4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 19
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün çok önemli ve güzel bir konuyu işleyeceğiz: Çocuk Hakları. Biliyorsunuz, her çocuğun tıpkı yetişkinler gibi hakları var. Bu haklar, bizim mutlu ve güvende yaşamamız, okuyup büyümemiz için çok değerli. Şimdi, önümüzdeki etkinliğe adım adım bakalım ve bu haklar üzerinde biraz düşünelim.
Giriş ve Bilgilendirme
Önce etkinliğin en üstündeki bilgilendirme kutusunu okuyalım. Orada diyor ki, Birleşmiş Milletler diye büyük bir kuruluş, 20 Kasım 1989’da “Çocuk Hakları Sözleşmesi” adında önemli bir anlaşma yapmış. Bu anlaşma, 2 Eylül 1990’da yürürlüğe girmiş, yani uygulanmaya başlanmış. Bizim ülkemiz Türkiye de dahil olmak üzere tam 142 ülke bu anlaşmayı imzalamış. Bu sözleşmenin en önemli amacı neymiş biliyor musunuz? Tabii ki, çocukların haklarını korumak!
Sözleşmeden Seçmeler: Maddeler Ne Anlatıyor?
Şimdi de bu sözleşmeden seçilmiş bazı maddelere bakalım. Bu maddeler, bizim hangi haklara sahip olduğumuzu çok güzel anlatıyor:
-
Madde 13: “Çocuk, düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir.”
Bu ne demek? Bu madde diyor ki, sen bir çocuk olarak aklına gelenleri, fikirlerini, düşüncelerini özgürce söyleyebilirsin. İstediğin konuda konuşabilir, sorular sorabilirsin. Kimse seni susturamaz ya da düşündüğün için kötüleyemez. Tıpkı şimdi benim size bir şeyler anlatmam gibi, siz de bana veya arkadaşlarınıza düşüncelerinizi söyleyebilirsiniz.
-
Madde 14: “Taraf devletler, ana-babanın ve gerekiyorsa yasal vasilerin; çocuğun yeteneklerinin gelişmesiyle bağdaşır biçimde haklarının kullanılmasında çocuğa yol gösterme konusundaki hak ve ödevlerine saygı gösterirler.”
Bu ne demek? Bu madde biraz uzun ama aslında çok basit. Devletler, anne babalarımız ve bize bakan büyüklerimiz, bizim yeteneklerimizi geliştirmemiz için bize yardımcı olmalılar. Haklarımızı kullanırken bize doğru yolu göstermeliler. Mesela, resim yapmayı çok seviyorsan, ailen seni resim kursuna gönderebilir veya sana boyalar alabilir. Bu, senin yeteneğini geliştirmene yardımcı olmaktır.
-
Madde 27: “Taraf devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul ederler.”
Bu ne demek? Bu madde de diyor ki, her çocuğun iyi bir hayat sürme hakkı var. Yani karnının tok olması, temiz giysiler giymesi, okula gitmesi, oyun oynaması, sağlıklı olması gibi temel ihtiyaçları karşılanmalı. Fiziksel olarak güçlü, zihinsel olarak bilgili, ruhsal olarak mutlu, ahlaki değerleri olan ve toplum içinde iyi ilişkiler kurabilen bir birey olman için gerekli her şeye sahip olmalısın.
Etkinlik Talimatı: Bir Konuşma Yapıyoruz!
Şimdi gelelim asıl etkinliğe. Bizden bu maddelerden yola çıkarak bir konuşma yapmamız isteniyor. Konuşmamızda şunlara değineceğiz:
- Günümüzde çocukların haklarını yeterince kullanıp kullanmadıkları.
- Çevremizden örnekler vererek bu konuda yetişkinlerin ne kadar duyarlı olup olmadığı.
Haydi şimdi hep birlikte, böyle bir konuşma yaptığımızı varsayalım. Sonra da bu konuşmayı aşağıdaki ölçütlere göre değerlendirelim. Ben size örnek bir değerlendirme yapacağım, siz de kendinizi bu şekilde değerlendirebilirsiniz.
Konuşmamızı Değerlendirme Tablosu
Şimdi, diyelim ki sen bu konuşmayı yaptın. Konuşman nasıl geçti? İşte onu anlamak için bu tabloyu kullanacağız. Ben şimdi örnek olarak bazı yerleri “Evet” bazı yerleri “Hayır” olarak işaretleyeceğim ve neden öyle işaretlediğimi açıklayacağım. Sen de kendi konuşmanı yapınca böyle değerlendirebilirsin.
Adım 1: Konuşmaya başlamadan önce söylemek istediklerimi zihnimde tasarladım.
Bu ne demek? Konuşmaya başlamadan önce ne anlatacağını, hangi sırayla anlatacağını kafanda planladın mı? Konuşma yaparken takılmamak, ne diyeceğini unutmamak için bu çok önemlidir.
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Konuşmamda çocuk haklarını, özellikle de Madde 13’teki düşünce özgürlüğünü anlatacağımı, sonra çevremden örnekler vereceğimi baştan düşündüm. Böylece konuşurken ne söyleyeceğimi biliyordum.
Adım 2: Çocukların haklarını yeterince bilip bilmedikleri üzerinde durdum.
Bu ne demek? Konuşmanda, çocukların kendi haklarını ne kadar bildiğini, bu konuda farkındalıklarının olup olmadığını anlattın mı? Yoksa sadece yetişkinlerin duyarlılığından mı bahsettin?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Konuşmamda “Acaba arkadaşlarımız da bu hakları benim kadar biliyor mu?” diye sordum ve çocukların da haklarını öğrenmesinin önemini vurguladım.
Adım 3: Konuşmamda çocuk hakları konusunun dışına çıkmadım.
Bu ne demek? Konuşurken konudan saptın mı? Mesela birden en sevdiğin çizgi filmi anlatmaya başladın mı, yoksa hep çocuk hakları hakkında mı konuştun?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Konuşmamı hep çocuk hakları ve yetişkinlerin bu konudaki duyarlılıkları üzerine kurdum, başka konulara girmedim.
Adım 4: Konuşurken gereksiz hareketlerden kaçınarak beden dilimi etkili bir şekilde kullandım.
Bu ne demek? Konuşurken çok fazla el kol salladın mı, yerinde duramadın mı, yoksa dinleyicilerin seni daha iyi anlaması için uygun hareketler mi yaptın? Mesela önemli bir şeyi söylerken elini havaya kaldırmak gibi.
Benim değerlendirmem: Hayır
Açıklama: Konuşurken biraz heyecanlandığım için ellerimi çok fazla cebime sokup çıkardım, bu da dikkat dağıtıcı oldu.
Adım 5: Konuşurken tekrar ifadelerden kaçındım.
Bu ne demek? Aynı cümleyi veya kelimeyi defalarca tekrarladın mı? Mesela “yani, yani” gibi sözcükleri çok kullandın mı?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Konuşmamı önceden planladığım için aynı şeyleri tekrar etmekten kaçındım.
Adım 6: Dinleyici arkadaşlarımla göz teması kurdum.
Bu ne demek? Konuşurken sadece yere mi baktın, yoksa arkadaşlarına bakarak mı konuştun? Göz teması kurmak, dinleyicilerin seni daha iyi dinlemesini sağlar.
Benim değerlendirmem: Hayır
Açıklama: Heyecanlandığım için genellikle önümdeki masaya veya duvara bakarak konuştum, arkadaşlarımla yeterince göz teması kuramadım.
Adım 7: İşitilebilir bir ses tonuyla konuştum.
Bu ne demek? Sesin çok alçak mıydı, kimse seni duyamadı mı, yoksa herkesin rahatça duyabileceği bir sesle mi konuştun?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Sesimi herkesin duyabileceği şekilde ayarladım, ne çok yüksek ne de çok alçak konuştum.
Adım 8: Konuşma esnasında anlamını yeni öğrendiğim kelimeleri kullandım.
Bu ne demek? Konuşmanda, çocuk hakları gibi yeni öğrendiğin kelimeleri veya bu konuyla ilgili yeni kelimeleri doğru yerlerde kullandın mı?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: “Sözleşme”, “duyarlılık”, “özgürce açıklama” gibi kelimeleri konuşmamda doğru ve yerinde kullandım.
Adım 9: Düşüncelerimi etkili bir şekilde açıkladım.
Bu ne demek? Anlatmak istediklerini açıkça, herkesin anlayacağı şekilde anlattın mı? Yoksa kafalar karıştı mı?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Örnekler vererek ve basit cümlelerle düşüncelerimi net bir şekilde anlattığımı düşünüyorum.
Adım 10: Örnekleri doğru yerde verdim.
Bu ne demek? Anlattığın konuyu desteklemek için verdiğin örnekler, anlattığın yerle uyumlu muydu? Yoksa alakasız bir yerde mi örnek verdin?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Çocukların düşüncelerini özgürce açıklama hakkından bahsederken, bir arkadaşımın okul panosuna kendi yaptığı resmi asmasını örnek verdim, bu da konuya çok uygundu.
Adım 11: Çevremdeki insanlarla ilgili örnekler verirken onlar hakkında kırıcı olmamaya özen gösterdim.
Bu ne demek? Konuşmanda çevrenden örnekler verirken, kimseyi üzmedin, kırmadın veya kötülemedin, değil mi?
Benim değerlendirmem: Evet
Açıklama: Verdiğim örneklerde kimsenin adını kullanmadım ve olumsuz bir örnek verirken bile kimseyi hedef göstermedim, genel ifadeler kullandım.
“Hayır” Olarak İşaretlediğimiz Ölçütleri Düzeltmek İçin Neler Yapabiliriz?
Şimdi gelelim son kısma. Eğer yukarıdaki tablonun bazı yerlerine “Hayır” dediysek, hiç sorun değil! Önemli olan, bu “Hayır”ları nasıl “Evet”e çevirebileceğimizi öğrenmek. Benim örnek değerlendirmemde iki tane “Hayır” vardı:
-
Konuşurken gereksiz hareketlerden kaçınarak beden dilimi etkili bir şekilde kullandım. (Ben buna “Hayır” demiştim.)
Düzeltmek için ne yapabilirim?
- Konuşmaya başlamadan önce ayna karşısında veya bir aile büyüğümün önünde pratik yapabilirim.
- Ellerimi nereye koyacağımı, nasıl duracağımı önceden düşünebilirim. Belki ellerimi birbirine kenetleyebilirim ya da ara sıra hafifçe hareket ettirebilirim.
- Gereksiz yere ellerimi cebime sokup çıkarmaktan vazgeçmek için kendimi uyarmalıyım.
-
Dinleyici arkadaşlarımla göz teması kurdum. (Ben buna da “Hayır” demiştim.)
Düzeltmek için ne yapabilirim?
- Konuşma yaparken, bir arkadaşıma, sonra diğerine, sonra başka bir arkadaşıma bakarak konuşmaya çalışabilirim. Böylece herkesle göz teması kurmuş olurum.
- Göz teması kurmak başta zor gelirse, önce en öndeki arkadaşlarıma, sonra orta sıradakilere, sonra da en arkadakilere bakarak pratik yapabilirim.
- Bu, dinleyicilerimin beni daha iyi dinlemesini ve söylediklerime daha çok inanmasını sağlar.
Unutmayın çocuklar, konuşmak da tıpkı spor yapmak gibi bir beceridir. Ne kadar çok pratik yaparsak, o kadar iyi oluruz. Eksikliklerimizi fark etmek ve onları düzeltmek için çabalamak, bizi daha başarılı yapar.
Hepinizin çok güzel konuşmalar yapacağına eminim! Her zaman düşüncelerinizi özgürce ifade etmekten çekinmeyin ama bunu yaparken de başkalarına saygılı olmayı unutmayın.