3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 101
Merhaba sevgili öğrencilerim! Nasılsınız? Umarım hepiniz çok iyisinizdir. Bugün sizlerle birlikte çok eğlenceli ve düşündürücü bir etkinliği inceleyeceğiz. Hem bir karikatürün ne anlattığını anlamaya çalışacak, hem de kendi anılarımızdan birini hayal edip onu nasıl çizeceğimizi ve anlatacağımızı düşüneceğiz. Hazırsanız, ilk etkinliğimize başlayalım!
8. Etkinlik
Aşağıdaki karikatürü inceleyiniz. Sizce, çocuk neden böyle düşünüyor? Anlatınız.
Şimdi bu karikatüre dikkatlice bakalım ve çocuğun neden böyle düşündüğünü adım adım anlamaya çalışalım:
Adım 1: Karikatürdeki resmi dikkatlice gözlemleyelim.
- Resimde bir kadın ve küçük bir çocuk görüyoruz. Kadın, parmağıyla çocuğa doğru bir şeyler söylüyor ya da kızıyor gibi duruyor. Yüz ifadesi biraz ciddi.
- Çocuğun önünde yerde kırılmış bir eşya var. Sanki bir vazo, bir tabak ya da değerli bir süs eşyasıymış gibi görünüyor ve bir masanın üzerinden düşmüş.
- Çocuk, kırılan eşyaya bakıyor ve kafasının üzerinde bir düşünce balonu var. Bu balon, çocuğun o an ne düşündüğünü gösteriyor.
Adım 2: Çocuğun düşünce balonundaki yazıyı okuyalım.
- Çocuk şöyle diyor: “Madem o kadar değerliydi, niçin uzanabileceğim bir yere koydunuz?”
Adım 3: Çocuğun bu düşüncesini yorumlayalım.
- Büyük ihtimalle kadın, çocuğa kırılan eşyanın çok değerli olduğunu ve neden onu kırdığını soruyor ya da kızıyor.
- Çocuk ise, bu duruma kendi açısından bakıyor. Eğer o eşya gerçekten bu kadar değerliyse ve kırılmaması gerekiyorsa, neden kendisinin kolayca ulaşabileceği, uzanabileceği, hatta yanlışlıkla düşürebileceği bir yere konulduğunu sorguluyor.
- Yani çocuk aslında şunu demek istiyor: “Eğer bir şeyin kırılmasını istemiyorsanız ve o şey çok değerliyse, onu çocukların kolayca ulaşamayacağı, daha güvenli bir yere koymanız gerekmez miydi?” Bu, çocuğun kendi üzerine düşen hatayı kabul etmesinin yanı sıra, eşyayı o yere koyan yetişkinin de biraz daha dikkatli olması gerektiğini düşündüğünü gösteriyor.
Sonuç:
Çocuk, kırılan eşyanın değerli olduğunu anlıyor ancak eğer bu kadar değerliyse, neden kendisinin kolayca ulaşabileceği bir yerde bırakıldığını sorguluyor. Bu durum, sorumluluğun sadece kendisinde olmadığını, değerli eşyayı ortada bırakan kişinin de dikkatli olması gerektiğini düşündüğünü gösteriyor. Bu karikatür bize şunu hatırlatıyor: Hem biz çocuklar olarak eşyalarımıza karşı dikkatli olmalıyız hem de büyükler, değerli ve kırılgan eşyaları koyarken çocukların güvenliğini ve eşyanın korunmasını göz önünde bulundurmalılar. Böylece hem eşyalar kırılmaz hem de kimse üzülmez.
***
Şimdi gelelim ikinci etkinliğimize! Bu etkinlikte, kendi anılarınızdan birini hem çizecek hem de arkadaşlarınıza anlatacaksınız. Bu çok eğlenceli ve yaratıcı bir görev!
Sizden, anılarınızdan birini çizmeniz isteniyor. Hangi anınızı çizerdiniz? Aşağıya, bu anınızı canlandıran bir resim çiziniz. Daha sonra bu anınızı arkadaşlarınıza anlatınız.
Bu etkinliği nasıl yapacağınızı adım adım planlayalım:
Adım 1: Hangi anınızı çizeceğinize karar verin.
- Haydi gözlerinizi kapatın ve geçmişten aklınıza gelen, sizi mutlu eden ya da sizin için önemli olan özel bir anı düşünün. Bu, bir doğum günü partiniz olabilir, lunaparkta çok eğlendiğiniz bir gün olabilir, ailenizle birlikte gittiğiniz unutulmaz bir tatil olabilir, yeni bir oyuncağınızı aldığınız an olabilir ya da okulda yaşadığınız komik bir olay olabilir.
- Önemli olan, bu anının sizin için biricik ve unutulmaz olması.
Adım 2: Seçtiğiniz anıyı resimle canlandırın.
- Şimdi o boş kutucuğa, seçtiğiniz anıyı en güzel şekilde çizin. Resminizde o anı en iyi ifade etmeye çalışın. Kimler vardı, ne yapıyordunuz, etrafınızda neler vardı? Renkli kalemlerinizi veya boyalarınızı kullanarak resminizi daha canlı ve etkileyici hale getirebilirsiniz.
- Mesela ben olsaydım, belki de geçen yaz ailemle gittiğimiz kamp tatilinde, ateşin başında şarkı söylediğimiz anı çizerdim. Gökyüzünde parlayan yıldızlar, etrafta rengarenk çadırlar ve hepimizin mutlu yüzleri…
Adım 3: Çizdiğiniz anıyı arkadaşlarınıza anlatın.
- Resminizi bitirdikten sonra, sıra geldi bu anıyı arkadaşlarınıza anlatmaya. Anlatırken şunlara dikkat edebilirsiniz:
- Bu anı ne zaman oldu? (Örneğin: “Geçen yaz tatilinde…” veya “Birinci sınıftayken…”)
- Bu anı nerede yaşandı? (Örneğin: “Büyükannemin köyünde…” veya “Okul bahçesinde…”)
- Bu anıda kimler vardı? (Örneğin: “Annem, babam, abim ve ben…” veya “En yakın arkadaşlarım…”)
- Ne oldu? Neler yaptınız? (Örneğin: “Yeni bisikletimi sürmeyi öğrendim.” veya “İlk kez bir kedi yavrusunu kucağıma aldım.”)
- O an neler hissettin? (Örneğin: “Çok mutluydum, heyecanlandım, biraz da korktum ama sonunda başardım!”)
- Bu anı neden senin için özel? (Örneğin: “Çünkü o gün kendime olan güvenim arttı.” veya “Çünkü o gün ailemle çok güzel vakit geçirdik.”)
- Anlatırken duygularını da katmayı unutma. Böylece arkadaşların seni daha iyi anlar ve seninle birlikte o anı yaşamış gibi hissederler. Hikayeni sanki bir film izletir gibi anlatmaya çalış!
Unutmayın, her anı çok özeldir ve sizin için farklı bir anlam taşır. Hem çizerek hem de anlatarak bu güzel anıları paylaşmak çok keyifli olacak ve arkadaşlarınızla aranızdaki bağı daha da güçlendirecek!