7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 176
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Görseldeki cümlelerdeki boşlukları, yukarıda verilen uygun bağlama ögeleriyle dolduracağız. Bağlama ögeleri, cümleleri veya cümle parçalarını birbirine bağlayan, aralarındaki anlam ilişkisini güçlendiren kelimelerdir. Tıpkı bir köprü gibi düşün, cümlelerin arasında anlam köprüleri kurarlar. Haydi, adım adım her bir cümleyi inceleyelim ve doğru kelimeyi bulalım!
1. Soru: ………………………………… erkek, kadından yana olan sol kolunu uzattı.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu cümleye baktığımızda, bir olayın, bir eylemin başladığını görüyoruz: “erkek, kadından yana olan sol kolunu uzattı.” Sanki bir hikayenin veya bir anlatının ilk adımı gibi duruyor. Elimizdeki bağlama ögelerini bir hatırlayalım:
- sonra (bir olaydan hemen sonra, devamında)
- aksi takdirde (eğer bir şey yapılmazsa ortaya çıkacak olumsuz sonuç)
- o hâlde (öyleyse, bu durumda, bir sonuca ulaşırken)
- başka bir deyişle (yani, farklı bir ifadeyle, bir şeyi açıklarken)
- özellikle (daha çok, bilhassa, bir şeye vurgu yaparken)
- ilk olarak (öncelikle, başlangıçta, bir sıralamanın ilk adımı)
Şimdi cümlemize dönersek, bu cümlenin bir eylemi başlattığını görüyoruz. Diğer seçenekler (aksi takdirde, başka bir deyişle, özellikle, o hâlde) bu tür bir başlangıç için pek uygun değil. “Sonra” kelimesi de bir başlangıçtan çok, bir şeyin ardından gelen eylemi anlatır. Bu yüzden, bir sıralamanın veya bir anlatının ilk eylemini belirtmek için en uygun kelime “ilk olarak” olacaktır. Bu kelime, “işte ilk bu oldu” anlamını verir.
Sonuç:
İlk olarak erkek, kadından yana olan sol kolunu uzattı.
2. Soru: Erkeğin bütün yüzü güldü. ………………………………… soluğunu daraltan o sıkıntı sanki içinden çıktı.
Çözüm:
Bu cümlede iki olay var: Birincisi “Erkeğin bütün yüzü güldü.”, ikincisi ise “soluğunu daraltan o sıkıntı sanki içinden çıktı.” Burada, erkeğin gülmesinin bir sonucu olarak veya gülmesinin hemen ardından o sıkıntının gitmesi anlatılıyor. Yani aralarında bir sebep-sonuç veya zaman sıralaması ilişkisi var. Seçeneklerimize bakalım:
- sonra (bir eylemden hemen sonra)
- o hâlde (öyleyse, bu durumda, bir sonuç çıkarırken)
Daha önce “ilk olarak” kelimesini kullandık. Şimdi kalan kelimelerden hangisi daha uygun? “O hâlde” kelimesi daha çok mantıksal bir çıkarım veya bir durumun sonucunu belirtmek için kullanılır. “Erkeğin bütün yüzü güldü, o hâlde sıkıntısı gitti” de kulağa fena gelmiyor ama “gülünce sıkıntısı gitti” gibi daha doğrudan bir zaman ve sonuç ilişkisi var. Bu durumda “sonra” kelimesi, gülme eyleminin hemen ardından sıkıntının gitmesini anlatan bir zaman ve ardıllık ilişkisi kurar. “Gülme eylemi oldu, sonra sıkıntı gitti” anlamı verir.
Sonuç:
Erkeğin bütün yüzü güldü. sonra soluğunu daraltan o sıkıntı sanki içinden çıktı.
3. Soru: Bizden yana üzülme sen, dedi. ………………………………… iyileşme süren uzayabilir.
Çözüm:
Bu cümlede bize bir öğüt veya uyarı veriliyor: “Bizden yana üzülme sen.” Ardından da, eğer bu öğüde uyulmazsa ne olacağı söyleniyor: “iyileşme süren uzayabilir.” Yani bir şart ve bu şartın gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkacak olumsuz bir sonuç var. Türkçede bu tür durumlar için çok özel bir bağlama ögesi kullanırız. Seçeneklerimize baktığımızda:
- aksi takdirde (eğer öyle olmazsa, aksi hâlde)
İşte tam da aradığımız kelime bu! “Bizden yana üzülme, eğer üzülürsen iyileşme süren uzar” demek yerine, daha kısa ve etkili bir şekilde “aksi takdirde” kelimesini kullanırız. Bu kelime, bir şeyin yapılmaması durumunda ortaya çıkacak olumsuz sonucu belirtmek için mükemmeldir.
Sonuç:
Bizden yana üzülme sen, dedi. aksi takdirde iyileşme süren uzayabilir.
4. Soru: Aklından bir sürü şey geçiriyordu. ………………………………… bırak beni, gençsin, güzelsin, bana bel bağlama, demek geliyordu aklına.
Çözüm:
Bu cümlede ilk kısımda “Aklından bir sürü şey geçiriyordu.” deniliyor. İkinci kısımda ise, o “bir sürü şeyin” ne olduğu açıklanıyor, yani “bırak beni, gençsin, güzelsin, bana bel bağlama” düşüncesi. Burada, ilk söylenen ifadeyi daha anlaşılır kılmak, onu farklı bir şekilde ifade etmek veya detaylandırmak için bir bağlama ögesi kullanmamız gerekiyor. Seçeneklerimize baktığımızda:
- başka bir deyişle (yani, farklı bir ifadeyle, bir şeyi açıklarken)
İşte tam da bu duruma uyan kelime “başka bir deyişle”. Bu kelime, bir önceki ifadeyi farklı kelimelerle veya daha açık bir şekilde tekrar etmek, açıklamak için kullanılır. Yani “aklından geçenler şunlardı: başka bir deyişle…” anlamını verir.
Sonuç:
Aklından bir sürü şey geçiriyordu. başka bir deyişle bırak beni, gençsin, güzelsin, bana bel bağlama, demek geliyordu aklına.
5. Soru: Sen şimdi iyileşmene bak. ………………………………… bizden yana hiç üzüntün olmasın.
Çözüm:
Bu cümlede ilk olarak “Sen şimdi iyileşmene bak.” diye bir öğüt veriliyor. Ardından, bu öğüdün bir parçası olarak veya bu öğütle birlikte, “bizden yana hiç üzüntün olmasın” diye bir güvence veya vurgu yapılıyor. Yani ikinci kısım, ilk kısmın bir yönünü daha fazla öne çıkarıyor. Kalan seçeneklerimize bakalım:
- özellikle (daha çok, bilhassa, bir şeye vurgu yaparken)
- o hâlde (öyleyse, bu durumda, bir sonuca ulaşırken)
“O hâlde” kelimesi burada tam olarak uymuyor, çünkü bir mantıksal sonuçtan ziyade, bir konunun özel bir yönüne dikkat çekiliyor. “Sen iyileşmene odaklan, ve özellikle de bizim için hiç üzülme” anlamı var. Bu durumda, bir şeye vurgu yapmak, onu öne çıkarmak için kullanılan “özellikle” kelimesi en uygunudur. Bu kelime “esas olarak, bilhassa” anlamını katarak, üzüntü duymaması gereken konunun kendileri olduğunu vurgular.
Sonuç:
Sen şimdi iyileşmene bak. özellikle bizden yana hiç üzüntün olmasın.
6. Soru: Erkek; iyiyim ya, daha iyiyim. İştahım da iyi. ………………………………… neden uyuyamıyorsun, neden mutsuzsun, dedi kadın.
Çözüm:
Ve geldik son cümlemize! Burada erkek “iyiyim, iştahım da iyi” diyor. Yani her şeyin yolunda olduğunu belirtiyor. Ancak kadın, bu duruma şaşırarak veya çelişki bularak “neden uyuyamıyorsun, neden mutsuzsun?” diye soruyor. Yani kadının sorusu, erkeğin iyi olduğunu söylemesi üzerine bir çıkarım yaparak veya bir mantık yürüterek sorulmuş. Kalan son seçeneğimiz:
- o hâlde (öyleyse, bu durumda, bir sonuca ulaşırken)
İşte bu kelime tam da buraya uyuyor! Erkek iyi olduğunu söylüyorsa, o zaman, bu durumda neden uyuyamıyor veya mutsuz? Kadın, erkeğin söylediklerinden yola çıkarak bir soru soruyor. “O hâlde” kelimesi, bir durumdan veya söylenen bir sözden mantıksal bir sonuç çıkarırken veya bir soru sorarken kullanılır. “Eğer iyiysen, o hâlde neden mutsuzsun?” anlamını verir.
Sonuç:
Erkek; iyiyim ya, daha iyiyim. İştahım da iyi. o hâlde neden uyuyamıyorsun, neden mutsuzsun, dedi kadın.
Gördün mü sevgili öğrencim, bağlama ögeleri cümlelerimize nasıl da farklı anlamlar katıyor ve onları birbirine bağlıyor! Her birinin kendine özgü bir görevi var. Bu etkinliği yaparak bu kelimeleri nerede ve nasıl kullanman gerektiğini daha iyi anlamışsındır diye umuyorum. Başarılar dilerim!