7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 247
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle birlikte Türkçe dersimizden bazı güzel soruları çözeceğiz. Unutma, her soruyu adım adım inceleyeceğiz ve neden öyle olduğunu anlamaya çalışacağız. Hazır mısın? Başlayalım!
1. İnsanlar yaşamlarını kolaylaştırmak için tarihin her döneminde çeşitli buluşlar gerçekleştirmiştir. Bunların en önemlisi tekerleğin icadıdır. Tekerlek keşfedilince insanların hayatında çok büyük değişimler olmuştur. Bu değişimlerden biri de bisikletin icadıdır.
Yukarıdaki parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
A) Bisiklet, tekerleğin icadından önce bulunmuştur.
B) Tekerleğin icadı insanları rahatlatmıştır.
C) Buluşlar, insanların hayatlarını kolaylaştırır.
D) Tarih boyunca sürekli icat ve buluşlar gerçekleştirilmiştir.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden parçadan çıkarılamayacak yani parçada olmayan ya da parçaya ters düşen bilgiyi bulmamız isteniyor. Hadi parçayı ve şıkları tek tek inceleyelim:
Adım 1: Parçayı dikkatlice okuyalım.
İnsanlar yaşamlarını kolaylaştırmak için tarihin her döneminde çeşitli buluşlar gerçekleştirmiştir. Bunların en önemlisi tekerleğin icadıdır. Tekerlek keşfedilince insanların hayatında çok büyük değişimler olmuştur. Bu değişimlerden biri de bisikletin icadıdır.
Adım 2: Şıkları parçayla karşılaştıralım.
- A) Bisiklet, tekerleğin icadından önce bulunmuştur.
- B) Tekerleğin icadı insanları rahatlatmıştır.
- C) Buluşlar, insanların hayatlarını kolaylaştırır.
- D) Tarih boyunca sürekli icat ve buluşlar gerçekleştirilmiştir.
Parçada “Tekerlek keşfedilince insanların hayatında çok büyük değişimler olmuştur. Bu değişimlerden biri de bisikletin icadıdır.” deniliyor. Yani bisiklet, tekerleğin icadından sonra gerçekleşen bir değişim olarak belirtiliyor. Dolayısıyla bu ifade parçaya ters düşüyor.
Parçada “İnsanlar yaşamlarını kolaylaştırmak için… buluşlar gerçekleştirmiştir.” ve “Tekerlek keşfedilince insanların hayatında çok büyük değişimler olmuştur.” deniliyor. Bu ifadeler tekerleğin insanları rahatlattığını, hayatlarını kolaylaştırdığını gösteriyor. Bu bilgi parçadan çıkarılabilir.
Parçanın başında “İnsanlar yaşamlarını kolaylaştırmak için tarihin her döneminde çeşitli buluşlar gerçekleştirmiştir.” denilerek buluşların hayatı kolaylaştırdığı açıkça belirtiliyor. Bu bilgi parçadan çıkarılabilir.
“Tarihin her döneminde çeşitli buluşlar gerçekleştirmiştir.” cümlesi, icat ve buluşların tarih boyunca sürekli yapıldığını anlatıyor. Bu bilgi de parçadan çıkarılabilir.
Sonuç olarak, parçadan çıkarılamayacak bilgi A seçeneğindeki ifadedir. Çünkü parça tam tersini söylüyor.
Sonuç:
A
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç-sonuç belirten bir anlam vardır?
A) Akşam yemeğinden sonra eve geldim.
B) Gonca’nın yazdığı e-postayı okumak için bilgisayarın başına oturdum.
C) Gonca karar veremediği için yazdığı e-postayı göndermemiş.
D) Pırıl’ın ailesi, Pırıl ile arkadaşlık yaptığı için Gonca’nın İstanbul’a gelmesini istiyorlar.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, amaç-sonuç cümleleri, bir eylemin hangi amaçla yapıldığını anlatır. Bu cümlelerde genellikle “-mek için”, “-mek üzere” gibi ifadeler görürüz. Cümleye “Hangi amaçla?” sorusunu sorduğumuzda cevap alabiliyorsak, o cümle amaç-sonuç cümlesidir. Neden-sonuç cümleleri ise bir eylemin *neden* yapıldığını açıklar ve genellikle “-dığı için”, “-den dolayı” gibi ekler alır. Neden-sonuç cümlelerinde iki durum da gerçekleşmişken, amaç-sonuç cümlelerinde amaç henüz gerçekleşmemiştir, bir beklenti vardır.
Adım 1: Şıkları tek tek inceleyelim ve “Hangi amaçla?” sorusunu soralım.
- A) Akşam yemeğinden sonra eve geldim.
- B) Gonca’nın yazdığı e-postayı okumak için bilgisayarın başına oturdum.
- C) Gonca karar veremediği için yazdığı e-postayı göndermemiş.
- D) Pırıl’ın ailesi, Pırıl ile arkadaşlık yaptığı için Gonca’nın İstanbul’a gelmesini istiyorlar.
Bu cümlede sadece bir eylemin (eve gelme) zamanı (akşam yemeğinden sonra) belirtilmiş. Bir amaç bildirmiyor.
Bilgisayarın başına oturmamın amacı ne? “Gonca’nın yazdığı e-postayı okumak için.” İşte burada açıkça bir amaç var. “Okumak için” ifadesi, bilgisayarın başına oturmanın amacını belirtiyor. E-postayı okuma eylemi henüz gerçekleşmemiş, bir amaç olarak duruyor.
Gonca e-postayı niçin göndermemiş? “Karar veremediği için.” Burada bir neden var. Karar verememe eylemi de, e-postayı göndermeme eylemi de gerçekleşmiş. Bu bir neden-sonuç cümlesidir.
Pırıl’ın ailesi, Gonca’nın İstanbul’a gelmesini niçin istiyorlar? “Pırıl ile arkadaşlık yaptığı için.” Bu da bir neden bildiriyor. Pırıl’ın arkadaşlık yapması bir neden, Gonca’nın gelmesini istemek bir sonuç. Bu da neden-sonuç cümlesidir.
Adım 2: Amaç-sonuç bildiren cümleyi belirleyelim.
Yaptığımız incelemeye göre B seçeneğindeki cümle, bir eylemin amacını açıkça belirtiyor.
Sonuç:
B
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinin yüklemi ek fiille çekimlenmiştir?
A) Ay ışığında, dalgaların üzerinde hızla ilerledi.
B) Saatte iki yüz kırk mil hızla uçmuyor.
C) Bu çarpışmanın sonu mutlak bir ölümdü.
D) O, gözlerini kapamaktan başka bir şey yapmadı.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, ek fiil (bildiğimiz “i-” fiili), iki temel görevde kullanılır:
- İsim soylu sözcükleri (isim, zamir, sıfat) yüklem yapmak. (Mesela: “O, öğrenciydi.”)
- Basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı yapmak. (Mesela: “Geliyordu” – gel-iyor-du)
Ek fiilin dört hali vardır: “-idi” (hikaye), “-imiş” (rivayet), “-ise” (şart) ve “-dir” (geniş zaman, genellikle düşebilir).
Adım 1: Her cümlenin yüklemini bulalım ve ek fiil alıp almadığına bakalım.
- A) Ay ışığında, dalgaların üzerinde hızla ilerledi.
- B) Saatte iki yüz kırk mil hızla uçmuyor.
- C) Bu çarpışmanın sonu mutlak bir ölümdü.
- D) O, gözlerini kapamaktan başka bir şey yapmadı.
Yüklem: “ilerledi”. “İlerle-” fiiline geçmiş zaman eki “-di” gelmiş. Bu basit zamanlı bir fiil çekimidir, ek fiil yoktur.
Yüklem: “uçmuyor”. “Uç-” fiiline olumsuzluk eki “-ma” ve şimdiki zaman eki “-yor” gelmiş. Bu da basit zamanlı bir fiil çekimidir, ek fiil yoktur.
Yüklem: “ölümdü”. “Ölüm” sözcüğü bir isimdir. Bu isme ek fiilin geçmiş zaman hikayesi olan “-dü” (idi) eki gelerek ismi yüklem yapmıştır. “Ölüm idi” şeklinde düşünebiliriz. İşte bu, ek fiille çekimlenmiş bir yüklümdür.
Yüklem: “yapmadı”. “Yap-” fiiline olumsuzluk eki “-ma” ve geçmiş zaman eki “-dı” gelmiş. Bu da basit zamanlı bir fiil çekimidir, ek fiil yoktur.
Adım 2: Ek fiille çekimlenmiş yüklemi olan cümleyi belirleyelim.
Gördüğümüz gibi, C seçeneğindeki “ölümdü” kelimesi ek fiil alarak yüklem olmuştur.
Sonuç:
C
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil farklı bir görevde kullanılmıştır?
A) Çünkü hız güç demekti, büyük bir zevkti.
B) Yeryüzünün akrobatik uçuş yapabilen tek martısıydı.
C) Jonathan’ın dinlenmeye hiç niyeti yoktu.
D) Jonathan, tersine dönüşü, her şeyi öğrenmişti.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, az önce de bahsettiğimiz gibi, ek fiilin iki temel görevi vardır:
- İsim soylu sözcükleri yüklem yapmak. (Mesela: “Çok güzeldi.” – güzel isim)
- Basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı yapmak. (Mesela: “Geliyormuş.” – gel-iyor-muş)
Bizden bu görevlerden hangisinin diğerlerinden farklı kullanıldığını bulmamız isteniyor.
Adım 1: Her cümledeki ek fiili bulalım ve görevini belirleyelim.
- A) Çünkü hız güç demekti, büyük bir zevkti.
- “Demekti”: “Demek” kelimesi burada isimleşmiş, “demek idi” şeklinde ek fiil alarak yüklem olmuş. Yani isim soylu bir sözcüğü yüklem yapmış.
- “Zevkti”: “Zevk” kelimesi isimdir. “Zevk idi” şeklinde ek fiil alarak yüklem olmuş. Yani isim soylu bir sözcüğü yüklem yapmış.
- B) Yeryüzünün akrobatik uçuş yapabilen tek martısıydı.
- C) Jonathan’ın dinlenmeye hiç niyeti yoktu.
- D) Jonathan, tersine dönüşü, her şeyi öğrenmişti.
Yüklemler: “demekti” ve “zevkti”.
Yüklem: “martısıydı”. “Martısı” kelimesi isimdir (iyelik eki almış isim). “Martısı idi” şeklinde ek fiil alarak yüklem olmuş. Yani isim soylu bir sözcüğü yüklem yapmış.
Yüklem: “yoktu”. “Yok” kelimesi isim soylu bir sözcüktür. “Yok idi” şeklinde ek fiil alarak yüklem olmuş. Yani isim soylu bir sözcüğü yüklem yapmış.
Yüklem: “öğrenmişti”. “Öğrenmiş” fiilin öğrenilmiş geçmiş zamanıdır (basit zamanlı fiil). Bu fiile ek fiilin geçmiş zaman hikayesi olan “-ti” (idi) gelerek fiili birleşik zamanlı yapmıştır (“öğrenmiş idi”). İşte bu, ek fiilin ikinci görevidir.
Adım 2: Farklı görevi olan cümleyi belirleyelim.
A, B ve C seçeneklerinde ek fiil isim soylu sözcükleri yüklem yaparken, D seçeneğinde basit zamanlı bir fiili birleşik zamanlı yapmıştır. Bu yüzden D seçeneğindeki ek fiil farklı bir görevde kullanılmıştır.
Sonuç:
D
5. “Tüm bunları düşünürken kanatlarını gövdesine yapıştırdı.” cümlesinde kaç sözcük çekim eki almıştır?
A) 1
B) 2
C) 3
D) 4
Çözüm:
Sevgili öğrencim, çekim ekleri, kelimelerin anlamını değil, cümledeki görevini değiştiren eklerdir. İsimlere gelen çoğul ekleri (-ler, -lar), iyelik ekleri (benim, senin…), hal ekleri (-i, -e, -de, -den) ve fiillere gelen zaman ekleri (-yor, -di, -miş, -ecek…), şahıs ekleri (-im, -sin, -iz…) çekim ekleridir. Yapım ekleri ise kelimenin anlamını veya türünü değiştirir.
Hadi cümleyi kelime kelime inceleyelim:
Adım 1: Her bir kelimeyi çekim eki alıp almadığına göre inceleyelim.
- “Tüm”: Bu kelime bir sıfattır ve herhangi bir çekim eki almamıştır.
- “bunları”: “bun-lar-ı”
- “-lar”: Çoğul eki (çekim eki)
- “-ı”: Belirtme hal eki (çekim eki)
- “düşünürken”: “düşün-ür-ken”
- “kanatlarını”: “kanat-lar-ı-nı”
- “-lar”: Çoğul eki (çekim eki)
- “-ı”: İyelik eki (onun kanatları – çekim eki)
- “-nı”: Belirtme hal eki (çekim eki)
- “gövdesine”: “gövde-si-ne”
- “-si”: İyelik eki (onun gövdesi – çekim eki)
- “-ne”: Yönelme hal eki (çekim eki)
- “yapıştırdı”: “yapıştır-dı”
- “-dı”: Görülen geçmiş zaman eki (çekim eki)
Bu sözcük çekim eki almıştır. (1. sözcük)
Burada “-ür” geniş zaman eki gibi görünse de, “-ken” eki zarf-fiil ekidir ve fiilimsi ekleri genel olarak yapım eki kabul edilir. Yani bu kelime fiilden zarf-fiil yapan bir yapım eki almıştır. Bu yüzden bu kelimeyi çekim eki almış bir sözcük olarak saymıyoruz. Ortaokul müfredatında fiilimsiler genellikle yapım eki almış kelimeler olarak öğretilir.
Bu sözcük çekim eki almıştır. (2. sözcük)
Bu sözcük çekim eki almıştır. (3. sözcük)
Bu sözcük çekim eki almıştır. (4. sözcük)
Adım 2: Çekim eki almış sözcük sayısını toplayalım.
Toplamda “bunları”, “kanatlarını”, “gövdesine” ve “yapıştırdı” olmak üzere 4 sözcük çekim eki almıştır.
Sonuç:
D
6. Uydular, Dünya’nın çevresinde dolanan insansız uzay araçlarıdır; televizyon görüntülerini ve telefon konuşmalarını iletir. Ayrıca hava ve denizlerin durumu hakkında bilgiler gönderir. 1957’de SSCB, Dünya’nın çevresinde dolanan ilk insan yapımı cisim olan Sputnik adlı uyduyu fırlatmıştır.
Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi kullanılmıştır?
A) Açıklama
B) Betimleme
C) Öyküleme
D) Tartışma
Çözüm:
Sevgili öğrencim, anlatım biçimleri bir metnin yazılış amacına göre değişir. Hadi bu anlatım biçimlerini kısaca hatırlayalım:
-
Açıklama: Bilgi vermek, öğretmek amacıyla kullanılır. Nesnel bir dil tercih edilir. Tanımlar, örnekler ve kanıtlayıcı bilgiler yer alır. Okuyucuyu bilgilendirmeyi hedefler.
-
Betimleme: Bir varlığı, yeri, kişiyi veya durumu okuyucunun gözünde canlandıracak şekilde anlatır. Gözlem gücü önemlidir ve genellikle sıfatlar, zarflar bolca kullanılır.
-
Öyküleme: Bir olayı, belirli bir zaman ve mekanda, kahramanlar eşliğinde anlatır. Olay zinciri ve hareketlilik ön plandadır. Roman, hikaye gibi türlerde kullanılır.
-
Tartışma: Bir düşünceyi savunmak ya da çürütmek amacıyla yazılır. Yazar, kendi görüşünü kabul ettirmeye çalışır. Soru-cevap cümleleri, “oysa”, “bence” gibi ifadeler sıkça kullanılır.
Adım 1: Parçayı okuyalım ve amacını anlamaya çalışalım.
Uydular, Dünya’nın çevresinde dolanan insansız uzay araçlarıdır; televizyon görüntülerini ve telefon konuşmalarını iletir. Ayrıca hava ve denizlerin durumu hakkında bilgiler gönderir. 1957’de SSCB, Dünya’nın çevresinde dolanan ilk insan yapımı cisim olan Sputnik adlı uyduyu fırlatmıştır.
Adım 2: Parçanın hangi anlatım biçimine uyduğunu belirleyelim.
Parça, “Uydular, Dünya’nın çevresinde dolanan insansız uzay araçlarıdır…” diye bir tanımla başlıyor. Ardından uyduların görevlerini (televizyon görüntülerini iletme, telefon konuşmalarını iletme, hava ve deniz bilgileri gönderme) sıralıyor. Son olarak da ilk uydunun ne zaman ve kim tarafından fırlatıldığı gibi somut bilgiler veriyor. Tüm bunlar bize uydular hakkında bilgi verildiğini, okuyucunun bilgilendirilmeye çalışıldığını gösteriyor. Metinde herhangi bir olay anlatımı, bir şeylerin zihinde canlandırılması veya bir fikrin savunulması ya da çürütülmesi söz konusu değil.
Bu nedenle, metinde kullanılan anlatım biçimi açıklamadır.
Sonuç:
A