7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 140
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencim! Türkçe dersimizdeki bu etkinliği birlikte adım adım çözümleyelim. Hazır mısın?
1. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinde geçen aşağıdaki kelime ve kelime gruplarının anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin edip yazınız.
hançer:
Sevgili öğrencim, “hançer” kelimesi genellikle tarihi hikayelerde veya macera kitaplarında karşımıza çıkan, ucu sivri, iki tarafı keskin, kısa bir bıçak türüdür. Eskiden savaşlarda veya kendini korumak için kullanılırdı. Genellikle belde veya özel bir kılıfta taşınır. Bir metinde bu kelimeyi gördüğümüzde aklımıza hemen keskin bir silah gelmeli.
Anlamı: Kısa, ucu sivri, iki tarafı keskin bir tür bıçak.
tereddüt etmek:
“Tereddüt etmek” demek, bir karar verirken ya da bir iş yaparken kararsız kalmak, emin olamamak, duraksamak demektir. Diyelim ki iki elbise arasında kaldın, hangisini giyeceğine karar veremedin, işte o zaman tereddüt ediyorsun demektir. Bir kişi bir adım atmadan önce düşünüyorsa, ikilemde kalıyorsa bu kelimeyi kullanırız.
Anlamı: Kararsız kalmak, duraksamak, emin olamamak.
ceza:
“Ceza”, yapılan bir hatanın, kural ihlalinin veya suçun karşılığında uygulanan yaptırımdır. Mesela ödevini yapmadığında öğretmenin sana verdiği küçük bir uyarı ya da bir oyunda kural dışı davrandığında aldığın puan eksiltmesi gibi düşünebilirsin. Amacı, o hatanın bir daha yapılmasını önlemektir. Hayatta kurallara uymadığımızda karşımıza çıkan bir sonuçtur.
Anlamı: Bir suç, hata veya kural dışı davranış karşılığında uygulanan yaptırım.
darağacı:
“Darağacı” biraz daha ağır bir kelime. Tarihi filmlerde veya romanlarda karşımıza çıkabilir. Eskiden çok büyük suçlar işleyen kişilerin asılarak cezalandırıldığı, özel olarak yapılmış bir asma düzeneğidir. Günümüzde çoğu ülkede bu tür cezalar kaldırılmıştır. Bu kelime geçtiği zaman genellikle ölüm cezası gibi acı bir durumu anlatır ve tarihin karanlık sayfalarına ait bir uygulamadır.
Anlamı: Eskiden suçluları asmak için kullanılan bir asma düzeneği.
ihanet etmek:
“İhanet etmek” demek, birine ya da bir şeye karşı duyulan güveni kötüye kullanmak, sırtını dönmek, sadakatsizlik yapmak demektir. Mesela bir arkadaşının sırrını başkasına anlatırsan ona ihanet etmiş olursun. Ya da vatanına karşı düşmanla iş birliği yapmak da büyük bir ihanettir. Bu, güven ilişkisini zedeleyen çok kötü bir davranıştır.
Anlamı: Güveni kötüye kullanmak, sadakatsizlik yapmak, sırtını dönmek.
mühlet:
“Mühlet”, bir işi yapmak veya bir borcu ödemek için verilen ek süre, tanınan zaman demektir. Diyelim ki ödevini yetiştiremedin ve öğretmenin sana birkaç gün daha “mühlet” verdi. Yani ek süre tanıdı. Bir işi tamamlamak için ek zamana ihtiyacımız olduğunda bu kelimeyi kullanırız.
Anlamı: Bir işi yapmak veya bir borcu ödemek için verilen ek süre, tanınan zaman.
kefil olmak:
“Kefil olmak”, bir başkasının borcunu veya sorumluluğunu üstlenmek, o kişinin yerine söz vermek demektir. Eğer bir arkadaşın birine borçlandı ve ödeyemezse, sen “kefil” olursan, o borcu senin ödeme sorumluluğun doğar. Yani bir nevi onun için garanti vermiş olursun. Bu, büyük bir sorumluluktur.
Anlamı: Bir başkasının borcunu veya sorumluluğunu üstlenmek, o kişi adına garanti vermek.
2. ETKİNLİK
Aşağıda, metinde geçen deyimler ve deyimlerin anlamları verilmiştir. Bu deyimlerle anlamlarını eşleştiriniz. Deyimlerin metne olan katkısını söyleyiniz.
Sevgili öğrencim, deyimler dilimize renk katan, az sözle çok şey anlatmamızı sağlayan kalıplaşmış söz öbekleridir. Metinlerde kullanıldıklarında anlatımı daha etkili, daha akıcı ve daha zengin hale getirirler. Okuyucunun zihninde daha canlı imgeler oluşturarak metni daha ilgi çekici ve akılda kalıcı hale getirirler. Şimdi bu deyimleri anlamlarıyla eşleştirelim:
-
zincire vurmak
-
Anlamı: Önüne geçmek, engellemek, önlemek.
Açıklama: Birinin hareket etmesini veya bir şey yapmasını tamamen durdurmak, engellemek anlamına gelir. Tıpkı birini zincirle bağlayarak hareket etmesini engellemek gibi. Mecazi olarak bir olayın ya da durumun gidişatını durdurmak için de kullanılır.
-
-
mani olmak
-
Anlamı: Önüne geçmek, engellemek, önlemek.
Açıklama: Bu deyim de “zincire vurmak” ile benzer anlamda kullanılır. Bir şeyin gerçekleşmesini engellemek, önüne geçmek demektir. Mesela arkadaşının kötü bir karar vermesine mani olmak gibi. Bir şeye engel olmak, birinin bir şeyi yapmasına izin vermemek demektir.
-
-
deniz gibi kabarmak
-
Anlamı: Yağışlardan dolayı taşmaya yüz tutmak.
Açıklama: Bu deyim genellikle su kaynakları (deniz, göl, nehir) için kullanılır. Aşırı yağışlar veya başka nedenlerle su seviyesinin yükselmesi ve taşma noktasına gelmesi durumunu anlatır. Bazen mecazi olarak bir kişinin öfkeyle dolması, çok sinirlenmesi anlamında da kullanılabilir ama verilen eşleşmede fiziksel anlamı öne çıkıyor.
-
-
kurban etmek
-
Anlamı: Kendi çıkarı için birini ya da bir şeyi feda etmek.
Açıklama: Bir amaç uğruna, genellikle kendi faydan için başka bir şeyi veya kişiyi gözden çıkarmak, feda etmek demektir. Mesela bir oyunda kazanmak için zayıf oyuncuyu kurban etmek gibi. Bazen de büyük bir amaç uğruna kişisel fedakarlık yapmak anlamında kullanılır.
-
-
aman dilemek
-
Anlamı: Önce karşı koyarken, direnirken, zor karşısında boyun eğip bağışlanmayı istemek.
Açıklama: Bu deyim, bir zorluk veya tehlike karşısında direnmeyi bırakıp affedilmek, merhamet gösterilmesini istemek anlamına gelir. Güçlü birinin karşısında çaresiz kalıp yardım istemek gibi düşünebilirsin. Genellikle çaresiz kalındığında başvurulan bir durumdur.
-
Deyimlerin metne olan katkısı:
Deyimler, metinlere anlatım zenginliği ve derinlik katar. Duyguları, durumları veya olayları daha kısa ve etkili bir şekilde ifade etmemizi sağlarlar. Okuyucunun zihninde daha canlı imgeler oluşturarak metni daha ilgi çekici ve akılda kalıcı hale getirirler. Ayrıca metnin dilini güzelleştirir, monotonluktan çıkarır ve okuyucuyu metne daha çok bağlar.