7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 189
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, tiyatroya olan sevgiyi ve tiyatronun hayatımızdaki yerini anlatan güzel bir şiir üzerinden soruları çözeceğiz. Unutmayın, şiirleri anlamak, onların bize neler hissettirdiğini bulmak çok keyifli bir yolculuktur. Hadi başlayalım!
3. ETKİNLİK
Okuduğunuz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Soru: Tiyatroda oyuncuların izleyicileri görmeye gelmesi ile ne anlatılmak isteniyor?
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, şiirde “Biz geldik sizi görmeye” diye bir dize var, fark ettiniz mi? Bu dize, tiyatronun sadece sahnedeki oyuncuların bir şeyler yapması değil, aynı zamanda seyirciyle bir bağ kurması olduğunu anlatıyor. Yani oyuncular, sadece kendi performanslarını sergilemek için değil, aynı zamanda izleyicileriyle karşılaşmak, onlarla göz göze gelmek ve bu sanatın güzelliğini onlarla paylaşmak için sahneye çıkıyorlar. Bu, tiyatrocuların seyirciye verdiği değeri ve onlarla kurmak istedikleri iletişimi gösterir.
Sonuç: Oyuncuların izleyicileri görmeye gelmesi, tiyatronun seyirciyle kurduğu sıcak ve samimi bağı, sanatın izleyiciyle buluşma arzusunu ve onlara verilen değeri anlatır.
Soru: “Kalpte pekişti dostluklar, Yakın oldu hep uzaklar.” dizeleriyle anlatılmak istenen nedir?
Çözüm:
Bu dizeler çok derin anlamlar taşıyor çocuklar. Bir düşünün, tiyatroya gittiğinizde, aynı oyunu izleyen bir sürü insanla aynı duyguları paylaşırsınız, değil mi? Birlikte güler, birlikte hüzünlenirsiniz. İşte “Kalpte pekişti dostluklar” derken, tiyatronun insanları bir araya getirme, aralarındaki empatiyi ve sevgiyi güçlendirme gücünden bahsediliyor. Ortak bir deneyim yaşamak, insanları birbirine yaklaştırır.
“Yakın oldu hep uzaklar” dizesi ise, tiyatronun bambaşka dünyaları, farklı kültürleri, geçmiş zamanları ya da uzak coğrafyaları sahneye taşıyarak bize tanıtmasını ifade eder. Bir oyun izlerken, belki hiç bilmediğimiz bir ülkenin insanlarının hayatına tanık oluruz, onların dertlerini, sevinçlerini anlarız. Böylece, bize çok uzak görünen şeyler bile kalbimizde yer bulur, yakınlaşır. Tiyatro, bu sayede önyargıları kırar, farklılıklara hoşgörüyle bakmamızı sağlar.
Sonuç: Bu dizeler, tiyatronun insanlar arasında dostluk bağlarını güçlendirdiğini, farklı coğrafyalardan ve kültürlerden insanları, olayları ve duyguları bir araya getirerek aradaki mesafeleri ortadan kaldırdığını anlatır.
Soru: Her akşam tiyatroda neler, niçin alkışlanır?
Çözüm:
Şiirde “Alkış tufanına dalsam” dizesi geçiyor, değil mi? Bu dize bize tiyatroda alkışın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Tiyatroda alkışlanan şeyler aslında çok çeşitli olabilir:
- Neler alkışlanır?
- Öncelikle, oyuncuların sahnedeki başarılı performansları, canlandırdıkları karakterleri bize inandırıcı bir şekilde sunmaları alkışlanır.
- Oyunun konusu, yazarı, yönetmeni, sahne tasarımı gibi tiyatroyu oluşturan tüm unsurların güzelliği ve başarısı alkışlanır.
- Bazen bir müzik, bir dans performansı veya özel bir sahne geçişi de seyirciden büyük alkış alabilir.
- Kısacası, sahnedeki emeğin, sanatın ve güzelliğin her hali alkışlanabilir.
- Niçin alkışlanır?
- İşte bu “niçin” sorusu çok önemli! Alkış, seyircinin oyunu beğenmesi, oyuncuların emeğine ve yeteneğine saygı duyması, gösterilen performanstan keyif alması ve sanatçılara teşekkür etmesi içindir.
- Alkış, aynı zamanda tiyatronun yarattığı büyüleyici atmosferin bir parçasıdır; seyirci ile sahne arasındaki enerjiyi pekiştirir ve sanatçıyı motive eder. Tiyatroya ve sanata verilen değerin bir göstergesidir.
Sonuç: Tiyatroda oyuncuların başarılı performansları, oyunun güzelliği, sahne tasarımı ve genel olarak sanatın kendisi alkışlanır. Bunun nedeni ise, seyircinin beğenisini, takdirini, sanatçılara teşekkürünü ve sanata olan sevgisini göstermek istemesidir.
4. ETKİNLİK
Okuduğunuz şiirden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Şiirin konusu nedir?
Çözüm:
Sevgili gençler, bir şiirin konusunu bulmak için şiirin genel olarak neyden bahsettiğine bakarız. Bu şiiri baştan sona okuduğumuzda, tiyatronun ne kadar güzel bir yer olduğundan, insanları nasıl bir araya getirdiğinden, sanatın değerinden, oyuncuların ve seyircilerin duygularından bahsedildiğini görüyoruz. Şiirin adı bile “TİYATROLAR”. Bu da bize ipucu veriyor, değil mi?
Sonuç: Şiirin konusu, tiyatroya duyulan sevgi, tiyatronun insan hayatındaki yeri ve önemi, tiyatronun birleştirici ve eğlendirici gücüdür.
Şiirin ana duygusu nedir?
Çözüm:
Ana duygu, şiiri okuduğumuzda içimizde uyanan en baskın histir. Bu şiirde, “Benim evim tiyatrolar” dizesiyle, “Alkış tufanına dalsam” gibi ifadelerle şairin tiyatroya karşı büyük bir hayranlık, sevgi ve bağlılık hissettiğini anlıyoruz. Tiyatro onun için sadece bir eğlence yeri değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir sığınak gibi. Bu yüzden, şiirin genelinde tiyatroya karşı coşkulu bir sevgi ve hayranlık hissediliyor.
Sonuç: Şiirin ana duygusu, tiyatroya duyulan büyük sevgi, hayranlık, bağlılık ve tiyatronun insanlara kattığı değerden duyulan coşkudur.
Şiirde ahengi sağlayan unsurları (kafiye, redif) belirleyip yazınız.
Çözüm:
Ahenk, yani kulağa hoş gelen uyum, şiirde kafiye (uyak) ve redif gibi unsurlarla sağlanır. Kafiye, dize sonlarındaki ses benzerliğidir. Redif ise, dize sonlarında aynı görevde ve anlamda kullanılan eklerin veya kelimelerin tekrar etmesidir. Hadi şiirden örnekler bulalım:
- Redif örnekleri:
- “Kalpte pekişti dostluklar,”
- “Yakın oldu hep uzaklar,”
- “Canlı konuştu dudaklar,”
- “Bunca senaryo yazıldı,”
- “Millet salona dizildi,”
- “İller, ülkeler gezildi,”
- “Ben hep önlerde otursam,”
- “Alkış tufanına dalsam,”
Bu dizelerde, çoğul eki olan “-lar” ekleri aynı görevde ve anlamda tekrar ettiği için rediftir.
Bu dizelerde, fiillere gelen edilgenlik ve geçmiş zaman eki olan “-ıldı” ekleri aynı görevde ve anlamda tekrar ettiği için rediftir.
Bu dizelerde, şart kipi eki olan “-sam” ekleri aynı görevde ve anlamda tekrar ettiği için rediftir.
- Kafiye örnekleri:
- “Kalpte pekişti dostluklar,”
- “Yakın oldu hep uzaklar,”
- “Canlı konuştu dudaklar,”
Bu dizelerde “-lar” redifini attığımızda geriye kalan “ak” sesleri, iki veya daha fazla sesin benzeşmesiyle oluşan tam kafiyedir. (dostlaklar, uzaklar, dudaklar)
Sonuç: Şiirde ahengi sağlayan unsurlara örnek olarak:
- Redif:
- “dostluklar, uzaklar, dudaklar” kelimelerindeki “-lar” ekleri.
- “yazıldı, dizildi, gezildi” kelimelerindeki “-ıldı” ekleri.
- “otursam, dalsam” kelimelerindeki “-sam” ekleri.
- Kafiye:
- “dostlaklar, uzaklar, dudaklar” kelimelerindeki “-ak” sesleri (tam kafiye).