Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir metin okuyup, o metinle ilgili soruları cevaplayacağız. Hazır mısınız? Metni dikkatlice okuyalım ve soruları hep birlikte çözelim.
1. Karşılıklı konuşanlar kimlerdir?
Şimdi bu soruyu çözmek için metni iyice anlamamız gerekiyor. Kimler konuşuyor, birbirlerine ne isimlerle sesleniyorlar, bunlara dikkat edelim.
-
Adım 1: Metnin en başında, değirmene gelen kişi Köse ile karşılaşıyor ve onu hemen tanıyor. “Köse’nin ta kendisisin sen!” diyor. Bu cümleden anlıyoruz ki konuşanlardan biri Köse.
-
Adım 2: Daha sonra Köse, kendisini tanıyan kişiye dönüp “Öyleyse sen de Keloğlan olmalısın.” diye bir tahminde bulunuyor. Bu cümleden de diğer konuşmacının Keloğlan olduğunu anlıyoruz. Çünkü Köse’nin bu tahmini doğru çıkıyor ve Keloğlan da Köse’yi tanıma nedenlerini açıklıyor.
Sonuç: Metindeki karşılıklı konuşanlar Keloğlan ve Köse‘dir.
2. Keloğlan, Köse’yi nasıl tanıdığını söylüyor?
Bu soruda ise Keloğlan’ın Köse’yi hangi özelliklerinden dolayı hemen tanıdığını bulmamız isteniyor. Hadi metinden ipuçlarını yakalayalım!
-
Adım 1: Köse, Keloğlan’a kendisini nasıl tanıdığını sorduğunda, Keloğlan ona şöyle cevap veriyor: “Bunda bilmeyecek ne var. Boyun kısa, sakalın köse, adın da Musa.”
-
Adım 2: Bu cümlede Keloğlan, Köse’nin üç belirgin özelliğini sayıyor. Bunlar:
İşte Keloğlan, Köse’yi bu özelliklerinden tanımış.
Sonuç: Keloğlan, Köse’yi boyunun kısa olmasından, sakalının köse olmasından ve adının Musa olmasından tanıdığını söylüyor.