3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 187
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok ilginç ve günlük hayatımızda sıkça kullandığımız bir icat hakkında konuşacağız: Silgi
! Hazırsanız, soruları adım adım inceleyelim ve birlikte cevaplarını bulalım.
Okulda daha çok hangi alanlardaki icatlardan yararlanırsınız?
Sevgili çocuklar, okulda hepimiz birçok farklı icattan yararlanıyoruz, değil mi? Sabah okula gelirken kullandığımız otobüsler, derslerimizi yazdığımız kalemler, okuduğumuz kitaplar, bilgisayarlar ve hatta akıllı tahtalar… Hepsi birer icat!
Benim aklıma gelen birkaç alanı sizinle paylaşayım:
- Eğitim ve Öğrenme Alanı: Bilgisayarlar, akıllı tahtalar, yazıcılar, projeksiyon cihazları sayesinde derslerimiz daha eğlenceli ve anlaşılır oluyor. Kitaplar, defterler, kalemler gibi temel araçlar da matbaa ve yazı gereçleri icatları sayesinde hayatımızda.
- İletişim Alanı: Okulda arkadaşlarınızla veya öğretmenlerinizle iletişim kurarken telefonlar, interkom sistemleri gibi icatlardan faydalanıyoruz.
- Ulaşım Alanı: Okula gelirken veya okuldan eve dönerken kullandığımız bisikletler, otobüsler, arabalar gibi araçlar da ulaşım alanındaki önemli icatlardır.
- Günlük Yaşam Alanı: Okul binasındaki elektrik lambaları, ısıtma sistemleri, su tesisatları da günlük yaşantımızı kolaylaştıran icatlardandır.
Peki, siz en çok hangi icatlardan yararlandığınızı düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi sınıfımızda paylaşmayı unutmayın!
1. Etkinlik
Metinde hangi icattan söz edilmektedir? Bu icadın tarihçesi hakkında öğrendiğiniz bilgileri önce sözlü anlatınız sonra aşağıya yazınız.
Görseldeki “Silgi” başlığına baktığımızda, bu bölümde silgi
icadından bahsedildiğini hemen anlıyoruz, değil mi? Şimdi gelin, silginin ilginç tarihçesine bir göz atalım.
Adım 1: İcadı Belirleme
Görselde büyük harflerle yazılmış ve altı çizilmiş olan “Silgi” kelimesi, metinde bahsedilen icadın ne olduğunu açıkça gösteriyor. Demek ki, bugünkü konumuz silgi
!
Adım 2: Silginin Tarihçesini Anlatma
Silgi, aslında düşündüğümüzden çok daha eski ve ilginç bir tarihe sahip. Eskiden insanlar yanlış yazdıklarında ne yaparlardı dersiniz?
-
İlk zamanlarda insanlar, kurşun kalemle yazdıkları yazıları silmek için
ekmek içini
kullanırlarmış. Evet, yanlış duymadınız, ekmek! Yumuşak ekmek parçacıkları, kurşun kalem izlerini emerek silmeye yardımcı olurmuş. -
Daha sonra, 18. yüzyılda, İngiliz bilim insanı
Joseph Priestley
, doğal kauçuğun kalem izlerini silmekte çok etkili olduğunu keşfetti. Bu, silginin tarihinde büyük bir adımdı. Ancak bu kauçuk silgilerin bir sorunu vardı: çok çabuk bozuluyorlardı ve yazın sıcaktan eriyebiliyorlardı. -
İşte tam da bu noktada, Amerikalı mucit
Charles Goodyear
devreye girdi. 1839 yılında kauçuğu daha dayanıklı hale getirenvulkanizasyon
yöntemini buldu. Bu yöntem sayesinde, günümüzde kullandığımız gibi sağlam, esnek ve uzun ömürlü silgiler yapılmaya başlandı. -
Bir de silgiyi Avrupa’ya getiren bir isim var: Fransız kâşif ve bilim adamı
Charles Marie
. O, Güney Amerika’dan getirdiği kauçuğu Avrupa’ya tanıtmış ve böylece kauçuk silgilerin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir.
Gördüğünüz gibi, küçücük bir silginin bile arkasında kocaman bir tarih yatıyor!
2. Etkinlik
Aşağıda verilen cümleleri, silginin icat edilme aşamalarını dikkate alarak oluş sırasına göre numaralandırınız.
Şimdi de silginin tarihçesiyle ilgili verilen cümleleri doğru sıraya koyalım. Sanki bir yapbozun parçalarını birleştirir gibi düşünebiliriz. Hangi olay önce oldu, hangisi sonra?
Adım 1: Cümleleri Tek Tek Anlamak
-
a) “Charles Goodyear (Çarls Gudyır) adlı kişi, günümüzde kullandığımız silgilere son biçimini vermiş oldu.”
Bu cümle bize modern silginin şeklini veren kişiyi anlatıyor. Bu, silginin gelişimindeki son aşamalardan biri olmalı. -
b) “Silgiyi, Güney Amerika’daki yerli kabileleri tavuk tüyü yapıştırmada kullanırlardı.”
Bu cümle, kauçuğun (silginin ham maddesi) çok eski zamanlarda, silgi olarak kullanılmadan önce, Güney Amerika’daki yerli halklar tarafından farklı bir amaçla kullanıldığını belirtiyor. Bu, en eski bilgi olmalı. -
c) “Silgiyi Avrupa’ya ilk defa getiren kişi, Fransız kâşif ve bilim adamı Charles Marie’dir (Çarls Mari).”
Bu cümle, kauçuğun Avrupa’ya ne zaman ve kim tarafından getirildiğini anlatıyor. Bu olay, kauçuğun Güney Amerika’da kullanılmasından sonra ama modern silginin keşfinden önce yaşanmış olmalı.
Adım 2: Oluş Sırasına Göre Numaralandırma
Şimdi cümlelerin kronolojik sırasını belirleyelim:
-
En eski bilgi, kauçuğun Güney Amerika’da kullanılmasıdır. Yani, “Silgiyi, Güney Amerika’daki yerli kabileleri tavuk tüyü yapıştırmada kullanırlardı.” cümlesi ilk sırada yer almalı.
-
Ardından, bu kauçuğun Avrupa’ya getirilmesi gelir. Yani, “Silgiyi Avrupa’ya ilk defa getiren kişi, Fransız kâşif ve bilim adamı Charles Marie’dir (Çarls Mari).” cümlesi ikinci sırada olmalı.
-
Son olarak, kauçuğun modern silgiye dönüşmesi ve Charles Goodyear’ın katkısı gelir. Yani, “Charles Goodyear (Çarls Gudyır) adlı kişi, günümüzde kullandığımız silgilere son biçimini vermiş oldu.” cümlesi üçüncü sırada yer almalı.
Sonuç:
-
1. Silgiyi, Güney Amerika’daki yerli kabileleri tavuk tüyü yapıştırmada kullanırlardı.
-
2. Silgiyi Avrupa’ya ilk defa getiren kişi, Fransız kâşif ve bilim adamı Charles Marie’dir (Çarls Mari).
-
3. Charles Goodyear (Çarls Gudyır) adlı kişi, günümüzde kullandığımız silgilere son biçimini vermiş oldu.
Harika iş çıkardınız çocuklar! Gördünüz mü, küçücük bir silginin bile ne kadar büyük bir hikayesi varmış! Her gün kullandığımız eşyaların tarihini öğrenmek çok keyifli, değil mi?