7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 119
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmeninim. Gördüğüm kadarıyla metin anlama, karşılaştırma ve dil bilgisi üzerine güzel sorularımız var. Şimdi bu soruları adım adım, senin de kolayca anlayabileceğin bir şekilde çözelim mi? Haydi başlayalım!
2. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metinden çıkardığınız sonuç (ana fikir) nedir? Yazınız.
Sevgili öğrencim, bu soru dinlediğin bir metinle ilgili. Ana fikir, bir metnin bize vermek istediği en temel mesajdır, yani yazarın bize ne anlatmak istediğidir. Metni dinlemediğim için tam olarak ne olduğunu bilemiyorum ama sana ana fikrin nasıl bulunacağını ve örnek bir cevap vereceğim. Sen de kendi dinlediğin metne göre bu boşluğu doldurabilirsin.
Adım 1: Ana Fikri Anlamak
Ana fikir, bir metinde anlatılanların özüdür, metnin bize öğrettiği ya da düşündürdüğü en önemli konudur. Sanki bir hikayenin en önemli dersi gibi düşünebilirsin. “Bu metin aslında bana ne anlatmaya çalışıyor?” diye sorduğunda alacağın cevap genellikle ana fikirdir.
Adım 2: Metni Değerlendirme (Varsayımsal)
Eğer dinlediğin metin “kış” ve “ilkyaz”ı karşılaştırıyorsa, muhtemelen bu iki mevsimin doğa ve insan üzerindeki etkilerini anlatıyordur. Belki de her mevsimin kendine özgü bir güzelliği olduğunu ya da değişimin hayatımızdaki yerini vurguluyordur.
Çözüm:
Dinlediğim metinde “kış” ve “ilkyaz”ın özelliklerini ve doğadaki yerlerini karşılaştırılarak her mevsimin kendine özgü bir güzelliği olduğu, yaşam döngüsündeki önemleri ve bu döngünün insana düşündürdükleri anlatılmaktadır. Bu metnin ana fikri, doğanın döngüsünde her mevsimin kendine has bir değeri ve güzelliği olduğu, hayatın ve değişimin kaçınılmaz bir parçası olduğudur.
***
3. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metinde konuşturulan “kış” ile “ilkyaz”ı özellikler yönünden karşılaştırarak içeriği değerlendiriniz.
Bu soruda da yine dinlediğin metin çok önemli. Metinde “kış” ve “ilkyaz” (yani ilkbahar) kişileştirilmiş, yani onlara insan özellikleri verilmiş ve konuşturulmuş. Bizden de bu iki mevsimin metindeki özelliklerini karşılaştırmamız isteniyor. Hadi genel olarak bu iki mevsimin özelliklerini ve metinde nasıl kişileştirilmiş olabileceklerini düşünelim.
Adım 1: Kışın ve İlkyazın Genel Özellikleri
- Kış: Soğuktur, kar yağar, bazen dondurucu rüzgarlar eser. Doğa biraz uykuya dalar, ağaçlar yapraklarını döker. İnsanlar daha çok evlerinde kalır, sıcak şeyler içerler. Bazı insanlar kışı sevmezken, bazıları kar topu oynamayı, kış sporlarını sever. Metinde belki huysuz, soğuk, sert bir karakter olarak konuşturulmuştur.
- İlkyaz (İlkbahar): Havalar ısınmaya başlar, çiçekler açar, ağaçlar yeşerir. Doğa uyanır, her yer cıvıl cıvıl olur. İnsanların içi kıpır kıpır olur, dışarı çıkıp gezmek isterler. Metinde belki neşeli, canlandırıcı, umut veren bir karakter olarak konuşturulmuştur.
Adım 2: Metindeki Karşılaştırma (Varsayımsal)
Metinde bu iki mevsimin birbiriyle konuşmaları veya anlatımları üzerinden bir karşılaştırma yapılmış olabilir. Örneğin:
- Kış, kendini “her yeri donduran, herkesi evine hapseden” biri olarak tanıtırken, ilkyaz “herkesi neşelendiren, doğayı uyandıran” biri olarak kendini anlatmış olabilir.
- Kış, belki de kendisinin de aslında doğa için bir dinlenme, bir hazırlık süreci olduğunu savunmuş, ilkyaz ise yeni başlangıçların müjdecisi olduğunu vurgulamıştır.
- İlkyaz, kışın getirdiği kasveti dağıtan, insanlara umut veren yönleriyle öne çıkarken; kış da ilkyazın bu neşesini, kendisinin ardından gelerek sağladığını iddia etmiş olabilir.
Çözüm:
Dinlediğim metinde “kış” genellikle soğuk, sert, kasvetli ve hareketsizliği temsil eden bir karakter olarak karşımıza çıkarken, “ilkyaz” ise sıcaklık, neşe, canlılık, umut ve yeniden doğuşu simgeleyen bir karakter olarak konuşturulmuştur. Kış, insanları ve doğayı bir nevi dinlenmeye zorlarken, ilkyaz bu dinlenmenin ardından gelen coşku ve uyanışı getirir. Metin, bu iki mevsimin doğa ve insan üzerindeki zıt ama bir o kadar da tamamlayıcı etkilerini, onların ağzından anlatarak, her ikisinin de hayat döngüsündeki önemini vurgulamıştır. Birisi bitişi ve sessizliği, diğeri ise başlangıcı ve hareketliliği temsil etse de, aslında birbirlerini tamamlayan bir döngünün parçaları oldukları gösterilmiştir.
***
4. ETKİNLİK
Dinlediğiniz metinde konuşturulan “kış” ile “ilkyaz”ın rollerini sınıfta rol paylaşımı yaparak canlandırınız. Rolleri üstlenen arkadaşlarınızı dikkatlice izleyiniz. Sözlü olmayan mesajlarını, jest ve mimiklerle vermek istediklerini kavramaya çalışınız.
Bu etkinlik aslında sınıfta arkadaşlarınla birlikte yapacağın, çok eğlenceli ve öğretici bir drama çalışması. Ben bir öğretmen olarak sana bu etkinliği nasıl daha iyi yapabileceğine dair ipuçları verebilirim ama elbette senin yerine canlandıramam. Bu etkinlik, sadece dinlediğin metni anlamanı değil, aynı zamanda empati kurmanı, gözlem yeteneğini geliştirmeni ve sözsüz iletişimin gücünü fark etmeni sağlar.
Adım 1: Rol Paylaşımı ve Hazırlık
Öğretmeninin yönlendirmesiyle “kış” ve “ilkyaz” rollerini kimin canlandıracağına karar verin. Metindeki özelliklerini iyice hatırlayın. Kış nasıl konuşur, nasıl hareket ederdi? İlkyaz nasıl bir tavır sergilerdi? Belki kış biraz daha yavaş, ağırbaşlı, hatta huysuz; ilkyaz ise daha hareketli, neşeli, coşkulu olabilir. Kıyafet veya küçük aksesuarlarla (örneğin kış için bir atkı, ilkyaz için bir çiçek) rollerinizi destekleyebilirsiniz.
Adım 2: Canlandırma ve Gözlem
Canlandırma sırasında sadece sözlü ifadelere değil, arkadaşlarınızın beden dillerine de dikkat edin:
- Jestler: Ellerini, kollarını nasıl kullanıyorlar? Kış ellerini göğsünde kavuşturup titreyebilirken, ilkyaz kollarını açıp etrafına neşe saçabilir.
- Mimikler: Yüz ifadeleri ne anlatıyor? Kışın kaşları çatık, dudakları büzülmüş olabilirken, ilkyazın yüzünde sürekli bir gülümseme olabilir. Gözlerini nasıl kullanıyorlar?
- Duruş: Vücutlarını nasıl tutuyorlar? Kış biraz kambur, içe dönük dururken, ilkyaz daha dik ve dışa dönük durabilir.
- Ses Tonu: Sesleri gür mü, kısık mı? Hızlı mı, yavaş mı konuşuyorlar?
Adım 3: Anlam Çıkarma
Arkadaşlarının canlandırmalarını izlerken, onların bu jest ve mimiklerle sana ne anlatmak istediklerini düşün. Metinde yazılı olmayan ama beden diliyle ifade edilen duyguları, karakter özelliklerini yakalamaya çalış. Bu, metni daha derinlemesine anlamana ve karakterleri daha iyi hissetmene yardımcı olacaktır. Etkinlik sonunda öğretmeninizle ve arkadaşlarınızla gözlemlerinizi paylaşmayı unutmayın.
***
5. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde geçen fiillerin anlam özelliklerini (kılış, oluş, durum) yanlarına yazınız.
Şimdi geldik dil bilgisi konumuza! Fiillerin anlam özelliklerini hatırlayalım mı? Üç çeşidi vardı:
- Kılış (İş) Fiilleri: Bu fiillerde bir iş yapılır ve bu işten etkilenen bir şey (nesne) vardır. Yani fiile “Neyi?” ya da “Kimi?” sorularını sorduğumuzda cevap alabiliriz. Örneğin, “kitabı oku-du” (Neyi okudu? Kitabı).
- Oluş Fiilleri: Bu fiillerde özne kendi isteği dışında zamanla bir değişime uğrar. Bir durumdan başka bir duruma geçiş söz konusudur. “Neyi?” ya da “Kimi?” sorularına cevap vermezler. Örneğin, “saçları ağar-dı” (Zamanla olan bir değişim).
- Durum Fiilleri: Bu fiillerde öznenin içinde bulunduğu bir durum anlatılır. Bir iş yapılmaz, bir nesne etkilenmez ve zamanla bir değişim de söz konusu değildir. “Neyi?” ya da “Kimi?” sorularına cevap vermezler. Örneğin, “çocuk uyuyor” (Uyumak, bir durumdur).
Şimdi cümlelerimize bakalım ve fiillerin özelliklerini bulalım:
1. Sen bir ortaya çıktın mı kimsenin rahatı kalmıyor.
Adım 1: Fiilleri belirleyelim.
Bu cümlede iki fiil var: “çıktın” ve “kalmıyor”.
Adım 2: İlk fiili inceleyelim: “çıktın”.
- “Neyi çıktın?” veya “Kimi çıktın?” diye sorabiliyor muyuz? Hayır, cevap alamıyoruz.
- Peki, bu bir durum mu, yoksa zamanla olan bir değişim mi? “Ortaya çıkmak” bir durumdur, bir eylemdir ama bir nesneyi etkilemez ve zamanla bir dönüşüm de değildir.
Sonuç: çıktın – durum fiili
Adım 3: İkinci fiili inceleyelim: “kalmıyor”.
- “Neyi kalmıyor?” veya “Kimi kalmıyor?” diye sorabiliyor muyuz? Hayır, cevap alamıyoruz.
- Bu, zamanla olan bir değişim mi? Hayır, “rahatın kalmaması” zamanla olan bir değişimden çok, bir durumun sonucudur.
- O halde, “kalmamak” da bir durumu ifade eder.
Sonuç: kalmıyor – durum fiili
2. İnsanlar da senden kurtuldukları için seviniyorlar.
Adım 1: Fiilleri belirleyelim.
Bu cümlede de iki fiil var: “kurtuldukları” (kurtulmak) ve “seviniyorlar” (sevinmek).
Adım 2: İlk fiili inceleyelim: “kurtuldukları”.
- “Neyi kurtuldular?” veya “Kimi kurtuldular?” diye sorabiliyor muyuz? Hayır, cevap alamıyoruz.
- “Kurtulmak” bir durumdur, bir eylemi ifade eder ancak bir nesneyi etkilemez ve zamanla olan bir değişim değildir.
Sonuç: kurtuldukları – durum fiili
Adım 3: İkinci fiili inceleyelim: “seviniyorlar”.
- “Neyi seviniyorlar?” veya “Kimi seviniyorlar?” diye sorabiliyor muyuz? Hayır, cevap alamıyoruz.
- “Sevinmek” de bir duygusal durumu ifade eder. Kendi isteğimizle yaptığımız ama bir nesneyi etkilemeyen bir eylemdir.
Sonuç: seviniyorlar – durum fiili
3. Kimi yola çıkıyor, gemilere biniyor, başkalarını görmeye gidiyor.
Adım 1: Fiilleri belirleyelim.
Bu cümlede üç fiil var: “çıkıyor” (çıkmak), “biniyor” (binmek) ve “gidiyor” (gitmek).
Adım 2: İlk fiili inceleyelim: “çıkıyor”.
- “Neyi çıkıyor?” veya “Kimi çıkıyor?” diye sorabiliyor muyuz? Hayır, cevap alamıyoruz.
- “Yola çıkmak” bir eylemi, bir durumu ifade eder.
Sonuç: çıkıyor – durum fiili
Adım 3: İkinci fiili inceleyelim: “biniyor”.
- “Neyi biniyor?” veya “Kimi biniyor?” diye sorabiliyor muyuz? Hayır, cevap alamıyoruz.
- “Gemilere binmek” bir durumdur, bir eylemi ifade eder.
Sonuç: biniyor – durum fiili
Adım 4: Üçüncü fiili inceleyelim: “gidiyor”.
- “Neyi gidiyor?” veya “Kimi gidiyor?” diye sorabiliyor muyuz? Hayır, cevap alamıyoruz.
- “Görmeye gitmek” de bir eylemi, bir durumu ifade eder.
Sonuç: gidiyor – durum fiili
Öğretici not: Bu cümlelerde geçen fiillerin hepsi öznenin iradesiyle gerçekleşen, bir nesneyi etkilemeyen veya zamanla bir değişim göstermeyen eylemler olduğu için “durum fiili” olarak sınıflandırılırlar. Eğer “kitap okumak” gibi bir fiil olsaydı, “Neyi okumak?” diye sorup “kitabı” cevabını alacağımız için o bir kılış fiili olurdu. Ya da “ağaçlar yeşerdi” gibi bir fiil olsaydı, zamanla olan bir değişim olduğu için “oluş fiili” olurdu.
Umarım bu açıklamalar, soruları daha iyi anlamana ve öğrenmene yardımcı olmuştur sevgili öğrencim. Başka soruların olursa çekinmeden sorabilirsin!