6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 126
Merhaba sevgili öğrencilerim, 6. sınıf Türkçe dersimizdeki bu metin anlama etkinliğini birlikte çözelim. Unutmayın, okuduğumuzu doğru anlamak ve metinde olmayan bilgileri eklememek çok önemli. Hadi bakalım, soruları adım adım inceleyelim!
3. ANLAYALIM
a. Aşağıdaki ifadelerin okuduğunuz metnin hangi paragrafından alındığını belirleyiniz. Metindeki her bir paragrafa numara vererek ifadelerin başına örnekteki gibi yazınız.
Sevgili çocuklar, verilen metin tek bir paragraftan oluşuyor. Bu yüzden eğer bir ifade metinde geçiyorsa, başına “1” yazacağız. Eğer metinde böyle bir bilgi yoksa, onu da açıkça belirtmeliyiz ki metni ne kadar dikkatli okuduğumuzu gösterelim.
- ( ) Dedenin peruk ve rengârenk yüzükler takıp kasabadaki çocuklar için “Adam Olacak Çocuk” programı yapması
- ( ) Kasabadaki çocukların dedenin Barış Manço olmak için mızıkasını sattığını öğrenmesi
- ( ) Turna’nın dedesi gibi kuşları, ağaçları dinlemeyi öğrenmesi
- ( ) Çocukların hepsinin dişlerini her gün fırçalayacağına söz vermesi
- ( ) Kasabadaki çocukların dedenin mızıkasını geri almak için plan yapması
- ( 1 ) Dedenin yaz akşamları erik ağacının altına dayadığı sandalyesinde mızıka çalması
Çözüm: Bu bilgi, okuduğumuz “Dedemin Kırmızı Mızıkası” metninde geçmiyor. Dede böyle bir program yapmıyor.
Çözüm: Metinde dedenin mızıkasını sattığına dair hiçbir bilgi yok. Hatta mızikasını Almanya’daki dayısından aldığını biliyoruz.
Çözüm: Metinde Turna’nın dedesinden “artan ekmekleri ıslatıp kuşlara vermeyi” öğrendiği yazıyor. Yani kuşları beslemeyi öğreniyor, dinlemeyi değil. Bu ifade metindeki bilgiyle tam olarak örtüşmüyor.
Çözüm: Bu bilgi de metinde yer almıyor. Diş fırçalamakla ilgili herhangi bir şeyden bahsedilmemiş.
Çözüm: Metinde dedenin mızıkasının kaybolduğuna ya da çocukların onu geri almaya çalıştığına dair hiçbir ifade bulunmuyor.
Çözüm: İşte aradığımız bilgi! Metinde aynen şöyle geçiyor: “Almanya’da yaşayan dayısının getirdiği kırmızı mızıkasını yaz akşamları erik ağacının altına koyduğu sandalyede çalardı.” Bu ifade metnin ilk ve tek paragrafında yer alıyor.
b. Yaptığınız eşleştirmeden hareketle metnin serim, düğüm, çözüm bölümlerine ait numaraları ilgili yerlere yazınız.
Sevgili öğrenciler, bir hikayenin üç ana bölümü vardır: Serim (giriş, karakterlerin ve ortamın tanıtıldığı kısım), Düğüm (olayın geliştiği, çatışmanın ya da problemin ortaya çıktığı kısım) ve Çözüm (problemin çözüldüğü, hikayenin sonlandığı kısım).
Şimdi yukarıdaki eşleştirmelerimize bakalım. Sadece bir tane ifadeyi metinde bulabildik: “Dedenin yaz akşamları erik ağacının altına dayadığı sandalyesinde mızıka çalması”. Bu ifade, dedenin yaşamından bir kesit sunuyor ve onun ne yaptığını, nasıl biri olduğunu tanıtıyor. Bu da hikayenin serim bölümüne ait bir olaydır. Okuduğumuz metin daha çok dedeyi tanıtan, onun yaşam tarzını anlatan bir parça olduğu için belirgin bir “düğüm” yani problem ve bu problemin “çözümü” kısımları bulunmuyor.
Çözüm:
- Serim: 1
- Düğüm: (Metinde bu bölüme ait bir olay bulunmamaktadır.)
- Çözüm: (Metinde bu bölüme ait bir olay bulunmamaktadır.)
c. Düğüm bölümünde anlatılan olaylar, çözüm bölümünde nasıl sonuçlanmıştır? Söyleyiniz.
Çözüm: Sevgili çocuklar, az önce de belirttiğim gibi, okuduğumuz “Dedemin Kırmızı Mızıkası” metni dedenin kişiliğini ve yaşam tarzını anlatan bir tanıtım yazısı niteliğinde. Geleneksel bir hikayede olması beklenen belirgin bir problem (düğüm) ya da bu problemin çözüldüğü (çözüm) bir olay örgüsü bu metinde yer almıyor. Bu yüzden, “düğüm” bölümünde anlatılan olayların “çözüm” bölümünde nasıl sonuçlandığını söyleyemiyoruz.
4. ANLAYALIM
a. Okuduğunuz metinden hareketle aşağıdaki cümleleri tamamlayınız.
Şimdi de metindeki bilgileri kullanarak cümleleri tamamlayalım. Sakın metinde olmayan bilgileri eklemeyin, sadece okuduğumuz metne sadık kalmalıyız!
- Dedesi Turna’ya dertlerini, kitaplarını kâğıtla kaplamayı, ıslık çalmayı, dondurmanın külahını delip tersinden yemeyi, artan ekmekleri ıslatıp kuşlara vermeyi öğretti.
- Yaz akşamları kasabanın çocukları tek tek bahçeye üşüşürdü çünkü dedesi kırmızı mızıkasını yaz akşamları erik ağacının altına koyduğu sandalyede çalardı.
- Dede türkülerde __________________________________________________________________ var, derdi.
- Neşet amca __________________________________________________________________ gizli bir yol olduğunu söylerdi.
- Kasabanın tüm çocuklarının dinlemeyi en çok sevdiği kişiydi dedesi.
- Çocukların mızıkaya geri alamamasının sebebi __________________________________________________________________
- Dedeye mızıkasını __________________________________________________________________ geri almıştı.
Çözüm: Metinde aynen şöyle geçiyor: “Dertlerini, kitaplarını kâğıtla kaplamayı dedemden öğrendim, ıslık çalmayı, dondurmanın külahını delip tersinden yemeyi, artan ekmekleri ıslatıp kuşlara vermeyi de bana dedem öğretti.” Bu bilgilerin hepsini yazmalıyız.
Çözüm: Metinde bu durum şöyle açıklanıyor: “…kırmızı mızıkasını yaz akşamları erik ağacının altına koyduğu sandalyede çalardı. O çalmaya başlayınca önce birer ikişer, sonra beşer onar bahçeye üşüşürdü kasabanın çocukları.” Demek ki çocuklar dedenin mızıka çalmasını dinlemek için geliyordu.
Çözüm: Metni dikkatlice okuduğumuzda, dedenin türkülerde ne olduğunu söylediğine dair bir bilgiye rastlamıyoruz. Bu bilgi metinde yoktur.
Çözüm: Metinde “gazozcu Tahir amca” ve “5a-lim amca” isimleri geçse de “Neşet amca” diye bir karakterden ve onun söylediklerinden bahsedilmiyor. Bu bilgi de metinde yoktur.
Çözüm: Metinde bu cümle şöyle geçiyor: “Bu çocukların en sevdiği kişi dedemdi.” Bu nedenle boşluğa “dedesi” yazmalıyız.
Çözüm: Metinde mızıkasının alındığına ya da çocukların onu geri almaya çalıştığına dair bir bilgi bulunmuyor. Bu bilgi metinde yoktur.
Çözüm: Metinde dedeye mızıkasını “Almanya’da yaşayan dayısının getirdiği” yazıyor. Yani mızıka dedeye hediye edilmiş, kaybolup da “geri alınmış” bir durum söz konusu değil. Bu bilgi metinde yoktur.
b. Tamamladığınız cümleleri metnin olay örgüsünden hareketle önemli/önemsiz olarak sınıflandırınız.
Sevgili çocuklar, bir metinde önemli bilgiler, hikayenin ana fikrini, karakterlerin özelliklerini veya olayların gelişimini doğrudan etkileyen bilgilerdir. Önemsiz bilgiler ise detay niteliğinde olup, metnin genel akışını çok etkilemeyen bilgilerdir. Şimdi, yukarıda metinden tamamlayabildiğimiz cümleleri sınıflandıralım:
-
Cümle: Dedesi Turna’ya dertlerini, kitaplarını kâğıtla kaplamayı, ıslık çalmayı, dondurmanın külahını delip tersinden yemeyi, artan ekmekleri ıslatıp kuşlara vermeyi öğretti.
Sınıflandırma: Önemli. Çünkü bu bilgiler, dedenin kişiliğini, torunuyla olan ilişkisini ve dedenin Turna üzerindeki etkisini gösteriyor. Dedenin nasıl bir insan olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor.
-
Cümle: Yaz akşamları kasabanın çocukları tek tek bahçeye üşüşürdü çünkü dedesi kırmızı mızıkasını yaz akşamları erik ağacının altına koyduğu sandalyede çalardı.
Sınıflandırma: Önemli. Bu cümle, dedenin en belirgin özelliklerinden biri olan mızıka çalma alışkanlığını ve bunun kasaba halkı, özellikle de çocuklar üzerindeki etkisini anlatıyor. Metnin ana temalarından birini oluşturuyor.
-
Cümle: Kasabanın tüm çocuklarının dinlemeyi en çok sevdiği kişiydi dedesi.
Sınıflandırma: Önemli. Bu ifade, dedenin kasabadaki sosyal konumunu, sevilen ve saygı duyulan bir kişi olduğunu vurguluyor. Dedenin karakterini pekiştiriyor.
Diğer cümleler metinde yer almadığı için onları sınıflandıramıyoruz.
c. Önemli bulduğunuz bilgilerden yola çıkarak metni defterinize özetleyiniz.
Şimdi de metinden çıkardığımız önemli bilgilerle kısa ve öz bir özet yazalım. Unutmayın, özetler metnin ana fikirlerini kendi cümlelerimizle anlatmalıdır.
Özet:
Turna’nın dedesi, sakin ve huzurlu bir hayat süren, kitap okumayı çok seven biridir. Torunu Turna’ya kitap kaplamaktan ıslık çalmaya, kuşları beslemekten dondurma yemeye kadar pek çok farklı şeyi öğretmiştir. Dedesi, Almanya’daki dayısından hediye gelen kırmızı mızıkasını yaz akşamları erik ağacının altında çalmaktan büyük keyif alırdı. Dedenin mızıka sesini duyan kasabanın çocukları bahçeye toplanır, onunla birlikte şarkı söyler ve oyunlar oynarlardı. Dedesi, bu çocukların en çok sevdiği ve saygı duyduğu kişiydi. Metin, dedenin sıcakkanlı kişiliğini, yaşam tarzını ve çevresi üzerindeki olumlu etkisini anlatmaktadır.
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, bir metni dikkatlice okumak ve sadece metinde yazan bilgilere göre hareket etmek ne kadar önemliymiş. Başka etkinliklerde görüşmek üzere!