7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 148
Merhaba sevgili öğrencim, 7. sınıf Türkçe dersimizdeki bu etkinliği birlikte adım adım çözümleyelim. Unutma, her soruyu dikkatlice okumak ve ne istediğini anlamak, doğru çözüme ulaşmanın ilk adımıdır. Hazırsan başlayalım!
7. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metinden alınan aşağıdaki cümlelerde geçen zarfların altlarını çizerek gösteriniz.
Sevgili öğrencim, zarflar (belirteçler) fiilleri, fiilimsileri (eylemsileri), sıfatları veya başka zarfları durum, zaman, yer-yön, miktar ve soru yönünden belirten kelimelerdir. Şimdi cümlelerdeki zarfları bulalım ve neden zarf olduklarını açıklayalım:
-
Bu köylerden birinde akşam yaklaşırken kemençe sesleri yankılanmaya başladı.
Adım 1: Cümledeki eylemi (fiili) veya eylemsiyi bulalım. Burada “yankılanmaya başladı” bir eylem öbeği, “yaklaşırken” ise bir eylemsi (zarf-fiil).
Adım 2: “Ne zaman” sorusunu sorarak zaman zarfını bulabiliriz. Kemençe sesleri “ne zaman” yankılanmaya başladı? Akşam yaklaşırken.
Sonuç: Bu cümlede altı çizili kelime yaklaşırken bir zaman zarfıdır. -
Çocuklar, kemençe seslerini duyunca önlerindeki koyunları ve keçileri biraz hızlı sürmeye başladılar.
Adım 1: Cümledeki eylemleri ve eylemsileri belirleyelim: “sürmeye başladılar” (eylem), “duyunca” (eylemsi).
Adım 2: İlk olarak “duyunca” kelimesine bakalım. Çocuklar, koyunları sürmeye “ne zaman” başladılar? Kemençe seslerini duyunca. Bu bir zaman zarfı.
Adım 3: Şimdi “hızlı” kelimesine bakalım. Koyunları “nasıl” sürmeye başladılar? Hızlı. Bu, eylemin nasıl yapıldığını anlattığı için bir durum zarfı.
Adım 4: Son olarak “biraz” kelimesine bakalım. “Hızlı” kelimesini miktar yönünden belirtiyor. Ne kadar hızlı? Biraz hızlı. Bu da bir miktar zarfı. -
Mustafa okula gitmeyi çok istiyor, babası “Olmaz.” diyordu.
Adım 1: Cümledeki eylemi bulalım: “istiyor”.
Adım 2: Mustafa okula gitmeyi “ne kadar” istiyor? Çok istiyor. Bu, eylemin miktarını belirttiği için bir miktar zarfıdır. -
O kış öyle geçti.
Adım 1: Cümledeki eylemi bulalım: “geçti”.
Adım 2: Kış “nasıl” geçti? Öyle geçti. Bu, eylemin nasıl yapıldığını anlattığı için bir durum zarfıdır. -
Okula gitmeyenlerin kâtip olduğu, memur olduğu görülmüş mü hiç?
Adım 1: Cümledeki eylemi bulalım: “görülmüş mü”.
Adım 2: “Ne zaman” veya “nasıl” sorusuna cevap arayalım. Okula gitmeyenlerin kâtip olduğu “hiç” görülmüş mü? Bu kelime, eylemin gerçekleşme durumunu veya kesinliğini belirttiği için bir durum zarfıdır (bazen kesinlik zarfı olarak da geçer). -
Demek ki benim onları daha iyi okutmam, sizlerin de onları derslerine daha iyi çalıştırmanız gerekiyor.
Adım 1: Cümledeki eylemsileri bulalım: “okutmam” ve “çalıştırmanız”.
Adım 2: “Nasıl” okutmam veya “nasıl” çalıştırmanız gerekiyor? “İyi” okutmam veya “iyi” çalıştırmanız gerekiyor. Burada “iyi” kelimesi bir durum zarfıdır.
Adım 3: Şimdi “daha” kelimesine bakalım. “İyi” zarfını “ne kadar” iyi olduğunu belirterek derecelendiriyor, yani miktarını artırıyor. Bu yüzden “daha iyi” ifadesi bir miktar zarfı (“daha”) ve durum zarfı (“iyi”) öbeğidir. Genellikle birlikte zarf öbeği olarak kabul edilirler.
8. ETKİNLİK
Aşağıdaki metni tamamlayan bir hikâye yazınız. Hikâyenize uygun bir başlık koymayı unutmayınız.
Sevgili öğrencim, şimdi sıra sende! Verilen metni okuyup hayal gücünü kullanarak güzel bir hikaye yazma zamanı. Hikayenin başını unutma, o senin için harika bir başlangıç noktası!
Hava çok sıcaktı. Canım sıkılıyordu. İşsiz güçsüz oturmak, yaşamaya çalışmak zoruma gidiyordu. Ben böyle düşünürken birden acı bir fren sesi ile bir araba evimizin önünde durdu. Benim kafamda kurmaya başladığım hayaller de o anda yok oldu. Gerçek hayatım bundan sonra başladı. Arabadan inen adam, Mustafa! Mustafa!, diye bana sesleniyordu.
Adım 1: Hikaye için uygun bir başlık bulalım.
Başlık:
Beklenmedik Misafir ve Yeni Bir Başlangıç
Adım 2: Verilen metni tamamlayarak hikayeyi yazalım.
Hava çok sıcaktı. Canım sıkılıyordu. İşsiz güçsüz oturmak, yaşamaya çalışmak zoruma gidiyordu. Ben böyle düşünürken birden acı bir fren sesi ile bir araba evimizin önünde durdu. Benim kafamda kurmaya başladığım hayaller de o anda yok oldu. Gerçek hayatım bundan sonra başladı. Arabadan inen adam, Mustafa! Mustafa!, diye bana sesleniyordu.
Kapıya doğru şaşkınlıkla baktım. Gelen kişi, babamın eski dostu, yıllardır görmediğimiz Hayri Amca’ydı. Yüzünde hem bir telaş hem de umut veren bir ifade vardı. “Mustafa, oğlum, hemen hazırlan. Sana bir iş teklifiyle geldim!” dedi nefes nefese. Hayri Amca’nın memleketinde, büyük bir çiftliği vardı ve genç, çalışkan birine ihtiyacı olduğunu biliyordum. Ancak bu kadar aniden gelmesi beni hem şaşırttı hem de içime bir umut tohumu ekti.
Hemen içeri koştum, annemle babama durumu anlattım. Gözlerindeki sevinci görmek, içimdeki kararsızlığı bir anda sildi. Yıllardır beklediğim fırsat, tam da umudumu kaybetmek üzereyken kapıma dayanmıştı. Kısa sürede eşyalarımı topladım. Hayri Amca’nın arabasına bindik, yola çıktık. Arkamda bıraktığım o sıcak ve sıkıcı kasabadan uzaklaşırken, içimde tarifsiz bir heyecan vardı. Yeni bir şehir, yeni insanlar, yeni sorumluluklar beni bekliyordu. Hayri Amca, yolda bana çiftlikteki işlerden bahsetti. Öğrenecek çok şeyim vardı ama öğrenmeye hevesliydim. O gün, sadece bir arabadan inen bir adam değil, hayatıma yeni bir yön veren bir melekti sanki. İşte o fren sesi, benim için bitiş değil, yepyeni bir başlangıcın habercisi olmuştu. Gerçek hayatım, o anda, o sıcak havada, bambaşka bir yola girmişti.