4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 176
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle Türkçemizin o güzel, anlam yüklü sözleri olan deyimleri ve atasözlerini inceleyeceğiz. Bu kelimeler ve cümleler, bazen bize doğrudan söylemek istediklerini farklı yollarla anlatır, bazen de atalarımızın tecrübelerini bize aktarır. Hazır mısın? O zaman dikkatlice okuyalım ve birlikte çözelim!
a. Metinden alınan aşağıdaki cümleyi okuyunuz. Cümlede altı çizili kelime grubuna dikkat ediniz.
“Sen söyleme, ben söyleyeyim derken kavgaya tutuşmuşlar.”
“Kavgaya tutuşmak” kelime grubu bir deyimdir. Deyimlerde kelimeler hatırlayacağınız gibi çoğunlukla gerçek anlamları dışında kullanılır.
Aşağıdaki deyimlerle anlamlarını eşleştiriniz.
Şimdi seninle bu deyimlerin bize ne anlatmak istediğini, yani gerçek anlamlarını bulalım ve doğru eşleştirmeleri yapalım.
-
gözüne girmek
Çözüm: “Gözüne girmek” demek, birinin seni sevmesini, takdir etmesini, sana değer vermesini sağlamak demektir. Mesela, okulda derslerine çok çalışır, öğretmenine yardımcı olursan, öğretmeninin gözüne girmiş olursun. Bu da birinin seninle ilgili iyi düşünceler beslemesini, seni sevmesini sağlamak anlamına gelir.
Sonuç: gözüne girmek → birinin sevgisini kazanmak
-
ağzında bakla ıslanmamak
Çözüm: Bu deyim, bir sırrı hiç saklayamayan, duyduğu şeyi hemen başkalarına anlatan kişiler için kullanılır. Tıpkı ağzında bir baklanın duramaması, hemen dışarı çıkması gibi, o kişi de sırrı içinde tutamaz, hemen söyler. Yani, sır tutamamak, sır saklayamamak demektir.
Sonuç: ağzında bakla ıslanmamak → sır saklamamak
-
ihtiyaca cevap vermek
Çözüm: “İhtiyaca cevap vermek” demek, birinin ya da bir şeyin bir ihtiyacını karşılamak, gidermek demektir. Diyelim ki çok acıktın ve annen sana yemek hazırladı, bu senin yemek yeme ihtiyacına cevap vermiş olur. Yani, birinin gereksinimlerini karşılamak anlamına gelir.
Sonuç: ihtiyaca cevap vermek → gereksinimleri karşılamak
-
aç susuz kalmak
Çözüm: Bu deyim, çok zor durumda kalmak, yiyecek ve içecek bulamamak, fakirlik çekmek anlamına gelir. Yani, yoksul duruma düşmek, maddi sıkıntı yaşamak demektir.
Sonuç: aç susuz kalmak → yoksul duruma düşmek
-
aklı dağılmak
Çözüm: “Aklı dağılmak” demek, bir şeye odaklanamamak, düşüncelerini bir araya getirememek, kafası karışmak demektir. Mesela, çok gürültülü bir ortamda ders çalışmaya çalışırsan, aklın dağılabilir ve dersine odaklanamayabilirsin. Yani, belli bir konuda düşünceyi toplayamamak anlamına gelir.
Sonuç: aklı dağılmak → belli bir konuda düşünceyi toplayamamak
-
fareler cirit atmak
Çözüm: “Fareler cirit atmak” deyimi, genellikle bir yerin bomboş olduğunu, kimsenin olmadığını, terk edilmiş olduğunu anlatmak için kullanılır. Tıpkı farelerin boş ve terk edilmiş yerlerde özgürce koşturması gibi, o yerin ıssız, kimsesiz olduğunu ifade eder. Yani, bir yerde insanın olmaması anlamına gelir.
Sonuç: fareler cirit atmak → bir yerde insanın olmaması
-
yüz yüze bakmak
Çözüm: “Yüz yüze bakmak” demek, birbiriyle iyi geçinmek, aralarındaki dostluğu veya ilişkiyi devam ettirmek, küslük olmaması demektir. Akrabalar, komşular birbirlerinin yüzüne bakarlar, yani ilişkilerini sürdürürler, birbirleriyle iyi geçinirler. Yani, karşılıklı ilişkiyi korumak demektir.
Sonuç: yüz yüze bakmak → karşılıklı ilişkiyi korumak
Aferin sana! Deyimleri ve anlamlarını çok güzel eşleştirdik. Şimdi sıra atasözlerinde. Onlar da tıpkı deyimler gibi, bize çok şey anlatan özel sözlerdir.
b. Deyimler gibi atasözlerinin de kalıplaşmış sözlerimizden olduğunu hatırlayınız. Atasözleri, atalarımızın uzun denemeler sonucunda söyledikleri özlü sözlerdir. Bu sözler toplumun büyük kesimi tarafından benimsenir.
Atasözü ve deyimlerin büyük çoğunluğu gerçek anlamları dışında kullanılan kelimelerden oluşur.
Örnek: “Damalaya damlaya göl olur.” atasözü tasarrufun önemini anlatmaktadır.
“Ağaç yaşken eğilir.” atasözü ise eğitimin genç yaşlarda verilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Aşağıdaki atasözlerini ilgili oldukları kavramlarla eşleştiriniz.
Bu atasözleri bize hangi konularda öğüt veriyor, hangi kavramlarla ilgili, gel birlikte bulalım.
-
Sakla samanı gelir zamanı.
Çözüm: Bu atasözü bize, elimizdeki şeyleri, hatta küçük ve önemsiz gibi görünenleri bile atmamamız gerektiğini, çünkü bir gün mutlaka işimize yarayabileceğini anlatır. Tıpkı çiftçilerin samanları kış için saklaması gibi, biz de sahip olduklarımızı dikkatli kullanmalı ve boş yere harcamamalıyız. Bu durum, tutumluluk kavramıyla doğrudan ilgilidir.
Sonuç: Sakla samanı gelir zamanı. → tutumluluk
-
Vakit nakittir.
Çözüm: Bu atasözü, zamanın ne kadar değerli olduğunu vurgular. Tıpkı para gibi, zaman da çok kıymetlidir ve boşa harcanmamalıdır. Zamanı iyi kullanmak, işlerimizi zamanında yapmak, ertelememek bize fayda sağlar. Zamanı iyi değerlendiren, işlerini aksatmayan insanlar genellikle çalışkan olurlar. Bu yüzden bu atasözü çalışkanlık kavramıyla yakından ilişkilidir.
Sonuç: Vakit nakittir. → çalışkanlık
-
Üzüm üzüme baka baka kararır.
Çözüm: Bu atasözü, insanların birbirlerinden etkilendiğini anlatır. Özellikle arkadaşlarının, çevresindeki insanların davranışlarından, huylarından etkilenirler. Tıpkı yan yana duran üzümlerin birbirine bakarak renk değiştirmesi gibi, insanlar da birbirlerine benzemeye başlar. Bu yüzden iyi arkadaş seçmek çok önemlidir. Bu atasözü de arkadaşlık kavramıyla doğrudan ilgilidir.
Sonuç: Üzüm üzüme baka baka kararır. → arkadaşlık
Bravo sana! Hem deyimleri hem de atasözlerini çok güzel anladın ve doğru bir şekilde eşleştirdin. Türkçemizdeki bu güzel sözleri öğrenmek, hem dilimizi daha iyi kullanmamızı sağlar hem de bize hayat hakkında değerli bilgiler ve öğütler verir. Başarılarının devamını dilerim!