7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 24
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmeninim. Görseldeki soruları tek tek inceleyelim ve birlikte anlayacağın bir dille çözelim. Sakın unutma, öğrenmek bir yolculuktur ve bu yolculukta her adım önemlidir. Hadi başlayalım!
1. Doğup büyüdüğünüz yerden uzak kaldığınız oldu mu? Bu sürede neleri özlediğinizi söyleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu soru senin kendi hayat deneyimlerinle ilgili. Eminim birçoğunuz, yaz tatilinde akrabalarını ziyarete gittiğinde ya da bir başka şehirde birkaç gün kaldığında doğup büyüdüğü yerden uzak kalmıştır. Hatta belki bazılarınız ailesiyle birlikte başka bir şehre taşınmıştır. İşte o zamanlar, alışkın olduğun yerlerden uzakta neleri özlediğini düşünmeni istiyor bu soru.
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle, doğup büyüdüğün yerden ne kadar süreyle ve ne sebeple uzak kaldığını düşün. Bu bir tatil miydi, bir ziyaret miydi, yoksa daha uzun süreli bir ayrılık mıydı?
Adım 2: Sonra, o uzak kaldığın zaman diliminde aklına nelerin geldiğini, neleri aradığını hatırla. Belki de en çok şunları özlemişsindir:
-
Ailen ve yakın çevrendeki insanlar: Evde annenle babanla sohbet etmeyi, kardeşlerinle oynamayı özlemiş olabilirsin.
-
Arkadaşların: Okuldaki veya mahalledeki arkadaşlarınla buluşup oyun oynamayı, onlarla dertleşmeyi özlemişsindir.
-
Evindeki rahatlık: Kendi odanı, yatağını, eşyalarını özlemek çok normaldir.
-
Alışkın olduğun yerler: Belki her gün gittiğin bir parkı, bir kütüphaneyi, en sevdiğin dondurmacıyı veya bir sokağı özlemişsindir.
-
Yemekler: Annenin yaptığı yemekleri veya mahallenizdeki fırının simitlerini özlemek de sıkça rastlanan bir durumdur.
-
Okul: Evet, şaşırabilirsin ama bazen okulu, öğretmenlerini ve dersleri bile özleyebilirsin! Çünkü okul, hayatımızın önemli bir parçasıdır.
Sonuç:
Doğup büyüdüğümüz yerden uzak kalınca genellikle alışkanlıklarımızı, sevdiklerimizi ve bize ait hissettiren her şeyi özleriz. Bu, insanın aidiyet duygusunun ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
2. Memleketimizin niçin değerli olduğunu sınıfta tartışınız.
Bu soru, memleket sevgisi üzerine düşünmemizi ve arkadaşlarımızla fikir alışverişinde bulunmamızı istiyor. Bir yerin bizim için değerli olmasının birçok sebebi vardır.
Çözüm:
Adım 1: Sınıfta bu konuyu tartışırken, ilk olarak “memleket” kelimesinin ne anlama geldiğini düşünün. Memleket sadece doğduğumuz yer midir, yoksa yaşadığımız, büyüdüğümüz, kültürümüzü paylaştığımız tüm topraklar mıdır? Genellikle ikincisi, yani vatanımız kastedilir.
Adım 2: Sonra, vatanımızın bizim için neden bu kadar önemli olduğunu maddeler halinde sıralayın:
-
Tarihi ve Kültürel Mirasımız: Vatanımız, atalarımızın binlerce yıldır yaşadığı, mücadele ettiği, eserler bıraktığı topraklardır. Bizim kimliğimizi oluşturan gelenekler, görenekler, sanat, edebiyat hep bu topraklarda şekillenmiştir.
-
Ailemiz ve Sevdiklerimiz: Ailemiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız hep bu topraklarda yaşar. Onlarla kurduğumuz bağlar, memleketimizi değerli kılar.
-
Doğal Güzellikler: Ülkemizin dağları, denizleri, gölleri, ormanları, ovaları… Her biri ayrı bir güzelliktir ve bize huzur verir. Bu güzellikler, vatanımızı eşsiz yapar.
-
Ortak Değerler ve Dil: Aynı dili konuşuruz, aynı şarkıları dinleriz, aynı bayramları kutlarız. Bu ortak değerler, bizi bir araya getirir ve bir millet yapar. Dilimiz, bizi birleştiren en önemli bağlardan biridir.
-
Güven ve Aidiyet Duygusu: Kendi vatanımızda kendimizi güvende hissederiz, buraya ait olduğumuzu biliriz. Bu duygu, insan için çok önemlidir.
-
Gelecek Hayallerimiz: Gelecekte bu topraklarda yaşayacak, çalışacak, aile kuracak ve ülkemize faydalı olacağız. Tüm bu hayallerimiz, memleketimizi daha da değerli kılar.
Sonuç:
Memleketimiz, sadece bir toprak parçası değil; kimliğimizin, kültürümüzün, ailemizin ve geleceğimizin bir parçasıdır. Bu yüzden de bizim için paha biçilmez bir değere sahiptir. Sınıfta bunları konuşarak, arkadaşlarının da farklı bakış açılarını dinleyerek konuyu daha iyi anlayabilirsin.
3. Vatan ve dil sevgisini anlatan derlediğiniz atasözü, özdeyiş ve deyimleri sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu soru, vatan ve dil sevgisi gibi önemli kavramları anlatan, dilimizin zenginliğini gösteren sözleri araştırmamızı ve bunları arkadaşlarımızla paylaşmamızı istiyor.
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle, atasözü, özdeyiş (vecize) ve deyim kavramlarının farklarını hatırlayalım:
-
Atasözü: Atalarımızdan günümüze gelen, genellikle öğüt veren, yol gösteren kalıplaşmış sözlerdir. Kimin söylediği belli değildir.
-
Özdeyiş (Vecize): Bir düşünceyi kısaca ve özlü bir şekilde anlatan, genellikle söyleyeni belli olan anlamlı sözlerdir.
-
Deyim: Genellikle gerçek anlamından farklı, kendine özgü bir anlam taşıyan, en az iki sözcükten oluşan kalıplaşmış söz gruplarıdır. Bir durumu veya olayı daha etkili anlatmak için kullanılır.
Adım 2: Şimdi, vatan ve dil sevgisini anlatan örneklere bakalım:
Vatan Sevgisi ile İlgili Örnekler:
-
Atasözleri:
-
“Vatan sevgisi imandandır.” (Vatanını sevmek, inancının bir parçasıdır.)
-
“Vatan sağ olsun.” (Vatanımız ayakta kalsın, gerisi önemli değil anlamında kullanılır.)
-
-
Özdeyişler:
-
“Ne mutlu Türk’üm diyene!” (Mustafa Kemal Atatürk) (Türk olmaktan gurur duyanlara ne mutlu!)
-
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” (Mithat Cemal Kuntay) (Bir toprağın vatan olması için uğrunda can verilmesi gerektiğini anlatır.)
-
-
Deyimler:
-
“Vatan borcu ödemek.” (Askere gitmek veya vatan için bir görev yapmak.)
-
“Vatanına sahip çıkmak.” (Ülkesini korumak, kollamak, geliştirmek için çabalamak.)
-
Dil Sevgisi ile İlgili Örnekler:
-
Atasözleri:
-
“Dilin kemiği yok.” (Dilin kolayca söylenebildiğini, bazen düşünmeden konuşulduğunu anlatır. Burada biraz dolaylı bir anlam var ama dilin önemini vurgular.)
-
“Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” (Dilin gücünü, güzel konuşmanın önemini anlatır. Dilimizi doğru kullanmanın değerini vurgular.)
-
-
Özdeyişler:
-
“Türk dili Türk milletinin kalbidir, beynidir.” (Mustafa Kemal Atatürk) (Dilin bir milletin varlığı için ne kadar merkezi olduğunu gösterir.)
-
“Bir milletin dili, o milletin aynasıdır.” (Ziya Gökalp) (Dilin, bir milletin kültürünü, tarihini, düşünce yapısını yansıttığını anlatır.)
-
-
Deyimler:
-
“Dil dökmek.” (Birini ikna etmek için uzun ve etkili konuşmak.)
-
“Ağzından bal akmak.” (Çok tatlı ve güzel konuşmak.)
-
Sonuç:
Bu örnekler, dilimizin ne kadar zengin olduğunu ve vatan ile dil sevgisinin kültürümüzde ne kadar köklü yer tuttuğunu gösteriyor. Sınıfta bu tür örnekleri paylaşmak, hem kelime dağarcığınızı geliştirir hem de bu önemli değerler üzerine daha derinlemesine düşünmenizi sağlar.
4. Getirdiğiniz “Gurbet Hikâyeleri” adlı kitaptan hikâyeler okuyunuz.
Bu soru aslında bir hazırlık çalışması ve bir ödev niteliğinde. Yani senden bir cevap yazmanı değil, belirtilen kitabı okumanı istiyor.
Çözüm:
Adım 1: Eğer öğretmeniniz sizden böyle bir kitap getirmeyi veya okumayı istediyse, bu, derste işleyeceğiniz konuyla ilgili ön bilgi edinmeniz içindir. “Gurbet Hikâyeleri” adından da anlaşılacağı gibi, gurbette yaşayan insanların, yani kendi memleketlerinden uzakta olanların hikâyelerini anlatır.
Adım 2: Bu tür hikâyeleri okumak, metni daha iyi anlamana, karakterlerin duygularına ortak olmana ve metindeki “Eskici” gibi hikâyelerin ana fikrini daha kolay kavramana yardımcı olur. Okurken, gurbetteki insanların neler hissettiğini, neleri özlediğini, ne gibi zorluklarla karşılaştığını anlamaya çalışmalısın.
Sonuç:
Bu madde, bir okuma etkinliğidir. Bu kitabın hikâyelerini okuyarak, “Eskici” metnine ve genel olarak gurbet temasının işlendiği diğer metinlere daha hazırlıklı olursun. Okuma alışkanlığı kazanmak ve farklı dünyaları tanımak için harika bir fırsattır.
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır ve öğretici olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, her soru bir öğrenme fırsatıdır! Başarılar dilerim!