4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 128
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel ve anlamlı etkinlikler yapacağız. Gelin, sorularımıza hep birlikte bakalım ve adım adım çözelim.
5. Etkinlik
a) Sınıfınızdaki Türkiye haritasından faydalanarak sınıf tahtasına ana hatlarıyla bir Türkiye haritası çiziniz (Sınıfınızda Türkiye haritası yoksa öğretmeninizin yardımıyla bir harita getiriniz.). Sevdiğiniz türkülerin ait oldukları illeri harita üzerinde belirginleştiriniz. Aynı ilden birden fazla olması durumunda o ilin üzerine türkü sayısını yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlikte hem coğrafya bilgimizi hem de türkülerimize olan sevgimizi birleştireceğiz. Harita çizmek ve türkülerin geldiği yerleri işaretlemek, bize ülkemizin ne kadar zengin bir kültüre sahip olduğunu gösterecek.
- Adım 1: Öncelikle sınıf tahtasına ya da büyük bir kağıda Türkiye haritasının ana hatlarını çizmelisiniz. Eğer bu konuda zorlanırsanız, öğretmeninizden yardım isteyebilirsiniz. Haritanın kabataslak olması yeterli, önemli olan illerin yerlerini doğru tahmin edebilmek.
- Adım 2: Şimdi sıra geldi en sevdiğiniz türküleri düşünmeye. Her bir türkünün hangi ilden geldiğini araştırmanız gerekiyor. Mesela, “Uzun İnce Bir Yoldayım” dendiğinde aklımıza hemen Sivas gelir, çünkü o türküyü Aşık Veysel söylemiştir. Ya da “Çiğdem Der Ki Ben Alâyım” türküsü Kayseri yöresine aittir.
- Adım 3: Türkülerin geldiği illeri harita üzerinde bir kalemle işaretleyiniz. Küçük bir nokta koyabilir veya o ilin adını yazabilirsiniz.
- Adım 4: Eğer aynı ilden birden fazla sevdiğiniz türkü varsa, o ilin üzerine kaç tane türkü olduğunu sayı ile yazın. Örneğin, Ankara’dan iki farklı türkü seviyorsanız, Ankara’nın üzerine “2” yazabilirsiniz.
Böylece hem Türkiye’nin illerini daha iyi tanımış olacaksınız hem de türkülerimizin hangi bölgelerden çıktığını görmüş olacaksınız. Bu etkinlik bize türkülerin yurdumuzun dört bir yanına yayıldığını ve her yörenin kendine özgü bir müzik kültürü olduğunu öğretecek.
b) Türküler, yazıldıkları dönemdeki olaylardan etkilenmiştir. Bu sebeple örf, âdet, gelenek kısacası kültürümüz için birer belge niteliği taşımaktadır. Sevdiğiniz türkülerin ait olduğu yöreye ait ne gibi bilgiler verdiği hakkında düşüncelerinizi açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, türküler sadece birer şarkı değildir. Onlar aslında geçmişten günümüze gelen canlı birer mektup gibidir. Tıpkı dedelerimizin, ninelerimizin bize anlattığı hikayeler gibi, türküler de bize o dönemdeki insanların nasıl yaşadığını, ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlatır.
-
Türküler bize neler anlatır?
-
Günlük Yaşam: Bir türkü dinlediğimizde, o yöredeki insanların tarlada nasıl çalıştığını, düğünlerini nasıl yaptığını, sevinçlerini, hüzünlerini, hatta yedikleri yemekleri bile anlayabiliriz. Mesela, Ege türkülerinde zeybek oyunlarından, Karadeniz türkülerinde horonlardan, İç Anadolu türkülerinde ise gurbet acısından bahsedilir.
-
Tarihi Olaylar: Bazı türküler, geçmişte yaşanmış önemli olayları, savaşları, kahramanlıkları anlatır. Mesela Köroğlu türküleri, zalimlere karşı duran bir halk kahramanının hikayesini anlatır. Böylece o dönemin sosyal yapısı ve halkın mücadelesi hakkında bilgi ediniriz.
-
Duygular ve Düşünceler: Türküler, insanların aşklarını, ayrılıklarını, özlemlerini, doğa sevgilerini en içten şekilde dile getirir. Bu sayede o yörede yaşayan insanların ruh hallerini, hayata bakış açılarını anlarız.
-
Gelenek ve Görenekler: Her yörenin kendine has gelenekleri, adetleri vardır. Türküler de bu gelenekleri yaşatır ve bize aktarır. Bir kız isteme türküsü, o yörenin evlilik adetlerini anlatabilir.
-
Kısacası, türküler kültürümüzün bir aynasıdır. Onları dinlerken sadece müzik dinlemiş olmayız, aynı zamanda atalarımızın bize bıraktığı değerli bir mirası da keşfederiz. Her bir türkü, çıktığı yörenin kimliğini, tarihini ve ruhunu taşır.
6. Etkinlik
Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Görsellerdeki Türk ozanlarından biri hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi açıklayan bir yazı yazınız.
Çözüm:
Görsellerde birbirinden değerli Türk ozanlarını görüyoruz: Karacaoğlan, Aşık Veysel, Muharrem Ertaş, Pir Sultan Abdal, Arif Sağ, Neşet Ertaş ve Köroğlu. Hepsi de sazlarıyla, sözleriyle bize çok değerli eserler bırakmış, Anadolu’nun sesini duyurmuş büyük ustalar.
Ben size bu ozanlardan biri hakkında, Neşet Ertaş hakkında duygu ve düşüncelerimi yazmak istiyorum. Siz de kendi seçtiğiniz bir ozan hakkında benzer bir yazı yazabilirsiniz.
Neşet Ertaş Hakkında Duygu ve Düşüncelerim
Neşet Ertaş, benim için sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda Anadolu’nun gönül sesidir. Onun türkülerini dinlerken sanki bir köyde, bir şenlikte veya bir dost meclisinde oturmuş gibi hissederim kendimi. Sazından çıkan her bir nağme, sesinden dökülen her bir sözcük, insanın içini ısıtır, bazen hüzünlendirir, bazen de umut verir.
Neşet Ertaş, türkülerinde samimiyeti ve dürüstlüğü o kadar güzel anlatır ki, dinlerken kendinizden bir parça bulursunuz. Aşkı, gurbeti, ayrılığı, insan sevgisini o kadar yalın bir dille anlatır ki, herkes anlar ve hisseder. Onun “Cahildim Dünyanın Rengine Kandım” türküsünü dinlediğimde, hayatın derslerini ne kadar güzel anlattığını düşünürüm.
Ona “Bozkırın Tezenesi” derlerdi. Tezenesiyle sazından çıkan ses, tüm Anadolu’ya yayılırdı. Neşet Ertaş, sadece bir ozan değildi; o, bir bilgelik pınarıydı. Türküleriyle bize hem geçmişi hatırlattı hem de bugüne ve geleceğe ışık tuttu. Onun eserleri, kültürümüzün en değerli hazinelerinden biridir ve sonsuza dek yaşayacaktır. Ne mutlu ki böyle bir ustayı tanıma fırsatımız oldu.
Umarım bu örnek yazı, sizin de kendi seçtiğiniz ozan hakkında yazmanıza yardımcı olur. Unutmayın, önemli olan, o ozanın size ne hissettirdiğini ve neden önemli olduğunu kendi kelimelerinizle anlatabilmenizdir.
Yazınızı bitirdikten sonra gözden geçirerek yazım ya da noktalama yanlışlarınız varsa bunları düzeltiniz.