7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 113
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmeninim. Şimdi sana gönderdiğin görseldeki soruları, bağlı olduğu metni dikkatlice okuyarak adım adım çözeceğiz. Unutma, her zaman metni iyi anlamak, soruları doğru cevaplamanın anahtarıdır. Haydi başlayalım!
1. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde geçen deyimleri belirleyip metne olan katkısını söyleyiniz.
Şimdi bu cümlelerdeki deyimleri bulup anlamlarını ve metne ne kattıklarını açıklayalım:
-
“Çünkü bizim avladığımız çekirgeler olsun ekinlere zarar veren öteki böcekler olsun çiftçilerin korkulu rüyasıdır.”
Deyim: Korkulu rüyası olmak
Anlamı: Birisi için büyük bir sorun, endişe kaynağı veya korkulan bir şey olmak demektir. Yani çiftçiler bu böceklerden çok korkuyor, onlara zarar veriyorlar.
Metne Katkısı: Bu deyim, kelaynakların aslında doğa için ne kadar önemli olduğunu, özellikle de çiftçilerin zararlı böceklerden kurtulmasına yardımcı olduğunu çok güçlü bir şekilde vurguluyor. Böylece kelaynakların varlığının sadece kendileri için değil, insanlar için de faydalı olduğunu anlıyoruz.
-
“Ailem dünyadan silinip yok olmak üzere. Böyle giderse soyum sopum kalmayacak.”
Deyim 1: Dünyadan silinip yok olmak
Anlamı: Bir türün veya canlının tamamen ortadan kalkması, bir daha hiç var olmaması demektir. Yani kelaynak türü tükenmek üzere.
Metne Katkısı: Bu deyim, kelaynakların içinde bulunduğu tehlikenin ciddiyetini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Türün tamamen ortadan kalkma riskiyle karşı karşıya olduğunu, yani neslinin tükenmek üzere olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bu durumun ne kadar acil ve önemli olduğunu vurgular.
Deyim 2: Soyu sopu kalmamak
Anlamı: Bir ailenin, bir türün ya da bir soyun devamının gelmemesi, gelecekte hiçbir bireyinin kalmaması demektir.
Metne Katkısı: Bu deyim de yine kelaynakların yok olma tehlikesini pekiştiriyor. Sadece şu anki bireylerin değil, gelecek nesillerin de tamamen ortadan kalkma riskini anlatarak durumun vahametini, yani ne kadar kötü olduğunu daha derinden hissettiriyor.
-
“Beni güzel bulsalar ne çıkar, çirkin bulsalar ne çıkar?”
Deyim: Ne çıkar?
Anlamı: “Ne fark eder?”, “Ne önemi var?”, “Bir şey değiştirir mi?” gibi anlamlara gelir. Yani bir şeyin sonucunun veya etkisinin olmadığını belirtmek için kullanılır.
Metne Katkısı: Bu deyim, kelaynağın dış görünüşüyle ilgili yapılan yorumlara aldırış etmediğini, yani bunları umursamadığını gösteriyor. Onun için önemli olanın güzellik ya da çirkinlik gibi yüzeysel şeyler değil, varlığını sürdürmek ve hayatta kalmak olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bu, kelaynağın önceliklerini ortaya koyar.
2. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini belirleyip yazınız.
Metni dikkatlice okuduğumuzda, kelaynak kuşunun kendi ağzından yaşadığı durumu anlattığını görüyoruz.
Konusu:
Kelaynak kuşunun geçmişteki kalabalık yaşamından günümüzdeki yok olma tehlikesine uzanan öyküsü ve neslinin tükenme riski.
Ana fikri:
Kelaynak kuşları, geçmişte geniş bir coğrafyada yaşayan ve sayıca çok olan bir türken, günümüzde insanların etkisiyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Doğadaki her canlının bir değeri vardır ve onların yok olması, doğanın dengesini bozar.
3. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin içeriğine yönelik aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Şimdi metni tekrar okuyarak bu soruları cevaplayalım:
1. Metindeki anlatım kimin ağzından yapılıyor?
Çözüm:
Metin, “Benim adım hiç duydunuz mu? Söyleyeyim duymadıysanız. Adım: Kelaynak.” cümlesiyle başladığı için, anlatımın kelaynak kuşunun kendi ağzından yapıldığını anlıyoruz. Yani kelaynak, bize kendi hikayesini anlatıyor.
2. Anlatıcının dert dediği nedir? İnsanlar bu duruma çözüm bulabilir mi?
Çözüm:
Adım 1: Anlatıcının derdi
Anlatıcının “dert” dediği şey, ailesinin yani kelaynak türünün dünyadan silinip yok olmak üzere olması ve “böyle giderse soyum sopum kalmayacak” demesidir. Kısacası, neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olması onun en büyük derdidir.
Adım 2: İnsanların çözüm bulma ihtimali
Metinde doğrudan “insanlar çözüm bulabilir” diye bir ifade geçmiyor. Ancak kelaynakların sayısının azalmasında insanların dolaylı ya da doğrudan etkisi olduğu bilinen bir gerçek. Metindeki “Böyle giderse soyum sopum kalmayacak” ifadesi, durumun gidişatının değişebileceğine işaret ediyor. Bu durumda, insanlar doğaya karşı daha duyarlı davranır, kelaynakların yaşam alanlarını korur ve onları tehdit eden unsurları ortadan kaldırırsa, evet, bu duruma çözüm bulabilirler. Çünkü doğadaki sorunların çoğu insan kaynaklıdır ve çözümleri de yine insanların elindedir.
3. Anlatıcı, kendileriyle ilgili hangi bilgileri veriyor?
Çözüm:
Kelaynak, kendisiyle ilgili şu bilgileri veriyor:
- Adının Kelaynak olduğunu söylüyor.
- Görünüşü hakkında farklı yorumlar olduğunu, bazılarının onu çirkin, bazılarının ise tüylerinin güneşte parlamasından dolayı güzel bulduğunu belirtiyor. Ancak kendisinin buna aldırmadığını ekliyor.
- Geçmişte çok büyük bir aileye sahip olduklarını, Asya, Avrupa ve Afrika gibi geniş kara parçalarına yayıldıklarını ve sayıca çok olduklarını anlatıyor.
- Günümüzde ise sayılarının çok azalarak 70-80 kadar kaldığını ve ailesinin (türünün) yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor.
4. Anlatıcı, kendilerinin doğaya hangi faydaları sağladıklarından söz ediyor?
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, kelaynak anlatıcının “BİR KELAYNAK ANLATIYOR” başlığı altındaki asıl metinde kendilerinin doğaya sağladığı faydalardan doğrudan söz etmediğini görüyoruz. Metin daha çok türlerinin yok olma tehlikesi ve sayıca azalması üzerine odaklanmıştır.
(Not: İlk etkinlikteki “çekirgeler olsun ekinlere zarar veren öteki böcekler olsun çiftçilerin korkulu rüyasıdır” cümlesi, bir deyim örneği olarak verilmiş ayrı bir bilgidir, kelaynağın kendi anlatımının içinde yer almamaktadır.)
5. Doğanın dengesi, doğadaki uyum ne zaman bozulmaya başlıyor?
Çözüm:
Metinde doğrudan bir tarih veya olay verilmemiş olsa da, kelaynağın anlattıklarından yola çıkarak doğanın dengesinin ve uyumunun ne zaman bozulmaya başladığını anlayabiliriz.
Adım 1: Kelaynağın durumu
Kelaynak, geçmişte sayıca çok ve geniş alanlara yayılmışken, şimdi sayılarının 70-80’e düştüğünü ve “Ailem dünyadan silinip yok olmak üzere” diyor. Bu durum, bir türün doğal yaşam döngüsünün dışına çıkarak hızla azalması anlamına geliyor.
Adım 2: Denge ve uyumun bozulması
Doğanın dengesi ve doğadaki uyum, bir türün sayısının bu kadar azalmaya başladığı, hatta yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı zaman bozulmaya başlar. Çünkü her canlı, ekosistemde belirli bir göreve sahiptir ve bir türün yok olması, besin zincirini ve diğer canlıların yaşamını olumsuz etkiler. Kelaynakların sayısının bu denli azalması, doğanın hassas dengesinin bozulduğunun önemli bir işaretidir.