3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 132
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizlerle çok keyifli bir Türkçe etkinliği yapacağız. Kitabımızda bizi bekleyen birbirinden güzel iki etkinlik var. Haydi, hiç vakit kaybetmeden ilk etkinlikle başlayalım!
1. Etkinlik.
Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Size neler çağrıştırdıklarını söyleyip anlamlarını tahmin ediniz. Daha sonra görselleri uygun sözcüklerle eşleştiriniz.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte öncelikle resimlere çok dikkatli bakacağız. Sonra da her bir resmin bize ne anlattığını, hangi kelimeyle eşleştiğini bulacağız. Tıpkı bir bulmaca çözer gibi eğlenceli olacak! Hazırsanız, ilk resimden başlayalım!
-
Adım 1: İlk görseli inceleyelim.
İlk resimde ne görüyoruz? Masmavi, pırıl pırıl bir deniz, sapsarı kumlar, yemyeşil palmiye ağaçları ve minik bir deniz yıldızı… Ah, sanki bir tatil köyündeymişiz gibi hissettiriyor değil mi? Bu resim bize neyi hatırlatıyor? Tabii ki denizi! O zaman bu güzel resmi “deniz” kelimesiyle eşleştireceğiz.
-
Adım 2: İkinci görseli inceleyelim.
Şimdi de ikinci resme bakalım. Bu resimde büyük bir kara parçasının haritasını görüyoruz. Dünyamızda böyle çok büyük kara parçalarına ne diyorduk? Hatırlayın bakalım… Evet, doğru bildiniz! Bu büyük kara parçalarına kıta denir. Bu resim de Afrika kıtasını gösteriyor. O zaman bu resmi “kıta” kelimesiyle eşleştirelim.
-
Adım 3: Üçüncü görseli inceleyelim.
Sıradaki resimde çok büyük, bembeyaz ve heybetli bir bina var. Bu bina bize ülkemizin kurucusu, büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahını, yani mezarının bulunduğu yeri hatırlatıyor. Burası Ankara’da bulunan… Aferin size! Anıtkabir. O zaman bu resmi de “Anıtkabir” kelimesiyle eşleştireceğiz.
-
Adım 4: Dördüncü görseli inceleyelim.
Ve işte son resim! Bu resimde uzayda dönen, etrafında halkaları olan, kocaman bir gök cismi görüyoruz. Bu bize neyi çağrıştırıyor? Uzayda Güneş’in etrafında dönen, üzerinde yaşadığımız Dünya gibi büyük cisimlere ne ad veriyoruz? Harikasınız! Gezegen diyoruz. Bu bir gezegen resmi, muhtemelen halkalarıyla ünlü Satürn gezegeni. O zaman bu resmi de “gezegen” kelimesiyle eşleştirelim.
Sonuç olarak, görselleri uygun sözcüklerle şöyle eşleştirmeliyiz:
- Deniz ve palmiye ağaçları olan resim → deniz
- Afrika kıtası haritası → kıta
- Büyük, heybetli bina (Anıtkabir) → Anıtkabir
- Halkalı gök cismi (Gezegen) → gezegen
2. Etkinlik.
Metin resimlerini inceleyiniz. Siz olsanız hangi bölümü, nasıl resimlerdiniz? Anlatıp aşağıya yazınız.
Çocuklar, bu soruda bizden “Uzaylı Rola Türkiye’yi Geziyor” adlı metnin yanındaki resimleri incelememiz ve sonra da kendimizin o metinden bir sahneyi nasıl çizeceğimizi anlatmamız isteniyor. Hadi önce metnin resmine bir bakalım, sonra da metni tekrar bir gözden geçirelim.
Metnin resminde ne görüyoruz? Bir uzaylı, bir inek, bir çoban ve bir uzay gemisi… Metin de tam olarak bu karakterlerin hikayesini, uzaylı Rola’nın Dünya’ya gelişini ve bir inekle konuşmasını anlatıyor, değil mi? Çok ilginç bir hikaye!
Şimdi düşünelim, biz bu hikayenin hangi kısmını çizmek isterdik? Ve seçtiğimiz bu sahneyi nasıl resimlerdik? Haydi, hayal gücümüzü kullanalım!
-
Adım 1: Çizeceğimiz sahneyi seçelim.
Benim aklıma hikayenin en heyecanlı anlarından biri geldi: Uzaylı Rola’nın uzay gemisinden inip ilk kez Dünya’ya adım attığı an! Bence bu sahne çok güzel bir resim olurdu.
-
Adım 2: Seçtiğimiz sahneyi nasıl çizeceğimizi düşünelim.
Ben bu sahneyi şöyle resimlerdim:
Resmin merkezine uzaylı Rola’yı çizerdim. Rola, uzay gemisinin açılan kapısından, Dünya’ya doğru ilk adımını atarken görünürdü. Yüzünde şaşkınlık, merak ve biraz da heyecan dolu bir ifade olurdu. Üzerindeki uzay kıyafeti parlak ve rengarenk olurdu. Uzay gemisi de modern ve fütüristik bir tasarıma sahip olurdu. Rola’nın indiği yer yemyeşil bir çayırlık olurdu; mis kokulu çiçekler ve uzun otlar çizerdim. Gökyüzünde parlak bir güneş ve birkaç beyaz bulut yer alırdı. Belki Rola’nın ayak bastığı yerden hafif bir ışık parlaması da eklerdim, böylece geliş anının özel olduğunu vurgulardım. Resmin genel atmosferi sıcak ve davetkar olurdu, Rola’nın yeni bir dünyaya hoş geldiğini hissettirirdi.
Böylece Rola’nın Dünya’ya ilk gelişindeki o özel anı ve hislerini resmimizle anlatmış olurduk. Eminim siz de hikayeden çok farklı ve harika sahneler seçip çizebilirdiniz! Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, hoşça kalın!