7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 123
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle birlikte gönderdiğin görseldeki soruları adım adım inceleyeceğiz ve doğru cevaplarını bulacağız. Hiç merak etme, anlamadığın bir yer olursa tekrar anlatırım. Haydi başlayalım!
Öncelikle bir hatırlatma yapmak istiyorum. Görseldeki 5, 6, 7 ve 8. sorularda “metinden” örnekler bulmamız isteniyor. Ancak bana gönderdiğin görselde bu soruların bağlı olduğu bir metin (yani bir yazı parçası) bulunmuyor. Bu yüzden bu soruları, metin olmadığı için doğrudan cevaplayamıyorum. Ama ben sana bu soruların bizden ne istediğini, hangi konuları kapsadığını ve bu tür soruları nasıl çözeceğini anlatacağım. Böylece metin karşına çıktığında rahatlıkla çözebileceksin.
5. Metinde hangi söz sanatlarından yararlanılmıştır? Örnekleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu soru bizden bir metinde kullanılan söz sanatlarını bulmamızı istiyor. Söz sanatları, bir metni daha etkileyici, canlı ve anlamlı hale getirmek için kullanılan ifadelerdir. Şairler ve yazarlar, okuyucunun hayal gücünü harekete geçirmek, duyguları daha iyi ifade etmek için söz sanatlarını kullanır. En sık karşılaştığımız söz sanatlarından bazıları şunlardır:
- Benzetme (Teşbih): İki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Zayıf olanı güçlü olana benzetiriz.
- Örnek: “Aslan gibi güçlü adam.” (Adamı aslana benzetmişiz.)
- Kişileştirme (Teşhis): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insan özelliklerinin verilmesidir.
- Örnek: “Güneş gülümsüyordu bize.” (Gülümsemek insana ait bir özellik, güneşe verilmiş.)
- Konuşturma (İntak): Kişileştirilmiş varlıkları konuşturmaktır. Genellikle kişileştirmenin devamı niteliğindedir.
- Örnek: “Rüzgar dedi ki: ‘Hava çok güzel!'” (Rüzgarın konuşması.)
- Abartma (Mübalağa): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük göstermektir.
- Örnek: “Bir çuval inciri berbat etti.” (Gerçekten bir çuval incir olmayabilir, çok fazla şeyi ifade eder.)
- Karşıtlık (Tezat): Birbirine zıt kavramları veya durumları bir arada kullanmaktır.
- Örnek: “Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.” (Ağlamak ve gülmek zıt kavramlar.)
Bu soruyu çözmek için, metni dikkatlice okuyup cümlelerde alışılmadık, mecazlı ya da yukarıdaki gibi sanatsal ifadeler olup olmadığını kontrol etmelisin. Eğer metin olsaydı, bu örnekleri metinden bulup buraya yazacaktık.
6. Metinden basit, türemiş, birleşik fiillere örnekler bulup birer cümlede kullanınız.
Bu soruda bizden fiillerin (yani eylemlerin) yapılarını bulmamız isteniyor. Fiiller yapılarına göre üçe ayrılır:
Adım 1: Basit Fiilleri Anlayalım
- Basit Fiil: Hiçbir yapım eki almamış, kök halinde olan fiillerdir. Sadece çekim ekleri (kip ve kişi ekleri) alabilirler.
- Örnek Fiiller: gel-, gör-, koş-, oku-, yaz-
- Metinde olsaydı bulup kullanırdık. Şimdi ben sana örnek cümleler vereyim:
- Her sabah erken kalkarım.
- Dün akşam çok güzel bir film izledik.
Adım 2: Türemiş Fiilleri Anlayalım
- Türemiş Fiil: İsim ya da fiil köklerine yapım eki getirilerek oluşturulan fiillerdir. Yapım eki, kelimenin anlamını veya türünü değiştirir.
- Örnek Fiiller: göz-le- (gözden gözlemek), aç-ıl- (açmaktan açılmak), yaz-dır- (yazmaktan yazdırmak), küçül- (küçükten küçülmek)
- Metinde olsaydı bulup kullanırdık. Şimdi ben sana örnek cümleler vereyim:
- Okuldaki panoyu güzelce düzenledik. (düzen isminden düzenle- fiili türemiş)
- Hava soğuyunca herkes ceketini giydi. (giymekten giydirmek fiili türemiş olabilir, burada giydi basit ama giydirdi türemiş olurdu. Başka bir örnek verelim: “Çocuklar bahçede oynadı.” (oyundan oyna- fiili türemiş))
Adım 3: Birleşik Fiilleri Anlayalım
- Birleşik Fiil: İki veya daha fazla kelimenin bir araya gelerek yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan fiillerdir. Üç çeşidi vardır:
- Kurallı Birleşik Fiiller: Fiile belirli ekler getirilerek yapılır (yeterlilik: -e bil-, tezlik: -i ver-, yaklaşma: -e yaz-, sürerlilik: -e kal-, -e dur-, -e gel-).
- Örnek: yapabilmek, düşeyazmak, gidivermek, süregelmek
- Yardımcı Fiille Kurulan Birleşik Fiiller: İsim + etmek, olmak, kılmak, eylemek, buyurmak gibi yardımcı fiillerle kurulur.
- Örnek: yardım etmek, hasta olmak, namaz kılmak, fark etmek
- Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller (Deyimler): Genellikle bir deyim şeklinde ortaya çıkar ve anlamı kelimelerin tek tek anlamlarından farklıdır.
- Örnek: küplere binmek, etekleri zil çalmak, göze girmek
- Kurallı Birleşik Fiiller: Fiile belirli ekler getirilerek yapılır (yeterlilik: -e bil-, tezlik: -i ver-, yaklaşma: -e yaz-, sürerlilik: -e kal-, -e dur-, -e gel-).
- Metinde olsaydı bulup kullanırdık. Şimdi ben sana örnek cümleler vereyim:
- Bu soruyu rahatlıkla çözebilirim. (çözebilmek – kurallı birleşik fiil)
- Dün gece çok hasta oldum. (hasta olmak – yardımcı fiille kurulan birleşik fiil)
- Öğretmenin gözüne girmek için çok çalışıyordu. (göze girmek – anlamca kaynaşmış birleşik fiil)
Bu soruyu çözmek için, metindeki tüm fiilleri tek tek bulup yapılarına göre incelemen gerekecek.
7. Metinden öznel ve nesnel yargılara örnekler bulup yazınız.
Bu soru bizden bir metinde yer alan cümlelerin öznel mi yoksa nesnel mi olduğunu bulmamızı istiyor. Bu, bir cümlenin kişisel görüş içerip içermediğiyle ilgili bir konudur.
Adım 1: Öznel Yargıları Anlayalım
- Öznel Yargı: Kişiden kişiye değişen, kişisel duygu, düşünce veya yorum içeren ifadelerdir. Kanıtlanamazlar. Genellikle “bence”, “güzel”, “çirkin”, “iyi”, “kötü”, “etkileyici” gibi kelimeler içerirler.
- Metinde olsaydı bulup yazardık. Şimdi ben sana örnekler vereyim:
- Bence en güzel mevsim sonbahardır.
- Bu film gerçekten çok sıkıcıydı.
- Onun sesi harika bir tona sahip.
Adım 2: Nesnel Yargıları Anlayalım
- Nesnel Yargı: Kişiden kişiye değişmeyen, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilen, kişisel duygu ve düşüncelerden uzak ifadelerdir. Bilimsel veriler, istatistikler veya herkesçe kabul görmüş gerçekler üzerine kuruludur.
- Metinde olsaydı bulup yazardık. Şimdi ben sana örnekler vereyim:
- Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.
- Dünya, Güneş etrafında döner.
- Bu kitap 250 sayfadan oluşmaktadır.
Metin karşına çıktığında, her cümleyi okuyup “Bu cümle kişisel bir görüş mü, yoksa kanıtlanabilir bir bilgi mi?” diye kendine sorarak öznel ve nesnel yargıları ayırabilirsin.
8. Metinden haber kipiyle çekimlenmiş fiiller bulup yazınız. Bu fiilleri birer cümlede de siz kullanınız.
Bu soruda bizden fiil kiplerinden haber kipleriyle çekimlenmiş fiilleri bulmamız isteniyor. Fiil kipleri, fiillerin zaman ve anlam özelliklerini belirten eklerdir. İki ana başlık altında incelenirler: Haber Kipleri ve Dilek Kipleri.
Adım 1: Haber Kiplerini Anlayalım
- Haber Kipleri (Bildirme Kipleri): Fiilin ne zaman (geçmiş, şimdiki, gelecek) yapıldığını veya her zaman yapıldığını bildirir. Beş tanedir:
- Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman (-dı, -di, -du, -dü, -tı, -ti, -tu, -tü): Eylemin geçmişte yaşandığını ve konuşan kişinin bu olaya şahit olduğunu belirtir.
- Örnek: geldi, okudu, oturduk
- Duyulan (Öğrenilen) Geçmiş Zaman (-mış, -miş, -muş, -müş): Eylemin geçmişte yaşandığını ancak konuşan kişinin bu olayı başkasından duyduğunu veya sonradan fark ettiğini belirtir.
- Örnek: gelmiş, okumuş, oturmuşlar
- Şimdiki Zaman (-yor, -mekte, -makta): Eylemin şu anda, konuşma anında devam ettiğini belirtir.
- Örnek: geliyor, okuyor, oturmaktayız
- Gelecek Zaman (-acak, -ecek): Eylemin gelecekte yapılacağını belirtir.
- Örnek: gelecek, okuyacak, oturacaksınız
- Geniş Zaman (-r, -ar, -er, -ır, -ir, -ur, -ür): Eylemin her zaman, sürekli yapıldığını veya bir alışkanlık olduğunu belirtir.
- Örnek: gelir, okur, otururuz
- Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman (-dı, -di, -du, -dü, -tı, -ti, -tu, -tü): Eylemin geçmişte yaşandığını ve konuşan kişinin bu olaya şahit olduğunu belirtir.
Adım 2: Çözüm
Metin olsaydı, metindeki tüm fiilleri bulup bu beş kipten biriyle çekimlenmiş olanları seçer, sonra da her birini kendi cümlemizde kullanırdık.
Şimdi ben sana örnek cümleler vereyim:
- Okudu (Görülen Geçmiş Zaman): Dün akşam yeni aldığı kitabı okudu.
- Gelmiş (Duyulan Geçmiş Zaman): Arkadaşım dün akşam bize gelmiş.
- Yazıyor (Şimdiki Zaman): Kardeşim ödevini defterine yazıyor.
- Gidecek (Gelecek Zaman): Yarın annemle alışverişe gideceğiz.
- Çalışır (Geniş Zaman): O her zaman düzenli çalışır.
Şimdi gelelim cevaplayabildiğimiz, metne ihtiyaç duymayan sorulara.
B. Aşağıdaki soruların doğru cevabını bulup işaretleyiniz.
1. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinin fiili yapı yönünden farklıdır?
Bu soruda atasözlerindeki fiilleri bulup onların yapısını (basit, türemiş, birleşik) incelememiz gerekiyor. Hatırlarsan az önce fiil yapılarını anlatmıştım.
Adım 1: Her atasözündeki fiili ve yapısını belirleyelim.
- A) Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
- Fiil: değiştirilmez
- Kök: değiş-
- Yapı: değiş-tir-il-mez. “değiş-” fiiline “-tir” ve “-il” yapım ekleri gelmiş, yani bu fiil türemiş bir fiildir.
- B) Yangını körükleyen saçından tutuşur.
- Fiil: tutuşur
- Kök: tut-
- Yapı: tut-uş-ur. “tut-” fiiline “-uş” yapım eki gelmiş, yani bu fiil türemiş bir fiildir.
- C) Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
- Fiil: esirgenmez
- Kök: esirge-
- Yapı: esirge-n-mez. “esirge-” fiiline “-n” yapım eki gelmiş, yani bu fiil türemiş bir fiildir.
- D) Sakla samanı gelir zamanı.
- Fiil: gelir
- Kök: gel-
- Yapı: gel-ir. “gel-” fiil köküne sadece geniş zaman eki “-ir” gelmiş, yani bu fiil hiçbir yapım eki almamış, basit bir fiildir.
Adım 2: Farklı olanı bulalım.
A, B ve C şıklarındaki fiiller türemiş yapılıyken, D şıkkındaki fiil basit yapılıdır. Yani farklı olan D şıkkıdır.
Sonuç:
Doğru cevap: D
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sebep-sonuç ilişkisi yoktur?
Bu soruda, verilen cümlelerin hangisinde bir olayın nedeni (sebep) ve o olayın sonucu arasındaki bağlantının olmadığını bulmamız isteniyor. Bazen sebep-sonuç cümleleri amaç-sonuç cümleleriyle karıştırılabilir, dikkat edelim.
Adım 1: Her cümleyi inceleyelim.
- A) Çalışmadığı için iyi not alamadı.
- Sebep: Çalışmaması
- Sonuç: İyi not alamaması
- Burada bir sebep-sonuç ilişkisi vardır.
- B) O hastalandığı için gelememiştir.
- Sebep: Hastalanması
- Sonuç: Gelememesi
- Burada da bir sebep-sonuç ilişkisi vardır.
- C) Gözlüğümü değiştirmek için doktora gideceğim.
- Burada “gözlüğümü değiştirmek” bir amaçtır. Doktora gitmesinin sebebi değil, amacıdır.
- Amaç: Gözlüğünü değiştirmek
- Sonuç: Doktora gitmesi
- Bu cümlede bir amaç-sonuç ilişkisi vardır, sebep-sonuç ilişkisi yoktur.
- D) Kahvaltı yapmadığı için okulda bayılmış.
- Sebep: Kahvaltı yapmaması
- Sonuç: Okulda bayılması
- Burada bir sebep-sonuç ilişkisi vardır.
Adım 2: Sebep-sonuç ilişkisi olmayan cümleyi bulalım.
A, B ve D şıklarında bir olayın nedeni ve sonucunu görürken, C şıkkında bir eylemin yapılma amacı belirtilmiştir. “İçin” edatı bazen sebep, bazen de amaç bildirebilir. “Hangi amaçla?” sorusuna cevap veriyorsa amaç-sonuç, “Neden?” sorusuna cevap veriyorsa sebep-sonuç ilişkisi vardır.
Sonuç:
Doğru cevap: C
Umarım açıklamalarım sana yardımcı olmuştur. Türkçe konularını anladıkça her şey daha kolay gelecek, hiç merak etme! Başka soruların olursa her zaman yardımcı olmaya hazırım.