7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 232
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün seninle birlikte Martı Jonathan Livingston metninden gelen soruları adım adım, dikkatlice inceleyeceğiz ve cevaplayacağız. Hazır mısın? Başlayalım o zaman!
6. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin içeriğini yorumlayınız.
Şimdi bu etkinliğin alt başlıklarını tek tek ele alalım:
Yazarın olaylara bakış açısı yönünden
Sevgili öğrencim, bir yazar bir olayı anlatırken bazen dışarıdan bir gözlemci gibi durur, bazen de anlattığı karakterin içine girer, onun gibi hisseder, düşünür. Bu metinde yazar, Martı Jonathan’ın yaşadıklarını ve hissettiklerini bize çok yakından anlatıyor. Sanki Jonathan’ın iç dünyasına girmiş gibi. Onun karanlıktaki mücadelesini, hız tutkusunu, korkularını ve bunları aşmanın verdiği hazzı bize adeta yaşatıyor. Yazar, Jonathan’ın pes etmeyen, sınırları zorlayan, özgürlüğüne düşkün ve gelişime açık yönünü bize yansıtarak, okuyucuyu da bu azimli martının tarafına çekiyor. Yani yazar, olaylara ilham verici, hayranlık duyan ve destekleyici bir bakış açısıyla yaklaşıyor diyebiliriz.
Metindeki öznel ve nesnel yaklaşımlar yönünden
Hatırlarsan, öznel dediğimiz şey kişiden kişiye değişen, duygusal ve kişisel yorumlar içeren şeylerdir. Nesnel ise herkes için aynı olan, kanıtlanabilir, kişisel duygulardan uzak bilgilerdir.
Bu metinde yazar daha çok öznel bir yaklaşımla Martı Jonathan’ı anlatmış. Neden mi? Çünkü Jonathan’ın düşüncelerini, duygularını, hayallerini bize aktarıyor. Mesela, “Çok hoş, diye düşündü.” veya “O, korkuyu yenmenin gururuyla, haz alarak yaşıyordu.” cümleleri Jonathan’ın iç dünyasına ait, kişisel yorumlardır. Hızın Jonathan için ne anlama geldiğini de öznel bir şekilde açıklıyor: “Çünkü hız güç demekti, büyük bir zevkti ve kusursuz bir güzellikti.” Bu ifadeler, Jonathan’ın kendi bakış açısını ve hislerini yansıtıyor. Yani metin, Jonathan’ın yaşadıklarını onun gözünden, onun hisleriyle aktardığı için bolca öznellik barındırıyor.
Nesnel kısımlara gelirsek, bunlar daha çok gözlemlenebilir, somut bilgilerdir. Örneğin, “Martılar karanlıkta uçamaz!” bilgisi veya “saatte iki yüz kırk mil hızla uçuyordu.” gibi ifadeler nesnel yargılara yakındır. Ancak bu nesnel bilgiler bile Jonathan’ın öznel deneyimleriyle harmanlanmıştır.
Örnek ve ayrıntılar yönünden
Yazar, Martı Jonathan’ın hikayesini bize daha iyi anlatabilmek için bolca örnek ve ayrıntıdan faydalanmış. Bu sayede biz de Jonathan’ın yaşadıklarını gözümüzde daha net canlandırabiliyoruz. İşte birkaç örnek:
- Jonathan’ın karanlıkta nasıl bir alarm sesi duyduğunu, bu sesi “bir alarm gibi kulaklarında tekrar çınladı” ifadesiyle anlatarak olayı detaylandırmış.
- Gecenin tasviri “Işıklar ve ay suya yansımış, parlıyor, gecenin içinde küçük fener etrafa hoş bir ışık yayıyor.” gibi ayrıntılarla zenginleştirilmiş.
- Martıların karanlıkta uçamamasının nedeni olarak “bir baykuşunki gibi gözlere, bir şahininki gibi kısa kanatlara ve uçuş haritalarına sahip olman gerek!” gibi somut örnekler verilmiş.
- Jonathan’ın hızlanma tekniği de ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor: “kanat uçlarının açılarını azıcık genişletti ve dimdik suya daldı.“
- Hızın getirdiği tehlikeyi “eğer kanatları açılırsa milyonlarca minik martı parçacığına dönüşeceğini biliyor” ifadesiyle çok çarpıcı bir ayrıntıyla dile getirmiş.
Gördüğün gibi, yazar metni bu tür örnekler ve ayrıntılarla bezeyerek hem daha ilgi çekici hem de daha anlaşılır hale getirmiş. Bu da okuyucunun metni daha iyi anlamasına ve olayları daha derinden hissetmesine yardımcı oluyor.
—
7. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki parçada hangi anlatım biçimlerinden ve düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılmıştır? Yazınız.
Şimdi de bu metinde kullanılan anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını inceleyelim. İki başlık halinde açıklayacağım:
Anlatım biçimleri:
Bir metinde yazarın konuyu aktarırken kullandığı farklı yöntemlere anlatım biçimi diyoruz. Bu parçada iki temel anlatım biçimi öne çıkıyor:
-
Öyküleyici Anlatım (Hikaye Etme):
Metnin tamamında bir olay anlatılıyor. Martı Jonathan’ın karanlıkta yaşadığı zorluklar, şafakla birlikte yeni çalışmalarına başlaması, hızlanma çabaları ve hissettikleri bir akış içinde sunuluyor. Olaylar zaman sırasına göre ilerliyor, bir karakter (Jonathan) var ve yaşadığı maceralar anlatılıyor. Bu da öyküleyici anlatımın en belirgin özelliğidir. Mesela, “Gecenin bir vakti, yüz fit yukarıda, Martı Jonathan Livingston, bu gerçeğe gözlerini kapadı.” ve “Gündoğumuyla birlikte Martı Jonathan, çalışmalarına yeniden başladı.” gibi cümleler, olayların bir akış içinde anlatıldığını gösteriyor.
-
Betimleyici Anlatım (Tasvir Etme):
Yazar, olayları anlatırken aynı zamanda bize görsel ve işitsel imgeler sunarak her şeyi gözümüzde canlandırmamızı sağlıyor. Bu sayede okuduğumuz yerleri ve karakterleri daha iyi hayal edebiliyoruz. İşte metinden bazı betimleyici ifadeler:
- “Karanlık!” (Karanlığın atmosferi)
- “küçük fener etrafa hoş bir ışık yayıyor.” (Görsel bir betimleme)
- “durgun mavi deniz üstünde ufacık bir nokta” (Martının deniz üzerindeki görüntüsü)
- “bir ses duvarı hâline gelen rüzgâr” (Rüzgarın hem sesi hem de yarattığı his)
- “belli belirsiz bir toz bulutu gibi görünüyordu.” (Martı sürüsünün betimlemesi)
Bu ifadeler, okuyucunun zihninde canlı tablolar oluşturarak metni daha etkileyici kılıyor.
Düşünceyi geliştirme yolları:
Yazar, anlatmak istediği düşünceleri daha anlaşılır, etkileyici ve inandırıcı kılmak için çeşitli yöntemler kullanır. Bu yöntemlere düşünceyi geliştirme yolları denir. Bu parçada kullanılan başlıca yollar şunlar:
-
Benzetme:
İki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Metinde birkaç yerde benzetme kullanılmış:
- “bir alarm gibi kulaklarında tekrar çınladı.” (Gelen ses bir alarma benzetilmiş.)
- “bir baykuşunki gibi gözlere, bir şahininki gibi kısa kanatlara ve uçuş haritalarına sahip olman gerek!” (Martının uçuş için gerekli özelliklerinin baykuş ve şahine benzetilmesi.)
- “martı sürüsü ise belli belirsiz bir toz bulutu gibi görünüyordu.” (Martı sürüsü toz bulutuna benzetilmiş.)
- “bir ses duvarı hâline gelen rüzgâr” (Rüzgarın etkisi ses duvarına benzetilmiş.)
Bu benzetmeler, anlatımı daha somut ve akılda kalıcı hale getiriyor.
-
Tanımlama:
Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu açıklama, özelliklerini belirtmedir. Metinde Jonathan için hızın ne anlama geldiği tanımlanmıştır:
- “Çünkü hız güç demekti, büyük bir zevkti ve kusursuz bir güzellikti.“
Bu cümle, “hız” kavramını Jonathan’ın bakış açısıyla açıklayarak ona özel bir anlam yüklüyor.
-
Örnekleme:
Anlatılan düşünceyi somutlaştırmak ve anlaşılır kılmak için örnekler vermektir. Metin boyunca Jonathan’ın yaşadığı olaylar, onun azmini ve kararlılığını gösteren birer örnek niteliğindedir. Örneğin, Jonathan’ın karanlıkta uçma isteği, sonra “bu gerçeğe gözlerini kapaması” ve gündoğumuyla birlikte tekrar çalışmaya başlaması, onun pes etmeyen yapısını örneklerle açıklıyor. Hızlanmak için yaptığı “kanat uçlarının açılarını azıcık genişletti ve dimdik suya daldı” hareketi de tekniğine bir örnek teşkil ediyor.
-
Kişileştirme (veya Hayvanlara İnsan Özelliği Verme – Antropomorfizm):
İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insan özellikleri yüklemektir. Bu metinde ana karakter bir martı olmasına rağmen, Jonathan insan gibi düşünen, hayal kuran, hedefleri olan, korkan, gurur duyan bir varlık olarak anlatılmıştır. “Jonathan’ın dinlemeye hiç niyeti yoktu. Çok hoş, diye düşündü.“, “O, korkuyu yenmenin gururuyla, haz alarak yaşıyordu.” gibi ifadeler, martıya insana özgü duygu ve düşüncelerin atfedildiğini gösterir.
Umarım bu açıklamalar, metni ve soruları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Başka sorun olursa her zaman buradayım!