7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 199
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle beraber çok güzel bir metin okuyup, o metinle ilgili soruları cevaplayacağız. Hazır mısın? Hadi o zaman, kalemini kağıdını hazırla ve dikkatlice beni dinle.
Önce metnimizi dikkatle okuduk, değil mi? Şimdi de soruları teker teker inceleyelim ve cevaplarını metinden bulalım. Unutma, her zaman metne bağlı kalarak cevap vermeliyiz.
3. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
Metinde geçen olay nedir?
Sevgili öğrencim, metni okuduğumuzda ana olayın ne olduğunu çok net görüyoruz. Büyükbaba, kendi kitaplık odasında kitap okumayı çok seviyor ve bu sırada torunları Gülseren ile Murat, onu anneleri ve babalarının çağırdığı akşam yemeğine davet etmek için geliyorlar. Büyükbaba başta biraz nazlansa da, okumanın öneminden bahsederek yemeğe gitmeyi kabul ediyor. Yani özetle,
- Büyükbabanın kitap okurken torunları Gülseren ve Murat’ın onu yemeğe çağırması ve büyükbabanın okumanın önemini vurgulayarak yemeğe gitmeyi kabul etmesi olayıdır.
Metindeki kişiler kimlerdir? Özelliklerini yazınız.
Şimdi de metindeki kahramanları tanıyalım ve onların özelliklerini yazalım:
- Dede (Büyükbaba): Metnin başında “yaşlı, ak sakallı bir ihtiyar” olarak tanıtılıyor. Kitap okumayı çok seven, bilgili, biraz huysuz gibi görünse de aslında torunlarını seven ve onlara okumanın ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışan tatlı bir karakter.
- Gülseren: Dedenin torunlarından biri. Dedesine annesi ve babasının onu yemeğe beklediğini söyleyen, dedesine karşı saygılı ve anlayışlı bir kız çocuğu.
- Murat: Dedenin diğer torunu. Gülseren’in arkasından gelip dedesiyle konuşmaya katılan bir erkek çocuğu.
Metindeki olay nerede yaşanıyor?
Metnin en başında, yani “SAHNE” kısmında olay yerini bize çok açık bir şekilde belirtmişler. Hatırladın mı?
- Olay, dedenin evindeki “bir kitaplık odasında” yaşanıyor. Bu odada kitaplarla dolu dolaplar, etajerler, bir çalışma masası ve birkaç da koltuk bulunuyor.
Metindeki olay hangi zaman diliminde gerçekleşiyor? Yazınız.
Olayın hangi vakitte geçtiğini, torunların dedeyi ne için çağırdığından anlıyoruz. Dede, “Annem, babam yemeğe bekliyorlar sizi.” cümlesiyle yemeğe çağrıldığını anlıyor. Genellikle ailelerin bir araya gelip yemek yediği zaman dilimi hangisidir dersin?
- Olay, dedenin torunlarının onu “yemeğe” çağırmasından anladığımız kadarıyla “yemek zamanı“nda, muhtemelen akşam yemeği vaktinde gerçekleşiyor.
4. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinden kişileştirmelerin ve benzetmelerin yapıldığı cümleleri bulup yazınız.
Şimdi de edebi sanatlara bakalım. Hatırlarsan kişileştirme, insan dışındaki varlıklara insan özelliği vermekti. Benzetme ise iki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmaydı, genellikle “gibi”, “kadar” kelimeleriyle yapılırdı.
Kişileştirme
Bu kısa metinde, insan dışındaki bir varlığa doğrudan insan özelliği verildiği, yani konuştuğu, düşündüğü, güldüğü gibi bir durum göremiyoruz. Dolayısıyla bu metinde belirgin bir kişileştirme örneği bulunmamaktadır.
Benzetme
Benzetme örneklerini ise metinde bulabiliriz. Hadi birlikte bakalım:
- “Ama insanlar yemeği sevdikleri kadar okumayı öğrenmeyi de sevmiş olsalardı dünya daha güzel olurdu sanırım.”
- Burada dede, insanların yemeği sevme derecesi ile okumayı sevme derecesini karşılaştırıyor. Yani okumayı, yemeği sevme derecesine benzeterek bir kıyaslama yapıyor.
- “Demek beni yemeğe götürmek için çift muhafız gönderiyorlar…”
- Dede, kendisini yemeğe götürmek için gelen torunları Gülseren ve Murat’ı “muhafızlara” benzetiyor. Onların kendisini koruyup götüren kişiler gibi olduğunu mizahi bir dille ifade ediyor.
Aferin sana! Gördün mü, metni dikkatli okuyunca tüm soruların cevabını bulabiliyoruz. Okumak ve anlamak çok önemli, tıpkı dedenin dediği gibi!