4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 92
Merhaba sevgili 4. sınıf öğrencilerim!
Bugün sizinle Türkçe kitabımızdaki güzel etkinlikleri birlikte çözeceğiz. Hazır mısınız? Beraber adım adım ilerleyelim ve hem kelimelerin anlamlarını öğrenelim hem de sorulara nasıl cevap bulacağımızı keşfedelim. Unutmayın, her soru bir maceradır ve biz de bu maceranın kahramanlarıyız!
Şimdi ilk etkinliğimize geçelim.
1. ETKİNLİK
Bu etkinlikte, metinde geçen kelimelerin ve kelime grubunun anlamlarını önce tahmin etmemiz, sonra Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlüğü’nden kontrol etmemiz ve son olarak da bu kelimeleri cümle içinde kullanmamız isteniyor. Ama dikkat! Metin bize verilmemiş. Olsun, biz yine de bu kelimelerin anlamlarını tahmin edip sözlükten bulalım ve cümleler kuralım. Zaten bir kelimenin anlamını bilmek, o kelimeyi daha iyi kullanmamızı sağlar, değil mi?
Önce kelimeleri ve anlamlarını tahmin edelim, sonra da sözlük anlamına bakalım ve cümle kuralım.
yığılmak
Adım 1: Tahmin edelim.
Sevgili öğrencilerim, “yığılmak” kelimesini duyduğumuzda aklımıza neler geliyor? Belki bir şeylerin üst üste gelmesi, toplanması ya da bir insanın çok yorulup yere düşmesi gibi durumlar gelebilir. Haydi, benim tahminim de bu yönde olsun: Bir şeylerin bir araya gelip çoğalması veya bir kişinin yorgunluktan kendini bırakması.
Adım 2: Sözlük anlamına bakalım.
TDK sözlüğüne göre “yığılmak” kelimesinin birkaç anlamı var. En sık kullanılanları şunlar:
- Bir yere üst üste konulmak, toplanmak, birikmek.
- Ayakta duramayarak yere düşmek, yığılıp kalmak, yıkılmak.
- Bir yere toplanmak, yığılışmak.
Adım 3: Cümle içinde kullanalım.
Şimdi bu kelimeyi bir cümlede kullanalım ki anlamı zihnimizde daha iyi yer etsin.
Sonucu:
Yoğun kar yağışı nedeniyle yolların kenarlarına kar küme küme yığılmak üzereydi.
Ya da:
Uzun bir yürüyüşten sonra, yorgunluktan koltuğa yığılmak zorunda kaldı.
köftehor
Adım 1: Tahmin edelim.
Hmm, “köftehor” kelimesi kulağa biraz şakacı geliyor, değil mi? Sanki birine takılan, sevgiyle karışık bir kızgınlık ifadesi olabilir. Belki de biraz yaramaz, haylaz bir çocuk için kullanılır.
Adım 2: Sözlük anlamına bakalım.
TDK sözlüğüne göre “köftehor” kelimesinin anlamı şudur:
- Kızılan, öfkelenilen veya şaka yollu takılan, yaramaz, haylaz kimse.
Adım 3: Cümle içinde kullanalım.
Bakın, tahminimize ne kadar da yakın çıktı! Şimdi bu kelimeyi de bir cümlede kullanalım.
Sonucu:
Bu köftehor kedi yine mutfaktan balık çalmış!
işini bilmek
Adım 1: Tahmin edelim.
“İşini bilmek” deyimi, bir kişinin ne yapması gerektiğini çok iyi bildiği, akıllıca davrandığı veya kendi çıkarına uygun hareket ettiği anlamına gelebilir. Yani, pratik zekalı ve uyanık olmak gibi düşünebiliriz.
Adım 2: Sözlük anlamına bakalım.
TDK sözlüğüne göre “işini bilmek” deyiminin anlamı şudur:
- Çıkarlarına uygun davranmayı bilmek, uyanık olmak.
Adım 3: Cümle içinde kullanalım.
Haydi şimdi bu deyimi de bir cümlede kullanalım.
Sonucu:
O her zaman işini bilen biri olmuştur, bu yüzden zor durumlardan kolayca sıyrılır.
Gördünüz mü sevgili çocuklar, kelimelerin anlamlarını tahmin etmek ve sonra sözlükten kontrol etmek ne kadar da eğlenceli ve öğretici! Şimdi 1. etkinliğin b maddesine geçelim.
b. Öğrendiğiniz kelimeleri ve kelimelerin anlamlarını sözlük defterinize yazınız.
Bu madde bize bir görev veriyor. Öğrendiğimiz bu kelimeleri ve anlamlarını defterimize yazarak daha kalıcı hale getirmemizi istiyor. Siz de mutlaka bir sözlük defteri oluşturup bu kelimeleri oraya not alın. Böylece kelime dağarcığınızı zenginleştirmiş olursunuz. Unutmayın, kelime öğrenmek, dünyayı daha iyi anlamamızı ve kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar!
Şimdi sıra geldi 2. etkinliğe!
2. ETKİNLİK
Bu bölümde bize Karagöz ve Hacivat’la ilgili sorular sorulmuş. Ama bir sorunumuz var sevgili öğrencilerim: Bu soruları cevaplamak için Karagöz ve Hacivat’ın bir hikayesini okumamız gerekiyordu. Maalesef o hikaye burada bize verilmemiş. Ama hiç önemli değil! Ben size bu tür soruları nasıl cevaplayacağınızı anlatacağım. Böylece, eğer hikaye elinizde olsaydı, cevapları nasıl bulacağınızı öğrenmiş olacaksınız.
Bir metinle ilgili soruları cevaplarken yapmamız gereken en önemli şey, soruyu çok iyi okumak ve sonra cevabı metnin içinde aramaktır. Tıpkı bir dedektif gibi, ipuçlarını takip etmeliyiz!
1. Karagöz ve Hacivat neden hastaneye gidiyor?
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu sorunun cevabını bulmak için öncelikle okuduğumuz Karagöz ve Hacivat metninde “hastane” kelimesini veya “hastaneye gitmek” ifadesini arardık. Bu ifadenin geçtiği cümleleri dikkatlice okuyarak, Karagöz ve Hacivat’ın hastaneye gitme sebebini bulabilirdik. Örneğin, metinde “Karagöz çok hastalanmıştı, bu yüzden Hacivat ile birlikte hastaneye gittiler.” gibi bir cümle geçseydi, cevabımız Karagöz’ün hasta olması olurdu. Her zaman metindeki anahtar kelimeleri bulmaya çalışın!
Sonucu:
Metin verilmediği için kesin bir cevap veremiyoruz. Ancak, eğer metin olsaydı, Karagöz’ün veya Hacivat’ın bir sağlık sorunu yaşaması gibi bir nedenle hastaneye gittiklerini metinden öğrenirdik.
2. Karagöz hasta olduğu zaman pasta dışında neyi özlemiş?
Çözüm:
Bu soru da yine metinden bulmamız gereken bir bilgi. Karagöz’ün hasta olduğu bölümü bulurduk. Orada, Karagöz’ün neleri özlediğini anlatan cümleleri dikkatlice okurduk. “Pasta dışında” dediği için, metinde pastadan bahsedilse bile, onun dışındaki başka bir şeyi arardık. Örneğin, “Karagöz hasta yatağında yatarken, canı pasta çekiyordu ama en çok da dostlarıyla bahçede oynamayı özlemişti.” gibi bir cümle geçseydi, cevabımız dostlarıyla oynamayı özlemesi olurdu.
Sonucu:
Metin elimizde olmadığı için bu sorunun cevabını da bilemiyoruz. Metin olsaydı, Karagöz’ün hasta iken pasta dışında özlediği şeyi metinden bulurduk.
3. Karagöz ve Hacivat hasta ziyareti için ne götürmüşler?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını bulmak için de metinde “hasta ziyareti” veya “ziyaret etmek” kelimelerinin geçtiği yerlere bakardık. Karagöz ve Hacivat’ın birini ziyaret ettikleri bölümde, yanlarında ne götürdükleri mutlaka yazılırdı. Örneğin, “Karagöz ve Hacivat, hasta olan komşularına geçmiş olsun demek için bir sepet meyve ve birkaç kitap götürdüler.” gibi bir cümle olsaydı, cevabımız bir sepet meyve ve birkaç kitap olurdu.
Sonucu:
Yine metin olmadığı için kesin bir şey söyleyemiyoruz. Ama metin olsaydı, Karagöz ve Hacivat’ın hasta ziyaretine götürdükleri hediyeyi (belki çiçek, belki meyve, belki bir kitap) metinden kolayca öğrenirdik.
Gördünüz mü sevgili öğrencilerim, metin olmasa bile sorulara nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrendik. Bir dahaki sefere böyle sorularla karşılaştığınızda, önce soruyu anlayın, sonra da cevabı metnin içinde dikkatlice arayın. Eminim hepsini doğru bulacaksınız! Okuma ve anlama becerilerimiz ne kadar gelişirse, o kadar başarılı oluruz.
Bugünkü dersimiz bu kadar. Bir sonraki derste görüşmek üzere, hoşça kalın!