8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 182
Merhaba sevgili gençler! Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte kitabımızdaki bir soruyu inceleyip çözeceğiz. Bu tür metin analiz soruları, okuduğumuzu anlama ve yorumlama becerimizi geliştirir. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru: Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası ilişkileri hangi ilkelere göre yürüttüğünü araştırınız.
Harika bir soru! Bu sorunun cevabını aslında bize verilen metnin içinde bulabiliriz. Gelin, metni bir dedektif gibi dikkatlice okuyarak Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasının temel ilkelerini birlikte keşfedelim.
Adım 1: Metni Anlamak ve Anahtar Kelimeleri Bulmak
Öncelikle metni dikkatlice okumalıyız. Metin, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin diğer ülkelerle olan ilişkilerini hangi kurallara ve düşüncelere göre şekillendirdiğini anlatıyor. İşte bu kurallara biz “ilke” diyoruz. Metindeki ipuçlarını takip ederek bu ilkeleri listeleyeceğiz.
Adım 2: İlkeleri Tespit Etmek ve Açıklamak
Şimdi metinden bu ilkeleri tek tek bulalım ve her birinin ne anlama geldiğini basitçe açıklayalım.
- Tam Bağımsızlık: Bu, en temel ve vazgeçilmez ilkemizdir çocuklar. Metnin hemen başında “Atatürk, milletinin varlığını sürdürebilmesi için tam bağımsızlığı her şeyin üzerinde tutmuştur.” diyor. Yani, siyasi, askeri, ekonomik, kültürel gibi her alanda kendi kararlarımızı kendimiz vermemiz, başka devletlerin etkisi altında kalmamamız demektir. Kurtuluş Savaşı’nı da zaten bu yüzden yaptık, değil mi?
- Gerçekçilik (Realizm): Hayalperest olmamak demektir. Metinde “gerçekleştirilemeyecek hedefler peşinde milleti felakete sürüklemeden” ve “Milli hedefiyle yeni kurulacak ülkenin sınırlarını belirlerken dünyanın ve ülkenin içinde bulunduğu koşulları dikkate alıp gerçekçi davranmıştır.” ifadeleriyle bu ilke vurgulanıyor. Yani, gücümüzün yettiği, ulaşabileceğimiz hedefler belirlemek ve buna göre hareket etmektir.
- Barışçılık: Atatürk’ün o meşhur sözünü hepimiz biliyoruz: “Yurtta barış, dünyada barış.” Metnimiz de Türk milletinin on yıldan fazla süren savaşlardan çok yorulduğunu ve ülkenin gelişmesi için uzun bir barış dönemine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu yüzden Türkiye, sorunlarını savaşla değil, barışçıl yollarla, diplomasi ile çözmeyi hedeflemiştir.
- Akılcılık: Metinde “izlediği akılcı politikalarla tehditler karşısında varlığını ve millî iradesini koruyabilmiştir.” cümlesi geçiyor. Bu, dış politikada duygularla, anlık heveslerle değil; aklın ve mantığın ışığında, stratejik ve düşünülmüş adımlar atmak demektir.
- Uluslararası Hukuka Bağlılık ve Eşitlik: Türkiye, diğer devletlerle eşit şartlarda ilişki kurmayı amaçlamıştır. Metinde Lozan Antlaşması ile kapitülasyonların kaldırılmasının “uluslararası ilişkilerde eşitliği sağlayarak” tam bağımsızlığa hizmet ettiği yazıyor. Ayrıca sorunların çözümünde uluslararası hukuka ve yapılan anlaşmalara bağlı kalmayı benimsemiştir.
- Karşılıklılık (Mütekabiliyet): Bu kelime ilk başta biraz karışık gelebilir ama anlamı çok basittir. Kısaca, “Sen bana nasıl davranırsan, ben de sana öyle davranırım” demektir. Bir devletin Türkiye’ye tanıdığı hakları ve gösterdiği tavrı, Türkiye de o devlete gösterir. Metnin sonunda Mudanya Ateşkesi ve Lozan Barış Antlaşması’nın “mütekabiliyet esasına göre” imzalandığı belirtiliyor. Bu, devletler arası ilişkilerde dengeyi ve eşitliği sağlayan çok önemli bir ilkedir.
Sonuç
Tüm bu ilkeleri bir araya getirdiğimizde, sorumuzun cevabı ortaya çıkıyor:
Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk dönemindeki dış politikası; tam bağımsızlığa dayalı, gerçekçi, barışçıl, akılcı, devletlerin eşitliğine ve karşılıklılık esasına inanan, uluslararası hukuka saygılı bir politika izlemiştir.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, bu ilkeler bugün bile Türk dış politikasının temel taşlarını oluşturmaya devam etmektedir. Başka sorularınız olursa her zaman sorabilirsiniz!