8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 166
Harika bir çalışma! Sevgili öğrencilerim, gelin şimdi bu soruları birlikte, adım adım inceleyerek çözelim. İnkılap Tarihi dersimizin ne kadar keyifli ve önemli olduğunu bir kez daha göreceksiniz. Hazırsanız, başlayalım!
9. Aşağıda verilenlerden hangisi, Atatürk döneminde tarımın gelişmesine hizmet eden çalışmalardan biri değildir?
Merhaba arkadaşlar, bu soruda Atatürk döneminde tarım alanında yapılan yenilikleri hatırlamamız gerekiyor. Sorunun kökünde “değildir” ifadesi var, bu yüzden dikkatli olmalıyız. Yani bizden tarımla ilgili olmayan bir çalışma bulmamız isteniyor.
- A) Ziraat okullarının açılması
- B) Atatürk Orman Çiftliğinin kurulması
- C) Ziraat Bankası sermayesinin tarım dışı alanlarda kullanılmaması
- D) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun çıkarılması
Çözüm:
Adım 1: Şıkları tek tek inceleyelim ve tarımla olan ilişkisini düşünelim.
A) Ziraat okullarının açılması: Bu okullar, modern tarım tekniklerini öğreten, bilgili çiftçiler yetiştiren kurumlardır. Dolayısıyla bu çalışma tarımı geliştirmeye yöneliktir.
B) Atatürk Orman Çiftliği’nin kurulması: Bu çiftlik, modern tarım ve hayvancılık yöntemlerinin halka gösterildiği, örnek bir uygulama alanıydı. Bu da tarımı geliştirmeye yöneliktir.
C) Ziraat Bankası sermayesinin tarım dışı alanlarda kullanılmaması: Ziraat Bankası, çiftçilere kredi vermek için kurulmuş bir bankadır. Parasının sadece tarım için kullanılması, çiftçiye daha fazla destek olunmasını sağlar. Bu da tarımı geliştirmeye yöneliktir.
D) Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun çıkarılması: Bakın, kanunun adında ne geçiyor? “Sanayi”. Bu kanun, özel sektörün fabrika kurmasını, yani sanayiyi teşvik etmek için çıkarılmıştır. Tarımla doğrudan bir ilgisi yoktur.
Adım 2: Soru bizden tarımla ilgili olmayanı istediği için, sanayi ile ilgili olan şıkkı bulmalıyız. Bu da D şıkkıdır.
Sonuç: Doğru cevap D seçeneğidir. Teşvik-i Sanayi Kanunu, adından da anlaşılacağı gibi sanayiyi geliştirmeyi amaçlar, tarımı değil.
10. “Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.”
Yukarıda Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’nda yer alan düşünceleri verilmiştir. Buna göre, Atatürk’ün geleceğe yönelik hedefleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Sevgili gençler, bu soruda Atatürk’ün o meşhur sözünü analiz etmemiz gerekiyor. Atatürk bu sözleriyle bize geleceğe dair nasıl bir hedef çizmiş, gelin birlikte bakalım.
- A) Geleneksel toplum yaşantısının değişmemesi gerektiği
- B) Çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için yapılanların yeterli görülmemesi gerektiği
- C) Batı uygarlığının tüm değerlerinin benimsenmesi gerektiği
- D) Uygarlık yolunda geçmiş dönemlerin düşünce yapısının korunması gerektiği
Çözüm:
Adım 1: Atatürk’ün sözündeki anahtar ifadelere odaklanalım.
“dünyanın en … medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız”
Bu ifade, hedefimizin çağdaşlaşmak olduğunu gösteriyor.
“geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil”
Bu ifade, eski alışkanlıkları ve yavaşlığı bırakmamız gerektiğini söylüyor.
“daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız”
Bu ifade ise sürekli bir çaba içinde olmamız, yaptıklarımızla yetinmememiz ve hep daha iyisini hedeflememiz gerektiğini vurguluyor.
Adım 2: Şimdi şıkları bu analizimize göre değerlendirelim.
A) Geleneksel toplum yaşantısının değişmemesi: Atatürk tam tersini, “geçmişin gevşetici zihniyetini” bırakmayı söylüyor. Bu şık yanlıştır.
B) Çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için yapılanların yeterli görülmemesi: “Daha çok çalışacağız” sözü, mevcut çabaların yeterli olmadığını, her zaman daha fazlasının hedeflenmesi gerektiğini anlatır. Bu şık, metinle birebir uyumludur.
C) Batı uygarlığının tüm değerlerinin benimsenmesi: Atatürk, Batı’nın seviyesine ulaşmaktan bahseder, onların her şeyini körü körüne taklit etmekten değil. Bu yüzden bu şık yanlıştır.
D) Geçmiş dönemlerin düşünce yapısının korunması: Atatürk açıkça “geçmiş asırların zihniyetine göre değil” diyerek eski düşünce yapısının terk edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu şık da yanlıştır.
Sonuç: Doğru cevap B seçeneğidir. Atatürk, çağdaşlaşma yolunda durmaksızın, eskisinden daha çok çalışmamız gerektiğini ve yapılanları asla yeterli görmememiz gerektiğini vurgulamıştır.
11.
I. Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı verilmesi
II. Evlenme ve boşanmada kadınlara da söz hakkı verilmesi
III. Mahkemelerde tanıklıkta tüm yurttaşlara eşitlik sağlanması
IV. Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması
Yukarıda verilenlerden hangileri, Türk Medeni Kanunu ile getirilen haklardan değildir?
Arkadaşlar, bu soru çok önemli bir konuyu, Türk Medeni Kanunu’nu ve kadın haklarını içeriyor. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli şey, Medeni Kanun’un sosyal ve ekonomik hakları, siyasi hakların ise daha sonra ayrı yasalarla verildiğini bilmektir.
- A) I ve II
- B) I ve IV
- C) II ve III
- D) III ve IV
Çözüm:
Adım 1: Medeni Kanun’un (1926) ne gibi haklar getirdiğini hatırlayalım. Medeni Kanun, aile hayatı (evlenme, boşanma), miras, mahkemede şahitlik gibi konularda kadın ile erkeği eşit hale getirmiştir. Yani sosyal ve hukuki alanda eşitlik sağlamıştır.
Adım 2: Verilen maddeleri bu bilgiye göre sınıflandıralım.
I. Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı verilmesi: Seçimlere katılmak siyasi bir haktır. Bu hak, 1930 yılında verilmiştir. Yani Medeni Kanun’dan sonra.
II. Evlenme ve boşanmada kadınlara da söz hakkı verilmesi: Bu, aile hukuku ile ilgili sosyal bir haktır ve Medeni Kanun ile getirilmiştir.
III. Mahkemelerde tanıklıkta tüm yurttaşlara eşitlik sağlanması: Bu, hukuki bir haktır. Önceden iki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine denkti. Medeni Kanun bu durumu değiştirip eşitlik getirmiştir. Dolayısıyla Medeni Kanun ile getirilmiştir.
IV. Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması: Milletvekili seçmek ve seçilmek en temel siyasi haklardandır. Bu hak ise 1934 yılında verilmiştir. Yani Medeni Kanun’dan sonra.
Adım 3: Soru bizden Medeni Kanun ile getirilen haklardan “değildir” olanları istiyor. Yaptığımız analize göre I ve IV numaralı maddeler siyasi haklardır ve Medeni Kanun kapsamında değildir.
Sonuç: Doğru cevap B seçeneğidir. Unutmayın, Medeni Kanun sosyal alanda, daha sonra çıkarılan yasalar ise siyasi alanda kadınlara haklar tanımıştır.