7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 190
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimize hoş geldin! Bugün sana gönderdiğim bu sayfadaki etkinlikleri ve soruları birlikte adım adım çözeceğiz. Unutma, her sorunun bir mantığı var ve biz bu mantığı çözdükçe Türkçe bilgimizi daha da sağlamlaştıracağız. Hazırsan başlayalım!
Şimdi ilk etkinliğimize bakalım:
5. ETKİNLİK
“Ülkemizde tiyatronun yeri ve önemi” konusuyla ilgili güdümlü bir konuşma yapınız. Konuşmanızı yaparken güvenilir bilgi kaynaklarını etkili bir şekilde kullanınız. Konuyla ilgili -varsa- grafik, tablo ve çizelgelerle sunulan bilgileri yorumlayınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlik senden bir konuşma yapmanı istiyor. Yani burada yazılı bir cevap beklemek yerine, bu konuya nasıl yaklaşman gerektiğini sana anlatacağım. Tiyatro, hayatımızda çok önemli bir yere sahip bir sanat dalıdır. Şiirde de gördüğümüz gibi, tiyatrolar insanları bir araya getirir, dostlukları pekiştirir, farklı yerlere gitmiş gibi hissettirir.
Bu konuşmayı hazırlarken şunlara dikkat edebilirsin:
- Konuyu Anla: Tiyatronun ülkemizdeki tarihsel sürecinden, günümüzdeki durumundan ve insanlar üzerindeki etkilerinden bahsedebilirsin. Neden tiyatroya gitmeliyiz? Tiyatro bize neler kazandırır? gibi sorulara cevap arayabilirsin.
- Güvenilir Kaynak Kullan: İnternetten araştırma yaparken, kitaplardan veya belgesellerden bilgi edinirken, bilgilerin doğru ve güvenilir olduğundan emin ol. Örneğin, Kültür Bakanlığı’nın, üniversitelerin veya tiyatro derneklerinin siteleri iyi kaynaklar olabilir.
- Görsel Verileri Yorumla (Varsa): Eğer araştırmaların sırasında tiyatroya giden kişi sayısıyla ilgili grafikler, tiyatro oyunlarının istatistikleri veya tiyatronun ekonomik katkısıyla ilgili tablolar bulursan, bunları konuşmanda kullanarak söylediklerini daha ikna edici hale getirebilirsin. Mesela, “Araştırmalara göre, son beş yılda gençlerin tiyatroya ilgisi yüzde şu kadar arttı.” diyerek konuşmanı zenginleştirebilirsin.
- Kendi Fikrini Kat: Sadece bilgi aktarmakla kalma, tiyatronun senin için ne ifade ettiğini, seni nasıl etkilediğini de anlat. Bu, konuşmanı daha kişisel ve ilgi çekici yapar.
Unutma, iyi bir konuşma hem bilgilendirici hem de dinleyicinin duygularına hitap eden bir konuşmadır. Şiirde de tiyatronun insanları nasıl etkilediğini görmüştük, değil mi?
Şimdi de dil bilgisi ağırlıklı olan 6. etkinliğimize geçelim:
6. ETKİNLİK
Şiirin üçüncü bölümünde geçen “yazıldı, dizildi, gezildi” fiillerinin,
Önce şiirin üçüncü bölümünü hatırlayalım:
Bunca senaryo yazıldı,
Millet salona dizildi,
İller, ülkeler gezildi,
Sanat evi tiyatrolar.
Şimdi bu fiilleri inceleyelim:
a) Kip ve kişisini belirleyip yazınız.
Fiillerin kip ve kişisini bulmak için fiilin çekim eklerine bakıyorduk, hatırladın mı?
-
yazıldı:
Bu fiildeki “-dı” eki, eylemin geçmişte yapıldığını ve bittiğini bize gösteriyor. Yani bu bir Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman kipi. Peki kim tarafından yazıldı? “Bunca senaryo” yazıldı. Senaryo, “o” anlamına geldiği için bu fiil üçüncü tekil kişiye göre çekimlenmiştir.
-
dizildi:
Aynı şekilde, “-di” eki bu fiilin de Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman kipinde olduğunu gösteriyor. Kim dizildi? “Millet” dizildi. Millet de “o” anlamına geldiği için bu fiil de üçüncü tekil kişiye göre çekimlenmiştir.
-
gezildi:
Yine “-di” ekinden anlıyoruz ki bu fiil de Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman kipindedir. Kim gezildi? “İller, ülkeler” gezildi. Burada “iller, ülkeler” çoğul gibi görünse de, fiil edilgen çatılı olduğu için ve genel bir ifade olduğu için tekil gibi kullanılmıştır. Yani yine üçüncü tekil kişiye göre çekimlenmiştir.
b) Bu fiillerin hangi zaman yerine (anlam kayması) kullanıldığını belirleyiniz.
Anlam kayması, bir kipin kendi anlamı dışında başka bir kipin anlamını taşıması demekti. Örneğin, “Yarın sinemaya gidiyoruz.” cümlesinde “gidiyoruz” şimdiki zaman kipi olsa da, gelecek zaman (gideceğiz) anlamı taşıyor, değil mi?
Şiirdeki “yazıldı”, “dizildi” ve “gezildi” fiillerine baktığımızda, hepsi de Görülen Geçmiş Zaman kipiyle çekimlenmiş ve gerçekten de geçmişte yaşanmış, bitmiş olayları anlatıyorlar. Yani senaryolar geçmişte yazılmış, millet geçmişte salona dizilmiş, iller ve ülkeler geçmişte gezilmiş. Bu fiillerde herhangi bir anlam kayması bulunmamaktadır. Kendi anlamlarında, yani geçmişte gerçekleşen bir eylemi anlatmak için kullanılmışlardır.
c) Yapı yönünden (basit, türemiş, birleşik) değerlendiriniz.
Fiillerin yapısını incelerken köklerine ve aldıkları eklere bakıyorduk. Yapım eki alıp almadıkları bizim için önemliydi.
-
yazıldı:
Adım 1: Fiilin kökü “yaz-” (bir eylemi ifade eden kök).
Adım 2: Kökten sonra “-ıl-” eki gelmiş. Bu ek, fiile edilgenlik anlamı katan ve fiilden fiil yapan bir yapım ekidir (yaz-mak > yaz-ıl-mak). Fiil, bu ekle artık “başka biri tarafından yazılmak” anlamı kazanır.
Adım 3: Son olarak “-dı” çekim eki gelmiş.
Sonuç: Fiil, yapım eki aldığı için türemiş yapılı bir fiildir.
-
dizildi:
Adım 1: Fiilin kökü “diz-” (sıraya koyma eylemi).
Adım 2: Kökten sonra “-il-” eki gelmiş. Bu da fiile edilgenlik anlamı katan ve fiilden fiil yapan bir yapım ekidir (diz-mek > diz-il-mek).
Adım 3: Son olarak “-di” çekim eki gelmiş.
Sonuç: Fiil, yapım eki aldığı için türemiş yapılı bir fiildir.
-
gezildi:
Adım 1: Fiilin kökü “gez-” (bir yerden bir yere gitme eylemi).
Adım 2: Kökten sonra “-il-” eki gelmiş. Bu da fiile edilgenlik anlamı katan ve fiilden fiil yapan bir yapım ekidir (gez-mek > gez-il-mek).
Adım 3: Son olarak “-di” çekim eki gelmiş.
Sonuç: Fiil, yapım eki aldığı için türemiş yapılı bir fiildir.
ç) Fiillerin kökleri anlam özellikleri (iş, oluş, durum) yönünden değerlendiriniz.
Fiilleri anlam özelliklerine göre ayırırken şuna dikkat ediyorduk:
- İş (Kılış) Fiilleri: Bir öznenin isteğiyle gerçekleşen, bir nesneyi etkileyen veya nesne alabilen fiillerdir. (Neyi? Kimi?) sorularına cevap verirler.
- Oluş Fiilleri: Zamanla kendiliğinden gerçekleşen, bir durumdan başka bir duruma geçişi anlatan fiillerdir. Öznenin iradesi dışında gerçekleşir. (Büyümek, paslanmak, sararmak gibi.)
- Durum Fiilleri: Öznenin içinde bulunduğu bir durumu anlatan, genellikle nesne almayan ve öznenin iradesiyle gerçekleşen fiillerdir. (Uyumak, oturmak, gülmek gibi.)
Şimdi fiillerimize bakalım:
-
yaz- (yazmak):
Bir şeyi (mektubu, kitabı, senaryoyu) yazmak, öznenin isteğiyle yapılan bir eylemdir ve “neyi?” sorusuna cevap verebilir (Neyi yazdı? Senaryoyu). Bu yüzden iş (kılış) fiilidir.
-
diz- (dizmek):
Bir şeyi (boncuğu, insanları) sıraya koymak, öznenin isteğiyle yapılan bir eylemdir ve “neyi?” sorusuna cevap verebilir (Neyi dizdi? Millet salona dizildi, aslında millet kendi isteğiyle dizilmiş, ama fiilin kökü “dizmek” bir iş fiilidir). Bu yüzden iş (kılış) fiilidir.
-
gez- (gezmek):
Bir yerleri (şehri, ülkeyi) dolaşmak, öznenin isteğiyle yapılan bir eylemdir ve “nereyi?” sorusuna cevap verebilir (Nereyi gezdi? İlleri, ülkeleri). Bu yüzden iş (kılış) fiilidir.
Gördüğün gibi, üç fiilimizin kökü de iş (kılış) fiili özelliğini taşıyor.
Aferin sana! Tüm soruları başarıyla çözdük. Umarım açıklamalarım senin için anlaşılır olmuştur. Türkçe öğrenmeye devam et, her yeni bilgi seni daha da ileriye taşıyacak!