7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 82
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencilerim!
Bugün sizinle birlikte çok güzel bir etkinliği ve dersimize hazırlık sorularını inceleyeceğiz. Türkçe dersinde hem hayal gücümüzü kullanıp hikaye yazacağız hem de önemli bir dönemi, Millî Mücadele’yi daha yakından tanıyacağız. Hazırsanız, adım adım ilerleyelim.
7. ETKİNLİK
Aşağıdaki kelime ve kavram havuzundan kelimeler seçerek hikâye edici bir metin yazınız. Yazınızda olay, kişiler, zaman ve mekân unsurlarını belirleyerek hikâyenin serim, düğüm, çözüm bölümlerini oluşturunuz. Yazınıza uygun bir başlık belirleyiniz. Yazınızı zenginleştirmek için deyim, atasözü, özdeyişlerden yararlanınız. Yazınızın içeriğine uygun anlatım biçimlerini kullanmaya çalışınız.
Kelime Havuzu:
cumhuriyet, millet, bağımsızlık, cihan, öğrenciler, öğretmen, Aslı, millî egemenlik, sınıf, başarı, hayal, gerçek, okul, tören
Sevgili öğrencilerim, bu etkinliğin amacı size verilen kelimeleri kullanarak kendi hikayenizi oluşturmanız. Unutmayın, iyi bir hikaye yazmak için bazı adımları takip etmemiz gerekir. Şimdi bu adımlara birlikte bakalım:
Adım 1: Kelimeleri İnceleyelim ve Konuyu Belirleyelim
- Öncelikle verilen kelimelere dikkatlice bakıyoruz. cumhuriyet, millet, bağımsızlık, millî egemenlik, okul, sınıf, öğrenciler, öğretmen, tören, başarı, Aslı gibi kelimeler bize bir millî bayram törenini ve bu törende yaşanacak bir olayı çağrıştırıyor.
- Bu kelimelerden yola çıkarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bir okulda geçen, Aslı adında bir öğrencinin yaşadığı heyecan ve başarıyı konu alan bir hikaye yazabiliriz.
Adım 2: Hikayemizin Unsurlarını Planlayalım
- Olay: Okulda düzenlenen 23 Nisan töreninde Aslı’nın yaptığı duygu dolu konuşma ve bu konuşmanın yarattığı etki.
- Kişiler: Aslı (ana karakter), Türkçe Öğretmeni Ayşe Hanım, diğer öğrenciler, okul müdürü, veliler.
- Zaman: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın sabahı ve tören saati.
- Mekân: Okul bahçesi (tören alanı) ve Aslı’nın sınıfı.
Adım 3: Hikayemizi Bölümlere Ayıralım
- Serim (Giriş): Hikayenin başında Aslı’nın 23 Nisan töreni için duyduğu heyecanı, konuşma hazırlıklarını ve sınıfındaki arkadaşlarıyla yaşadığı tatlı telaşı anlatırız. Okuyucuyu hikayeye hazırlarız.
- Düğüm (Gelişme): Törenin başlamasıyla birlikte Aslı’nın kürsüye çıkışını, ilk başta yaşadığı heyecanı ama sonra millî egemenlik ve cumhuriyetin anlamını anlatan güçlü konuşmasını yazarız. Konuşması sırasında herkesin onu nasıl dikkatle dinlediğini betimleriz.
- Çözüm (Sonuç): Aslı’nın konuşmasının büyük beğeni toplamasını, öğretmeninin ve arkadaşlarının onu tebrik etmesini anlatırız. Aslı’nın bu başarısı sayesinde hem kendi hayalini gerçekleştirmesi hem de gerçek bir liderlik örneği sergilemesiyle hikayeyi sonlandırırız. Milletin ve bağımsızlık ruhunun önemini bir kez daha vurgularız.
Adım 4: Başlık ve Anlatım Şekli
- Hikayemize konuya uygun, akılda kalıcı bir başlık seçmeliyiz. Ben “Aslı’nın 23 Nisan Hayali” başlığını tercih ettim.
- Anlatım biçimi olarak öyküleyici (hikaye edici) anlatımı kullanacağız. Ayrıca yer yer betimleyici (tasvir edici) anlatımla tören alanını ve duyguları canlandırabiliriz. Deyim ve atasözleri kullanarak hikayemizi daha da zenginleştirebiliriz. Örneğin “içi içine sığmamak”, “gözlerinin içi parlamak” gibi ifadeler kullanabiliriz.
Şimdi bu adımları takip ederek yazdığım örnek hikayeyi okuyalım:
Aslı’nın 23 Nisan Hayali
Baharın en güzel günlerinden biriydi. Güneş pırıl pırıl parlıyor, gökyüzü masmavi gülümsüyordu. Aslı’nın içi içine sığmıyordu. Çünkü yarın, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ydı! Bu yılki okul töreninde öğretmeni ona, millî egemenlik ve cumhuriyetin önemini anlatan bir konuşma görevi vermişti. Aslı, bu görevin ne kadar önemli olduğunun farkındaydı. Gecelerdir hayal kuruyor, kürsüde nasıl duracağını, hangi kelimeleri seçeceğini düşünüyordu. “Acaba heyecandan kekeler miyim?” diye de aklından geçirmiyor değildi.
Sabah erkenden kalktı. En güzel kıyafetlerini giydi ve heyecanla kahvaltısını yaptı. Annesi, “Kızım, bu senin için çok özel bir gün. Unutma, bağımsızlık kolay kazanılmadı, bu milletin çocukları olarak sizler bu değerlere sahip çıkacaksınız,” dedi. Aslı, annesinin sözleriyle daha da motive oldu. Okula vardığında sınıf arkadaşları da aynı heyecan içindeydi. Herkes son provalarını yapıyor, şiirlerini tekrar ediyordu. Türkçe öğretmeni Ayşe Hanım, Aslı’nın yanına gelerek gözlerinin içine bakarak gülümsedi. “Unutma Aslı, bu kürsüden sadece sen değil, tüm çocuklar konuşacak. Bu cihanın çocuklarına cumhuriyeti armağan eden Atamızı ve onun bize emanet ettiği millî egemenlik ruhunu en güzel şekilde anlatmalısın.”
Tören başladı. Okul müdürünün açılış konuşmasından sonra şiirler okundu, halk oyunları gösterileri yapıldı. Sıra Aslı’ya geldi. Kalbi küt küt atıyordu. Kürsüye doğru yürürken adımları yavaşlamıştı sanki. Mikrofonun başına geçti. Bir an gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı. İçinden “Bu bir gerçek, Aslı. Yapabilirsin!” diye geçirdi. Gözlerini açtığında karşısında tüm öğrencileri, öğretmenleri, velileri ve mahalle sakinlerini gördü. Konuşmasına başladı: “Sevgili arkadaşlar, değerli öğretmenlerim ve veliler… Bugün, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete verildiği günün yıl dönümü…” Aslı, konuşmasını öylesine içten, öylesine güçlü bir sesle yapıyordu ki, tüm okul bahçesi onu pür dikkat dinliyordu. Millî egemenlik, cumhuriyet ve çocukların geleceği üzerine kurduğu her cümle, dinleyenlerin gönüllerine taht kuruyordu. Konuşmasının sonunda, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!’ Bu egemenliğin bekçileri biz çocuklarız!” diyerek sözlerini bitirdi.
Aslı’nın konuşması bittiğinde, okul bahçesini alkış tufanı kapladı. Herkes onu ayakta alkışlıyordu. Ayşe Öğretmen, Aslı’ya sarıldı ve “Harika bir başarı sergiledin Aslı! Seninle gurur duyuyorum,” dedi. Aslı, bu alkışlar ve tebriklerle hem çok mutlu oldu hem de omuzlarındaki sorumluluğun ne kadar büyük olduğunu bir kez daha anladı. O gün, sadece bir tören konuşması yapmamıştı; aynı zamanda millî egemenlik ruhunun kendisinde ve arkadaşlarında nasıl yaşadığını tüm cihana göstermişti.
***
SONRAKİ DERSE HAZIRLIK
Şimdi de bir sonraki dersimize daha bilgili ve hazırlıklı gelmeniz için size verilen soruları nasıl yanıtlayacağınızı konuşalım:
1. Soru: Sınıfa Millî Mücadele’yi, Atatürk’ün kişilik özelliklerini konu alan şiirler getiriniz.
Çözüm:
Adım 1: Araştırma Yapın
- Bu soru için ilk yapmanız gereken şey, güvenilir kaynaklardan araştırma yapmak. İnternet üzerinden arama motorlarını kullanarak, okul kütüphanesindeki şiir kitaplarına bakarak veya Türkçe ders kitaplarınızdaki örnekleri inceleyerek “Millî Mücadele şiirleri” ve “Atatürk şiirleri” anahtar kelimeleriyle bilgi toplayın.
- Araştırmanızda Cahit Külebi, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Mehmet Akif Ersoy gibi önemli şairlerin eserlerine mutlaka göz atın. Onların kaleminden çıkan şiirler, o dönemin ruhunu çok güzel yansıtır.
Adım 2: Şiirleri Seçin
- Bulduğunuz şiirler arasından, Millî Mücadele döneminin zorluklarını, kahramanlıklarını ve vatan sevgisini en iyi anlatanları seçin.
- Ayrıca, Atatürk’ün liderlik, ileri görüşlülük, vatanseverlik, azim gibi üstün kişilik özelliklerini vurgulayan şiirleri de listenize ekleyin.
- Seçtiğiniz şiirlerin çok uzun olmamasına dikkat edin ki sınıfta rahatça okuyabilesiniz ve herkesin ilgisini çekebilesiniz.
Adım 3: Hazırlık ve Sunum
- Seçtiğiniz şiirleri temiz bir kağıda yazın veya bilgisayar çıktısı alın.
- Eğer şiirlerin şairleri hakkında veya yazılış hikayeleri hakkında kısa bilgiler bulabilirseniz, bu bilgiler sunumunuzu daha da ilgi çekici hale getirir.
- Sınıfta şiiri okurken, şiirin hissettirdiği duyguyu sesinize ve vurgularınıza yansıtmaya çalışın. Böylece arkadaşlarınız da şiirin anlamını daha iyi kavrayacaktır.
2. Soru: Yaşadığınız bölgede Millî Mücadele hareketi nasıl yaşanmış? Büyüklerinizden sorup öğreniniz.
Çözüm:
Adım 1: Kaynak Belirleme
- Bu sorunun cevabı için en değerli kaynaklar, aile büyüklerinizdir. Anneanneniz, dedeniz, varsa büyük amcanız, teyzeniz veya mahallenizin en yaşlı sakinleri gibi kişilerden yardım isteyin. Onlar, geçmişi bizden çok daha iyi bilirler ve o döneme dair anıları, hikayeleri size aktarabilirler.
- Eğer aile büyüklerinizden yeterli bilgi edinemezseniz, belediyenizle veya yerel tarih araştırmacılarıyla iletişime geçebilirsiniz.
Adım 2: Sohbet Edin ve Not Alın
- Büyüklerinizle sohbet ederken nazik ve saygılı olun. Onlara Millî Mücadele döneminde yaşadığınız bölgede hangi olayların yaşandığını, insanların düşman işgaline karşı nasıl direndiğini, kahramanlık hikayelerini sorun.
- “O dönemde insanlar neler hissediyordu?”, “Bölgenizde düşman işgali oldu mu, olduysa nasıl karşı konuldu?”, “Atatürk’ün bölgenize etkisi nasıldı?” gibi merak ettiğiniz soruları sormaktan çekinmeyin.
- Anlattıklarını dikkatle dinleyin ve önemli gördüğünüz yerleri not alın. Hatta izin alarak ses kaydı bile yapabilirsiniz.
Adım 3: Bilgileri Derleyin ve Sunuma Hazırlanın
- Topladığınız bilgileri düzenli bir şekilde bir araya getirin. Bölgenizin Millî Mücadele’deki rolünü, o dönemde öne çıkan kişileri veya önemli olayları vurgulayın.
- Ders içinde arkadaşlarınızla ve benimle paylaşmak üzere kısa ve öz bir sunum hazırlayın. Bu hem sizin bölgenizin tarihini öğrenmenizi sağlar hem de sınıfınızın genel kültürüne katkıda bulunur.
Umarım bu açıklamalar, hem hikaye yazma etkinliğinizde hem de ders hazırlıklarınızda size yardımcı olur. Unutmayın, öğrenmek ve araştırmak çok keyifli bir süreçtir! Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!