4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 141
Merhaba sevgili çocuklar! Ben sizin 4. sınıf Türkçe öğretmeniniz. Bugün sizlerle çok güzel bir görseldeki konuşma metnini inceleyeceğiz ve bu metinden yola çıkarak bazı soruları hep birlikte cevaplayacağız. Hazır mısınız? Öyleyse başlayalım!
Şimdi size bu görselde yer alan konuşma metninden yola çıkarak bazı sorular soracağım. Her soruyu dikkatlice okuyun ve cevabını düşünün. Sonra da benim açıklamalarımla karşılaştırın, tamam mı?
1. Metinde bahsedilen ana konu nedir?
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve konuşan kişilerin ne hakkında konuştuğunu anlamaya çalışalım.
Metin, “60 yılda koca bir orman nasıl yok edilir… Yeşil tepeler nasıl boz tepe olur…” cümleleriyle başlıyor. Öğretmen de “Gerçekten çok garip bir şey… Nasıl oldu bu?” diye soruyor. Veli Dayı ve çocuklar da ormanın yok olmasıyla ilgili konuşuyorlar.
Adım 2: Bu konuşmaların hepsinin ortak noktasını bulalım.
Konuşmaların hepsi, eskiden var olan büyük bir ormanın zamanla yok olması ve yeşil tepelerin çorak, yani boş ve kuru tepelere dönüşmesi hakkında. Bu durum herkesi şaşırtıyor ve nasıl olduğunu merak ediyorlar.
Sonuç:
Metinde bahsedilen ana konu, büyük bir ormanın 60 yıl gibi bir sürede yok olması ve yemyeşil tepelerin çorak, yani boz tepelere dönüşmesidir.
2. Öğretmen ve çocuklar neye şaşırmışlar?
Çözüm:
Adım 1: Öğretmen ve çocukların sözlerine ve davranışlarına bakalım.
Öğretmen, “Gerçekten çok garip bir şey… Nasıl oldu bu?” diyerek şaşkınlığını belli ediyor. Çocuklar ise Veli Dayı’nın “Bir dev yedi bitirdi desem gene inanmaz mısınız?” sözüne karşılık, “(Hayretten açılmış gözleriyle) Dev mi yedi?” diye soruyorlar. Buradaki “Hayretten açılmış gözleriyle” ifadesi, çocukların çok şaşırdığını gösteriyor.
Adım 2: Onları şaşırtan şeyin ne olduğunu bulalım.
Hem öğretmen hem de çocuklar, 60 yıl gibi kısa bir zamanda kocaman bir ormanın nasıl ortadan kalktığına ve yemyeşil olan tepelerin nasıl çoraklaştığına şaşırmışlar. Çocuklar, Veli Dayı’nın “dev” benzetmesini duyunca bu olayın büyüklüğü karşısında daha da hayretler içinde kalıyorlar.
Sonuç:
Öğretmen ve çocuklar, 60 yılda koca bir ormanın nasıl yok olduğuna ve yeşil tepelerin nasıl çorak (boz) hale geldiğine şaşırmışlar. Çocuklar ayrıca Veli Dayı’nın “dev” benzetmesine de çok şaşırmışlar.
3. Veli Dayı, ormanların yok olmasını neye benzetiyor?
Çözüm:
Adım 1: Veli Dayı’nın konuşmasına dikkatlice bakalım.
Veli Dayı, ormanların yok olmasıyla ilgili olarak “Bir dev yedi bitirdi desem gene inanmaz mısınız?” diye bir cümle kuruyor.
Adım 2: Bu cümlenin ne anlama geldiğini düşünelim.
Veli Dayı, ormanın öyle büyük bir hızla ve tamamen yok olmasını, sanki her şeyi yiyip bitiren kocaman ve güçlü bir canavar, yani bir dev yapmış gibi anlatıyor. Aslında bu, ormanların ne kadar hızlı ve büyük bir yıkımla ortadan kalktığını anlatan bir benzetme. Gerçek bir devden bahsetmiyor, olayın büyüklüğünü ve verdiği zararı dev gibi bir varlığın yapabileceği bir şeye benzetiyor.
Sonuç:
Veli Dayı, ormanların yok olmasını her şeyi yiyip bitiren, kocaman bir canavar olan “dev”in yaptığı bir şeye benzetiyor.
4. Özgür neden Veli Dayı’nın söylediğine inanmıyor?
Çözüm:
Adım 1: Özgür’ün sözlerine bakalım.
Özgür, Veli Dayı’nın “dev” söylemine karşılık “İnanmam vallahi… Dev ne gezer… Devler ancak masallarda olur.” diyor.
Adım 2: Özgür’ün bu sözlerle ne anlatmak istediğini anlamaya çalışalım.
Özgür, devlerin gerçek hayatta var olmadığını, sadece hikayelerde, masallarda anlatılan hayal ürünü varlıklar olduğunu biliyor. Bu yüzden Veli Dayı’nın “dev yedi” sözüne inanmıyor çünkü devlerin gerçekten var olup böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyor.
Sonuç:
Özgür, devlerin gerçek hayatta olmadığını, sadece masallarda anlatılan hayal ürünü varlıklar olduğunu düşündüğü için Veli Dayı’nın söylediğine inanmıyor.
5. Sence 60 yılda koca bir orman nasıl yok olmuş ve yeşil tepeler nasıl çoraklaşmış olabilir?
Çözüm:
Adım 1: Gerçek hayatta ormanların neden yok olduğuna dair bildiklerimizi düşünelim.
Ormanlar, insanlar tarafından ağaçları kesilerek, büyük orman yangınlarında yok olarak ya da yeni evler, yollar veya tarım alanları açmak gibi nedenlerle tahrip edilebilir. Doğal afetler de (sel, heyelan) ormanlara zarar verebilir ama 60 yılda koca bir ormanı tamamen yok etmesi daha çok insan etkisini düşündürür.
Adım 2: Veli Dayı’nın “dev” benzetmesinin gerçek hayattaki karşılığını bulmaya çalışalım.
Veli Dayı’nın bahsettiği “dev”, aslında ormanları kesen, yakan veya başka amaçlar için kullanan insan faaliyetleri olabilir. İnsanlar ağaçları ev yapmak, mobilya yapmak, kağıt üretmek veya yeni yerleşim yerleri, yollar, fabrikalar kurmak için kesebilirler. Kontrolsüz ağaç kesimleri ve büyük orman yangınları, koca ormanları kısa sürede yok edebilir. Yeşil tepelerin çoraklaşması da ağaçlar kesildikten sonra toprağın erozyona uğraması, yani rüzgar ve yağmurla aşınması sonucu gerçekleşir. Ağaçlar kökleriyle toprağı tutar, onlar olmayınca toprak da kayar gider ve geriye boş, kuru topraklar kalır.
Sonuç:
60 yılda koca bir orman, insanların ağaçları kesmesi (ağaç kesimi), orman yangınları, yeni yerleşim yerleri veya tarım alanları açmak gibi nedenlerle yok edilmiş olabilir. Yeşil tepelerin çoraklaşması da ağaçlar kesildikten sonra toprağın erozyona uğraması, yani rüzgar ve yağmurla aşınması sonucu meydana gelmiş olabilir. Kısacası, Veli Dayı’nın bahsettiği “dev” aslında insanların doğaya verdiği zararlar olabilir. Bu yüzden doğamızı korumalı, ağaç dikmeli ve ormanlarımıza iyi bakmalıyız.
Umarım bu soruları ve cevapları çok iyi anlamışsınızdır çocuklar. Doğayı korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk, değil mi? Harikasınız!