4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 84
Merhaba canım öğrencilerim! Ben sizin 4. sınıf Türkçe öğretmeniniz. Bugün sizlerle kitabımızdaki çok güzel ve düşündürücü sorulara birlikte bakacağız. Hazır mısınız? Hadi başlayalım!
METNE HAZIRLIK
1. Çevremize karşı sorumluluklarımız nelerdir?
Sevgili çocuklarım, çevremiz dediğimiz zaman aklımıza ne geliyor? Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar, yaşadığımız ev, okulumuz, parklarımız… Kısacası, etrafımızdaki her şey! Bu güzel çevrenin bize sunduğu güzellikleri düşününce, ona iyi bakmak, onu korumak da bizim görevimiz oluyor, değil mi? İşte bu görevlere biz sorumluluk diyoruz. Hadi gelin, çevremize karşı ne gibi sorumluluklarımız varmış, birlikte bakalım:
-
Temiz Tutmalıyız: En önemlisi, çevremizi temiz tutmalıyız. Yere çöp atmamalı, yediğimiz yiyeceklerin ambalajlarını çöp kutusuna atmalıyız. Hatta mümkünse geri dönüşüm kutularına atarak doğaya daha da yardımcı olabiliriz.
-
Doğayı Korumalıyız: Ağaçları kesmemeli, çiçekleri koparmamalıyız. Hayvanlara zarar vermemeli, onların yaşam alanlarını bozmamalıyız. Bir fidan dikmek, bir hayvanı korumak ne kadar güzel bir duygu, değil mi?
-
Suyu ve Elektriği Tasarruflu Kullanmalıyız: Muslukları açık bırakmamalı, dişlerimizi fırçalarken suyu kapatmalıyız. Odadan çıkarken ışıkları söndürmeyi unutmamalıyız. Çünkü su ve elektrik kaynakları sınırsız değil, onları dikkatli kullanırsak gelecek nesillere de kalır.
-
Gürültü Yapmamalıyız: Çevremizdeki insanları ve hayvanları rahatsız etmemek için yüksek sesle konuşmamalı, müzik dinlememeliyiz. Herkesin huzurlu bir ortamda yaşama hakkı var.
-
Enerji Harcamalarını Azaltmalıyız: Kısa mesafeleri yürüyerek veya bisikletle gitmek, toplu taşıma araçlarını kullanmak hem havayı temiz tutar hem de enerji tasarrufu sağlar.
Unutmayalım ki, temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak hepimizin hakkı. Bu hakkı korumak da hepimizin sorumluluğudur.
2. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” atasözünden ne anlıyorsunuz? Arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bu atasözü gerçekten çok anlamlı ve bize harika bir şey öğretiyor çocuklar. Hadi gelin, adım adım bu atasözünü birlikte inceleyelim:
Adım 1: Atasözünün kelimelerini düşünelim.
-
“Bir elin nesi var” derken, tek başına bir insanın veya tek bir çabanın ne kadar yetersiz kalabileceğini anlatıyor. Mesela tek başımıza kocaman bir dolabı taşımaya çalışmak gibi düşünebiliriz, çok zor olurdu, değil mi?
-
“İki elin sesi var” derken ise, iki kişinin veya daha fazla kişinin bir araya gelerek çalıştığında, yani iş birliği yaptığında işlerin çok daha kolay, daha hızlı ve daha güzel olacağını anlatıyor. O kocaman dolabı iki kişi kaldırmaya çalışsak, çok daha kolay olur. Hatta belki birlikte çalışırken çıkan o uyumlu sese, yani başarının getirdiği coşkuya “ses” deniyor olabilir!
Adım 2: Atasözünün bize ne öğrettiğini bulalım.
Bu atasözü bize dayanışmanın ve iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Yani, bir işi tek başımıza yapmaya çalışmak yerine, arkadaşlarımızla, ailemizle veya çevremizdeki insanlarla birlikte hareket ettiğimizde, o iş çok daha güzel sonuçlar verir. Birlikten kuvvet doğar derler ya, işte tam da bu atasözü bunu anlatıyor!
Adım 3: Günlük hayattan örnekler verelim.
-
Mesela, sınıfımızı temizlerken herkes bir köşeden tutsa, sınıfımız pırıl pırıl olur ve çok çabuk biter.
-
Zor bir matematik problemini tek başımıza çözemediğimizde, arkadaşımızla birlikte düşünsek, belki hemen doğru çözümü buluruz.
-
Oyun oynarken takımlar kurarız, değil mi? Takım olarak birlikte hareket ettiğimizde, birbirimize destek olduğumuzda daha başarılı oluruz ve daha çok eğleniriz.
Sonuç olarak, bu atasözü bize birlikte çalışmanın, yardımlaşmanın ve dayanışmanın ne kadar değerli olduğunu öğretiyor. Tek başımıza yapamayacağımız veya zorlanacağımız şeyleri, el ele vererek çok daha kolay ve keyifli bir şekilde başarabiliriz!
1. ETKİNLİK
Metni dinlerken ilginizi çeken yerleri defterinize not alınız.
Canım öğrencilerim, bu etkinlik için “Maysa ile Bulut” adlı izleme metnini dinlemeniz veya izlemeniz gerekiyor. Şu an bu metni birlikte izleyemediğimiz için, ben size bu etkinliği nasıl yapacağınızı anlatacağım ve örnek notlar vereceğim.
Adım 1: İzleme Metnini Dikkatle Takip Edin.
-
Metni dinlerken veya izlerken gözlerinizi ve kulaklarınızı dört açın. Maysa ve Bulut’un maceralarında neler oluyor, kimler var, nerede geçiyor olaylar? Tüm bu detaylara dikkat edin.
Adım 2: İlginizi Çeken Yerleri Belirleyin.
-
Metinde sizi şaşırtan, güldüren, üzen, düşündüren veya hayran bırakan bir olay, bir karakterin sözü, bir manzara veya herhangi bir detay olabilir. “Vay canına!” dediğiniz her şeyi aklınızda tutun.
Adım 3: Defterinize Not Alın.
-
Belirlediğiniz bu ilginç yerleri defterinize kısa cümlelerle veya anahtar kelimelerle not alın. Kendi cümlelerinizle yazmanız çok önemli!
İşte size birkaç örnek not:
-
“Maysa’nın Bulut ile ilk tanışması çok komikti, Bulut çok şaşırdı.”
-
“Bulut’un rengarenk olması çok hoşuma gitti, gökyüzündeki gibiydi.”
-
“Ormanda kaybolduklarında çok korktum, ama sonra bir araya gelmeleri iyi oldu.”
-
“Çevrenin ne kadar güzel olduğunu anlatan yerler çok hoşuma gitti, biz de çevremizi korumalıyız.”
Unutmayın, herkesin ilgisini çeken yerler farklı olabilir. Önemli olan sizin metinden neler öğrendiğiniz, neler hissettiğiniz ve neleri aklınızda tuttuğunuz. Metni izledikten sonra siz de kendi notlarınızı bu şekilde alabilirsiniz!