7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 203
Merhaba sevgili öğrencim! Ben Türkçe öğretmeniniz. Bu görseldeki sorulara birlikte bakalım ve ne anlama geldiklerini, nasıl cevaplayabileceğimizi adım adım öğrenelim. Hazır mısın? Başlayalım!
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1. Camdan yapılmış eşyalara ilgi duyuyor musunuz? Niçin? Açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soru senin kişisel düşünceni ve ilgini soruyor. Burada doğru ya da yanlış bir cevap yok. Önemli olan, ne düşündüğünü ve neden öyle düşündüğünü güzelce açıklaman.
Çözüm:
Adım 1: Önce kendine şu soruyu sor: “Camdan yapılmış eşyaları seviyor muyum, yoksa çok ilgimi çekmiyor mu?” Örneğin, evinizdeki cam bardaklar, vazolar, süs eşyaları veya bir vitrinde gördüğün rengarenk cam objeler… Bunlar sana ne hissettiriyor?
Adım 2: Cevabın “Evet, ilgi duyuyorum” ise, neden ilgi duyduğunu düşün. Belki camın şeffaf yapısı hoşuna gidiyordur, içini gösterdiği için. Belki ışığı yansıtması, pırıl pırıl parlaması seni etkiliyordur. Ya da camdan yapılan eşyaların ne kadar narin ve estetik durduğunu seviyorsundur. Mesela, camdan yapılmış bir heykelin inceliği, bir cam vazonun zarifliği seni büyüleyebilir.
Adım 3: Eğer cevabın “Hayır, pek ilgi duymuyorum” ise, bunun nedenini düşün. Belki kolay kırılabilir olması seni endişelendiriyordur. Ya da sana soğuk ve cansız geliyordur. Belki de daha çok ahşap, seramik gibi farklı malzemelerden yapılan eşyaları daha sıcak ve kullanışlı buluyorsundur.
Adım 4: Şimdi tüm bu düşüncelerini toparla ve cümleler kurarak yaz. Şöyle bir cevap taslağı düşünebilirsin:
Evet, camdan yapılmış eşyalara ilgi duyuyorum. Çünkü camın şeffaf ve parlak yapısı bana çok hoş geliyor. Özellikle de farklı renklerde ve şekillerde yapılan cam süs eşyaları, ışığı çok güzel yansıtıyor ve sanki içlerinde bir hayat varmış gibi duruyor. Bazen bir cam vazonun ya da bardağın ne kadar özenle yapıldığını düşündüğümde, bu sanata hayran kalıyorum. Kırılgan olsalar da, bu kırılganlıkları onlara ayrı bir zarafet katıyor bence.
(Ya da tam tersi bir düşüncen varsa:)
Açıkçası, camdan yapılmış eşyalara pek ilgi duymuyorum. Çünkü bana biraz soğuk ve kırılgan geliyorlar. Evde kullanırken sürekli kırılacaklar diye endişeleniyorum. Ayrıca, ahşap veya topraktan yapılan eşyaların sıcaklığını ve doğallığını daha çok seviyorum. Cam eşyalar bana biraz fazla gösterişli ve narin geliyor, ben daha çok sağlam ve kullanışlı şeyleri tercih ederim.
2. Çevrenizde faaliyet gösteren geleneksel sanatlarla ilgili atölyelerden birine yaptığınız geziyi anlatınız.
Bu soru da senin deneyimlerini ve gözlemlerini aktarmanı istiyor. Geleneksel sanatlar deyince aklına neler geliyor? Belki ebru sanatı, çini yapımı, hat sanatı, ahşap oymacılığı, halı dokumacılığı, bakırcılık gibi sanatlar… Eğer böyle bir atölyeyi ziyaret ettiysen, o gezinle ilgili anılarını ve öğrendiklerini yazmalısın.
Çözüm:
Adım 1: Önce kendine sor: “Daha önce geleneksel bir sanat atölyesini ziyaret ettim mi?” Eğer ettiysen, o atölye ne atölyesiydi? Ebru atölyesi mi, çini atölyesi mi, yoksa başka bir şey mi?
Adım 2: Gezin sırasında neler gördüğünü hatırla. Atölye nasıl bir yerdi? Sanatçılar (ustalar) ne yapıyordu? Hangi malzemeleri kullanıyorlardı? Ortamda nasıl kokular vardı, neler duyuyordun?
Adım 3: Özellikle seni etkileyen bir an ya da bir detay var mıydı? Mesela, bir ustanın el çabukluğu, renklerin uyumu, ortaya çıkan eserin güzelliği gibi. Belki ustadan öğrendiğin ilginç bir bilgi vardır.
Adım 4: Şimdi tüm bunları bir araya getirerek bir hikaye gibi anlat. Gezin nerede başladı, neler gördün, neler hissettin ve oradan ayrılırken aklında neler kaldı?
Şöyle bir cevap taslağı düşünebilirsin:
Geçen yıl okulumuzla birlikte bir çini atölyesine gezi düzenlemiştik. Atölye, tarihi bir binanın içinde, çok otantik bir yerdi. İçeri girdiğimizde bizi toprağın ve boyaların kokusu karşıladı. Duvarlarda birbirinden güzel, rengarenk çini tabaklar ve panolar asılıydı. Usta, bize çininin nasıl yapıldığını, toprağın nasıl şekillendirildiğini ve o eşsiz desenlerin nasıl çizildiğini adım adım anlattı. Özellikle fırınlama aşaması çok ilgimi çekmişti, o kadar yüksek sıcaklıklarda pişince renklerin nasıl daha da canlandığını gördük. Ustanın elleri o kadar hızlı ve ustacaydı ki, sanki sihir yapıyordu. Her bir desenin ne kadar ince bir işçilikle yapıldığını görmek, bu sanata olan hayranlığımı artırdı. O günden sonra çini sanatına daha farklı bakmaya başladım ve geleneksel sanatlarımızın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım.
(Eğer böyle bir gezi yapmadıysan, hayali bir gezi anlatabilirsin veya neden yapmadığını açıklayabilirsin.)
Henüz geleneksel sanatlarla ilgili bir atölye gezisi yapma fırsatım olmadı. Ancak televizyonda veya internette ebru sanatı ile ilgili belgeseller izlemiştim. Su üzerinde renklerin dans etmesi ve kağıda aktarıldığında ortaya çıkan o eşsiz desenler beni çok etkilemişti. Bir gün mutlaka bir ebru atölyesine gidip bu sanatı yakından görmek ve belki de kendim denemek isterim. Özellikle o renklerin su üzerinde nasıl açıldığını ve birbirine karışmadan nasıl desenler oluşturduğunu merak ediyorum.
Unutma, bu tarz sorular senin düşüncelerini ve hayal gücünü ortaya koyman için harika bir fırsat! Kendi cümlelerinle, içinden geldiği gibi yazmaya çalış. Başarılar dilerim!