7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 38
Merhaba çocuklar! Bugün Necati Cumalı’nın güzel ve hüzünlü bir metni üzerinde çalışacağız. Metni dikkatlice okuyup anladığımızdan emin olalım, sonra da soruları adım adım, güzelce cevaplayalım. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
1. Yazar ve babası nerede yaşıyorlarmış?
Bu soruyu cevaplamak için metnin ilk kısımlarına ve sonuna doğru olan bilgilere dikkat etmemiz gerekiyor.
Adım 1: Metnin başını okuyalım. “Babam, Selanik’e kadar ağzını açmadı. Trenin penceresinden Makedonya topraklarına, dağlara taşlara baktı durdu.” Buradan yazarın babasının Selanik’ten geldiğini ve Makedonya topraklarını geride bıraktığını anlıyoruz. Metnin devamında ise babanın “Florina’ya geri döneyim, Florina’da öleyim… Toprağımı bırakamam!” dediğini görüyoruz. Florina, Makedonya’da bir yerleşim yeri. Demek ki asıl memleketleri burasıymış.
Adım 2: Metnin son kısmına bakalım. “Gökmen olarak Urla’ya yerleştik. Urla’da üç yıl yatağında sılasını yaşadı.” Bu cümleden de göç ettikten sonra yerleştikleri yerin İzmir’in bir ilçesi olan Urla olduğunu anlıyoruz.
Sonuç: Yazar ve babası, göç etmeden önce Florina’da (Makedonya) yaşıyorlarmış. Göç ettikten sonra ise Urla’ya yerleşmişler.
2. Yazarın babasının ruhsal durumunu açıklayınız.
Bu soruda, metindeki olaylar ve babanın sözleri üzerinden onun iç dünyasını, neler hissettiğini anlatmamız isteniyor.
Adım 1: Metinde babanın davranışlarına dikkat edelim. “Dalgın, tek söz etmeden bekliyordu,” “bir eliyle kavradı rıhtım merdivenlerinin parmaklıklarını,” “zorlukla, sonunda üç kişi koltuğu ile yerden havlandırdık, ayırdık ellerini parmaklıklardan,” “gözlerini ayırmazdan sık sık dağlar giderdi.” Bu ifadeler, babanın çok üzgün, çaresiz ve ayrılık acısı içinde olduğunu gösteriyor.
Adım 2: Babanın söylediği sözlere bakalım. “Ölülerimi kimsesiz bırakamam! Siz gidin, bindirin beni trene, Florina’ya geri döneyim, Florina’da öleyim… Toprağımı bırakamam!” ve “Ah, Florina’yı bırakmayacaktım, Florina’da ölecektim!” Bu sözler, babanın vatanına, toprağına ne kadar bağlı olduğunu, oradan ayrılmaya hiç gönlünün olmadığını ve bu ayrılığın ona büyük bir acı verdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Sonuç: Yazarın babası, doğup büyüdüğü, atalarının yaşadığı topraklardan, yani Florina’dan ayrıldığı için çok büyük bir üzüntü, acı ve hasret duyuyor. Kalbi kırık, dalgın ve memleketine olan sevgisi yüzünden adeta ruhsal bir çöküntü yaşıyor. O kadar bağlı ki, orada ölmeyi bile göze alacak kadar vatanını seviyor.
3. Bu metnin başlığı sizce ne olabilir?
Bir metne başlık bulurken, metnin ana konusunu, en çok vurguladığı fikri düşünmeliyiz. Bu metinde en çok neyden bahsediliyor?
Adım 1: Metnin konusunu özetleyelim. Metin, bir babanın zorunlu göçle (mübadeleyle) memleketinden ayrılmasının ve bu ayrılığın ona yaşattığı derin acının hikayesi.
Adım 2: Bu konuyu en iyi anlatan kısa ve ilgi çekici bir ifade bulalım.
Sonuç: Bu metne birçok farklı başlık bulabiliriz ama en uygunları şunlar olabilir:
- Florina’ya Veda
- Sıla Acısı
- Babamın Göçü
- Toprağın Gözyaşları
Benim en çok içime sinen “Sıla Acısı” olurdu, çünkü babanın hissettiği en yoğun duygu bu.
4. Bu metinde vurgulanan ana fikir nedir? Yazınız.
Ana fikir, metnin bize vermek istediği temel mesajdır çocuklar. Yazar bu hikayeyi niçin yazmış, bize ne anlatmak istemiş?
Adım 1: Metnin genelinde hangi duygu veya durum öne çıkıyor? Babanın memleketinden koparılma acısı, vatan hasreti.
Adım 2: Bu duygunun veya durumun insan üzerindeki etkisini düşünelim.
Sonuç: Bu metinde vurgulanan ana fikir şudur: Zorunlu göçler ve vatanından ayrılma, insanlarda çok derin bir acı ve bitmek bilmeyen bir sıla özlemi yaratır; bu acı, yıllar geçse de unutulmaz ve insanı derinden etkiler.
5. Metindeki hikâye unsurlarını belirleyip yazınız.
Hikaye unsurları, bir olayın kimler tarafından, nerede, ne zaman ve nasıl yaşandığını anlatan temel bilgilerdir. Hatırlayalım: kişiler, yer, zaman, olay ve anlatıcı.
Adım 1: Kimler var bu hikayede?
Adım 2: Olay nerede geçiyor?
Adım 3: Olay ne zaman yaşanmış?
Adım 4: Hikayede ne anlatılıyor?
Adım 5: Hikayeyi bize kim anlatıyor?
Sonuç:
- Kişiler:
- Yazar (Anlatıcı): Hikayeyi bize aktaran kişi.
- Yazarın Babası: Florina’dan göç etmek zorunda kalan, vatan hasreti çeken yaşlı adam.
- Fehim Çavuş, Salip Bey: Babayı vapura bindirmeye çalışan görevliler.
- Diğer İnsanlar: Göç eden diğer aileler, görevliler.
- Yer (Mekan):
- Florina (Makedonya): Babanın doğduğu, yaşadığı ve ayrılmak istemediği yer.
- Selanik: Trenin geçtiği yer.
- Rıhtım ve Vapur: Göç yolculuğunun başladığı ve devam ettiği yerler.
- Urla (İzmir): Göç sonrası yerleştikleri yeni memleket.
- Zaman:
- Mübadele Dönemi: Zorunlu göçlerin yaşandığı yıllar.
- Babanın Yaşlılığı: Metinde 90 yaşında olduğu belirtiliyor.
- Olay (Konu):
- Yazarın babasının, 90 yaşında olmasına rağmen vatanı Florina’dan zorla koparılması, bu ayrılık acısını derinden yaşaması ve yeni yerleştikleri Urla’da bile memleket hasreti çekmesi.
- Anlatıcı:
- Birinci Kişi Anlatıcı: Hikaye, “ben” ağzından, yani yazarın kendisi tarafından anlatılmıştır. (“Babam, Selanik’e kadar ağzını açmadı.”, “Benim yerim Florina, diyordu.”)
6. Metinde geçen çekimli fiilleri bulup yazınız.
Çekimli fiil ne demekti çocuklar? Hatırlayalım: Bir işi, oluşu, durumu anlatan ve zaman (geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman vb.) ve kişi (ben, sen, o vb.) eklerini alan fiillere çekimli fiil diyorduk. Yani bir cümlede yüklem görevinde olan fiiller genellikle çekimli fiillerdir. Hadi metindeki çekimli fiilleri avlayalım!
Adım 1: Metni baştan sona dikkatlice okuyalım.
Adım 2: Cümlelerdeki iş, oluş, durum bildiren kelimeleri tespit edelim.
Adım 3: Bu kelimelerin zaman ve kişi eki alıp almadığını kontrol edelim.
Sonuç: Metinde geçen bazı çekimli fiiller şunlardır:
- açmadı (aç-ma-dı)
- baktı (bak-tı)
- durdu (dur-du)
- oturtmuştuk (otur-t-muş-tu-k)
- bekliyordu (bekle-yor-du)
- kavradı (kavra-dı)
- yaşındaydı (yaşında-y-dı)
- kuvvetliydi (kuvvetli-y-di)
- çözemedik (çöz-e-me-di-k)
- diyordu (de-yor-du)
- bırakamam (bırak-a-ma-m)
- gidin (git-in)
- bindirin (bindir-in)
- döneyim (dön-e-yim)
- öleyim (öl-e-yim)
- kalktı (kalk-tı)
- anlamıyordu (anla-mı-yor-du)
- havlandırırdık (havlandır-ır-dı-k)
- ayırdık (ayır-dı-k)
- inmişti (in-miş-ti)
- konuşuyordu (konuş-uyor-du)
- yerleştik (yerleş-ti-k)
- yaşadı (yaşa-dı)
- giderdi (git-er-di)
- tutamadığı (tut-a-ma-dığı – bu kelime fiilimsi olarak da görülebilir ancak cümlenin akışında çekimli fiil gibi kullanılmıştır) *Ama bir öğrenci için bu detaya girmektense, sadece çekimli fiilleri listelemek daha doğru olur.*
- bırakmayacaktım (bırak-ma-yacak-tı-m)
- ölecektim (öl-ecek-ti-m)