4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 149
Merhaba sevgili öğrencilerim! Nasılsınız? Umarım hepiniz çok iyisinizdir. Bugün sizlerle çok güzel bir metin okuyup, bu metinden ve yazarından öğrendiklerimizi hep birlikte gözden geçireceğiz. Hazır mısınız? Haydi o zaman, ilk sorumuzla başlayalım!
Soru 1: Metnin başlığı olsaydı ne olurdu? Metin ne anlatıyor?
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım.
Metin, bir balinanın yanında ne kadar küçük olduğumuzdan başlayıp, Dünya’mızın bile evrende ne kadar küçük kaldığından bahsediyor. Yağmur tanesinden okyanuslara, topraktan galaksilere kadar her şeyin büyüklüğünü ve evrenin sonsuzluğunu anlatıyor. Ama sonunda en önemli şeyin kalbimizin büyüklüğü olduğunu söylüyor.
Adım 2: Metnin ana fikrini bulalım.
Metin bize, evrenin ne kadar büyük olduğunu ve bizim bu büyüklük karşısında ne kadar küçük olduğumuzu düşündürüyor. Ama asıl önemli olanın, fiziksel büyüklük değil, kalbimizin ve düşüncelerimizin büyüklüğü olduğunu vurguluyor.
Adım 3: Metne uygun bir başlık bulalım.
Metin, evrenin büyüklüğünü ve insanın kalbinin büyüklüğünü karşılaştırdığı için, bu ikisini anlatan bir başlık uygun olur.
Sonuç:
Metnin başlığı “Büyük Evren, Büyük Kalp” veya “Evrende Bir Nokta” gibi bir şey olabilirdi. Metin bize, evrenin ve Dünya’mızın ne kadar büyük olduğunu ama her şeyden önemlisinin, içine koca bir evreni sığdırabilecek kadar büyük olan kalbimiz olduğunu anlatıyor.
Soru 2: Yazarın adı ve soyadı nedir? Kaç yılında doğmuştur?
Çözüm:
Adım 1: Görseldeki “Yazar Hakkında Bilgi” bölümünü bulalım.
Görselin sağ tarafında, yazarın fotoğrafının altında “Yazar Hakkında Bilgi” yazan bir kutucuk var.
Adım 2: Yazarın adını ve soyadını bulalım.
Kutucuğun içinde “H. Salih ZENGİN” yazıyor. Bu, yazarımızın adı ve soyadı.
Adım 3: Yazarın doğum yılını bulalım.
Yazarın adının hemen yanında “(1974 – )” şeklinde bir bilgi var. Bu da yazarımızın 1974 yılında doğduğunu gösteriyor.
Sonuç:
Yazarımızın adı ve soyadı H. Salih ZENGİN‘dir. Yazarımız 1974 yılında doğmuştur.
Soru 3: Yazar, ilkokul ve ortaokulu nerede okumuştur? Hangi üniversiteden mezun olmuştur?
Çözüm:
Adım 1: “Yazar Hakkında Bilgi” bölümünde yazarın eğitimiyle ilgili kısmı okuyalım.
Yazarın doğum yılı bilgisinin altında şöyle yazıyor: “1974 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. İlk ve ortaöğrenimini yine bu şehirde tamamladı.”
Adım 2: İlkokul ve ortaokulu nerede okuduğunu belirleyelim.
Metinde “İlk ve ortaöğrenimini yine bu şehirde tamamladı” deniyor. Hangi şehirde doğduğunu da az önce okumuştuk: Kahramanmaraş. Demek ki ilkokul ve ortaokulu orada okumuş.
Adım 3: Hangi üniversiteden mezun olduğunu bulalım.
Devamında şöyle yazıyor: “Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldu.”
Sonuç:
Yazarımız ilkokul ve ortaöğrenimini Kahramanmaraş‘ta tamamlamıştır. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi‘nden mezun olmuştur.
Soru 4: Yazar, hangi ödülü almıştır? Bu ödülü ne zaman almıştır?
Çözüm:
Adım 1: “Yazar Hakkında Bilgi” bölümünde ödül ile ilgili kısmı bulalım.
Üniversite bilgisinin ardından şöyle bir cümle var: “2003’te yayımladığı çocuk kitapları ile Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü aldı.”
Adım 2: Yazarın aldığı ödülün adını belirleyelim.
Metinde açıkça “Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü” yazıyor.
Adım 3: Ödülü ne zaman aldığını bulalım.
Yine metinde “2003’te” ifadesi geçiyor. Demek ki bu ödülü 2003 yılında almış.
Sonuç:
Yazarımız Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü‘nü almıştır. Bu ödülü 2003 yılında almıştır.
Soru 5: Yazarın eserlerinden üç tanesini yazar mısın?
Çözüm:
Adım 1: “Yazar Hakkında Bilgi” bölümünün son kısmına bakalım.
Metnin sonunda yazarın eserlerinin listesi verilmiş.
Adım 2: Eser listesinden üç tanesini seçelim.
Listede şunlar var: “Devekuşları Plan Yapmaz, Çok Serin Hikâyeler, Çok Mavi Hikâyeler, Gazoz Kapağı…”
Sonuç:
Yazarımızın eserlerinden üç tanesi şunlardır:
- Devekuşları Plan Yapmaz
- Çok Serin Hikâyeler
- Çok Mavi Hikâyeler
Soru 6: Metne göre, kocaman sandığımız Dünya’mız, uzayın ve evrenin sonsuzluğu içinde ne kadar küçük kalıyor?
Çözüm:
Adım 1: Metnin ana kısmını dikkatlice tekrar okuyalım.
Adım 2: Dünya’nın evren karşısındaki büyüklüğünü anlatan cümleyi bulalım.
Metnin devamında “Müthiş bir ahenkle işleyen galaksiler arasında ilerledikçe büyük sandığımız her şey daha büyük olanlar karşısında ne kadar da küçük kalıyor böyle. Uzayın ve evrenin sonsuzluğu içinde bir nokta kadar kaldık işte.” ifadesi geçiyor.
Sonuç:
Metne göre, kocaman sandığımız Dünya’mız, uzayın ve evrenin sonsuzluğu içinde bir pinpon topu kadar küçülüyor ve hatta bir nokta kadar küçük kalıyor.
Soru 7: Metnin son cümlesi olan “Kalbin hiç küçük değil. İçine bir evreni sığdırmaya çalışmalısın elinden geldiğince…” bize ne anlatmak istiyor?
Çözüm:
Adım 1: Cümleyi dikkatlice okuyalım ve düşünelim.
Yazar, metnin başından beri evrenin büyüklüğünden, bizim ve Dünya’mızın ne kadar küçük olduğundan bahsediyor. Ama son cümlede bambaşka bir şey söylüyor: kalbimizin büyüklüğünden!
Adım 2: “Kalbine bir evreni sığdırmak” ne anlama gelebilir?
Bir evreni kalbimize sığdırmak, fiziksel olarak mümkün değil, değil mi? O zaman bu bir benzetme olmalı. Yazar burada, kalbimizin ve düşüncelerimizin ne kadar geniş olabileceğini anlatmak istiyor. Yani, sadece kendimizi düşünmek yerine, dünyayı, insanları, hayvanları, doğayı, bilimi, sanatı, sevgiyi ve tüm güzellikleri kucaklayabilmeliyiz.
Adım 3: Metnin genel mesajıyla bu cümleyi birleştirelim.
Yazar, fiziksel olarak ne kadar küçük olursak olalım, önemli olanın iç dünyamızın, yani kalbimizin ne kadar büyük olduğu, ne kadar çok şeyi içine alıp düşünebildiği ve hissedebildiği olduğunu vurguluyor.
Sonuç:
Bu cümle bize şunu anlatmak istiyor sevgili öğrencilerim: Fiziksel olarak küçük olabiliriz ama kalbimiz ve düşüncelerimiz o kadar büyük olabilir ki, koca bir evreni bile içine sığdırabilir. Yani, sevgi, bilgi, hoşgörü, iyilik gibi güzel duygularla ve düşüncelerle kalbimizi doldurmalı, dünyayı anlamaya ve güzelleştirmeye çalışmalıyız. Kendi küçük dünyamızdan çıkıp, kocaman evreni ve içindeki her şeyi kucaklayacak kadar geniş bir yüreğe sahip olmalıyız.
Harikasınız çocuklar! Bütün soruları çok güzel cevapladık. Bu metin bize, hem evrenin büyüklüğünü hem de insan kalbinin ne kadar değerli ve geniş olabileceğini öğretti. Unutmayın, en büyük hazine, içimizdeki iyilik ve öğrenme isteğidir!