7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 147
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencileri! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün hep birlikte önümüzdeki etkinlik sayfalarındaki soruları inceleyeceğiz ve adım adım nasıl çözebileceğimizi konuşacağız. Unutmayın, her sorunun bir cevabı vardır ve önemli olan doğru yolda düşünmektir. Haydi başlayalım!
3. ETKİNLİK
Sevgili öğrencilerim, burada bizden dinlediğimiz veya izlediğimiz bir metne yönelik soruları cevaplamamız isteniyor. Ancak elimizde o metin olmadığı için, ben sizin için bu sorulara uygun, hayalî bir metin oluşturacağım ve cevapları ona göre vereceğim. Böylece siz de benzer sorularla karşılaştığınızda nasıl düşüneceğinizi öğrenmiş olacaksınız. Hayalî metnimiz, Anadolu’nun şirin bir köyünde yaşayan, okumayı çok seven Mustafa adında bir çocuğu, ona destek olan öğretmenini ve köydeki eğitim yolculuğunu anlatsın.
1. Dinlediğiniz metnin konusu nedir? Söyleyiniz.
Şimdi düşünelim, eğer metnimiz bir köyde yaşayan, okumayı çok seven bir çocuk olan Mustafa’nın hikâyesi olsaydı, konusu ne olurdu?
Adım 1: Metnin ana karakterini ve onun en belirgin özelliğini belirle.
Adım 2: Metinde anlatılan temel olayı veya durumu düşün.
Adım 3: Bu anahtar unsurları birleştirerek konuyu ifade et.
Çözüm:
Metnimizin konusu, bir köyde yaşayan Mustafa adlı bir çocuğun okuma sevgisi, öğretmeni sayesinde bu sevgisini nasıl geliştirdiği ve eğitimin bir köyün yaşamını nasıl olumlu yönde etkilediği olabilir.
2. Mustafa’yı sevindiren olay nedir? Açıklayınız.
Mustafa okumayı çok seviyorsa onu en çok ne mutlu ederdi? Elbette daha fazla kitaba ulaşmak! Öğretmeninin bu konudaki çabaları onu çok sevindirirdi.
Adım 1: Karakterin temel isteğini veya ihtiyacını hatırla.
Adım 2: Bu isteği karşılayacak, onu mutlu edecek bir olayı kurgula.
Adım 3: Olayın neden sevindirici olduğunu açıkla.
Çözüm:
Mustafa’yı sevindiren olay, köye yeni gelen öğretmeninin onun okuma aşkını fark etmesi ve ona kendi kitaplarından getirerek destek olmasıdır. Hatta öğretmeninin köyde küçük bir okuma köşesi oluşturmak için çaba göstermesi de Mustafa’yı çok mutlu etmiştir, çünkü bu sayede daha fazla kitaba ulaşma imkânı bulmuştur.
3. Köylüler, öğretmeni nasıl karşılıyorlar?
Genellikle yeni bir yere gelen bir öğretmene karşı köylülerin tavrı başlangıçta biraz temkinli olabilir, değil mi? Ama öğretmenin samimiyeti ve çalışkanlığı her şeyi değiştirir.
Adım 1: Köy hayatının ve köylülerin genel özelliklerini düşün (geleneksel bakış açısı vb.).
Adım 2: Öğretmenin köy için yaptığı olumlu şeylerin köylüler üzerindeki etkisini hayal et.
Çözüm:
Başlangıçta köylüler, “Okumakla karın doymaz, tarlada çalışsın” gibi düşüncelerle öğretmene biraz mesafeli durmuş olabilirler. Ancak öğretmenin çocuklara olan samimi sevgisi, fedakârca çabaları ve Mustafa’nın gözlerindeki okuma aşkını gördükçe, zamanla öğretmene güven duymuşlar ve onu desteklemeye başlamışlardır. Öğretmen, köyün bir parçası haline gelmiştir.
4. Mustafa kendini nasıl geliştiriyor?
Mustafa’nın okuma sevgisi ve öğretmenin desteğiyle kendini geliştirmesi çok doğal. Peki, bunu tam olarak nasıl yapardı?
Adım 1: Mustafa’nın temel yeteneğini veya ilgisini hatırla (okuma).
Adım 2: Öğretmenin ona sağladığı imkanları düşün.
Adım 3: Bu ikisinin birleşimiyle nasıl bir ilerleme kaydettiğini anlat.
Çözüm:
Mustafa, öncelikle kendi içindeki okuma aşkıyla kendini geliştiriyor. Öğretmeninin ona getirdiği kitapları büyük bir hevesle okuyor, yeni bilgiler öğreniyor ve hayal dünyasını genişletiyor. Ayrıca, öğrendiklerini arkadaşlarıyla paylaşarak, onlara hikâyeler anlatarak ve belki de okuma köşesinde gönüllü olarak yardımcı olarak da hem kendini geliştiriyor hem de başkalarına örnek oluyor.
5. Mustafa’daki okuma sevgisi kimleri etkiliyor?
Bir kişinin iyi bir özelliği veya tutkusu etrafındaki insanları da etkiler, değil mi? Özellikle çocuklar arasında bu etki daha da güçlü olur.
Adım 1: Mustafa’nın yakın çevresini düşün.
Adım 2: Bu çevredeki kişilerin Mustafa’dan nasıl etkilenebileceğini hayal et.
Çözüm:
Mustafa’daki okuma sevgisi, başta arkadaşları olmak üzere köydeki diğer çocukları da etkiliyor. Onun kitaplarla olan bağını gören diğer çocuklar da meraklanıp okuma köşesine gelmeye başlıyor, Mustafa’nın anlattığı hikâyelerden etkileniyorlar. Hatta bu durum, köylülerin de eğitime daha sıcak bakmasına ve çocuklarının okuması için daha fazla çaba göstermesine vesile oluyor.
6. Yazar, hikâyeyi nasıl tamamlıyor?
Bir hikâye genellikle bir mesaj verir ve okuyucuda bir his bırakır. Bu tür ilham verici hikâyeler nasıl biter sizce?
Adım 1: Hikâyenin genel temasını (eğitim, umut, değişim) düşün.
Adım 2: Bu temaya uygun, olumlu ve akılda kalıcı bir son hayal et.
Çözüm:
Yazar, hikâyeyi genellikle olumlu bir mesajla tamamlar. Örneğin, köydeki herkesin eğitimin önemini anladığını, okuma köşesinin büyüyerek bir kütüphaneye dönüştüğünü ve Mustafa’nın hayallerinin daha da genişleyerek belki de şehirde okuma fırsatı bulduğunu anlatabilir. Bu şekilde, eğitimin bir köyü ve insanları nasıl dönüştürebileceği vurgulanır, okuyucuda umut ve ilham bırakılır.
7. Siz olsaydınız hikâyede anlatılanlarla ilgili olarak nasıl bir çözüm üretirdiniz?
Şimdi sıra sende! Eğer sen Mustafa’nın köyünde olsaydın veya bu hikâyenin bir parçası olsaydın, köydeki eğitim eksiklikleri veya kitap sıkıntısı için ne gibi bir çözüm bulurdun?
Adım 1: Metindeki temel sorunu tekrar hatırla (kitap eksikliği, eğitim imkânlarının kısıtlılığı).
Adım 2: Kendi yaratıcılığını kullanarak bu soruna somut bir çözüm önerisi getir.
Adım 3: Çözümünün neden işe yarayacağını kısaca açıkla.
Çözüm:
Ben olsaydım, köyde bir “Kitap Toplama Kampanyası” başlatırdım. Çevremdeki insanlardan, yakın şehirlerdeki okullardan veya belediyelerden kullanmadıkları kitapları bağışlamalarını isterdim. Hatta internet üzerinden bir kampanya başlatıp daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışırdım. Toplanan kitaplarla köyde daha büyük ve zengin bir kütüphane kurar, burayı sadece kitap okunan değil, aynı zamanda çocukların ders çalışabileceği ve etkinlikler yapabileceği bir öğrenme merkezine dönüştürürdüm. Böylece Mustafa gibi okumayı seven çocuklar için çok daha fazla imkân yaratmış olurdum.
4. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metne başlık bulmanız istenseydi hangi başlıkları yazardınız?
Başlıklar, metnin konusunu ve ana fikrini yansıtmalı, aynı zamanda dikkat çekici olmalı, değil mi? Yukarıda anlattığımız Mustafa’nın hikâyesine uygun başlıklar düşünelim.
Adım 1: Metnin ana karakterini ve ana konusunu düşün.
Adım 2: Ana fikri yansıtan kısa ve öz kelimeler veya kelime grupları bul.
Adım 3: Okuyucuyu meraklandıracak veya duygusal bir bağ kuracak başlıklar oluştur.
Çözüm:
Benim başlıklarım:
- ÖZLEM YOKUŞLARI (Görselde verilen örnek)
- Mustafa’nın Kitap Sevgisi
- Köydeki Işık: Öğretmenim
- Okumak Gelecektir
- Eğitimin Gücüyle Yeşeren Umutlar
5. ETKİNLİK
Güvenilir bilgi kaynaklarını etkili bir şekilde kullanarak eğitim öğretim haklarındaki gelişme ve değişimlerle ilgili edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınıza sununuz.
Bu etkinlikte bizden bir araştırma yapmamız ve bu araştırmanın sonuçlarını arkadaşlarımıza sunmamız isteniyor. Tıpkı bir bilim insanı gibi düşüneceğiz!
Adım 1: Konuyu anla. “Eğitim öğretim hakları” ne demek? Herkesin eğitim alma hakkı, ücretsiz eğitim, fırsat eşitliği gibi konuları kapsar. Bu hakların zaman içinde nasıl değiştiğini ve geliştiğini araştırmamız gerekiyor.
Adım 2: Güvenilir kaynakları belirle. İnternette her bilgi doğru olmayabilir. Bu yüzden doğru ve güvenilir yerlerden araştırma yapmalıyız. Nereler olabilir bunlar?
- Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) resmî internet sitesi
- Üniversitelerin eğitim fakültelerinin siteleri veya yayınları
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Eğitim hakkı maddeleri)
- UNICEF, UNESCO gibi uluslararası kuruluşların eğitimle ilgili raporları
- Resmî tarih kitapları veya akademik makaleler
Adım 3: Araştırma yap ve not al. Belirlediğin kaynaklardan “eğitim hakkı”, “eğitimde fırsat eşitliği”, “uzaktan eğitim”, “özel eğitimdeki gelişmeler” gibi anahtar kelimelerle araştırma yap. Önemli gördüğün bilgileri not al. Özellikle geçmişten günümüze neler değişmiş, hangi yenilikler gelmiş, bunları karşılaştırarak yaz.
Adım 4: Bilgileri düzenle. Notlarını bir araya getir, başlıklar altında topla. Sunumunu yaparken hangi sırayla anlatacağını belirle. Örneğin:
- Eğitim hakkı nedir? (Kısa bir tanım)
- Geçmişte eğitim hakkı nasıldı? (Cumhuriyet öncesi, Cumhuriyetin ilk yılları)
- Günümüzde eğitim hakkındaki gelişmeler neler? (Eğitimde teknoloji kullanımı, özel eğitime verilen önem, kız çocuklarının eğitimi, fırsat eşitliği çalışmaları vb.)
- Gelecekte bizi neler bekliyor? (Kendi yorumun)
Adım 5: Arkadaşlarımıza sun. Topladığın bilgileri sınıf içinde anlaşılır ve ilgi çekici bir dille anlat. Gerekirse görseller, tablolar kullanabilirsin. Arkadaşlarının sorularını yanıtlamaya hazır ol.
Çözüm:
Bu etkinlikte, yukarıdaki adımları takip ederek güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgileri düzenler ve arkadaşlarımıza sunarım. Örneğin, Cumhuriyet’in ilk yıllarında okuma yazma oranının çok düşük olduğunu, Köy Enstitüleri gibi projelerle eğitimin köylere kadar ulaştırılmaya çalışıldığını, günümüzde ise her çocuğun okula gitme hakkının anayasal güvence altında olduğunu, uzaktan eğitim imkanlarının arttığını ve özel gereksinimli öğrencilerin eğitimine daha fazla önem verildiğini anlatırım.
6. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metindeki kişilerin rollerini paylaşarak metinde anlatılanları kendi cümlelerinizle sınıfta canlandırınız. Dinlediğiniz metinde geçen Mustafa’nın babasının Mustafa’yı okutmak istemeyişini jest ve mimiklerinizle konuşmadan ifade etmeyi deneyiniz.
Bu etkinlik tam da tiyatro yeteneğimizi konuşturacağımız bir yer! Hem canlandırma yapacağız hem de konuşmadan bir şeyler anlatmaya çalışacağız.
Adım 1: Karakterleri belirle. Canlandıracağımız hikâyedeki kişiler kimlerdi? Mustafa, öğretmen, Mustafa’nın babası, belki annesi, köylüler veya Mustafa’nın arkadaşları.
Adım 2: Rolleri paylaş. Kim hangi karakteri canlandıracak, buna sınıf içinde karar verin.
Adım 3: Senaryoyu hatırla ve kendi cümlelerinle yeniden yaz. Hikâyenin ana olaylarını (Mustafa’nın okuma sevgisi, öğretmenin gelişi, babanın tereddütleri, köylülerin değişimi) kendi kelimelerinle özetle. Her karakterin ne söyleyeceğini ve ne yapacağını düşün.
Adım 4: Babanın rolüne odaklan. Mustafa’nın babasının, Mustafa’yı okutmak istemeyişinin nedenleri olabilir (tarlada yardıma ihtiyacı olması, ekonomik zorluklar, “okuyup da ne olacak” gibi geleneksel düşünceler). Bu duyguyu konuşmadan, sadece vücut dilinle, yüz ifadelerinle anlatmalısın.
- Jestler: Omuzlarını düşürmek, ellerini beline koymak, kafasını iki yana sallamak, eliyle “işaret etme” hareketi yapmak (tarlayı göstermek gibi), derin bir iç çekmek.
- Mimikler: Kaşlarını çatmak, dudaklarını büzmek, gözlerini kısmak, yorgun veya endişeli bir ifade takınmak, gözlerini kaçırmak.
Adım 5: Canlandırma yap. Sınıfta belirlediğiniz karakterlerle hikâyeyi canlandırın. Babanın rolündeki kişi, yukarıdaki jest ve mimiklerle, konuşmadan, Mustafa’yı okutmak istemediğini belli etmeye çalışsın. Diğer karakterler de kendi rollerini canlandırsın.
Çözüm:
Bu etkinlikte, arkadaşlarımızla rolleri paylaşırız. Ben Mustafa’nın babası rolünü üstlenirsem, Mustafa’nın öğretmeniyle konuşurken veya Mustafa’yı okula göndermek istemediğimi anlatırken şunları yapardım:
- Öğretmen Mustafa’yı okula ikna etmeye çalışırken ben kaşlarımı çatar, gözlerimi yere indirir ve derin bir iç çekerdim.
- Ellerimi belime koyar, belki de omuzlarımı silkerek “Ne yapalım, durumumuz böyle,” der gibi bir ifade takınırdım.
- Mustafa’ya bakarken dudaklarımı büzer, üzgün ve çaresiz bir yüz ifadesiyle “Tarlada bana kim yardım edecek?” der gibi bakışlar atardım.
- Konuşmadan, belki de elimi havada sallayarak veya başımı iki yana sallayarak “Olmaz, yapamayız” mesajını verirdim.
Böylece, konuşmadan da bir karakterin duygularını ve düşüncelerini ne kadar etkili bir şekilde ifade edebileceğimizi göstermiş olurduk.
Umarım bu açıklamalar size yardımcı olmuştur sevgili öğrencilerim. Unutmayın, her zaman önce soruyu iyi anlamalı, sonra da adım adım düşünerek çözüme ulaşmalısınız. Başarılar dilerim!