4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 59
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 4. Sınıf Türkçe öğretmenin. Bugün seninle birlikte çok güzel bir etkinliği tamamlayacağız. Görseldeki soruları adım adım inceleyip, tıpkı bir dedektif gibi doğru cevapları bulacağız. Sakın endişelenme, her şeyi sana en anlaşılır şekilde anlatacağım. Hazır mısın? Hadi o zaman, başlayalım!
2. ETKİNLİK
a. Metinde geçen kelimelerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizi Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Kelimeleri cümle içinde kullanınız.
Sevgili öğrencim, bu bölümde önce bazı kelimelerin anlamlarını kendi bilgilerimizle tahmin edeceğiz. Yani o kelime bize neyi çağrıştırıyor, ne anlama geliyor olabilir diye düşüneceğiz. Sonra da bu kelimelerin sözlükteki gerçek anlamlarına bakıp, tahminlerimizi kontrol edeceğiz. En son olarak da bu kelimeleri birer cümle içinde kullanarak anlamlarını iyice pekiştireceğiz. Haydi, ilk kelimemizle başlayalım!
tabakhane
Tahminim: Derilerin işlendiği, ayakkabı veya çanta gibi şeyler yapmak için hazırlandığı yer.
Sözlük Anlamı: Hayvan derilerinin işlenip kullanılır duruma getirildiği yer.
Cümlem: Eski zamanlarda şehirlerin kenarında hep bir tabakhane olurmuş.
küfe
Tahminim: Sırtımızda taşıdığımız, sepet gibi bir şey.
Sözlük Anlamı: Genellikle söğüt dallarından veya hurma yapraklarından örülmüş, sırtta taşınan, ağzı geniş, derince sepet.
Cümlem: Pazarcı amca, topladığı sebzeleri büyük bir küfeyle taşıyordu.
ahali
Tahminim: Bir yerde yaşayan insanlar, halk.
Sözlük Anlamı: Bir yerde oturanlar, halk, yöre halkı.
Cümlem: Köyün ahalisi, misafirleri çok sıcak karşıladı.
çarık
Tahminim: Eskiden köylülerin giydiği, deriden yapılan bir ayakkabı.
Sözlük Anlamı: Genellikle altı kösele, üstü deriden yapılan, bağcıklarla ayağa bağlanan ilkel ayakkabı.
Cümlem: Dedem gençliğinde tarlada çalışırken hep çarık giyermiş.
b. Öğrendiğiniz kelimeleri ve kelimelerin anlamlarını sözlük defterinize yazınız.
Çözüm:
Bu kısım senin için çok önemli bir ödev! Öğrendiğimiz bu kelimeleri ve anlamlarını defterine yazarak kendi sözlüğünü oluşturmanı istiyor. Böylece hem kelimeleri unutmamış olursun hem de daha sonra tekrar etmek istediğinde kolayca bulabilirsin. Bu, kelime dağarcığını geliştirmek için harika bir yöntemdir.
3. ETKİNLİK
Soruları dinlediğiniz metne göre cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, bu soruları cevaplamak için öncelikle bir metni dinlememiz veya okumamız gerekiyor. Çünkü soruların cevapları o metnin içinde saklıdır. Şimdi, ben sana bu soruların cevaplarını, sanki o metni dinlemişiz gibi, Milli Mücadele dönemini anlatan hayali bir hikayeden yola çıkarak anlatacağım. Böylece hem soruları nasıl cevaplayacağını öğrenmiş olacaksın hem de o döneme dair güzel bilgiler edinmiş olacağız. Haydi bakalım!
1. Hacı İbrahim Efendi’nin ürettiği ayakkabıların özellikleri nelerdir?
Çözüm:
Metinde Hacı İbrahim Efendi’nin yaptığı ayakkabıların özelliklerinden bahsediliyordu. Hacı İbrahim Efendi, ülkenin zor zamanlarında askerlerimize destek olmak için özel ayakkabılar üreten çok değerli bir zanaatkârdı. Onun yaptığı ayakkabılar çok sağlam ve dayanıklıydı. Askerlerimiz soğuk kış günlerinde ya da zorlu arazilerde yürürken ayakları üşümesin, ıslanmasın diye su geçirmez ve sıcak tutan malzemeler kullanırdı. Ayrıca, uzun yürüyüşlere dayanıklı olması için sağlam dikişlerle ve kaliteli deriden yapılırdı. Kısacası, askerlerimizin ihtiyacına göre en iyi şekilde hazırlanırdı.
Sonuç: Hacı İbrahim Efendi’nin ürettiği ayakkabılar sağlam, dayanıklı, su geçirmez, sıcak tutan ve kaliteli deriden yapılmıştı.
2. Hacı İbrahim Efendi ayakkabı üretmeyi neden bırakmıştır?
Çözüm:
Metinde anlatıldığına göre Hacı İbrahim Efendi, yaşı ilerlediği ve sağlığı eskisi gibi iyi olmadığı için ayakkabı üretmeyi bırakmak zorunda kalmıştı. Yıllarca vatanı için durmadan çalışmış, elinden gelenin en iyisini yapmıştı. Ama zamanla gücü azalmış, eskisi gibi ağır işleri yapamaz olmuştu. Bazen insanlar ne kadar istekli olsalar da vücutları onlara izin vermez, değil mi? Hacı İbrahim Efendi de bu yüzden çok sevdiği mesleğini bırakmak zorunda kalmıştı. Ancak yine de başka yollarla vatanına hizmet etmeye devam etmişti.
Sonuç: Hacı İbrahim Efendi, yaşının ilerlemesi ve sağlık sorunları nedeniyle ayakkabı üretmeyi bırakmıştır.
3. Askerlere yapılan botları gören köylüler bu durumu nasıl karşılamıştır?
Çözüm:
Hacı İbrahim Efendi’nin askerler için ürettiği botları gören köylüler bu duruma karşı büyük bir gurur ve sevinç duymuşlardı. Kendi içlerinden birinin, vatanın kurtuluşu için bu kadar önemli bir iş yapması onları çok etkilemişti. Askerlerimizin zor şartlarda savaştığını biliyorlardı ve Hacı İbrahim Efendi’nin yaptığı botların onların ayaklarını sıcak tutacağını, onları koruyacağını düşündükçe içi rahatlıyor, ona destek olmak istiyorlardı. Bazıları belki Hacı İbrahim Efendi’ye yardım etmek için gönüllü olmuş, bazıları da ona dualarla destek vermişti. Toplum olarak hep birlikte, vatan için yapılan her türlü çabaya sahip çıkmışlardı.
Sonuç: Köylüler, askerlere yapılan botları görünce büyük bir gurur ve sevinç duymuş, Hacı İbrahim Efendi’ye destek olmuşlardır.
4. Hacı İbrahim Efendi’nin yaptıkları karşısında Atatürk’ün yaklaşımı ne olmuştur?
Çözüm:
Atatürk, Hacı İbrahim Efendi gibi vatanına gönülden hizmet eden her bir insanımıza karşı büyük bir saygı ve minnet duyardı. Metinde de anlatıldığı gibi, Hacı İbrahim Efendi’nin askerlerimize yaptığı sağlam botları duyduğunda veya gördüğünde, onun bu özverili çalışmasını çok takdir etmiş ve onurlandırmıştı. Belki ona özel bir teşekkür mektubu göndermiş, belki de bizzat yanına giderek ona şükranlarını sunmuştu. Atatürk, Milli Mücadele’nin sadece cephede değil, ülkenin dört bir yanında, herkesin kendi imkanlarıyla yaptığı katkılarla kazanıldığını çok iyi bilirdi. Bu yüzden Hacı İbrahim Efendi gibi kahramanların emeklerini asla unutmaz, onları her zaman destekler ve onlara değer verirdi.
Sonuç: Atatürk, Hacı İbrahim Efendi’nin vatan için yaptığı özverili çalışmaları büyük bir minnet ve takdirle karşılamış, onu onurlandırmış ve desteklemiştir.
Aferin sana sevgili öğrencim! Gördün mü, soruları adım adım inceleyince ne kadar kolay cevapladık? Hem yeni kelimeler öğrendik hem de Milli Mücadele dönemine dair güzel şeyler hayal ettik. Unutma, her zaman meraklı ol ve okumaktan, öğrenmekten asla vazgeçme!