7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 142
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmeninim. Gönderdiğin ödevdeki soruları birlikte adım adım inceleyelim ve doğru çözümlerini öğrenci dostu bir şekilde açıklayalım. Hazır mısın?
5. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin içeriğine yönelik sorular hazırlayıp sınıfta arkadaşlarınıza sorunuz.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bizden okuduğumuz bir metinle ilgili sorular hazırlamamız isteniyor. Ancak burada bize herhangi bir metin verilmemiş. Bu yüzden ben sana, genel olarak bir metin okuduğumuzda o metni daha iyi anlamamızı sağlayacak ve arkadaşlarımıza sorabileceğimiz örnek sorular hazırlayacağım. Sen de kendi okuduğun metinler için benzer sorular düşünebilirsin.
Soru 1: Metinde anlatılan olay nedir? Olay nerede ve ne zaman geçmektedir?
Soru 2: Metnin ana karakterleri kimlerdir? Bu karakterlerin belirgin özellikleri nelerdir?
Soru 3: Yazar, bu metinde bize hangi ana fikri vermek istemiştir? Metinden çıkarabileceğimiz ders nedir?
Soru 4: Metindeki olaylar silsilesi nasıl gelişmiştir? Metnin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini kısaca özetleyebilir misin?
6. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz. Cümlelerdeki anlatım bozukluklarını tespit edip bozukluğun nedenini yazınız.
Şimdi de anlatım bozukluklarına geldik. Bu konu biraz dikkat gerektirir ama hiç merak etme, birlikte çok kolay anlayacağız. Anlatım bozukluğu, bir cümlenin açık, anlaşılır ve doğru olmasını engelleyen hatalara denir. Gelin, her cümleyi tek tek inceleyelim.
1. Yetkililer hâlâ bir açıklama yapmadı henüz.
Çözüm:
Adım 1: Cümleyi dikkatlice okuyalım ve anlamını düşünelim.
Adım 2: Cümlede “hâlâ” ve “henüz” kelimeleri kullanılmış. Bu iki kelime de aynı anlamı taşıyor, yani bir şeyin devam ettiğini veya henüz gerçekleşmediğini belirtiyor. Bir cümlede aynı anlama gelen iki kelimeyi yan yana kullanmak gereksizdir.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Gereksiz sözcük kullanımı.
Doğrusu: “Yetkililer hâlâ bir açıklama yapmadı.” veya “Yetkililer henüz bir açıklama yapmadı.” olmalıydı.
2. Kardeşim soruları hemen çözüverdi.
Çözüm:
Adım 1: Cümleyi okuyalım. “Çözüverdi” fiiline dikkat edelim. Türkçe’de “-ıvermek / -ivermek” ekleri bir fiile “çabukluk” veya “kolaylık” anlamı katar. Yani “çözüverdi” zaten “hemen çözdü” veya “kolayca çözdü” anlamına geliyor.
Adım 2: Cümlede ayrıca “hemen” kelimesi de kullanılmış. “Hemen” kelimesi de “çabukluk” anlamı taşıyor. O zaman aynı anlama gelen iki ifadeyi (hemen ve -ıvermek eki) birlikte kullanmak gereksiz olur, değil mi?
Anlatım bozukluğunun nedeni: Gereksiz sözcük kullanımı.
Doğrusu: “Kardeşim soruları çözüverdi.” veya “Kardeşim soruları hemen çözdü.” olmalıydı.
3. Herkes, petrol ücretlerinin yüksekliğinden yakınıyor.
Çözüm:
Adım 1: Cümleyi dikkatlice inceleyelim. “Petrol ücretleri” ifadesine odaklanalım.
Adım 2: Sevgili öğrencim, “ücret” kelimesi genellikle bir hizmetin veya bir işin karşılığı olarak ödenen parayı ifade eder (örneğin, ders ücreti, kargo ücreti). Petrolün kendisinin bir ücreti olmaz. Petrolün bir fiyatı veya bedeli olur. Ya da petrol ürünlerinin fiyatı denilebilir. Bu cümlede “ücret” kelimesi yanlış anlamda kullanılmış.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Yanlış sözcük kullanımı.
Doğrusu: “Herkes, petrol fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyor.” olmalıydı.
4. Çok sınıfta duran öğrencilerin elbette canı sıkılır.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümleyi okuduğumuzda ilk başta kulağa doğru gibi gelebilir ama biraz düşündüğümüzde bir tuhaflık olduğunu fark ederiz.
Adım 2: “Çok sınıfta duran öğrenciler” ifadesi, sanki sınıfta birçok öğrenci duruyormuş gibi bir anlam veriyor. Oysa yazarın kastettiği şey, sınıfta çok fazla zaman geçiren veya sınıfta çok duran öğrenciler olmalı. “Çok” kelimesi “sınıfta” kelimesinden önce geldiği için anlam karışıklığına yol açıyor.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Sözcüğün yanlış yerde kullanılması.
Doğrusu: “Sınıfta çok duran öğrencilerin elbette canı sıkılır.” veya “Çok fazla sınıfta duran öğrencilerin elbette canı sıkılır.” olmalıydı.
5. Onun bize yaptığı iyiliklere hep göz yumduk.
Çözüm:
Adım 1: Cümlede kullanılan “göz yummak” deyimine odaklanalım.
Adım 2: “Göz yummak” deyimi, genellikle olumsuz bir durumu, bir hatayı, bir kusuru görmezden gelmek, hoşgörüyle karşılamak anlamında kullanılır. Örneğin, “Arkadaşının yaptığı küçük hataya göz yumdu.” gibi. Ancak iyiliklere göz yumulmaz, iyilikler takdir edilir, karşılık verilir veya hatırlanır. Deyim burada kendi anlamına uygun olmayan bir şekilde kullanılmış.
Anlatım bozukluğunun nedeni: Deyimin yanlış anlamda kullanılması.
Doğrusu: “Onun bize yaptığı iyilikleri hep hatırladık.” veya “Onun bize yaptığı iyilikleri hiç unutmadık.” gibi bir ifade olmalıydı.
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, anlatım bozukluklarını bulmak için cümleleri dikkatlice okumak ve kelimelerin anlamlarını iyi bilmek çok önemli. Başarılar dilerim!