7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 15
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle Âşık Veysel Şatıroğlu’nun o eşsiz “Kara Toprak” şiirini ve bu şiirle ilgili soruları çözeceğiz. Unutma, şiirleri anlamak için önce dikkatlice okumak, şairin ne hissettiğini anlamaya çalışmak çok önemlidir. Haydi bakalım, soruları adım adım çözelim.
5. ETKİNLİK
Metnin içeriğine yönelik aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Şiirin tekrarlanan dördüncü dizeleri şiire anlam ve ahenk yönünden nasıl bir katkı sağlıyor?
Sevgili öğrencim, şiiri okurken fark etmişsindir, her dörtlüğün sonunda aynı dize tekrarlanıyor: “Benim sadık yârim kara topraktır.” Şimdi bu tekrarın şiire neler kattığını birlikte inceleyelim:
-
Adım 1: Anlam Yönünden Katkısı
Bu dize, şairin toprakla olan derin bağını ve toprağa duyduğu sevgiyi çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Dizenin her dörtlükte tekrar etmesi, şairin ana fikrini, yani toprağın onun için ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Böylece okuyucu da toprağın bu sadık dost rolünü daha iyi anlıyor ve şiirin ana mesajı zihnimize iyice yerleşiyor.
-
Adım 2: Ahenk Yönünden Katkısı
Tekrarlanan bu dize, şiire sanki bir şarkıymış gibi bir ritim ve müzikalite katıyor. Şiiri okurken belli bir akıcılık ve kulağa hoş gelen bir uyum oluşuyor. Bu durum, şiiri daha kolay ezberlenebilir ve akılda kalıcı hale getiriyor. Tıpkı bir şarkının nakaratı gibi, şiirin genel havasına katkı sağlıyor.
2. Şairin, toprağı kendine en sadık yâr olarak görmesinin sebebi nedir? Açıklayınız.
Şairin toprağı “sadık yâr” olarak görmesinin birçok güzel sebebi var. Gel, şiirdeki ipuçlarına bakalım:
-
Adım 1: Toprağın Vefası ve Cömertliği
Şiirde şair, hayatta birçok şeye bağlandığını ama onlardan vefa görmediğini söylüyor: “Nice güzellere bağlandım kaldım / Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum.” Ama toprak öyle değil. Toprak, insana sürekli veren, karşılıksız iyilik yapan bir varlık. Koyun, kuzu, süt, yemek, ekmek, et, meyve… İnsanın tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.
-
Adım 2: Yaşam Kaynağı Olması
Toprak, insan neslinin varoluşundan beri devam etmesini sağlıyor: “Âdem’den bu deme neslim getirdi.” İnsanları üzerinde taşıyor, barındırıyor, besliyor: “Her gün beni tepesinde götürdü.” Yani yaşamamız için gerekli her şeyi bize sunuyor.
-
Adım 3: Affediciliği ve Karşılıksız Sevgisi
Şair, toprağı kazmayla, bel küreğiyle kazdığını, tırnağıyla yüzünü yırttığını söylüyor. Yani insanoğlu toprağa zarar verse bile, toprak yine de ona gülerek karşılık veriyor, ürün vermeye devam ediyor: “Yine beni karşıladı gülünen.” Bu, toprağın ne kadar affedici ve karşılıksız seven bir dost olduğunu gösteriyor.
-
Adım 4: Bereket ve Zenginlik
Şair, toprağa bir çekirdek verdiğinde dört bostan aldığını belirtiyor: “Bir çekirdek verdim dört bostan verdi.” Bu da toprağın ne kadar bereketli, verdiği emeğin karşılığını fazlasıyla veren bir varlık olduğunu gösteriyor.
İşte bu yüzden, toprak şaire göre gelip geçici dünya güzellikleri ve dostlukları gibi değil, her zaman var olan, sürekli veren, affeden, vefalı ve karşılıksız seven bir dosttur. Bu özellikleriyle toprak, şairin en sadık yâri olmuştur.
3. Şair, toprağın maddi özellikleriyle ilgili hangi görüşlere yer veriyor?
Şair, toprağın bize somut olarak neler sağladığını, yani maddi özelliklerini şiirinde şöyle dile getirmiş:
-
Toprak, besin kaynaklarımızın temelini oluşturuyor. Bize hayvanları (koyun, kuzu), onların ürünlerini (süt) ve yiyeceklerimizi (yemek, ekmek, et, meyve) veriyor: “Koyun verdi kuzu verdi süt verdi / Yemek verdi ekmek verdi et verdi / Bana türlü türlü meyva yedirdi.”
-
Toprak, yaşam alanımızdır. Üzerinde barındığımız, gezdiğimiz, yaşadığımız yerdir: “Her gün beni tepesinde götürdü.”
-
Toprak, bereketlidir ve cömerttir. Verdiğimizin kat kat fazlasını bize geri verir. Küçük bir tohumdan kocaman bir bostan yaratır: “Bir çekirdek verdim dört bostan verdi.”
Yani şair, toprağın insan hayatı için vazgeçilmez bir besin, barınma ve geçim kaynağı olduğunu, aynı zamanda sınırsız bir cömertliğe sahip olduğunu vurguluyor.
4. Şair, dördüncü kıtada (dörtlükte) neyi dile getirmek istiyor?
Şiirin dördüncü dörtlüğüne bakalım:
Âdem’den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyva yedirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yârim kara topraktır
Bu dörtlükte şair, toprağın sadece o anki değil, tüm insanlık tarihi boyunca süregelen önemini vurgulamak istiyor. Şöyle ki:
-
Adım 1: Nesillerin Devamı
“Âdem’den bu deme neslim getirdi” dizesiyle, toprağın insanlığın varoluşundan, yani ilk insan Âdem’den bu zamana kadar nesillerin devamını sağlayan temel unsur olduğunu anlatıyor. Toprak olmazsa yaşam olmaz, nesiller devam edemezdi.
-
Adım 2: Beslenme ve Barınma
“Bana türlü türlü meyva yedirdi / Her gün beni tepesinde götürdü” dizeleriyle de toprağın insanlara sürekli olarak besin sağladığını ve üzerinde yaşam imkanı sunduğunu belirtiyor. Yani toprak, sadece bir anlık değil, sürekli olarak yaşamımızı destekleyen bir güç.
Kısacası, şair bu dörtlükte toprağın insan soyunun devamındaki ve yaşamındaki vazgeçilmez, köklü ve sürekli rolünü dile getiriyor.
5. “Cömertlik toprağa verilmiş Hak’tan” ve “Hakk’ın gizli hazinesi toprakta” dizelerinden ne anlıyorsunuz?
Bu dizeler, toprağın önemini ve kutsallığını çok güzel bir şekilde anlatıyor:
-
Adım 1: “Cömertlik toprağa verilmiş Hak’tan”
Bu dize, toprağın sahip olduğu sınırsız vericilik ve bereket özelliğinin kendiliğinden olmadığını, bunun Yüce Allah (Hak) tarafından toprağa bahşedilmiş ilahi bir lütuf olduğunu ifade ediyor. Yani toprak, kendi kendine bu kadar cömert değil, cömertliği Allah’tan almıştır.
-
Adım 2: “Hakk’ın gizli hazinesi toprakta”
Bu dize ise, toprağın sadece görünen ürünleriyle değil, içinde barındırdığı sayısız nimet, mineral, su kaynakları, madenler ve yaşamın sırlarıyla adeta Allah’ın insanlara sunduğu gizli bir hazine olduğunu anlatıyor. Toprak, insanlık için keşfedilmeyi bekleyen, değeri paha biçilmez bir sandık gibidir.
Bu iki dize birleştiğinde, toprağın sadece bir toprak parçası olmadığını, aksine ilahi bir lütuf ve Rabb’in insanlara sunduğu sonsuz bir hazine olduğunu anlıyoruz. Toprak, bu özellikleriyle yaşamın kaynağı ve devamlılığının garantisidir.
6. ETKİNLİK
Okuduğunuz şiirden kişileştirme, tezat ve abartma söz sanatlarına örnekler bulup yazınız.
Şiirler, söz sanatlarıyla daha etkileyici ve anlamlı hale gelir. Şimdi “Kara Toprak” şiirindeki bu sanatları bulalım:
Kişileştirme (Teşhis)
Kişileştirme, insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özelliklerin verilmesidir. Şiirde toprağa insana ait özellikler verilmiş:
-
“Benim sadık yârim kara topraktır”
Burada toprak, bir insan gibi “sadık yâr” (dost) olarak gösterilmiş. Sadakat, insana özgü bir duygudur.
-
“Yine beni karşıladı gülünen”
Toprak, kendisine zarar verilmesine rağmen bir insan gibi “gülerek” karşılıyor. Gülmek de insana ait bir özelliktir.
-
“Karnın yardım kazmayınan belinen / Yüzün yırtım tırnağınan elinen”
Toprağın karnının ve yüzünün olması, bunların kazmayla yarılması veya tırnakla yırtılması, insana benzetildiğini gösteriyor.
Karşıtlık (Tezat)
Karşıtlık, birbirine zıt kavramların veya durumların bir arada kullanılmasıdır. Şiirde bu zıtlıkları görebiliriz:
-
“Bir çekirdek verdim dört bostan verdi”
Burada “bir çekirdek” gibi çok az bir şey vermekle, “dört bostan” gibi çok büyük bir karşılık almak arasında bir zıtlık var. Az ve çok kavramları bir arada kullanılmış.
-
“Karnın yardım kazmayınan belinen / Yüzün yırtım tırnağınan elinen / Yine beni karşıladı gülünen”
Toprağa zarar vermek (kazmak, yırtmak) ile toprağın buna karşılık gülerek, iyilikle cevap vermesi arasında bir zıtlık bulunuyor. Kötülüğe iyilikle karşılık verme durumu.
Abartma (Mübalağa)
Abartma, bir şeyi olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha güzel veya çirkin göstermektir. Şiirde toprağın bereketi abartılmış:
-
“Bir çekirdek verdim dört bostan verdi”
Bir çekirdekten dört tane koca bostan çıkması, toprağın bereketinin ve vericiliğinin abartılı bir şekilde ifade edilmesidir. Bu, toprağın ne kadar verimli olduğunu vurgulamak için kullanılmış.
7. ETKİNLİK
Eklendiği kelimenin anlamını değiştirmeyen eklere çekim ekleri diyoruz.
Aşağıdaki dizelerde çekim eki almış kelimelerin altını çizerek aldıkları çekim eklerini gösteriniz.
Sevgili öğrencim, çekim ekleri kelimenin anlamını değiştirmeden, onun cümledeki görevini belirleyen veya kelimeye zaman, kişi, çoğul gibi anlamlar katan eklerdir. Şimdi dizelerdeki çekim eklerini bulalım:
Nice güzellere bağlandım kaldım
-
güzellere: güzel (isim kökü) + -ler (çoğul eki) + -e (yönelme durum eki)
-
bağlandım: bağlan (fiil kökü) + -dı (görülen geçmiş zaman eki) + -m (birinci tekil kişi eki)
-
kaldım: kal (fiil kökü) + -dı (görülen geçmiş zaman eki) + -m (birinci tekil kişi eki)
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
-
gördüm: gör (fiil kökü) + -dü (görülen geçmiş zaman eki) + -m (birinci tekil kişi eki)
-
buldum: bul (fiil kökü) + -du (görülen geçmiş zaman eki) + -m (birinci tekil kişi eki)
Her türlü isteğim topraktan aldım
-
isteğim: istek (isim kökü) + -im (iyelik eki, benim isteğim)
-
topraktan: toprak (isim kökü) + -tan (ayrılma durum eki)
-
aldım: al (fiil kökü) + -dı (görülen geçmiş zaman eki) + -m (birinci tekil kişi eki)
Benim sadık yarim kara topraktır
-
Benim: Ben (zamir) + -im (tamlayan eki)
-
yarim: yar (isim kökü) + -im (iyelik eki, benim yarim)
-
topraktır: toprak (isim kökü) + -tır (ek fiil eki)
Aferin sana! Gördüğün gibi, Türkçe’de ekler kelimelere farklı anlamlar katarken, çekim ekleri kelimenin asıl anlamını değiştirmeden sadece görevini veya durumunu belirtir. Bu konuyu çok iyi anladığına eminim.