7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Dörtel Yayınları Sayfa 21
Merhaba sevgili öğrencim!
Şimdi seninle birlikte gönderdiğin bu Türkçe sorularını adım adım, dikkatlice çözeceğiz. Unutma, her metnin bir ana fikri ve o ana fikri destekleyen yardımcı fikirleri vardır. Ayrıca yazarlar, düşüncelerini bize daha iyi anlatabilmek için farklı yollar kullanırlar. Hazır mısın?
***
6. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin ana fikrini ve yardımcı fikirlerini belirleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bizden “DOST ACI SÖYLEMELİ” başlıklı metnin ana fikrini ve yardımcı fikirlerini bulmamız isteniyor. Ana fikir, yazarın bize asıl anlatmak istediği şeydir; yani metnin bize vermek istediği en önemli mesaj. Yardımcı fikirler ise bu ana fikri destekleyen, açıklayan, geliştiren diğer düşüncelerdir.
Adım 1: Metni Anlamak
Önce metni dikkatlice okuyalım:
Zaman zaman dostlarımıza çok fenalık ediyoruz. Nasıl ediyoruz biliyor musunuz? Onların, kötü olduğunu bildiğimiz hareketlerini desteklememiz bile bu türlü hareketleri karşısında susmak veyahut… üstelik elimize bir yığın ahlaksız ölçü bu davranışımızı, ‘insanlık’, ‘kadirlilik’ gibi adlarla süsleyerek iyi bir şey yapıyormuş gibi yanılıyoruz. “Adam doğru yolda değil, bunu biliyorum. Ama sesimi çıkaramam ki! Şu kadar senelik dostum bu adam benim!” Yahut şöyle bir muhakeme: “Görüyorum, düpedüz yanlış yolda. Hatta yaptığı edepsizlik. Ama hayatta bana öyle bir iyilik etmiştir ki şimdi onun üzerinde yürümek bana düşmez…” Evet… Eğer talebelerimiz, hocalarımız, fikir arkadaşlarımız, parti arkadaşlarımız, yakınlarımız saptıp da kötü bir yola girerlerse onları yollarından çevirmek şöyle dursun, onları hakka, adalete, ahlaka, insaniyete rağmen korumaya, desteklemeye kalkıyoruz. Eğer bu kadarını yapamazsak susmayı, sesimizi çıkarmamayı tercih ediyoruz ve bunu ahlaka uygun bir hareket, bir insanlık vazifesi, mertlik icabı sayıyoruz.
Metni okuduğumuzda yazarın, gerçek dostluğun ne anlama geldiği konusunda önemli bir noktaya değindiğini görüyoruz. Genellikle arkadaşlarımızın yanlışlarını gördüğümüzde susmayı veya onları desteklemeyi tercih ettiğimizi, hatta bunu “dostluk” zannettiğimizi söylüyor. Oysa yazar bunun yanlış olduğunu, gerçek dostluğun, arkadaşın yanlışını görüp onu uyarmak olduğunu vurguluyor.
Adım 2: Ana Fikri Belirlemek
Metnin tamamına baktığımızda, yazarın bize vermek istediği en temel mesaj şu:
Ana Fikir:
- Gerçek dostluk, arkadaşın yanlışlarını görüp onu uyarmayı gerektirir; susmak veya yanlışını desteklemek doğru bir davranış değildir. Asıl dostluk, arkadaşın iyiliği için ona acı da olsa doğruyu söylemektir.
Adım 3: Yardımcı Fikirleri Belirlemek
Şimdi de bu ana fikri destekleyen, onu daha anlaşılır kılan diğer düşünceleri sıralayalım:
Yardımcı Fikirler:
- İnsanlar, dostlarının yanlış davranışlarını bildikleri halde susarak veya destekleyerek onlara kötülük yapabilirler.
- Dostlarımızın yanlışlarını desteklemeyi veya görmezden gelmeyi “insanlık”, “kadirlilik” gibi kavramlarla süsleyerek kendimizi kandırırız.
- Bu durum sadece dostluklarda değil, öğretmen-öğrenci, fikir arkadaşlığı, aile gibi diğer yakın ilişkilerde de görülebilir; yanlış yolda olanları koruma eğilimi vardır.
- Dostumuz yanlış yoldayken susmayı, sesimizi çıkarmamayı ahlaklı, insanlık vazifesi veya mertlik olarak görmek büyük bir yanılgıdır.
***
7. ETKİNLİK
Aşağıdaki paragrafı okuyunuz.
(…) “Aristo demiş ki: ‘Ey dostlarım dünyada dost yoktur.’ Ustası Sokrates’in başına gelenlere bakınca Aristo’ya hak vermemek zor. Büyük bilge görmüş gerçeği. Dost sandıklarının dost olmadığına. Sokrates’in da ölüme korkusuzca gidişi bundandı belki, yaşamaya karşı duyduğu bezginlik de. Dostsuz, dostluksuz bir dünyada yaşamaktansa ölmek daha iyi elbet… Bizim eski bir şairimiz de bunu anlatmıyor mu? ‘Dünyayı seninle sevmişim ey dost.’ Tek bir mısrada dostluğun taşıdığı engin anlam ne güzel belirtilmiş! Dünya ancak sevgiyle, dostlukla güzelleşiyor. Pinti çıkarların egemen olduğu bir dünya, dünya mıdır, yoksa cehennem mi?” (…)
a) Yukarıdaki parçada hangi anlatım biçimlerinden yararlanılmıştır?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, anlatım biçimleri, bir yazarın duygu ve düşüncelerini okuyucuya aktarırken kullandığı yöntemlerdir. Metni okuyup yazarın amacının ne olduğuna bakarak hangi anlatım biçimlerini kullandığını anlayabiliriz.
Adım 1: Metnin Amacını Belirleme
Bu parçada yazar, dostluğun önemini, dostsuzluğun kötü bir durum olduğunu anlatmaya çalışıyor. Aristo ve Sokrates gibi örnekler vererek, dostluğun dünyayı güzelleştirdiğini açıklıyor. Ayrıca, dostluğun olmadığı, çıkarların ön planda olduğu bir dünyayı eleştiriyor ve okuyucuyu kendi fikrine ikna etmeye çalışıyor.
Adım 2: Anlatım Biçimlerini Tespit Etme
-
Açıklayıcı Anlatım: Yazar, dostluğun ne kadar önemli olduğunu, dostsuz bir dünyanın nasıl olacağını açıklıyor. Bilgiler veriyor, düşüncelerini aktarıyor. Özellikle “Dünya ancak sevgiyle, dostlukla güzelleşiyor.” gibi cümleler açıklayıcı niteliktedir.
-
Tartışmacı Anlatım: Yazar, “Pinti çıkarların egemen olduğu bir dünya, dünya mıdır, yoksa cehennem mi?” diyerek kendi görüşünü ortaya koyuyor ve okuyucuyu bu görüşe katılmaya ikna etmeye çalışıyor. Kendi düşüncesini savunurken, karşıt olabilecek bir düşünceyi (çıkarcı bir dünyayı) eleştiriyor. Bu tür soru sorma ve kendi fikrini savunma, tartışmacı anlatımın belirgin özellikleridir.
Sonuç:
Yukarıdaki parçada ağırlıklı olarak açıklayıcı anlatım ve tartışmacı anlatım biçimlerinden yararlanılmıştır.
***
b) Yukarıdaki parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını belirleyiniz.
Çözüm:
Düşünceyi geliştirme yolları, yazarın bir fikri daha anlaşılır, inandırıcı ve etkili hale getirmek için kullandığı tekniklerdir. Bu yollar sayesinde yazar, okuyucuyu etkiler ve vermek istediği mesajı daha güçlü kılar.
Adım 1: Metni Yeniden İnceleme
Parçayı tekrar okuyalım ve yazarın hangi teknikleri kullandığına bakalım:
- “Aristo demiş ki: ‘Ey dostlarım dünyada dost yoktur.'” cümlesinde ünlü bir düşünürün sözü kullanılmış.
- “Ustası Sokrates’in başına gelenlere bakınca Aristo’ya hak vermemek zor.” cümlesinde Sokrates’in durumu bir örnek olarak gösterilmiş.
- “Bizim eski bir şairimiz de bunu anlatmıyor mu? ‘Dünyayı seninle sevmişim ey dost.'” cümlesinde yine tanınmış bir şairin sözüne yer verilmiş.
- “Dostlukla güzelleşen dünya” ile “Pinti çıkarların egemen olduğu bir dünya” arasında bir karşılaştırma yapılmış.
- “Pinti çıkarların egemen olduğu bir dünya, dünya mıdır, yoksa cehennem mi?” sorusuyla okuyucunun düşünmesi sağlanmış ve bir benzetme de yapılmış sayılabilir (dünyayı cehenneme benzetme).
Adım 2: Düşünceyi Geliştirme Yollarını Belirleme
-
Tanık Gösterme (Alıntı Yapma): Yazar, Aristo’nun ve eski bir şairin sözlerini doğrudan alıntılayarak (tırnak içinde vererek) kendi düşüncesini desteklemiş, daha inandırıcı kılmıştır. Bu, konunun uzmanı veya tanınmış kişilerin sözlerinden yararlanmaktır.
-
Örnekleme: “Ustası Sokrates’in başına gelenler” durumu, Aristo’nun “dünyada dost yoktur” sözünü desteklemek için bir örnek olarak verilmiştir. Bir düşünceyi somutlaştırmak ve anlaşılır kılmak için örnekler kullanılır.
-
Karşılaştırma: “Dostlukla güzelleşen dünya” ile “Pinti çıkarların egemen olduğu bir dünya” zıtlıkları üzerinden karşılaştırılmıştır. Bu, iki farklı durumu veya kavramı benzerlikleri ve farklılıklarıyla ortaya koyarak düşünceyi güçlendirmektir.
-
Soru Sorma (Retorik Soru): “Pinti çıkarların egemen olduğu bir dünya, dünya mıdır, yoksa cehennem mi?” cümlesiyle yazar, cevabını bildiği bir soruyu okuyucuyu düşündürmek ve kendi fikrine çekmek için kullanmıştır. Bu aynı zamanda tartışmacı anlatıma da hizmet eder.
Sonuç:
Yukarıdaki parçada tanık gösterme (alıntı yapma), örnekleme ve karşılaştırma düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılmıştır. Retorik soru sorma da bu yollara eşlik etmiştir.
***
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, her zaman metni dikkatlice okumak ve yazarın ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmak en önemli adımdır. Başarılar dilerim!