7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 67
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle Lokman Hekim metniyle ilgili soruları ve bazı genel kültür bilgilerini içeren doğru-yanlış sorularını çözeceğiz. Hazırsan, adım adım ilerleyelim ve hem öğrenelim hem de eğlenelim!
A. 1, 2, 3 ve 4. soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız.
1. Lokman Hekim hangi özellikleriyle adını duyurmuştur?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için metni dikkatlice okumamız gerekiyor. Metnin ilk paragrafında Lokman Hekim’in kim olduğu ve ne gibi özellikleri olduğu anlatılıyor. Hadi birlikte bakalım:
- Metinde “Lokman Hekim, doktorların piriymiş.” ifadesi geçiyor. Bu, onun çok bilgili ve saygın bir doktor olduğunu gösterir.
- “Dünyada ne bilgi varsa bilir, bütün otların, çiçeklerin, ağaçların dilinden anlarmış.” cümlesi, onun bitkiler hakkında engin bilgiye sahip olduğunu ve hatta bitkilerle konuşabildiğini anlatıyor. Bu, onun eşsiz bir özelliğidir.
- “Kara kaplı bir kitabı varmış ki içinde her işe çare, her derde deva yazılıymış.” bilgisi de onun hastalıkları iyileştiren gizemli bir kitaba sahip olduğunu gösteriyor.
Tüm bu bilgiler ışığında, Lokman Hekim’in adını duyurduğu özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
Sonuç:
Lokman Hekim,
- doktorların piri olmasıyla,
- bitkilerin dilinden anlamasıyla,
- hangi hastalığa hangi bitkinin iyi geleceğini bilmesiyle
ve her derde deva bulan kara kaplı bir kitaba sahip olmasıyla adını duyurmuştur.
2. Lokman Hekim’in kara kaplı kitabında neler yazılıymış?
Çözüm:
Bu soru da yine metnin içinde gizli! Metinde Lokman Hekim’in kitabıyla ilgili kısma odaklanalım. Orada şöyle yazıyor: “Kara kaplı bir kitabı varmış ki içinde her işe çare, her derde deva yazılıymış.”
Yani bu kitap, her türlü soruna çözüm ve her türlü hastalığa şifa barındırıyormuş. Ne kadar harika bir kitap, değil mi?
Sonuç:
Lokman Hekim’in kara kaplı kitabında her işe çare ve her derde deva yazılıymış.
3. Metinde hangi söz sanatlarına yer verilmiştir? Örnekleyiniz.
Çözüm:
Söz sanatları, anlatımı daha etkileyici ve güzel hale getiren yöntemlerdir. Metni okurken bazı yerlerde cansız varlıkların veya bitkilerin insan gibi davrandığını fark etmiş olmalısın. İşte bu, bir söz sanatıdır!
- Metinde “bütün otların, çiçeklerin, ağaçların dilinden anlarmış.” deniliyor. Bitkilerin dili olmaz, bu bir insana özgü özelliktir.
- Yine “dağlara, kırlara çıksa her bir ot, her bir çiçek, her bir ağaç dile gelir;” ifadesi de bitkilerin konuşmasını, yani insan gibi davranmasını anlatıyor.
- Lokman Hekim’in bitkilerle konuştuğu ve bitkilerin “Kopar beni, kaynat…”, “Yapraklarım boğaz ağrısına iyi gelir.”, “Şurubum iştah açar.” gibi cümleler kurduğu da açıkça belirtiliyor. Bitkiler kendi kendilerine konuşamazlar, değil mi?
Bu durumlarda cansız varlıklara veya hayvanlara insan özellikleri yüklenmesine kişileştirme (teşhis) sanatı denir.
Sonuç:
Metinde kişileştirme (teşhis) söz sanatına yer verilmiştir.
Örnekler:
- “bütün otların, çiçeklerin, ağaçların dilinden anlarmış.” (Otlar, çiçekler, ağaçlar insan gibi dile sahip olamaz.)
- “her bir ot, her bir çiçek, her bir ağaç dile gelir;” (Bitkiler insan gibi konuşamaz.)
- “Kopar beni, kaynat, içir insanlara, öksürüğü şıp diye keserim.” (Bitkinin insan gibi konuşup kendini tanıtması.)
4. Metin hangi tür yazıdan alınmıştır? Metinden ipuçları göstererek türünü belirleyiniz.
Çözüm:
Metnin içeriğine dikkat edelim: Lokman Hekim gibi efsanevi bir şahsiyetin hayatından, özelliklerinden ve onunla ilgili anlatılan olağanüstü olaylardan bahsediliyor. Gerçek hayatta bitkilerin konuşması gibi durumlar olmaz, değil mi? Bu tür, halk arasında dilden dile dolaşan, olağanüstü olayları ve kişileri konu alan, genellikle ders verici veya bir kültürel değeri yansıtan anlatılara özgüdür.
- “Lokman Hekim ismini bilmeyen var mı?” gibi giriş cümlesi, bu kişinin toplumda çok tanınan, efsaneleşmiş bir figür olduğunu gösterir.
- “Doktorların piriymiş”, “bütün otların, çiçeklerin, ağaçların dilinden anlarmış”, “kara kaplı bir kitabı varmış ki içinde her işe çare, her derde deva yazılıymış” gibi ifadeler, Lokman Hekim’in olağanüstü, gerçeküstü özelliklerini vurgular.
- Bitkilerin kendiliğinden konuşarak hangi hastalığa iyi geldiklerini söylemesi, metne masalsı ve efsanevi bir hava katıyor.
Bu özellikler, metnin bir efsane ya da menkıbe (din büyüklerinin veya ermiş kişilerin hayatlarını ve kerametlerini anlatan hikayeler) türüne ait olduğunu gösteriyor. Efsaneler, halkın hayal gücüyle bezenmiş, kuşaktan kuşağa aktarılan, olağanüstü olayları içeren kısa anlatılardır.
Sonuç:
Metin, bir efsane ya da menkıbe türü yazıdan alınmıştır.
İpuçları:
- Lokman Hekim gibi olağanüstü yeteneklere sahip efsanevi bir kişiyi anlatması.
- Bitkilerin insan gibi konuşması ve dertlere deva söylemesi gibi gerçeküstü olayların yer alması.
- Halk arasında yaygın olarak bilinen, dilden dile aktarılmış bir anlatı olması.
B. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
(….) Halı, kilim dokumacılığı, bakır işlemeciliği geleneksel zanaatlarımızdandır.
Çözüm:
Halı, kilim dokumacılığı ve bakır işlemeciliği, Türk kültüründe yüzyıllardır süregelen, el emeği göz nuru olan çok önemli sanatlarımızdır. Anadolu’nun dört bir yanında bu zanaatların örneklerini görmemiz mümkün. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Sonuç:
(D) Halı, kilim dokumacılığı, bakır işlemeciliği geleneksel zanaatlarımızdandır.
(….) Hacivat-Karagöz geleneksel seyirlik oyunlarımızdandır.
Çözüm:
Hacivat ve Karagöz, gölge oyunu olarak bilinen, deriden yapılmış figürlerin ışık yardımıyla perdeye yansıtılmasıyla oynanan geleneksel bir tiyatro türümüzdür. Komik diyalogları ve toplumsal eleştirileriyle halkımızı güldüren ve düşündüren çok değerli bir mirasımızdır. Bu nedenle bu ifade de doğrudur.
Sonuç:
(D) Hacivat-Karagöz geleneksel seyirlik oyunlarımızdandır.
(….) “Korusun bu gençlik vermesin sakın.” dizesinde geçen fiiller kılış (iş) bildiren fiillerdir.
Çözüm:
Fiillerin anlamlarına göre kılış (iş), durum ve oluş fiilleri olmak üzere üç çeşidi vardır.
- Kılış (iş) fiilleri: Bir işi, bir eylemi anlatan, nesne alabilen fiillerdir. “Neyi?”, “Kimi?” sorularına cevap verirler. (Örnek: okumak – kitabı okumak)
- Durum fiilleri: Bir durumu anlatan, nesne alamayan fiillerdir. (Örnek: uyumak, oturmak)
- Oluş fiilleri: Zamanla kendiliğinden gerçekleşen değişimi anlatan fiillerdir. (Örnek: büyümek, sararmak)
Şimdi dizemizdeki fiillere bakalım:
- “Korusun” (korumak fiili): Neyi korusun? “Bu gençliği korusun.” diyebiliriz. Nesne alabiliyor ve bir eylemi ifade ediyor. Bu bir kılış (iş) fiilidir.
- “Vermesin” (vermek fiili): Neyi vermesin? “Bu gençliği vermesin.” diyebiliriz. Nesne alabiliyor ve bir eylemi ifade ediyor. Bu da bir kılış (iş) fiilidir.
Her iki fiil de kılış (iş) bildiren fiillerdir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Sonuç:
(D) “Korusun bu gençlik vermesin sakın.” dizesinde geçen fiiller kılış (iş) bildiren fiillerdir.
(….) Biyografilerde bir kişinin hayatı kendisi tarafından anlatılır.
Çözüm:
Bu ifade biraz kafa karıştırıcı olabilir, dikkatli olmalıyız!
- Biyografi: Bir kişinin hayatını, eserlerini, başarılarını başka bir yazarın anlattığı yazı türüdür.
- Otobiyografi: Bir kişinin kendi hayatını, kendi kaleminden anlattığı yazı türüdür.
İfade “biyografilerde” dediği için, bu tanım yanlıştır. Kendi hayatımızı anlattığımız yazı türüne otobiyografi denir. Bu ifade yanlıştır.
Sonuç:
(Y) Biyografilerde bir kişinin hayatı kendisi tarafından anlatılır.
(….) Güreş, cirit, okçuluk ata sporlarımızdandır.
Çözüm:
Ata sporları, Türklerin tarih boyunca yaptığı, gelenekselleşmiş ve kültürel mirasımızın bir parçası olmuş sporlardır. Güreş, okçuluk ve cirit, Türklerin geçmişten günümüze kadar büyük önem verdiği, kahramanlık ve beceri gerektiren sporlardır. Bu nedenle bu ifade doğrudur.
Sonuç:
(D) Güreş, cirit, okçuluk ata sporlarımızdandır.