4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 54
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, çok önemli bir konuyu, İstiklâl Marşı’mızın yazılış hikâyesini anlatan etkinlikleri çözeceğiz. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bu soruları cevaplamak için elimizde bir metin yok. Ama hiç önemli değil! Çünkü biz İstiklâl Marşı’mızın ve Mehmet Âkif Ersoy’un hikâyesini az çok biliyoruz. Bu yüzden genel bilgilerimizden yola çıkarak soruları doğru bir şekilde cevaplayacağız. Haydi bakalım!
2. ETKİNLİK
Soruları metne göre cevaplayınız.
1. Mehmet Âkif yarışmaya neden katılmak istememiştir?
Canım çocuklar, Mehmet Âkif Ersoy, İstiklâl Marşı gibi çok önemli bir eseri yazmak için açılan yarışmaya başta katılmak istemedi. Neden mi? Çünkü o, bu marşın milletimizin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesini anlatan çok özel, çok kutsal bir eser olduğuna inanıyordu. Böyle kutsal bir eserin para ödülü karşılığında yazılmasını doğru bulmuyordu. “Bu marş, milletin kalbinden gelmeli, parayla yazılmamalı,” diye düşünüyordu adeta. Bu yüzden, “Ben böyle bir yarışmaya katılamam,” dedi. Onun için önemli olan, marşın milletin ruhunu yansıtmasıydı, parası değil.
Sonuç:
Mehmet Âkif, İstiklâl Marşı gibi kutsal bir eserin para ödülü karşılığında yazılmasını doğru bulmadığı için yarışmaya katılmak istememiştir.
2. Hamdullah Suphi Bey, Mehmet Âkif’i millî marş yazmaya ikna etmek için neler söylemiştir?
Sevgili öğrenciler, Hamdullah Suphi Bey, Mehmet Âkif’in bu kutsal görevi üstlenmesi için çok uğraştı. Âkif’in para ödülü konusundaki hassasiyetini biliyordu. Bu yüzden ona şöyle dedi: “Âkif Bey, merak etmeyin, eğer siz yazarsanız ve bu marş birinci olursa, ödülü kesinlikle almak zorunda değilsiniz. Hatta isterseniz bir hayır kurumuna bağışlayabiliriz.” Ama asıl önemli olan şuydu: Hamdullah Suphi Bey, Âkif’e, milletimizin bu marşı ondan beklediğini, onun kaleminden çıkan dizelerin milletimizin ruhunu en iyi yansıtacağını söyledi. Mehmet Âkif, milletinin bu çağrısına dayanamadı ve “Madem öyle, milletim için yazarım!” diyerek bu kutsal görevi üstlendi.
Sonuç:
Hamdullah Suphi Bey, Mehmet Âkif’i, eğer marşı o yazarsa ödülü almasının zorunlu olmadığını, isterse hayır kurumuna bağışlayabileceğini söyleyerek ikna etmiştir. Ayrıca, milletin bu marşı ondan beklediğini vurgulamıştır.
3. Mehmet Âkif’in yazdığı millî marş Mecliste nasıl karşılanmıştır?
Çocuklar, Mehmet Âkif’in yazdığı İstiklâl Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk okunduğunda tam bir duygu seli yaşanmış. Milletvekilleri, marşın her dizesinde kendi vatan sevgilerini, bağımsızlık mücadelelerini bulmuşlar. Marş okunurken herkes ayağa kalkmış, büyük bir coşkuyla alkışlamış. Hatta birçok milletvekilinin gözlerinden yaşlar süzülmüş. Çünkü bu marş, o zor günlerde milletimizin kalbindeki umudu, cesareti ve vatan sevgisini o kadar güzel anlatmış ki, herkesin içini titretmiş. Sonunda da oy birliğiyle, yani hiç kimse karşı çıkmadan, millî marşımız olarak kabul edilmiş.
Sonuç:
Mehmet Âkif’in yazdığı İstiklâl Marşı, Meclis’te büyük bir coşkuyla, alkışlarla ve gözyaşlarıyla karşılanmış, oy birliğiyle kabul edilmiştir.
3. ETKİNLİK
Metnin konusunu ve ana fikrini yazınız.
Şimdi de metnin konusunu ve ana fikrini bulalım. Hatırlayın, konu, metinde neyden bahsedildiğidir. Ana fikir ise, yazarın bize vermek istediği en önemli mesajdır.
Konu:
Metnin konusu, İstiklâl Marşı’nın yazılış süreci, Mehmet Âkif Ersoy’un millî marşı yazmaya nasıl ikna edildiği ve marşın Meclis’te nasıl kabul edildiğidir.
Ana Fikir:
Metnin ana fikri ise, İstiklâl Marşı’nın milletimizin bağımsızlık mücadelesini ve vatan sevgisini en güzel şekilde anlatan, çok kutsal bir eser olduğu ve Mehmet Âkif Ersoy’un büyük bir fedakârlıkla bu eseri milletimize armağan ettiğidir.
4. ETKİNLİK
İstiklâl Marşı’nın Mecliste ilk kez okunduğu sırada orada bulunsaydınız neler hissederdiniz? Paylaşınız.
Canım yavrularım, şimdi sıra geldi en güzel sorularımızdan birine. Düşünün ki, o gün Meclis’te siz de vardınız. İstiklâl Marşı’mız ilk defa okunuyor… Neler hissederdiniz?
Eğer ben orada olsaydım, eminim kalbim küt küt atar, gözlerim dolardı. Çünkü o an, milletimizin bağımsızlık ateşiyle yandığı, vatan için canını ortaya koyduğu o zorlu günleri düşünürdüm. Marşın her dizesi, bize umut verir, güç katardı. Böyle büyük bir milletin evladı olmaktan gurur duyardım. İstiklâl Marşı’mızın kabul edildiği o tarihi ana şahit olmak, bana sonsuz bir vatan sevgisi ve minnet duygusu yaşatırdı.
Sonuç:
Eğer İstiklâl Marşı’nın Meclis’te ilk kez okunduğu sırada orada olsaydım, büyük bir gurur, vatan sevgisi ve heyecan hissederdim. Gözlerim dolar, milletimizin bağımsızlık mücadelesini düşünerek duygulanırdım. Umut dolu hisseder, marşın her dizesinde kendimi bulurdum.
İşte bu kadar sevgili öğrencilerim! Gördüğünüz gibi, bazen bir metin olmasa da bildiklerimizle soruları çok güzel cevaplayabiliriz. İstiklâl Marşı’mızın hikâyesini bilmek, bizi daha da güçlü kılar. Hepinizi tebrik ederim!