliyor ve her biri hakkında bize ilginç bilgiler veriliyor:
-
Dedemin Saati (Cep Saati):
-
Dedemin saati gümüş zincirliymiş ve yelek cebinde taşınıyormuş.
-
İçindeki mekanizma yatar kalkar, yani çalışırmış.
-
Hoş sohbetli ve hoş zilliymiş, yani belki güzel sesler çıkarırmış veya çalarmış.
-
Dedem onu özenle çıkarıp açıp bakarmış.
-
Her gece tıkır mıkır kurmaya başlarmış. Demek ki bu saat kurmalı bir saatmiş.
-
-
Duvar Saati:
-
Duvar saatimiz pek asriymiş, yani eski, geleneksel bir görünüme sahip olabilir veya çok uzun zamandır oradaymış.
-
Gizlilik bilmezmiş kendi, çünkü herkesin görebileceği bir yerde dururmuş.
-
Tik tak ederek seslenirmiş ve bize zamanı haber verirmiş.
-
-
Kum Saati:
-
Bu saat türünü eskiden insanlar kullanırmış. Şiirde sadece bu bilgi verilmiş.
-
-
Elektronik Saat (Şiiri Anlatan Kişinin Saati):
-
Şiiri anlatan kişinin saati elektronikmiş.
-
Bu saati hiçbir akşam kurmasına gerek yokmuş. Çünkü elektronik saatler pille veya şarjla çalışır, kurmaya ihtiyaç duymaz.
-
Şiiri resimleyen kişi olduğunuzu düşününüz. Şiirde söz edilen saatlerin resimlerini nasıl yapardınız? Çizerek anlatınız.
Şimdi sıra geldi hayal gücümüzü kullanmaya! Bir ressam olsaydık bu saatleri nasıl çizerdik, bir düşünelim. Ben size nasıl çizeceğimi anlatacağım, siz de defterinize veya boş bir kağıda benim anlattığım gibi çizmeye çalışabilirsiniz.
Çözüm:
Adım 1: Dedemin Cep Saati
Dedemin cep saatini çizerken, ilk önce parlak, gümüş rengi, yuvarlak ve kapaklı bir saat yapardım. Saatin üzerinde açılıp kapanan bir kapak olurdu. Üst kısmında küçük bir düğme ve o düğmeye bağlı ince, zarif bir gümüş zincir çizerdim. Zincirin diğer ucunu, bir yeleğin cebinden dışarı sarkacak şekilde gösterirdim. Belki saatin içini açıp, üzerinde klasik sayılar ve zarif akrep-yelkovan olan bir kadran da eklerdim. Hatta etrafına yaşlı, şefkatli bir dede figürü de ekleyebilirdim.
Adım 2: Duvar Saati
Duvar saatini çizerken, büyük, yuvarlak veya kare şeklinde, ahşap çerçeveli, eski tip bir saat hayal ederdim. Kadranında Roma rakamları veya eski tip sayılar olurdu. Ortasına uzun bir akrep ve kısa bir yelkovan yerleştirirdim. Saatin hemen altından sallanan bir sarkaç da eklerdim, böylece “tik tak” sesini görsel olarak da canlandırırdım. Arka planına da duvarda asılı olduğunu gösteren hafif bir duvar deseni yapardım.
Adım 3: Kum Saati
Kum saatini çizerken, iki cam haznesi olan, ortadan ince bir boğazla birleşen özel bir saat tasvir ederdim. Cam haznelerin altını ve üstünü tutan ahşap veya metal bir çerçeve çizerdim. En önemli detayı ise, üst hazneden alt hazneye doğru incecik kum tanelerinin aktığını gösteren çizgiler olurdu. Böylece zamanın kumlar gibi akıp gittiğini anlatırdım.
Adım 4: Elektronik Saat
Elektronik saati çizerken, daha modern ve teknolojik bir görünüm verirdim. Belki bir kol saati şeklinde, dikdörtgen veya kare bir ekranı olan bir saat olurdu. Ekranın üzerinde parlak, dijital rakamlarla saati gösterirdim (örneğin 09:30 gibi). Saatin kenarlarına da zamanı ayarlamak veya farklı işlevleri kullanmak için küçük düğmeler eklerdim. Belki de bir öğrencinin bileğinde duran bir saat olarak çizerdim.
Gördüğünüz gibi, her saatin kendine özgü bir özelliği ve hikayesi var. Resmederken bu özellikleri ön plana çıkarmaya çalışırdım.
Unutmayın çocuklar, konuşurken nezaket kurallarına uymak çok önemlidir. Hem okulda hem de evde her zaman kibar ve saygılı olalım.