7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 45
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle, Anadolu’nun renkli dünyasına bir yolculuk yapıp, metnimizden yola çıkarak hem kelimelerin anlamlarını eşleştireceğiz hem de dokumacılıkla ilgili bazı kelimeleri öğreneceğiz. Hazırsan başlayalım!
1. ETKİNLİK
Metinde geçen aşağıdaki kelimelerle anlamlarını eşleştiriniz.
Şimdi bu etkinliği adım adım yapalım. Kelimelerimizi ve karşılarındaki anlamları dikkatlice inceleyelim ve metinden de ipuçları alarak doğru eşleştirmeleri bulalım.
Adım 1: Kelimeleri tek tek ele alalım.
- cömert: Bu kelimeyi metinde “evini, çadırını bir bayram şenliği, bir düğün alayı gibi renklerle donatır; evini, çadırını, bir bayram şenliği, bir düğün alayı gibi renklerle donatır. Anadolu insanları bu yüzden kilimler Anadolu’da bir renk sofrasıdır. Ali al, moru mor, akı karası, sarısı, durusu, nesi var nesi yoksa cömertçe sofraya getirir;” cümlesinde görüyoruz. Burada “cömertçe sofraya getirir” ifadesi, bol bol, esirgemeden verme anlamı taşıyor.
- Anlamlarına baktığımızda: “Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, bonkör.” tanımı tam da bu anlama uyuyor.
- totem: Metinde bu kelime doğrudan geçmiyor ama genel kültür bilgisi ve verilen tanımlar arasında eşleştirme yapacağız.
- Anlamlarına baktığımızda: “İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne.” tanımı “totem” kelimesinin anlamını çok güzel açıklıyor.
- tılsım: Metinde “uğur ve bereket simgeleri, sağlık ve mutluluk tılsımları” şeklinde geçiyor. Tılsımlar, genellikle doğaüstü bir gücü olduğuna inanılan objeler veya kavramlardır.
- Anlamlarına baktığımızda: “Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç.” tanımı, tılsımın temelindeki bu gücü anlatıyor.
- gelenek: Metinde “Anadolu kilimlerinde renkler ve desenler, geleneksel zenginliğimizin sezgisel seçilmez. Her yörenin kendine özgü bir kilimi vardır. Renkler ve desenler, bir gelenek zincirinde yüzyıllara ulaşır.” şeklinde geçiyor. Gelenekler, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel değerlerdir.
- Anlamlarına baktığımızda: “Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, töre, anane.” tanımı “gelenek” kelimesini mükemmel bir şekilde açıklıyor.
- tırmık: Metinde “tırmık, ibrik gibi nazarlıklar” ifadesinde geçiyor. Tırmık, bildiğimiz bir tarım aracıdır.
- Anlamlarına baktığımızda: “Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç.” tanımı, tırmığın ne olduğunu bize anlatıyor.
- nazarlık: Metinde “tırmık, ibrik gibi nazarlıklar” şeklinde geçiyor. Nazarlıklar, kötü enerjilerden, nazardan koruduğuna inanılan objelerdir.
- Anlamlarına baktığımızda: “Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kağıt.” tanımı, nazarlık kelimesinin anlamını tam olarak karşılıyor.
Çözüm:
Bu kelimeleri ve anlamlarını eşleştirdiğimizde ortaya çıkan tablo şöyle olur:
- cömert: Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, bonkör.
- totem: İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne.
- tılsım: Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç.
- gelenek: Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, töre, anane.
- tırmık: Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç.
- nazarlık: Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kağıt.
***
2. ETKİNLİK
Geleneksel sanatlarımızdan dokumacılık alanıyla ilgili kelimeler aşağıda verilmiştir. Bu kelimelerin birbiriyle ortak veya farklı yönlerini belirleyerek anlamlarını öğreniniz. Bu kelimeleri sözlük defterinize yazınız.
Şimdi de dokumacılıkla ilgili bu kelimelerin anlamlarını metinden ve genel bilgilerimizden yola çıkarak açıklayalım.
Adım 1: Metinde geçen veya dokumacılıkla ilişkili kelimeleri belirleyelim.
Metinde “kilim”, “çadır”, “çuval” kelimeleri doğrudan geçiyor. “Halı”, “çorap” ve “heybe” kelimeleri ise dokumacılıkla çok yakından ilişkili, geleneksel el sanatlarımızda önemli yer tutan kelimelerdir.
Adım 2: Her kelimenin anlamını açıklayalım.
- kilim:
Çözüm: Kilim, metinde de bahsedildiği gibi, Anadolu’da çok önemli bir yere sahip, yün veya pamuk ipliklerinden dokunan, genellikle deseni olan, havı (tüylü yüzeyi) olmayan, düz ve ince bir yaygıdır. Yerlere serilmesinin yanı sıra duvarlara asılarak ya da çadırların içini süsleyerek de kullanılır. Metnimizden de anladığımız gibi, her yörenin kendine özgü kilimleri vardır ve renkleriyle, desenleriyle bir kültürü yansıtır.
- halı:
Çözüm: Halı da kilim gibi bir yer yaygısıdır ancak kilimden farklı olarak havlı (tüylü) bir yüzeye sahiptir. Genellikle yün veya ipekten el dokumasıyla ya da makineyle üretilir. Kilimden daha kalın ve yumuşak olur. Hem dekoratif amaçlı kullanılır hem de sıcak tutma özelliği vardır. Dokumacılık sanatının en güzel örneklerinden biridir.
- çadır:
Çözüm: Çadır, metinde “evini, çadırını bir bayram şenliği, bir düğün alayı gibi renklerle donatır;” şeklinde geçer. Genellikle göçebe yaşam süren toplulukların ya da kamp yapanların kullandığı, direkler üzerine gerilmiş kumaş veya deriden yapılmış, taşınabilir bir barınaktır. Anadolu’da yörük kültüründe önemli bir yere sahiptir ve metinde de geçtiği gibi rengarenk desenlerle süslenir.
- çuval:
Çözüm: Çuval, metinde “çuvalı bir yaşayış, sert kilimlerin, çetin kuruluğun, taşın, kayanın, çatlamış toprakların, bükülmeyen, yumuşamayan insanların sert çizgileri gibi…” cümlesinde geçiyor. Genellikle kaba ve dayanıklı kumaşlardan (jüt, keten gibi) yapılan, ağzı büzülerek kapanabilen, tahıl, un, kömür gibi şeyleri taşımak veya depolamak için kullanılan büyük bir torbadır.
- çorap:
Çözüm: Çorap, ayakları ve bacakların alt kısmını saran, genellikle yün, pamuk veya sentetik ipliklerden örülerek yapılan bir giysidir. Anadolu’da el örgüsü çoraplar, özellikle kış aylarında sıcak tutmak için kullanılır ve üzerindeki desenlerle yöresel özellikler taşır. Dokumacılık ve el sanatlarımız içinde önemli bir yer tutar.
- heybe:
Çözüm: Heybe, genellikle yün ipliklerinden dokunan, iki gözü olan ve ortadan birleştirilmiş, omuzda taşınan veya hayvanların sırtına atılarak kullanılan bir tür çantadır. Anadolu’da yiyecek, eşya taşımak için kullanılır ve üzerindeki dokuma desenleriyle geleneksel el sanatlarımızın bir parçasıdır.