4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 61
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizlerle çok güzel bir metin okuyacağız ve bu metne hazırlanmak için önce bazı soruları düşüneceğiz. Hazır mısınız? Hadi bakalım, sorularımıza geçelim!
Önce hazırlık sorularına bir göz atalım:
1. Size göre bir ülkeyi yöneten kişi hangi özelliklere sahip olmalıdır?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bir ülkeyi yöneten kişi, tıpkı sınıfımızın başkanı veya okul müdürümüz gibi çok önemli bir görevdedir. Bu görevi en iyi şekilde yapabilmesi için bazı özelikleri olması gerekir. Şöyle bir düşünelim, sınıfımızı en iyi kim yönetir? Tabii ki herkese eşit davranan, sorunlarımızı dinleyen ve doğru kararlar alan biri, değil mi? İşte bir ülkeyi yöneten kişi için de benzer özellikler çok önemlidir:
-
Öncelikle adil olmalı. Yani, hiç kimseye haksızlık yapmamalı, herkesin hakkını gözetmeli. Tıpkı öğretmeninizin size eşit davranması gibi.
-
Sonra, bilgili ve akıllı olmalı. Ülkenin sorunlarını iyi anlamalı ve bu sorunlara en doğru çözümleri bulabilmeli. Okul müdürümüzün okuldaki sorunları çözmek için neler yaptığını düşünün.
-
Ayrıca dürüst ve güvenilir olmalı. Verdiği sözleri mutlaka tutmalı ki halk ona güvenebilsin. Eğer bir lider yalan söylerse, kimse ona inanmaz, değil mi?
-
Hoşgörülü ve anlayışlı olmalı. Farklı düşüncelere, farklı insanlara saygı göstermeli. Herkesin aynı fikirde olması gerekmez, önemli olan birbirimize saygı duymak ve birbirimizi anlamaya çalışmak.
-
Ve tabii ki çalışkan olmalı. Ülkesi için çok çalışmalı, ülkesini daha iyi bir yere getirmek için gece gündüz demeden çaba göstermeli. Tıpkı sizin derslerinizde başarılı olmak için çalıştığınız gibi.
-
Son olarak, cesur ve kararlı olmalı. Zor durumlarda doğru kararları almaktan çekinmemeli, ülkesi için en iyisini yapmaya kararlı olmalı.
Bu özelliklere sahip bir lider, ülkesini çok güzel yerlere taşıyabilir ve halkının sevgisini kazanır.
2. Tartışmalı bir konuda haklılığınızı kanıtlamak için hangi yollara başvurur, kimlerden yardım istersiniz?
Çözüm:
Şimdi de ikinci sorumuza bakalım. Diyelim ki arkadaşınla bir konuda tartıştın ve sen haklı olduğuna inanıyorsun. Peki, bu haklılığını nasıl kanıtlarsın, kimlerden yardım istersin?
-
Önce, sakin kalmaya çalışırım. Bağırmak veya sinirlenmek yerine, ne olduğunu güzelce ve tane tane anlatmaya çalışırım. Tıpkı bir olayı öğretmenine anlatırken sakin olman gerektiği gibi.
-
Sonra, kanıtlar sunarım. Yani, haklı olduğumu gösteren şeyler ararım. Belki bir resim, belki bir not, belki de o olaya şahit olan başka bir arkadaşım vardır. Tıpkı bir ödevini yaptığını göstermek için defterini açman gibi.
-
Mesela, “Ben ödevimi yaptım!” demek yerine, defterimi açıp yaptığım ödevi gösteririm. Bu, yaptığımı kanıtlayan bir belgedir.
-
Ya da “Ben o oyuncağı kırmadım, Mehmet kırdı!” derken, eğer Mehmet’in kırdığını gören bir arkadaşım varsa, onu şahit olarak çağırırım. Çünkü o, olayı gözleriyle görmüştür.
-
-
Eğer kanıtlarım yetersiz kalırsa veya tartışma büyürse, güvendiğim bir büyüğümden yardım isterim. Bu kişi annem, babam, öğretmenim veya okul müdürümüz olabilir. Onlar bize yol gösterir ve adil bir çözüm bulmamıza yardımcı olurlar. Tıpkı sınıf içinde bir sorun yaşadığınızda öğretmeninize danıştığınız gibi, onlar da bizim için bir hakem gibi olurlar.
-
Ayrıca, karşımdaki kişinin neden öyle düşündüğünü anlamaya çalışırım. Belki o da kendi açısından haklı olduğunu düşünüyordur. Karşılıklı konuşarak orta yolu bulmaya çalışmak da çok önemlidir, çünkü bazen herkes kendi tarafından haklı olabilir.
Unutmayın, önemli olan sadece haklı olmak değil, haklılığımızı doğru, dürüst ve saygılı yollarla kanıtlamaktır.
Sevgili çocuklar, bu metinde de Atatürk’ün bir arkadaşının haksızlığa uğradığını düşündüğü bir konu var. Atatürk de bu konuda arkadaşının haklı olduğunu bildiği için ona yardımcı olmak istiyor. Tıpkı bizim yukarıda konuştuğumuz gibi, bir haksızlık durumunda doğruyu bulmak için çabalamak ve kanıtlar sunmak çok önemli.