7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 81
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencim! Türkçe dersimizin bu bölümünde, okuduğumuz metinden yola çıkarak hem fiillerin kip ve şahıs özelliklerini inceleyeceğiz hem de günlük hayatta sıkça karşımıza çıkan anlatım bozukluklarını nasıl düzeltebileceğimizi öğreneceğiz. Hadi bakalım, dikkatlice okuyup verilen görevleri adım adım çözelim!
5. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümlelerin fiillerinin kip ve kişilerini yanlarına yazınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte metindeki cümlelerin fiillerini bulup, o fiillerin hangi kipte çekimlendiğini ve hangi şahıs (kişi) için kullanıldığını yazacağız. Hatırlayalım, kipler fiilin zamanını (haber kipleri) veya bir dileği, isteği, emri (dilek kipleri) bildirir. Şahıslar ise eylemi kimin yaptığını gösterir (ben, sen, o, biz, siz, onlar).
1. Babam, Mustafa Kemal’i sever ve bizden ayırt etmezdi.
Çözüm:
- Birinci fiil: sever
- Kip: Geniş zaman (Eylemin her zaman yapıldığını veya bir alışkanlığı bildirir.)
- Kişi: 3. tekil kişi (o sever)
- İkinci fiil: ayırt etmezdi
- Kip: Geniş zamanın hikayesi (Eylemin geçmişte düzenli olarak yapılmadığını veya bir alışkanlığın geçmişteki durumunu bildirir. “Etmez” geniş zamanın olumsuzu, “-di” ise hikaye ekidir.)
- Kişi: 3. tekil kişi (o ayırt etmezdi)
2. Onu genç yaşında tanımış.
Çözüm:
- Fiil: tanımış
- Kip: Duyulan geçmiş zaman (Eylemin yapıldığını başkasından duyma veya sonradan fark etme anlamı verir.)
- Kişi: 3. tekil kişi (o tanımış)
3. Endişelerini kendisine söyledim.
Çözüm:
- Fiil: söyledim
- Kip: Görülen geçmiş zaman (Eylemin yapıldığına şahit olunduğunu veya kesin olarak bilindiğini bildirir.)
- Kişi: 1. tekil kişi (ben söyledim)
4. Bugün gibi hatırlarım.
Çözüm:
- Fiil: hatırlarım
- Kip: Geniş zaman (Eylemin her zaman yapıldığını veya bir alışkanlığı bildirir.)
- Kişi: 1. tekil kişi (ben hatırlarım)
5. Onun gittiği yolda sonuna kadar yürüyeceğim.
Çözüm:
- Fiil: yürüyeceğim
- Kip: Gelecek zaman (Eylemin gelecekte yapılacağını bildirir.)
- Kişi: 1. tekil kişi (ben yürüyeceğim)
6. Bir kere de siz ısrar ediniz.
Çözüm:
- Fiil: ediniz
- Kip: Emir kipi (Eylemin yapılmasını emretme, isteme anlamı verir. Emir kipinin eki yoktur, kişi ekleriyle çekimlenir.)
- Kişi: 2. çoğul kişi (siz ediniz)
7. Hastalığımı ben de biliyorum.
Çözüm:
- Fiil: biliyorum
- Kip: Şimdiki zaman (Eylemin şu anda yapıldığını bildirir.)
- Kişi: 1. tekil kişi (ben biliyorum)
8. Bu arzumu Mustafa Kemal’e de söyle.
Çözüm:
- Fiil: söyle
- Kip: Emir kipi (Eylemin yapılmasını emretme, isteme anlamı verir.)
- Kişi: 2. tekil kişi (sen söyle)
9. Biliyor musun Fuat, dedi.
Çözüm:
- Birinci fiil: biliyor musun
- Kip: Şimdiki zaman (Eylemin şu anda yapıldığını bildirir. “-musun” soru ekidir, kipi değiştirmez.)
- Kişi: 2. tekil kişi (sen biliyor musun)
- İkinci fiil: dedi
- Kip: Görülen geçmiş zaman (Eylemin yapıldığına şahit olunduğunu veya kesin olarak bilindiğini bildirir.)
- Kişi: 3. tekil kişi (o dedi)
6. ETKİNLİK
Dilin iyi kullanılmaması durumunda anlatılmak istenenle anlatılan farklı olur. Böyle durumlara anlatım bozukluğu diyoruz. Anlatım bozukluğunu anlama dayalı ve dil bilgisi kurallarına dayalı bozukluklar olarak ikiye ayırabiliriz. Anlama dayalı yanlışları; kelimenin yanlış yerde kullanımı, yanlış anlamda kullanımı, gereksiz kullanımı, anlamca çelişen kelimelerin kullanımı şeklinde sıralayabiliriz. Aşağıdaki cümlelerde geçen anlatım bozukluklarının sebeplerini altlarına yazınız.
Sevgili öğrencim, bu bölümde cümlelerdeki anlatım bozukluklarını bulup, nedenini açıklayacağız. Unutma, anlatım bozukluğu demek, kurduğumuz cümlenin tam olarak istediğimiz şeyi anlatamaması ya da yanlış anlaşılması demektir. Genellikle kelimelerin yanlış seçilmesi, yanlış yere konulması ya da gereksiz kullanılması gibi nedenlerden kaynaklanır. Hadi her bir cümleyi tek tek inceleyelim!
1. Kitaplığımda bulunan Atatürk için yazılmış bütün kitapları ilk işim çıkarıp bir yana ayırmak oldu.
Çözüm:
Bu cümlede “Atatürk için yazılmış” ifadesi bir anlatım bozukluğuna yol açıyor. “İçin” edatı burada “uğruna” veya “faydasına” anlamı katıyor gibi duruyor, bu da sanki kitapları Atatürk’ün yazdığı gibi bir anlam belirsizliğine yol açabilir. Oysa kastedilen, Atatürk hakkında yazılmış kitaplardır. Dolayısıyla, burada kelimenin yanlış anlamda kullanılması söz konusudur.
Anlatım bozukluğunun sebebi: Kelimenin yanlış anlamda kullanımı.
2. Kitapları tek tek gözden geçirerek notlar almaya başladım.
Çözüm:
Bu cümlede “tek tek” ve “gözden geçirmek” ifadeleri arasında bir gereksizlik var. “Gözden geçirmek” eylemi zaten bir şeyi incelemek, bakmak anlamına gelir. Eğer bu inceleme “tek tek” yapılıyorsa, “gözden geçirmek” eyleminin zaten içinde bu anlam vardır veya “tek tek” ifadesi bu eylemi pekiştirir ama bu durumda “tek tek” kelimesi gereksiz bir tekrara neden olur. Yani, “kitapları gözden geçirerek” demek yeterli ve doğru bir ifadedir. Eğer vurgu tek tek olmasına ise, “kitapları tek tek inceleyerek” denilebilirdi. Bu haliyle “tek tek” kelimesi gereksiz kullanılmıştır.
Anlatım bozukluğunun sebebi: Gereksiz kelime kullanımı.
3. Kendini boş yere zorlamaya çalışıyorsun.
Çözüm:
Bu cümlede “zorlamaya çalışmak” ifadesi gereksiz bir tekrara yol açıyor. Bir insan ya kendini zorlar ya da bir şeyi yapmaya çalışır. “Zorlamak” eyleminin kendisi zaten bir çaba, bir gayret içerir. “Çalışmak” kelimesi burada fazlalıktır. “Kendini boş yere zorluyorsun” demek yeterli ve doğru bir ifadedir.
Anlatım bozukluğunun sebebi: Gereksiz kelime kullanımı.
4. Ümit gözlerini okşayarak yatağından uyandı.
Çözüm:
Bu cümlede “okşayarak” kelimesi yanlış anlamda kullanılmıştır. Gözler “okşanmaz”, yani nazikçe sevilmez. İnsanlar uyandıklarında genellikle gözlerini ovuşturlar veya açarlar. “Okşamak” kelimesinin anlamı burada anlatılmak istenen eyleme uymadığı için bir anlatım bozukluğu oluşmuştur.
Anlatım bozukluğunun sebebi: Kelimenin yanlış anlamda kullanımı.