7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 241
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün seninle çok güzel ve düşündürücü bir metinle ilgili soruları cevaplayacağız. Hazırlık çalışmalarından başlayarak, dinleme metnimiz “Kütüphanelerden Geçer” üzerine konuşacağız. Bu sorular, kütüphanelerin ve okumanın hayatımızdaki yerini daha iyi anlamamıza yardımcı olacak. Hazırsan başlayalım!
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
Bu bölümdeki sorular, aslında birer tartışma konusu. Yani tek bir doğru cevabı yok, ama üzerinde düşünüp konuşabileceğimiz çok güzel fikirler var. Hadi, bu sorulara nasıl yaklaşabiliriz, birlikte bakalım.
1. Kütüphanelerden kimler yararlanır?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, kütüphaneler bilgiye aç olan herkes için kocaman bir hazine sandığı gibidir. Kimler yararlanır dersen, aslında herkes diyebiliriz! Mesela:
- Öğrenciler: Derslerine çalışmak, ödevleri için araştırma yapmak, yeni şeyler öğrenmek isteyen tüm öğrenciler kütüphanelerden yararlanır. Senin gibi 7. sınıf öğrencileri de sık sık kütüphaneye gidip kitaplardan, ansiklopedilerden veya internetten bilgi edinebilir.
- Öğretmenler: Derslerini daha iyi anlatmak, yeni bilgiler edinmek ve öğrencilerine kaynak göstermek için kütüphanelerden faydalanırlar.
- Araştırmacılar ve Bilim İnsanları: Kendi alanlarında derinlemesine incelemeler yapmak, yeni keşifler yapmak için sayısız kitaba, dergiye ve makaleye ihtiyaç duyarlar. Kütüphaneler onlar için vazgeçilmezdir.
- Okumayı Seven Herkes: Sadece bilgi edinmek için değil, boş zamanlarını değerlendirmek, farklı dünyalara yolculuk yapmak, romanlar, hikayeler okumak isteyen her yaştan insan kütüphanelerin kapısını çalar.
- Yetişkinler: Meslekleri ile ilgili yeni bilgiler öğrenmek, kişisel gelişimlerini desteklemek, hobileri hakkında araştırma yapmak veya sadece gazete, dergi okumak için de kütüphanelere giderler.
- Hatta Ev Hanımları, Emekliler: Yeni tarifler öğrenmek, el işleri hakkında bilgi edinmek, farklı kültürleri tanımak veya sadece sakin bir ortamda vakit geçirmek için bile kütüphaneler harika yerlerdir.
Gördüğün gibi, kütüphaneler aslında bilgiye ulaşmak, kendini geliştirmek ve keyifli vakit geçirmek isteyen herkesin ortak buluşma noktasıdır.
2. Okumanın önemini anlatan özdeyişler, atasözleri söyleyip anlamları üzerinde konuşunuz.
Çözüm:
Okumanın ne kadar önemli olduğunu anlatan öyle güzel sözler var ki! Bunlardan birkaçına bakalım ve ne anlama geldiklerini düşünelim:
- “Okumak, gıdadır.”
- Anlamı: Tıpkı vücudumuzun besine ihtiyacı olduğu gibi, zihnimizin de bilgiye, düşünceye ihtiyacı vardır. Okumak, zihnimizi besler, geliştirir ve güçlendirir. Aç kalan bir beden nasıl güçsüz kalırsa, okumayan bir zihin de öyle kalır.
- “Kitaplar, sessiz öğretmenlerdir.”
- Anlamı: Bir öğretmen bize bir şeyler öğretirken konuşur. Ama kitaplar hiç konuşmadan, sayfalarındaki bilgilerle bize pek çok şeyi öğretir. Onlar bize yol gösterir, farklı bakış açıları sunar ve dünyayı anlamamıza yardımcı olur. Ne zaman istersek açıp okuyabilir, onlardan yeni şeyler öğrenebiliriz.
- “Okuyan bilir, gezen görür.”
- Anlamı: Bu atasözü hem okumanın hem de deneyimlemenin önemini vurgular. Okuyarak çok farklı bilgiler edinebilir, bilmediğimiz yerleri, olayları, insanları öğrenebiliriz. Kitaplar sayesinde dünyayı gezmeden bile birçok şey hakkında bilgi sahibi oluruz. Gezmek de önemlidir, çünkü görerek, yaşayarak da öğreniriz. Ama okumak, bize görmeden önce bilme fırsatı verir.
- “Kitapsız büyüyen çocuk, susuz büyüyen ağaca benzer.”
- Anlamı: Susuz kalan bir ağaç nasıl kurumaya, gelişmemeye mahkûmsa, kitap okumadan büyüyen bir çocuk da öyle düşünce dünyası fakir kalır, kendini tam olarak geliştiremez. Kitaplar, çocukların hayal gücünü, kelime dağarcığını, düşünme becerilerini besler ve onların daha iyi bireyler olmalarına yardımcı olur.
Bu sözler bize okumanın sadece bir hobi olmadığını, aynı zamanda kişisel gelişimimiz için ne kadar temel bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor, değil mi?
3. Kütüphanelerde nasıl davranmalıyız? Beyin fırtınası yapınız.
Çözüm:
Kütüphaneler, herkesin rahatça çalışabileceği, okuyabileceği ve araştırma yapabileceği ortak alanlardır. Bu yüzden orada belirli kurallara uymamız, başkalarına saygı göstermemiz çok önemli. Hadi bir beyin fırtınası yapalım ve aklımıza gelenleri sıralayalım:
- Sessiz Olmalıyız: Kütüphanenin en önemli kuralı sessizliktir. Yüksek sesle konuşmamalı, telefonla konuşmaktan kaçınmalı, başkalarının dikkatini dağıtacak sesler çıkarmamalıyız.
- Kitaplara ve Malzemelere İyi Bakmalıyız: Kitapları yırtmamalı, karalamamalı, sayfalarını katlamamalıyız. Kütüphane malzemelerini (bilgisayar, masa, sandalye vb.) dikkatli kullanmalıyız. Unutma, o kitaplar hepimizin!
- Yerine Bırakmalıyız: Okuduğumuz kitapları veya kullandığımız dergileri, bulduğumuz yere geri bırakmalıyız ya da görevlilerin belirttiği alana koymalıyız. Böylece başkaları da kolayca bulabilir.
- Yiyecek ve İçecek Getirmemeliyiz: Kitaplara veya eşyalara zarar verebileceği için kütüphane içinde yiyecek ve içecek tüketmemeliyiz.
- Temiz Tutmalıyız: Kullandığımız masaları, sandalyeleri temiz bırakmalı, çöpümüzü çöp kutusuna atmalıyız.
- Sıraya Girmeliyiz: Eğer ödünç alma, iade etme gibi işlemler için sıra varsa, sabırla sıramızı beklemeliyiz.
- Görevlilere Saygılı Olmalıyız: Kütüphane görevlilerinin uyarılarına ve yönlendirmelerine uymalıyız. Onlar bize yardımcı olmak için oradalar.
Bu kurallara uyduğumuzda, kütüphaneler hepimiz için daha verimli ve keyifli yerler olur.
4. Kütüphanelerin olmaması insanları nasıl etkiler? Tartışınız.
Çözüm:
Şimdi de tam tersini düşünelim: Ya kütüphaneler hiç olmasaydı? Hayatımız nasıl olurdu, insanlar nasıl etkilenirdi? Bu soruya da birlikte kafa yoralım:
- Bilgiye Ulaşım Zorlaşırdı: En başta, bilgiye ulaşmak çok zorlaşırdı. Herkesin evinde binlerce kitap veya internet erişimi olmayabilir. Kütüphaneler, herkese eşit şekilde bilgiye ulaşma imkanı sunar. Onlar olmasa, bilgi sadece zenginlerin veya belli kişilerin elinde kalabilirdi.
- Eğitim Seviyesi Düşerdi: Okullarda verilen eğitim, kütüphanelerdeki kaynaklarla desteklenir. Kütüphanesiz bir eğitim sistemi düşünmek çok zor. İnsanlar yeterince bilgiye ulaşamadığı için genel eğitim seviyesi düşer, daha az bilgili nesiller yetişirdi.
- Kültürel Gelişim Yavaşlardı: Kütüphaneler, farklı kültürleri, sanat eserlerini, tarihi bilgileri barındırır. Onlar olmasa, insanlar kendi kültürleri dışındaki şeyleri öğrenmekte, kültürel anlamda kendilerini geliştirmekte zorlanırdı. Toplumlar daha kapalı ve az gelişmiş kalırdı.
- Araştırma ve Geliştirme Dururdu: Bilim insanları, araştırmacılar yeni buluşlar yapmak, mevcut bilgileri geliştirmek için kütüphanelere ihtiyaç duyar. Kütüphaneler olmasa, bilimsel ilerleme durma noktasına gelirdi.
- Boş Zamanları Değerlendirme Azalırdı: Pek çok insan için kütüphane, boş zamanlarını kaliteli bir şekilde geçirebileceği bir yerdir. Kitap okumak, gazete karıştırmak, sessiz bir ortamda dinlenmek… Bunlar olmasa, insanlar farklı ve belki de daha az faydalı uğraşlara yönelebilirdi.
- Toplumsal Eşitsizlik Artardı: Kütüphaneler, ekonomik durumu ne olursa olsun herkese eşit fırsatlar sunar. Kitap satın alamayan bir öğrencinin de, evinde interneti olmayan bir kişinin de bilgiye ulaşmasını sağlar. Kütüphaneler olmasa, bu tür eşitsizlikler daha da artardı.
Gördüğün gibi, kütüphanelerin yokluğu sadece kitapların olmaması anlamına gelmez, aynı zamanda toplumun bilgiye, eğitime, kültüre ve gelişmeye olan erişimini de derinden etkilerdi. Bu yüzden kütüphaneler çok değerli ve korunması gereken yerlerdir.
1. ETKİNLİK
Şimdi “Kütüphanelerden Geçer” adlı dinleme metnini değerlendirme zamanı. Ama ben bu metni dinlemediğim için, sana genel olarak bir metni dil ve anlatım ile içerik yönünden nasıl değerlendirebileceğini ve bu başlığa uygun olabilecek örnekleri açıklayacağım. Sen metni dinlerken bu noktalara dikkat etmelisin, tamam mı?
Okuduğunuz “Kütüphanelerden Geçer” adlı metni dil ve anlatım ile içerik yönünden değerlendiriniz.
Çözüm:
Metin elimizde olmadığı için ben sana genel bir değerlendirme yapacağım ve bu metnin nasıl olabileceğine dair örnekler vereceğim. Sen de dinlediğin metne göre kendi değerlendirmeni yaparsın.
a) Dil ve anlatım yönünden:
- Bir metnin dil ve anlatım yönünden değerlendirilmesi demek, yazarın hangi kelimeleri kullandığı, cümleleri nasıl kurduğu, anlatımını nasıl zenginleştirdiği gibi özelliklere bakmak demektir.
- Eğer “Kütüphanelerden Geçer” metni, şiirsel bir dille yazılmışsa, bolca benzetme, kişileştirme gibi söz sanatları kullanılmış olabilir. Kelimeler özenle seçilmiş, kulağa hoş gelen bir ritim yakalanmış olabilir.
- Eğer daha bilgilendirici bir metin ise, o zaman açık, sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış olması gerekir. Cümleler uzun ve karmaşık değil, okuyucunun rahatça anlay