7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 224
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle Türkçe dersimizde okuduğumuz metinle ilgili soruları ve dil bilgisi çalışmasını birlikte çözeceğiz. Metni dikkatlice okuduğunuzu ve sorulara odaklandığınızı biliyorum. Şimdi gelin, cevaplarımızı adım adım kontrol edelim ve anlamadığınız yerleri iyice pekiştirelim.
3. ETKİNLİK
Okuduğumuz metnin içeriğine yönelik soruları cevaplayınız.
Soru: İnsanların ilk haberleşme yöntemleri nelerdir? Sıralayınız.
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, insanların uzun mesafelerden iletişim kurmak için farklı yollar denediğini görüyoruz. Özellikle yazının bulunmadığı veya yaygın olmadığı dönemlerde insanlar, doğadaki unsurları ve basit araçları kullanmışlar. Metinde bu yöntemler bize açıkça anlatılmış.
- Duman
- Ateş
- Kilise çanı
- Yansıtıcı aynalarla işaret gönderme
- Güvercinler
- Ulaklar (haberciler)
Bunlar, insanların ilk zamanlarda kullandığı haberleşme yöntemlerinden bazılarıymış çocuklar. Gördüğünüz gibi, insan her zaman iletişim kurma ihtiyacı duymuş.
Soru: “Uzaktan yazma” anlamına gelen iletişim aracının adı nedir? Kim icat etmiştir?
Çözüm:
Metnin ilerleyen kısımlarına baktığımızda, “uzaktan yazma” anlamına gelen bir iletişim aracından bahsediliyor. Bu araç, özellikle uzun mesafeler arası iletişimi hızlandırmak için geliştirilmiş. Metinde bu aracın adı ve mucidi de belirtilmiş.
Bu iletişim aracının adı: Telgraf
Telgrafı icat eden kişi: Claude Chappe (Klod Şap)
Unutmayın, Chappe bu sistemi 1793’te ortaya atmış ve iletişimde yeni bir dönemi başlatmış.
Soru: Telgraf makinesini kim geliştirmiştir? Hangi alfabe ile iletişim sağlanmıştır?
Çözüm:
Telgrafın ilk adımları atıldıktan sonra, bu makineyi daha da geliştiren ve yaygınlaştıran bir isim var. Metinde bu ismin ve kullandığı yöntemin detayları yer alıyor.
Telgraf makinesini geliştiren kişi: Samuel Morse
İletişim sağlanan alfabe: Metinde doğrudan bir “alfabe” adı geçmese de, “İğnelerin kadranda gösterdiği harfler mesajı oluşturuyordu.” ifadesi, Morse’un kendi geliştirdiği özel bir işaret sistemini, yani Morse alfabesini kullandığını gösteriyor. Bu alfabede her harf, kısa ve uzun sinyallerle (nokta ve çizgilerle) temsil ediliyordu.
Soru: Graham Bell’in icat ettiği telefon makinesinin iki ana unsurunu neler oluşturmuştur?
Çözüm:
Telefon, iletişim tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Alexander Graham Bell’in bu harika icadının nasıl çalıştığını anlamak için metindeki açıklamaya bakalım.
Graham Bell’in telefon makinesinin iki ana unsuru:
- Alıcı: Gelen sesi elektrik sinyallerine dönüştürüp kulağımıza ulaştıran kısım.
- Verici: Sesimizi elektrik sinyallerine dönüştürüp karşı tarafa gönderen kısım.
Bu iki parça sayesinde insanlar birbirlerinin seslerini duyarak iletişim kurabildiler. Ne kadar da mucizevi, değil mi?
Soru: Tarihte ilk telefon konuşmasını kim, hangi tarihte yapmıştır?
Çözüm:
Telefonun icadından sonra ilk konuşmanın kimler arasında geçtiği metinde belirtilmiş, ancak tarihin kendisi verilmemiş. Metne sadık kalarak cevabımızı verelim.
İlk telefon konuşmasını yapan kişi: Alexander Graham Bell
Kimle yaptığı: Asistanı Thomas A. Watson ile.
Hangi tarihte yaptığı: Metinde bu bilgiye yer verilmemiştir.
Ek bilgi olarak: Bell ve Watson arasındaki ilk telefon konuşması 10 Mart 1876 tarihinde gerçekleşmiştir.
Soru: Günümüzde iletişim dünyası hangi gelişmeleri yaşıyor? Yorumlayınız.
Çözüm:
Bu soru metinde doğrudan bir cevabı olmayan, sizin genel kültürünüzü ve gözlemlerinizi yorumlamanızı isteyen bir soru. Hadi birlikte günümüzdeki gelişmeleri düşünelim.
Günümüzde iletişim dünyası, geçmişle kıyaslandığında inanılmaz bir hızla gelişiyor. Eskiden mektuplar, telgraflar varken, şimdi parmağımızın ucuyla dünyanın öbür ucundaki biriyle anında konuşabiliyor, görüntülü görüşebiliyor, hatta aynı anda yüzlerce kişiyle etkileşimde bulunabiliyoruz.
- Akıllı telefonlar: Artık sadece konuşmak için değil, internete girmek, fotoğraf çekmek, sosyal medyayı kullanmak gibi birçok işlevi bir arada sunuyor.
- İnternet: Bilgiye ulaşımı ve iletişimi tamamen değiştirdi. E-posta, anlık mesajlaşma uygulamaları sayesinde saniyeler içinde haberleşebiliyoruz.
- Sosyal medya: İnsanların fikirlerini, yaşantılarını paylaşmasını ve geniş kitlelerle etkileşim kurmasını sağladı.
- Yapay zeka: İletişim uygulamalarında sesli asistanlar, çeviri programları gibi alanlarda karşımıza çıkıyor ve iletişimi daha da kolaylaştırıyor.
- Giyilebilir teknolojiler: Akıllı saatler gibi cihazlar da iletişimi her an yanımızda taşıma imkanı sunuyor.
Bu gelişmeler sayesinde dünya daha küçük bir yer haline geldi diyebiliriz. Bilgiye ulaşmak, sevdiklerimizle bağlantıda kalmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!
4. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili kelimelerin aldıkları çekim eklerinin işlevlerini belirleyiniz.
Sevgili öğrencilerim, şimdi de dil bilgisi bilgimizi konuşturma zamanı! Çekim ekleri, kelimelerin anlamını değiştirmeyen ama cümle içinde görev kazanmasını sağlayan eklerdir. Her bir kelimeyi tek tek inceleyelim ve eklerin görevini bulalım.
Cümle: Kimi mucitler uzun mesafelerden konuşabilmeyi sağlayan aygıtlar yapmaya çalıştılar.
-
mesafelerden:
- -ler: Çoğul eki. Kelimeye birden fazla mesafe anlamı katmış.
- -den: Ayrılma (çıkma) hâl eki. Konuşma eyleminin nereden yapıldığını, bir yerden ayrılma anlamı katmış.
-
aygıtlar:
- -lar: Çoğul eki. Kelimeye birden fazla aygıt anlamı katmış.
-
yapmaya:
- -ma: İsim-fiil eki. “Yapmak” fiilini isimleştirmiş.
- -ya: Yönelme hâl eki. “Yapma” eylemine doğru bir yönelme anlamı katmış.
-
çalıştılar:
- -tı: Görülen (bilinen) geçmiş zaman eki. Eylemin geçmişte yaşandığını ve yapanın bu duruma tanık olduğunu belirtmiş.
- -lar: Üçüncü çoğul şahıs eki. Eylemi yapanların “onlar” olduğunu, yani üçüncü çoğul kişiyi belirtmiş.
Cümle: Pantolonuna asit dökmüştü ve arkadaşına “Bay Watson, lütfen hemen gelir misiniz, size ihtiyacım var.” demişti.
-
Pantolonuna:
- -u: Üçüncü tekil şahıs iyelik eki (onun pantolonu). Nesnenin kime ait olduğunu belirtmiş.
- -na: Yönelme hâl eki (-n kaynaştırma harfi ile). Nesneye doğru bir yönelme anlamı katmış.
-
asit:
- Bu kelime herhangi bir çekim eki almamıştır. Kök hâlindedir.
-
dökmüştü:
- -müş: Öğrenilen (duyulan) geçmiş zaman eki. Eylemin geçmişte yapıldığını ve konuşanın bu durumu başkasından öğrendiğini veya sonradan fark ettiğini belirtmiş.
- -tü: Ek fiilin görülen geçmiş zamanı (idi). Öğrenilen geçmiş zaman kipinin hikâyesi (rivayeti) olarak kullanılmış, eylemin geçmişte kesinleşmiş olduğunu belirtmiş.
-
gelir:
- -ir: Geniş zaman eki. Eylemin her zaman yapıldığını veya yapılması beklendiğini belirtmiş. Burada rica anlamında kullanılmış.
-
misiniz:
- -mi: Soru eki. Cümleye soru anlamı katmış.
- -siniz: İkinci çoğul şahıs eki. Eylemi yapanın “siz” olduğunu, yani ikinci çoğul kişiyi belirtmiş.
-
ihtiyacım:
- -ım: Birinci tekil şahıs iyelik eki (benim ihtiyacım). İhtiyacın kime ait olduğunu belirtmiş.
-
var:
- Bu kelime herhangi bir çekim eki almamıştır. Kök hâlindedir.
-
demişti:
- -miş: Öğrenilen (duyulan) geçmiş zaman eki. Eylemin geçmişte yapıldığını ve konuşanın bu durumu başkasından öğrendiğini veya sonradan fark ettiğini belirtmiş.
- -ti: Ek fiilin görülen geçmiş zamanı (idi). Öğrenilen geçmiş zaman kipinin hikâyesi (rivayeti) olarak kullanılmış, eylemin geçmişte kesinleşmiş olduğunu belirtmiş.
Cümle: Alici cihaza teller üzerinden elektrik akımı gönderiliyordu.
-
Alici:
- Bu kelime herhangi bir çekim eki almamıştır. Kök hâlindedir.
-
cihaza:
- -a: Yönelme hâl eki. Nesneye doğru bir yönelme anlamı katmış.
-
teller:
- -ler: Çoğul eki. Kelimeye birden fazla tel anlamı katmış.
-
üzerinden:
- -i: Üçüncü tekil şahıs iyelik eki (onun üzeri). Nesnenin kime ait olduğunu belirtmiş.
- -den: Ayrılma (çıkma) hâl eki. Bir şeyin üzerinden geçme, ayrılma anlamı katmış.
-
elektrik:
- Bu kelime herhangi bir çekim eki almamıştır. Kök hâlindedir.
-
akımı:
- -ı: Belirtme hâl eki. Cümlede belirtili nesne görevini üstlenmiş, “neyi gönderiliyordu?” sorusunun cevabı olmuş.
-
gönderiliyordu:
- -il: Edilgenlik eki. Eylemin başkası tarafından yapıldığını, yani öznenin eylemden etkilendiğini belirtmiş.
- -iyor: Şimdiki zaman eki. Eylemin konuşma anında gerçekleştiğini belirtmiş.
- -du: Ek fiilin görülen geçmiş zamanı (idi). Şimdiki zaman kipinin hikâyesi olarak kullanılmış, eylemin geçmişte belli bir süre devam ettiğini belirtmiş.
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi metinleri sadece okumakla kalmıyor, aynı zamanda içerdiği bilgileri anlıyor ve dil bilgisi özelliklerini de inceliyoruz. Bu çalışmalar hem okuma anlama becerinizi hem de dil bilgisi bilginizi güçlendirecek. Anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden sorun. Başarılar dilerim!