7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 103
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizdeki metin anlama etkinliğini birlikte çözeceğiz. Unutmayın, bir metni doğru anlamak ve yorumlamak, soruları da doğru cevaplamanın anahtarıdır. Şimdi hazırsanız, verilen metni dikkatlice okuyarak soruları adım adım cevaplayalım.
***
5. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Ali Menco kimdir? Nerede yaşıyor? Fiziksel özellikleri belirtiniz.
Sevgili çocuklar, bu soruyu cevaplamak için metnin ilk kısımlarına bakmamız gerekiyor. Metinde Ali Menco hakkında birçok bilgi verilmiş.
- Adım 1: Ali Menco’nun kim olduğunu bulalım. Metinde “Ernis köyünde bir yaşlı adam var. Adı Ali Menco.” deniliyor. Demek ki Ali Menco, Ernis köyünde yaşayan yaşlı bir adamdır.
- Adım 2: Nerede yaşadığını bulalım. Az önceki cümlede de geçtiği gibi, Ernis köyünde yaşıyor. Ernis köyü ise Van Gölü’nün doğu ucunda, Esrük Dağı’nın eteğinde kurulmuş bir köymüş.
- Adım 3: Fiziksel özelliklerini bulalım. Metinde “Doksan sekizinde bu yıl. Ama daha dinç. Yüzü büyük, pembe. Sakalı süt beyaz, kocaman. Sanki kucağındaki sakal değil de bir kucak pamuk.” şeklinde Ali Menco’nun fiziksel özellikleri detaylıca anlatılmış.
Çözüm:
Ali Menco, Ernis köyünde yaşayan, doksan sekiz yaşında, dinç bir ihtiyardır. Fiziksel özellikleri ise; yüzü büyük ve pembe, sakalı süt beyaz ve kocaman olup yazar onu “sanki kucağındaki sakal değil de bir kucak pamuk” diye benzetmiştir.
2. Ali Menco, yazara neler söylüyor?
Bu sorunun cevabı, Ali Menco’nun yazarla yaptığı sohbetlerle ilgili kısımda gizli.
- Adım 1: Metinde Ali Menco’nun konuşmalarının anlatıldığı yeri bulalım. “Boş, havaya laf ettiği yok. Kuştan, kurttan, böceklerden, yılanlardan, cümle mahlukattan haberdar. Yaşayışlarını bir bir biliyor. Suyu, toprağı, yağmuru, ekini, ağaçları en ilginç yerinden yakalamış. En ilgili yönlerini söylüyor. Bilmediğim, duymadığım şeyler söylüyor dünyaya dair.” cümleleri Ali Menco’nun sözlerinin içeriğini anlatıyor.
Çözüm:
Ali Menco, yazara kuşlardan, kurtlardan, böceklerden, yılanlardan ve tüm canlılardan bahsediyor. Onların yaşamlarını, suyu, toprağı, yağmuru, ekini ve ağaçları en ilginç yönleriyle anlatıyor. Yazara dünyaya dair bilmediği, hiç duymadığı şeyler söylüyor. Kısacası, doğa ve canlılar hakkında derin bilgiler paylaşıyor.
3. Metinde “Boş, havaya laf ettiği yok.” sözüyle ne anlatılmak isteniyor?
Bu ifade, bir kişinin konuşma tarzını anlatmak için kullanılır. Hadi anlamını metinden yola çıkarak bulalım.
- Adım 1: Bu cümlenin geçtiği bağlama bakalım. Ali Menco’nun konuşma tarzını anlatırken kullanılmış. “Sohbeti tatlı bir adam. Çok az konuşuyor. Belki günde bir kere. Ama konuşunca da hoş konuşuyor. Boş, havaya laf ettiği yok.” deniliyor.
- Adım 2: Bu ifadenin devamında Ali Menco’nun ne tür konulardan bahsettiği anlatılmış (kuşlar, kurtlar, doğa…). Yani boş konuşmadığı vurgulanıyor.
Çözüm:
Metinde “Boş, havaya laf ettiği yok.” sözüyle, Ali Menco’nun gereksiz, anlamsız veya boş sözler söylemediği, her konuştuğunda değerli, anlamlı ve bilgi dolu şeyler anlattığı anlatılmak isteniyor.
4. Motorcu, yazarı niçin uyandırıyor?
Bu soruya dikkat edelim çocuklar! Metinde geçen kişi isimleri çok önemli.
- Adım 1: Metinde “motorcu” diye bir karakterden bahsediliyor mu, bir bakalım. Metni dikkatlice okuduğumuzda, yazarın “Motorcu” adında bir karakterden bahsedilmediğini görüyoruz.
- Adım 2: Yazarın uyanmasıyla ilgili kısımda kimden bahsedildiğine bakalım. Metinde “Ali Menco her gün, gün ışımadan önce kalkıyor yataktan. Ay boynuzlu öküzlerini önüne katıp doğru tarlaya gidiyor. Tarlaya giderken kaldığım evin önünden geçip bana da haber veriyor. Alelacele giyinip arkasına düşüyorum.” ifadeleri yer alıyor.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, metinde “Motorcu” adında bir karakterden bahsedilmemektedir. Yazarın uyanmasını sağlayan kişi Ali Menco’dur. Ali Menco, her gün tarlaya giderken yazarın kaldığı evin önünden geçip ona da haber verir ve yazar da Ali Menco’nun arkasından tarlaya gider.
5. Yazarın heyecanla beklediği nedir? Yazar, Güneş’in ilk çıkışını neye benzetiyor?
Bu sorunun iki kısmı var, ikisine de metinden cevap bulalım.
- Adım 1: Yazarın heyecanla beklediği bir şeyden bahsediliyor mu, bakalım. Metinde yazarın “heyecanla beklediği” somut bir olaydan bahsedilmiyor. Daha çok Ali Menco’nun günlük rutinini, doğayı ve sohbetlerini gözlemlemekten hoşlandığı anlatılıyor. Ancak Ali Menco’nun geçip haber vermesiyle onun peşine düşmesi, yazarın bu rutini sabırsızlıkla beklediğini düşündürebilir.
- Adım 2: Güneş’in ilk çıkışını neye benzettiğine bakalım. Metinde “Gün ışığı da yeşile, kırmızıya boyanıyor. Toprak alaimisema gibi oluyor.” cümlesi yer alıyor. “Alaimisema” gökkuşağı demektir.
Çözüm:
Metinde yazarın “heyecanla beklediği” belirli bir olaydan açıkça bahsedilmemiştir. Ancak yazar, Ali Menco’nun tarlaya gidişini ve onunla birlikte tarlada geçireceği vakti, sohbetlerini merakla ve istekle takip etmektedir. Yazar, Güneş’in ilk çıkışıyla birlikte yeşile ve kırmızıya boyanan toprağı, bir “alaimisema”ya (gökkuşağına) benzetmektedir.
6. Ali Menco Van Gölü ne niçin büyülü göl diyor? Van Gölü gerçekten büyülü göl müdür? Yoksa bu bir benzetme midir?
Yine metinde geçen ifadeleri dikkatlice incelemeliyiz.
- Adım 1: Metinde Ali Menco’nun Van Gölü için “büyülü göl” dediği bir kısım var mı, bakalım. Metni baştan sona okuduğumuzda, Ali Menco’nun Van Gölü’ne “büyülü göl” dediğine dair bir ifadeye rastlamıyoruz. Ali Menco daha çok genel olarak doğa ve canlılar hakkında konuşuyor.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, okuduğumuz metinde Ali Menco’nun Van Gölü’ne “büyülü göl” dediğine dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Metinde Ali Menco’nun doğa ve yaşam hakkındaki gözlemleri ve bilgileri aktarılmıştır.
7. Yazar, Van Gölü’nün kıyılarıyla ilgili hangi gözlemlerini dile getiriyor?
Metnin başında Van Gölü ve çevresiyle ilgili bazı bilgiler verilmişti, hatırlayalım.
- Adım 1: Metnin başındaki Van Gölü ile ilgili kısımlara bakalım. “Ernis, Van Gölü’nün doğu ucunda, Esrük Dağı’nın eteğine kurulmuş doksan evlik bir köydür. Esrük Dağı’nın toprakları, kayaları tepeden tırnağa kıpkırmızıdır. Kan kırmızımtırak, semen yeşili… Gün ışığı da yeşile, kırmızıya boyanıyor. Toprak alaimisema gibi oluyor.” cümleleri bize ipucu veriyor.
Çözüm:
Yazar, Van Gölü’nün kıyılarına yakın konumdaki Esrük Dağı’nın topraklarının ve kayalarının tepeden tırnağa kıpkırmızı olduğunu gözlemlemiştir. Ayrıca gün ışığıyla birlikte bu toprakların kan kırmızımtırak ve semen yeşili gibi renklere bürünerek adeta bir gökkuşağı (alaimisema) gibi olduğunu dile getirmiştir.
8. Van Gölü’nün ortasındaki adayı hangi özelliğiyle tanıtıyor?
Bu soru da yine metinde geçen bilgilere dikkat etmemizi gerektiriyor.
- Adım 1: Metinde Van Gölü’nün ortasında bir adadan bahsediliyor mu, kontrol edelim. Metni dikkatlice okuduğumuzda, Van Gölü’nün ortasında bulunan bir adadan veya adanın herhangi bir özelliğinden bahsedilmediğini görüyoruz.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, okuduğumuz metinde Van Gölü’nün ortasında bulunan bir adadan veya adanın herhangi bir özelliğinden bahsedilmemektedir.
***
6. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin içeriğini yorumlayarak metinden öznel ve nesnel yargılara örnekler veriniz.
Unutmayın, öznel yargılar kişisel duygu ve düşünceleri ifade ederken, nesnel yargılar doğruluğu kanıtlanabilir, kişiden kişiye değişmeyen bilgilerdir.
Öznel yargılar
- Adım 1: Metinde yazarın kendi düşüncesini, beğenisini veya yorumunu kattığı cümleleri bulalım.
- “Sohbeti tatlı bir adam.” (Bu, yazarın Ali Menco hakkındaki kişisel görüşüdür.)
- “Ama konuşunca da hoş konuşuyor.” (Yine yazarın kişisel beğenisi.)
- “Sanki kucağındaki sakal değil de bir kucak pamuk.” (Ali Menco’nun sakalını pamuğa benzetmesi, yazarın kişisel bir yorumu ve benzetmesidir.)
- “En ilginç yerinden yakalamış.” (Bir şeyin ilginç olup olmaması kişiden kişiye değişebilir, bu da özneldir.)
- “Toprak alaimisema gibi oluyor.” (Toprağın gökkuşağı gibi olması, yazarın kişisel algısı ve edebi benzetmesidir.)
Nesnel yargılar
- Adım 1: Metinde doğruluğu herkes tarafından kabul edilebilecek, kanıtlanabilir bilgileri içeren cümleleri bulalım.
- “Ernis, Van Gölü’nün doğu ucunda, Esrük Dağı’nın eteğine kurulmuş doksan evlik bir köydür.” (Köyün yeri, adı, ev sayısı gibi bilgiler nesneldir.)
- “Adı Ali Menco.” (Bu bir gerçektir.)
- “Doksan sekizinde bu yıl.” (Ali Menco’nun yaşı, kanıtlanabilir bir bilgidir.)
- “Yüzü büyük, pembe. Sakalı süt beyaz, kocaman.” (Bunlar Ali Menco’nun dış görünüşüyle ilgili gözlemlenebilir gerçeklerdir.)
- “Ali Menco her gün, gün ışımadan önce kalkıyor yataktan.” (Bu, Ali Menco’nun günlük rutiniyle ilgili gözlemlenebilir bir bilgidir.)
Çözüm:
Öznel yargılar:
- “Sohbeti tatlı bir adam.”
- “Ama konuşunca da hoş konuşuyor.”
- “Sanki kucağındaki sakal değil de bir kucak pamuk.”
- “En ilginç yerinden yakalamış.”
Nesnel yargılar:
- “Ernis, Van Gölü’nün doğu ucunda, Esrük Dağı’nın eteğine kurulmuş doksan evlik bir köydür.”
- “Adı Ali Menco.”
- “Doksan sekizinde bu yıl.”
- “Ali Menco her gün, gün ışımadan önce kalkıyor yataktan.”