8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Bir Yay Yayınları Sayfa 69
Merhaba canım öğrencim! Seninle birlikte bu İnkılap Tarihi sorularını çözeceğiz. Hiç merak etme, adım adım ilerleyerek her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlayacağız. Hazırsan başlayalım!
C. Aşağıdaki ifadeleri dikkatlice okuyunuz. Doğru ifadelerin sonuna “D” harfi, yanlış ifadelerin sonuna “Y” harfi getiriniz.
1. Osmanlı yönetimine göre işgalci devletlere karşı direnmek imkânsızdı. Bu yüzden İtilaf Devlet-lerini kızdırmamak, onlara hoş görünmek gerekiyordu. ( )
Bu ifade yanlıştır. Osmanlı Devleti, işgalci devletlere karşı direnmek için her zaman mücadele etmiştir. Onlara hoş görünmek gibi bir kaygısı olmamıştır. Bu nedenle sonuna “Y” yazacağız.
2. Adana ve çevresinde, Fransızlarla, Ermenilerin işgallerine karşı koyan cemiyet Redd-i İlhak Ce-miyeti’dir. ( )
Bu ifade yanlıştır. Adana ve çevresinde Fransızlara karşı mücadele eden cemiyet “Kilikyalılar Cemiyeti”dir. Redd-i İlhak Cemiyeti ise Batı Anadolu’da kurulmuştur. Bu yüzden sonuna “Y” yazacağız.
3. İşgallere karşı Anadolu’nun dört bir tarafında zaman zaman mitingler, zaman zaman da silahlı savunma eylemleriyle kendini gösteren milli direnişe Kuva-yı Milliye denir. ( )
Bu ifade doğrudur. Milli direnişin adı Kuva-yı Milliye’dir ve Anadolu’nun dört bir yanında bu şekilde mücadele edilmiştir. Sonuna “D” yazacağız.
4. Erzurum Kongresi ile Kurtuluş Savaşı’nın amacı, gerekçesi ve yöntemi ilk kez açıklanmıştır. ( )
Bu ifade doğrudur. Erzurum Kongresi, Kurtuluş Savaşı’nın amacını, gerekçesini ve yöntemini belirleyen en önemli kongrelerden biridir. Sonuna “D” yazacağız.
5. Egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu, ulusal iradenin egemen kılınması gerektiği ilk kez Havza Genelgesi’nde söylenmiştir. ( )
Bu ifade yanlıştır. Egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu fikri ilk kez Amasya Genelgesi’nde belirtilmiştir. Havza Genelgesi ise daha çok mitingler düzenlenmesi ve telgraflar çekilmesi gibi eylemlere odaklanmıştır. Bu yüzden sonuna “Y” yazacağız.
6. Sivas Kongresi ile Anadolu’daki tüm ulusal güçler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemi-yeti adı altında birleştirildi. ( )
Bu ifade doğrudur. Sivas Kongresi’nde tüm bölgesel cemiyetler tek bir çatı altında birleştirilerek Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Sonuna “D” yazacağız.
7. Amasya Görüşmeleri’nde Misak-ı Milli kararları onaylanarak dünyaya duyuruldu. ( )
Bu ifade yanlıştır. Amasya Görüşmeleri’nde alınan kararlar daha çok temsil heyetinin varlığının İstanbul Hükümeti tarafından tanınması ve seçimlerin yenilenmesi gibi konuları içermekteydi. Misak-ı Milli kararları ise daha sonra İstanbul’da toplanan Mebuslar Meclisi’nde kabul edilmiştir. Bu yüzden sonuna “Y” yazacağız.
Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruların doğru yanıtlarını işaretleyiniz.
1. İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nda tarafsız kalmasından yanaydı. Osmanlı Devleti’nin diğer grupta yer almasından tedirginlik duyuyorlardı. Aşağıdakilerden hangisi, İtilaf Devletleri’nin bu tedirginliğine yol açan bir durum değildir?
Bu soruda İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesinden neden endişe duyduğunu soruyor. Bizim de bu endişelerden hangisinin geçerli olmadığını bulmamız gerekiyor. Şıkları inceleyelim:
* A) İngiltere’nin Uzak Doğu sömürgeleri ile bağlantısının tehlikeye girmesi
Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi, özellikle İngiltere’nin sömürge yolları üzerinde bir tehdit oluşturabilirdi. Bu, İtilaf Devletleri için bir endişe kaynağıydı.
* B) Savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılması
Osmanlı Devleti’nin savaşa dahil olması, savaşın coğrafyasını genişletecek ve daha fazla ülkenin çatışmaya girmesine neden olacaktı. Bu da İtilaf Devletleri için olumsuz bir durumdu.
* C) Sömürge alanlarının daha da genişlemesi
Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi, İtilaf Devletleri’nin sömürge alanlarını genişletmesine değil, mevcutlarını korumasına veya genişletme planlarının sekteye uğramasına neden olabilirdi. Zaten Osmanlı Devleti’nin toprakları büyük bir sömürge imparatorluğu değildi. Bu durum, İtilaf Devletleri’nin tedirginlik duyacağı bir sebep değildir.
* D) Açılacak yeni cephelerin kayıplarını artırması ve savaş süresini uzatması
Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesiyle birlikte yeni cepheler açılacak, bu da İtilaf Devletleri’nin asker ve kaynak kaybını artıracak, savaşı uzatacaktı. Bu da bir endişe sebebidir.
Dolayısıyla, İtilaf Devletleri’nin Osmanlı’nın savaşa girmesinden tedirginlik duymasına neden olmayan durum C şıkkıdır.
Sonuç: C
2. Aşağıdakilerden hangisi Birinci Dünya Savaşı’nın genel nedenlerinden biridir?
Bu soruda Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olan genel sebepleri soruyor. Savaşın ana nedenlerini hatırlayalım: Sömürgecilik yarışı, milliyetçilik akımları, bloklaşmalar, silahlanma yarışı gibi nedenler vardı. Şıklara bakalım:
* A) Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahdının Saraybosna’da bir Sırp milliyetçisi tara-fından öldürülmesi.
Bu olay, savaşın başlamasına neden olan kıvılcımdır, yani özel bir nedendir. Genel bir neden değildir.
* B) Fransa’nın, 1871’de Sedan Savaşı’nda Almanya’ya kaptırdığı zengin kömür ve demir kay-naklarına sahip Alsace-Lorraine (Alsas-Loren) bölgesini geri almak istemesi.
Bu durum, Fransa’nın Alsas-Loren bölgesini geri alma isteğini gösterir. Bu istek, milliyetçilik ve toprak anlaşmazlıkları gibi genel nedenlerin bir sonucudur ve savaşın genel nedenlerinden biri olarak kabul edilebilir.
* C) Rusya ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun, Balkanlara ve Doğu Avrupa’ya ege-men olmak için çekişmesi.
Bu durum, Balkanlardaki hakimiyet mücadelesini gösterir. Bu da sömürgecilik ve emperyalizm gibi genel nedenlerle bağlantılıdır ve savaşın çıkmasında etkili olmuştur.
* D) Sanayi Devrimi sonrası ortaya çıkan ham madde ve pazar diğer bir deyişle sömürgecilik mücadelesi.
Sanayi Devrimi’nin ardından devletler, ürettikleri malları satacak pazar ve ürettikleri malların hammaddelerini bulacak yerler arayışına girdiler. Bu da sömürgecilik yarışını hızlandırdı ve büyük devletler arasında rekabete yol açtı. Bu, savaşın en önemli genel nedenlerinden biridir.
Şimdi soruyu dikkatle tekrar okuyalım: “Aşağıdakilerden hangisi Birinci Dünya Savaşı’nın genel nedenlerinden biridir?”. Hem B, hem C hem de D şıkları genel nedenlere işaret ediyor gibi görünüyor. Ancak soru “biridir” diyor ve genellikle bu tür sorularda en kapsamlı ve temel nedeni sorar. Sanayi Devrimi sonrası sömürgecilik yarışı, diğer tüm rekabetlerin ve çekişmelerin temelinde yatan ana nedenlerden biridir. B ve C şıkları bu genel nedenin spesifik yansımalarıdır. Bu yüzden en kapsayıcı ve temel genel neden olarak D şıkkını işaretleyeceğiz.
Sonuç: D
3. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın aşağıdaki hükümlerinden hangisi, Osmanlı Devleti’nin egemenlik haklarını doğrudan sınırlandırmaz?
Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin fiili olarak sona ermesine yol açan ve egemenlik haklarını kısıtlayan bir antlaşmadır. Bizim de hangi hükmün egemenlik haklarını kısıtlamadığını bulmamız gerekiyor. Şıkları inceleyelim:
* A) Kömür, akaryakıt vb. kaynaklarda satın alma kolaylığı sağlanacak.
Bu madde ilk bakışta masum görünebilir. Ancak, bu tür kaynakların kim tarafından ve hangi koşullarda satın alınacağı belirsizdir. İtilaf Devletleri’nin bu kaynakları kolayca ele geçirebilmesi, Osmanlı Devleti’nin kendi kaynakları üzerindeki kontrolünü zayıflatır ve dolaylı olarak egemenlik hakkını sınırlar.
* B) İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit eden herhangi bir durumda istedikleri bölgeleri işgal edebilecekler.
Bu madde, İtilaf Devletleri’ne işgal hakkı tanıyan çok açık bir egemenlik hakkı ihlalidir. Kendi güvenliklerini gerekçe göstererek istedikleri yeri işgal edebilmeleri, Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tamamen ortadan kaldırır.
* C) Ermenilere bırakılması düşünülen doğudaki altı ilde karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu bölgeleri işgal edebilecekler.
Bu madde de doğrudan bir işgal hakkı tanır. Belirli bölgelerdeki “karışıklık” bahanesiyle işgal imkanı sunulması, Osmanlı Devleti’nin kendi toprakları üzerindeki egemenliğini kısıtlar.
* D) Çanakkale ve Karadeniz boğazları açılacak ve Karadeniz’e geçiş sağlanacak. Çanakkale ve Karadeniz boğazları kaleleri Müttefiklerce işgal edilecek.
Boğazların açılması ve kalelerinin işgali, Osmanlı Devleti’nin kendi toprakları üzerindeki stratejik konumunu kontrol etme yeteneğini elinden alır. Bu, egemenlik haklarının en açık şekilde sınırlandırılmasıdır.
Şimdi A şıkkını tekrar düşünelim. “Satın alma kolaylığı sağlanacak” ifadesi, diğer şıklar kadar doğrudan bir işgal veya kontrol anlamına gelmiyor. Diğer şıklar doğrudan işgal hakkı verirken, A şıkkı daha çok ekonomik bir konu gibi görünüyor. Ancak, o dönemdeki siyasi atmosferi düşündüğümüzde, İtilaf Devletleri’nin bu tür kaynakları kendi lehlerine kullanacakları açıktır. Fakat, soru “doğrudan sınırlandırmaz” diyor. Diğer şıklar doğrudan işgal ve kontrol hakkı tanırken, A şıkkı daha dolaylı bir sınırlama getiriyor. Bu yüzden, en az egemenlik hakkını sınırlayan veya dolaylı sınırlama getiren şık A’dır. Diğer şıklar ise egemenlik haklarını çok daha açık ve doğrudan kısıtlamaktadır.
Sonuç: A
Umarım bu açıklamalar senin için faydalı olmuştur. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin! Başarılar dilerim!