7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 104
Merhaba sevgili öğrencim! Ben Türkçe öğretmeniniz. Şimdi seninle bu güzel soruları adım adım inceleyelim ve birlikte çözelim. Sakın unutma, Türkçe dersinde her zaman kelimelerin gücünü ve cümlelerin güzelliğini keşfediyoruz. Hadi başlayalım!
7. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinde yazar hangi anlatım biçimlerinden ve hangi düşünceyi geliştirme yollarından yararlanmıştır? Örneklerle belirtiniz.
Sevgili öğrencim, bu soruya cevap verebilmemiz için öncelikle okuduğumuz metni görmemiz gerekiyor. Maalesef burada metin bize verilmemiş. Ama hiç üzülme, ben sana anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını genel olarak açıklayabilirim. Böylece, karşına hangi metin çıkarsa çıksın, bu bilgileri kullanarak rahatlıkla cevap verebilirsin.
Adım 1: Anlatım Biçimlerini Anlayalım
Yazarlar, bir konuda okuyucuyu bilgilendirmek, bir olayı anlatmak, bir yeri veya kişiyi gözümüzde canlandırmak ya da bir fikri savunmak için farklı yollar kullanırlar. İşte bunlara anlatım biçimleri deriz. En çok kullanılanlar şunlardır:
-
Açıklayıcı Anlatım: Bir konuda bilgi vermek, öğretmek amacıyla kullanılır. Amaç, okuyucuyu aydınlatmaktır. Genellikle ders kitaplarında, ansiklopedilerde görürüz.
Örnek: “Atmosfer, Dünya’yı saran gaz tabakasıdır ve canlıların yaşaması için gerekli oksijeni içerir.” -
Öyküleyici Anlatım (Hikâye Etme): Bir olayı, bir durumu zaman ve mekan belirterek anlatır. Karakterler ve olay örgüsü vardır. Romanlarda, hikâyelerde sıkça karşımıza çıkar.
Örnek: “Ali, sabah erkenden kalktı, pencereden dışarı baktı ve karın yağdığını görünce sevinçle dışarı fırladı.” -
Betimleyici Anlatım (Tasvir Etme): Bir varlığın, yerin ya da kişinin özelliklerini, duyu organlarımızla algılayabildiğimiz yönlerini anlatır. Amaç, okuyucunun zihninde bir resim canlandırmaktır.
Örnek: “Eski ahşap evin bahçesinde, rengarenk açmış güllerin mis gibi kokusu etrafa yayılıyordu. Pencere kenarında minik bir kedi uyukluyordu.” -
Tartışmacı Anlatım: Bir düşünceyi çürütmek, kendi düşüncesini savunmak veya okuyucuyu kendi fikrine inandırmak amacıyla kullanılır. Genellikle soru-cevap şeklinde ilerler ve karşıt görüşlere yer verilir.
Örnek: “Bazıları televizyonun zararlı olduğunu düşünür. Oysa doğru programlar seçildiğinde televizyon, öğrenme ve eğlenme aracı olabilir.”
Adım 2: Düşünceyi Geliştirme Yollarını Anlayalım
Yazarlar, anlattıkları konuyu daha anlaşılır kılmak, söylediklerini daha ikna edici hale getirmek için düşünceyi geliştirme yollarını kullanırlar. Bunlar, anlatım biçimlerinin içinde birer araç gibidir.
-
Tanımlama: Bir kavramın ne olduğunu, özelliklerini açıklayarak anlatmaktır. “Bu nedir?” sorusuna cevap verir.
Örnek: “Şiir, duygu, düşünce ve hayallerin bir düzene bağlı olarak, uyumlu bir biçimde dile getirildiği edebi türdür.” -
Karşılaştırma: İki farklı varlık, olay ya da kavram arasındaki benzerlikleri veya farklılıkları ortaya koymaktır.
Örnek: “Romanlar uzun soluklu eserlerken, hikâyeler daha kısa ve tek bir olaya odaklanır.” -
Örneklendirme: Anlatılan soyut bir düşünceyi somutlaştırmak ve daha anlaşılır kılmak için örnekler vermektir.
Örnek: “Geri dönüşüm, doğal kaynaklarımızı korumak için çok önemli. Mesela, cam şişeleri, plastik atıkları veya kağıtları ayrı toplayarak bunu başarabiliriz.” -
Tanık Gösterme (Alıntı Yapma): Bir düşünceyi desteklemek için o alanda uzman, tanınmış bir kişinin sözünü aynen aktarmaktır.
Örnek: “Dil, bir milletin aynasıdır. Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi: ‘Türk dili, Türk milletinin kalbidir, beynidir.'” -
Sayısal Verilerden Yararlanma: Anlatılan düşünceyi daha güvenilir kılmak için istatistiksel bilgiler, sayılar veya oranlar kullanmaktır.
Örnek: “Türkiye’nin nüfusu 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 85 milyon kişidir.” -
Benzetme: İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanı güçlü olana benzetmektir.
Örnek: “Çocuğun masum gözleri, derin bir okyanus gibiydi.”
Sevgili öğrencim, işte bu bilgilerle, okuduğun herhangi bir metindeki anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını kolayca bulabilirsin. Unutma, metni dikkatlice okumak ve yazarın amacını anlamak çok önemli!
8. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümleleri anlatım bozukluğu yönünden inceleyiniz. Varsa bozukluğun nedenini belirtiniz.
Şimdi de çok önemli bir konuya geldik: Anlatım bozuklukları! Bazen farkında olmadan kurduğumuz cümlelerde anlamı karıştıran, akıcılığı bozan hatalar yapabiliriz. Bu hataları bulup düzeltmeyi öğrenmek, Türkçeyi daha güzel ve doğru kullanmamızı sağlar. Hadi her cümleyi tek tek inceleyelim.
-
Fırdolayı, dört bir yanındaki dağlar tepeden tırnağa karlıdır, uludur.
Adım 1: Cümleyi Okuyalım ve Anlamını Çözmeye Çalışalım
Cümle, dağların karla kaplı olduğunu ve ulu olduğunu anlatıyor. Ama “fırdolayı” ve “dört bir yanındaki” ifadeleri dikkatimi çekti.Adım 2: Anlatım Bozukluğunu Tespit Edelim
Burada gereksiz sözcük kullanımı var. “Fırdolayı” kelimesi zaten “dört bir yanını, etrafı” anlamına gelir. “Dört bir yanındaki” ifadesiyle birlikte kullanılması aynı anlamı iki kere söylemek demektir. Bu, cümlenin akıcılığını ve duruluğunu bozar. Ayrıca “karlıdır” ve “uludur” ifadeleri arasında bir tamlama uyumsuzluğu da görülebilir, “ulu” kelimesi genellikle yüce, büyük anlamında kullanılır ve bazen bir varlığın manevi yönünü de ifade edebilir. Ancak temel bozukluk gereksiz sözcük kullanımıdır.Adım 3: Düzeltelim
“Fırdolayı dağlar tepeden tırnağa karlıdır, uludur.”
veya
“Dört bir yanındaki dağlar tepeden tırnağa karlıdır, uludur.”Sonuç: Gereksiz sözcük kullanımı (fırdolayı ve dört bir yanındaki kelimelerinin birlikte kullanılması).
-
Dağlar, Süphan Dağı’na kadar hemen hemen hep bir hizadadırlar.
Adım 1: Cümleyi Okuyalım ve Anlamını Çözmeye Çalışalım
Cümle, dağların Süphan Dağı’na kadar aynı hizada olduğunu söylüyor. Ama “hemen hemen” ve “hep bir hizada” ifadeleri çelişiyor gibi.Adım 2: Anlatım Bozukluğunu Tespit Edelim
Burada anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğu var. “Hemen hemen” bir yaklaşıklık, belirsizlik bildirir (neredeyse, aşağı yukarı). “Hep bir hizadadırlar” ise bir kesinlik, tamlık bildirir. Bu iki ifade aynı cümlede bir araya geldiğinde cümlenin anlamı bozulur, çünkü hem yaklaşık hem de tamamen aynı olamaz.Adım 3: Düzeltelim
“Dağlar, Süphan Dağı’na kadar hemen hemen bir hizadadırlar.”
veya
“Dağlar, Süphan Dağı’na kadar hep bir hizadadırlar.”Sonuç: Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması (hemen hemen ve hep kelimelerinin çelişmesi).
-
Süphan Dağı, bu yanların en yüksek dağı: 4434 metre.
Adım 1: Cümleyi Okuyalım ve Anlamını Çözmeye Çalışalım
Cümle, Süphan Dağı’nın yüksekliğini ve en yüksek dağ olduğunu belirtiyor.Adım 2: Anlatım Bozukluğunu Tespit Edelim
Bu cümlede herhangi bir anlatım bozukluğu bulunmamaktadır. Cümle açık, net ve doğru bir bilgi vermektedir.Sonuç: Anlatım bozukluğu yoktur.
-
Bir an geliyor, cümle dağlardan ışık fışkırıyor. Ortalık aydınlığa, ışığa boğuluyor.
Adım 1: Cümleyi Okuyalım ve Anlamını Çözmeye Çalışalım
Cümle, dağlardan ışık çıktığını ve etrafın aydınlandığını anlatıyor. “Cümle dağlardan” ifadesi kulağa biraz garip geliyor.Adım 2: Anlatım Bozukluğunu Tespit Edelim
Burada sözcüğün yanlış anlamda kullanılması anlatım bozukluğu var. “Cümle” kelimesi Türkçede genellikle “tümce” veya “topluluk” anlamlarında kullanılır. Metinde kastedilen ise “bütün, tüm” dağlar olmalı. “Cümle” kelimesini “bütün” anlamında kullanmak dilimizde yaygın bir kullanım değildir ve bu bağlamda yanlış anlaşılmaya yol açar.Adım 3: Düzeltelim
“Bir an geliyor, bütün dağlardan ışık fışkırıyor. Ortalık aydınlığa, ışığa boğuluyor.”
veya
“Bir an geliyor, tüm dağlardan ışık fışkırıyor. Ortalık aydınlığa, ışığa boğuluyor.”Sonuç: Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması (“cümle” kelimesinin “bütün” anlamında kullanılması).
İşte bu kadar sevgili öğrencim! Gördüğün gibi, dikkatli okuyarak ve kelimelerin anlamlarını düşünerek anlatım bozukluklarını kolayca bulabiliriz. Unutma, Türkçeyi doğru ve güzel kullanmak, kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar. Başarılar dilerim!