4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 74
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizdeki bu güzel soruları birlikte çözeceğiz. Hazır mısınız? Haydi bakalım, adım adım ilerleyelim ve her soruyu dikkatlice inceleyelim.
5. Verilen cümlelerde altı çizili sözcükler mecaz anlamda kullanılmışsa yay ayraç içine “M”, gerçek anlamda kullanılmışsa yay ayraç içine “G” yazınız.
Sevgili çocuklar, bu soruda kelimelerin gerçek mi yoksa mecaz anlamda mı kullanıldığını bulacağız. Hatırlayalım, gerçek anlam bir kelimenin akla gelen ilk, temel anlamıydı. Mecaz anlam ise kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdı.
-
1. Gözleri ışıl ışıl parlıyordu.
Şimdi düşünelim, bir insanın gözleri gerçekten lamba gibi ışık saçıp parlayabilir mi? Hayır, değil mi? Burada “parlıyordu” kelimesi, kişinin çok mutlu, sevinçli veya heyecanlı olduğunu anlatmak için kullanılmış. Yani, kelime gerçek anlamının dışında kullanıldığı için bu bir mecaz anlamdır.
Sonuç: (M)
-
2. Bu ince hareketi beni mutlu etti.
“İnce” kelimesi aslında bir şeyin kalınlığıyla ilgili bir kelimedir (mesela ince bir ip, ince bir tahta gibi). Ama bu cümlede bir davranışın ne kadar kibar, düşünceli olduğunu anlatmak için kullanılmış. Bir hareketin fiziksel olarak ince olması mümkün olmadığına göre, bu da kelimenin gerçek anlamından uzaklaşmış, yani mecaz anlamda kullanılmış.
Sonuç: (M)
-
3. Karpuz ne kadar ağırmış.
“Ağarmak” kelimesi genellikle bir şeyin renginin beyazlaşması veya grileşmesi demektir (saçların ağarması gibi). Karpuzun rengi beyazlaşmaz ya da grileşmez, değil mi? Burada aslında karpuzun “ağırlaşmış” olduğu, yani ağırlığının arttığı anlatılmak isteniyor. “Ağarmak” kelimesi, gerçek anlamı olan beyazlaşma dışında, “ağırlaşmak” anlamında kullanıldığı için, kelimenin kendi gerçek anlamının dışında, mecaz anlamda kullanıldığını söyleyebiliriz.
Sonuç: (M)
-
4. Onu görür görmez içim ısındı.
“Isınmak” kelimesi, bir şeyin sıcaklığının artması demektir (hava ısındı, çorba ısındı gibi). Ama bu cümlede birini görünce duyduğumuz sevgi, hoşlanma veya rahatlama hissini anlatıyor. İçimiz veya kalbimiz fiziksel olarak ısınmaz, bu sadece bir duyguyu anlatma şeklidir. Bu yüzden bu da mecaz anlamdır.
Sonuç: (M)
6. Verilen cümlelerde benzeyen ve kendisine benzetilen kavramları yazınız.
Bu soruda, benzetme yaptığımız cümlelerde hangi şeyi neye benzettiğimizi bulacağız. Benzetme, bir şeyi daha iyi anlatmak için, onun özelliklerini taşıyan başka bir şeye benzetmektir.
-
Dede’min altın gibi bir kalbi var.
Burada dedenin kalbi, altın gibi değerli, iyi ve saf olduğu için altına benzetilmiş. Altın çok değerli bir madendir, dedenin kalbi de o kadar değerli ve iyilik doluymuş.
Benzeyen: Dede’min kalbi
Benzetilen: Altın
-
Çocuklar masanın başında arı gibi çalışıyordu.
Şimdi düşünelim, arılar ne kadar çalışkan olur, değil mi? Burada çocuklar da tıpkı arılar gibi çok çalışkan olduğu için arıya benzetilmiş. Arılar sürekli çalışır, çocuklar da masanın başında öyle çalışıyormuş.
Benzeyen: Çocuklar
Benzetilen: Arı
7. Verilen sözcük gruplarını neden-sonuç cümlesi olacak şekilde örnekteki gibi eşleştiriniz.
Bu soruda, bize verilen nedenleri sonuçlarıyla eşleştireceğiz. Bir olay neden olur ve o nedenin sonucunda ne gerçekleşir, bunu bulacağız. “Çünkü”, “bu yüzden”, “için” gibi kelimeler neden-sonuç ilişkisini kurmamıza yardımcı olur.
-
1. Milletimiz birlik ve beraberlik içinde hareket ettiği için
Milletimiz birlik ve beraberlik içinde hareket ederse, yani hep birlikte olursa, ne gibi güzel sonuçlar elde ederiz? Genellikle zorlukların üstesinden geliriz, büyük başarılar kazanırız.
- a. yürümek zorunda kaldım.
- b. maçlar ertelendi.
- c. teyzemler geldi.
- ç. çok sağlıklıydı.
- d. savaşa galip geldik.
- e. başarılı oldu.
Şıklara baktığımızda, “savaşa galip geldik” ifadesi, birlik ve beraberliğin en büyük sonuçlarından biri olabilir. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi!
Sonuç: 1 – d. savaşa galip geldik.
-
2. Dengeli ve düzenli beslendiği için
Dengeli ve düzenli beslenmek, yani sağlıklı yiyecekler yemek, neyin sonucunu doğurur? Tabii ki daha sağlıklı olmamızı sağlar.
- ç. çok sağlıklıydı.
Sonuç: 2 – ç. çok sağlıklıydı.
-
3. Derslerine düzenli çalıştığı için
Derslerine düzenli çalışan, ödevlerini yapan bir öğrenci ne olur? Genellikle okulda başarılı olur, değil mi?
- e. başarılı oldu.
Sonuç: 3 – e. başarılı oldu.
-
4. Kar çok yağınca
Çok fazla kar yağdığında ne gibi durumlar ortaya çıkabilir? Yollar kapanabilir, okullar tatil olabilir, etkinlikler iptal olabilir.
- b. maçlar ertelendi.
Sonuç: 4 – b. maçlar ertelendi.
-
5. Otobüsü kaçırdığım için
Otobüsü kaçırırsak ne olur? Gideceğimiz yere zamanında gidemeyiz, belki de yürümek zorunda kalırız.
- a. yürümek zorunda kaldım.
Sonuç: 5 – a. yürümek zorunda kaldım.
8. Şiirin ana duygusu nedir? Yazınız.
Şiiri bir kez daha dikkatlice okuyalım:
Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradaglar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda,
Kendini tarihe verenlerindir.
Orhan Şaik GÖKYAY
Bu şiirde yazarımız, vatanın kimlere ait olduğunu anlatıyor. “Toprağın kara bağrında sıradaglar gibi duranlar” ve “bir tarih boyunca onun uğrunda kendini tarihe verenler” derken, vatanı canı pahasına koruyan, vatan için fedakarlık yapan insanlardan bahsediyor. Bu dizeler bize vatanımıza duyduğumuz derin sevgiyi ve onun için her türlü fedakarlığı yapma duygusunu hissettiriyor.
Sonuç: Şiirin ana duygusu vatan sevgisi ve vatan uğruna yapılan fedakarlık.
Aferin çocuklar, harika bir iş çıkardınız! Bu soruları çözerek hem kelimelerin anlamlarını hem de cümlelerdeki ilişkileri daha iyi anladık. Kendinizle gurur duyabilirsiniz!