7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 139
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencilerim! Bugün sizinle Friedrich von Schiller’in güzel bir eserinden alınmış bu metni inceleyeceğiz. Görselde doğrudan sorular olmasa da, ben sizin için bu metni daha iyi anlamanıza yardımcı olacak birkaç soru hazırladım. Hadi, gelin bu soruları adım adım, dikkatlice cevaplayalım.
Soru 1: Meros neden telaş içindedir ve nereye gitmeye çalışmaktadır?
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuyup Meros’un ruh halini ve amacını anlatan yerleri bulalım.
Metinde Meros’un yolculuğuna başlarken neşeli olduğunu görüyoruz. Ancak sonrasında okuduğumuz “Şu anda onu darağacına çekiyorlar!” cümlesi, Meros’un birdenbire büyük bir telaşa kapıldığını ve bir yere yetişmek için acele ettiğini bize gösteriyor. Bu cümle, onun çok önemli bir işi olduğunu ve zamanının kısıtlı olduğunu ortaya koyuyor.
Adım 2: Meros’un nereye gitmeye çalıştığını ve ne yapmayı amaçladığını belirleyelim.
Metnin ilerleyen kısımlarında Meros’un “Sirakuza şehrinin kuleleri göründü.” ifadesiyle Sirakuza’ya doğru gittiğini anlıyoruz. Amacı ise “Artık arkadaşını kurtarmanın zamanı geçti.” ve “Pekâlâ, madem ki onu kurtaramayacağım, hiç olmazsa onun felaketini paylaşmalıyım.” cümlelerinden de anlaşıldığı gibi, darağacına çekilen arkadaşını kurtarmak ya da en azından onun yanında olmaktır. Arkadaşı için kefil olduğu için bu kadar telaşlı.
Sonuç:
Meros, darağacına çekilen arkadaşını kurtarmak veya onun felaketini paylaşmak için büyük bir telaş içindedir ve Sirakuza şehrine gitmeye çalışmaktadır.
Soru 2: Meros, Sirakuza şehrine vardığında nasıl bir manzara ile karşılaşır?
Çözüm:
Adım 1: Meros’un şehre vardığı anı anlatan bölümü bulalım.
Metinde “Meros, şehrin kapılarına geldiği zaman güneş batıyordu.” cümlesi, Meros’un Sirakuza’ya ulaştığını gösteriyor. Hemen ardından gelen cümleler ise karşılaştığı manzarayı anlatıyor.
Adım 2: Karşılaşılan manzarayı metindeki detaylarla açıklayalım.
Meros şehre vardığında, “Darağacını ve etrafında halkı gördü. Arkadaşını, asmak için bir ipe takmışlar henüz kaldırıyorlardı.” cümlesiyle karşılaştığı acı tabloyu gözler önüne seriyor. Bu, arkadaşının tam da idam edilmek üzere olduğu bir anı yaşadığını gösteriyor.
Sonuç:
Meros, Sirakuza şehrine vardığında güneş batarken, darağacının etrafında toplanmış kalabalığı ve arkadaşının idam edilmek üzere, ipe takılmış halde olduğunu görür.
Soru 3: Kral, Meros ve arkadaşının bu davranışları karşısında nasıl bir tepki verir? Bu tepki bize ne anlatır?
Çözüm:
Adım 1: Kralın tepkisini anlatan metin bölümünü bulalım.
Metnin son bölümünde, Meros’un arkadaşının yerine geçme teklifi ve iki arkadaşın kucaklaşmasından sonra kralın sözleri yer alıyor: “Hareketiniz kalbimi size bağladı, dedi. Demek ki mertlik ve dostluk bağlılığı boş kelimeler değilmiş. Şimdi benim de sizden bir ricam var. Beni de dostluğunuza kabul edin ve üçümüzün kalbi bundan sonra bir olsun.”
Adım 2: Kralın tepkisini yorumlayarak bize ne anlattığını açıklayalım.
Kral, Meros ve arkadaşının gösterdiği bu büyük dostluk ve fedakârlık karşısında çok etkileniyor. O kadar ki, bu davranışların sadece sözde kalmadığını, gerçek bir “mertlik ve dostluk bağlılığı” olduğunu anlıyor. Hatta bu durum karşısında kendi de onların dostluğuna katılmak istiyor. Bu tepki bize, kralın bile böylesine büyük ve gerçek bir dostluğa hayran kaldığını, bunun karşısında duygusuz kalamadığını ve adeta ders çıkardığını gösteriyor. İnsanlık değerlerinin ve gerçek dostluğun ne kadar güçlü olduğunu vurguluyor.
Sonuç:
Kral, Meros ve arkadaşının gösterdiği eşsiz dostluk ve fedakârlık karşısında derinden etkilenir, bu durumun gerçek mertliği ve dostluğu ifade ettiğini anlar ve hatta kendisinin de onların dostluğuna katılmak istediğini belirtir. Bu tepki, gerçek dostluğun ve insanlık değerlerinin en yüksek makamları bile etkileyebilecek güce sahip olduğunu bize anlatır.
Soru 4: Hikayenin ana teması nedir?
Çözüm:
Adım 1: Metindeki olayları ve karakterlerin davranışlarını gözden geçirelim.
Hikayede Meros, arkadaşını kurtarmak için canını hiçe sayarak yola çıkıyor. Arkadaşı için kefil oluyor, hatta onun yerine ölmeyi göze alıyor. Arkadaşı da onun geleceğine inanarak tüm zorluklara dayanıyor. Bu durum, iki arkadaş arasındaki güçlü bağı gösteriyor.
Adım 2: Bu olayların ve davranışların bize vermek istediği mesajı düşünelim.
Meros’un arkadaşı için yaptığı fedakârlık, arkadaşının ona olan güveni ve kralın bile bu duruma hayran kalması, hikayenin merkezinde yer alan bir değeri işaret ediyor. Bu değer, zor zamanlarda bile sarsılmayan, karşılıklı güvene dayalı, fedakârlık içeren bir bağdır. İşte bu bağa biz dostluk ve vefa diyoruz.
Sonuç:
Hikayenin ana teması, gerçek dostluk, vefa ve fedakârlıktır. Meros’un arkadaşı için canını ortaya koyması, dostluğun ve verilen sözün (kefilliğin) ne kadar değerli olduğunu bize çok güzel bir şekilde anlatır.