4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 232
Merhaba sevgili 4. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde yay ayraçların (parantezlerin) nerelerde kullanıldığını ve cümlelerde bazen yanlış anlamda kullanılan kelimeleri nasıl düzelteceğimizi öğreneceğiz. Hadi, dikkatlice okuyalım ve birlikte çözelim!
Öğretmeniniz olarak size bu soruları adım adım açıklayacağım. Hazır mısın?
7. ETKİNLİK
Soru metni: Yay ayraçın kullanım alanlarını okuyunuz. Verilen örneklerle kullanım alanlarını eşleştiriniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, yay ayraçlar (yani parantezler), cümle içinde ek bilgiler vermek, bir açıklama yapmak veya bazı durumları belirtmek için kullandığımız noktalama işaretleridir. Şimdi sol tarafta yay ayraçların hangi durumlarda kullanıldığını anlatan maddeler var, sağ tarafta da bu kullanımlara uygun örnekler var. Hadi, dikkatlice okuyalım ve doğru eşleştirmeleri yapalım:
-
1. Bir eserin yazarını ve yazılış tarihini göstermek için kullanılır.
Bunun için bir kitabın veya yazının adının yanında, onu kimin yazdığını ve hangi yılda yazdığını gösteren bir örnek aramalıyız. Sağ taraftaki örneklere baktığımızda:
- “Safahât (Ersoy M. Â, 1911)” örneği tam da aradığımız gibi! Burada Safahât bir eserin adı, Ersoy M. Â ise eserin yazarı, 1911 de yazıldığı yıldır. İşte bu ikisi birbirine çok uygun!
-
2. Alıntı yapılan metinlerden çıkarılan bölüm veya cümleleri göstermek için üç noktayla birlikte kullanılır.
Bazen bir yazıdan bir bölüm alırız ama hepsini yazmak istemeyiz. İşte o atladığımız yerleri göstermek için yay ayraç içine üç nokta koyarız. Hadi sağ tarafta böyle bir örnek var mı bakalım:
- “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yaklaşıyordu. Öğretmenleri, diğer ülkelerde çocuk bayramının nasıl kutlandığını araştırmaları için ödev vermişti.(…)” cümlesinde, cümlenin sonunda gördüğümüz (…) işareti, burada cümlenin devamının olduğunu ama bizim onu yazmadığımızı gösteriyor. İşte bu da ikinci madde ile eşleşiyor.
-
3. Tiyatro eserlerinde, konuşan kişilerin hareketlerini veya durumlarını göstermek için kullanılır.
Tiyatro oyunlarında karakterler konuşurken ne yaptıklarını, nasıl bir duyguyla konuştuklarını belirtmek için yay ayraç kullanırız. Böylece okuyan kişi, olayı daha iyi canlandırabilir. Haydi, sağ tarafta böyle bir örnek var mı göz atalım:
- “Minik fare içeri girer: (Sevinçli bir sesle) – Yaşasın! Bugün kuzenlerim bize gelecek.” örneğinde, (Sevinçli bir sesle) ifadesi, minik farenin nasıl konuştuğunu, hangi duyguyu yaşadığını bize anlatıyor. Bu da üçüncü madde ile eşleşiyor.
Peki, sağ tarafta bir tane örnek kaldı: “Şair 1496(?) yılında doğmuştur.” Bu örnekte de yay ayraç kullanılmış ama bu, bir bilginin kesin olmadığını, şüphe duyulduğunu belirtmek için kullanılır. Sol taraftaki maddelerde böyle bir kullanım alanı verilmediği için bu örnekle eşleşen bir madde yok. Ama olsun, en azından yay ayraçların farklı kullanımlarını görmüş olduk!
Sonuç:
- 1. kullanım alanı ile “Safahât (Ersoy M. Â, 1911)” örneği eşleşir.
- 2. kullanım alanı ile “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yaklaşıyordu. Öğretmenleri, diğer ülkelerde çocuk bayramının nasıl kutlandığını araştırmaları için ödev vermişti.(…)” örneği eşleşir.
- 3. kullanım alanı ile “Minik fare içeri girer: (Sevinçli bir sesle) – Yaşasın! Bugün kuzenlerim bize gelecek.” örneği eşleşir.
8. ETKİNLİK
Soru metni: Konuşmacılar, konuşmalarında bazı kelimeleri anlamına uygun kullanmamışlardır. Bu kelimeleri bularak altını çiziniz ve konuşmayı anlamlı olacak şekilde yeniden yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, şimdi de cümlelerde yanlış kullanılan kelimeleri bulup onları düzeltme zamanı! Bazen kelimeleri yanlış yerde kullanınca cümlenin anlamı bozulur, değil mi? İşte şimdi bu bozuklukları gidereceğiz ve cümleleri daha anlaşılır hale getireceğiz.
Adım 1: İlk cümleyi inceleyelim.
Soru: Babası, ona istediği kitabı hediye edince Ayşe çok üzülmüştü. Mutluluktan havalara uçuyordu.
Açıklama: Ayşe’ye babası istediği kitabı hediye etmiş. Bu ne kadar güzel bir şey! İnsan istediği bir şeyi alınca ne hisseder? Genellikle çok sevinir, mutlu olur, değil mi? Cümlenin ikinci kısmında da “Mutluluktan havalara uçuyordu” diyor. Bu da Ayşe’nin çok mutlu olduğunu gösteriyor. Ama cümlenin ilk kısmında “çok üzülmüştü” diyor. Üzülmek, mutlu olmanın tam tersi bir duygu. Kitap aldığı için hem üzülüp hem de mutluluktan havalara uçması biraz garip olurdu, değil mi? İşte burada yanlış kullanılan kelime “üzülmüştü”. Onu, Ayşe’nin duygusuna uygun bir kelimeyle değiştirmeliyiz. “Sevinmişti” veya “mutlu olmuştu” kelimeleri daha doğru olur.
Düzeltilmiş cümle:
Babası, ona istediği kitabı hediye edince Ayşe çok sevinmişti. Mutluluktan havalara uçuyordu.
Adım 2: İkinci cümleyi inceleyelim.
Soru: Erkan, tüm çalışmalarını son dakikada yapmıştı. Çünkü bugünün işini yarına bırakmayı sevmezdi.
Açıklama: Şimdi Erkan’a bakalım. Cümlenin ikinci kısmında “bugünün işini yarına bırakmayı sevmezdi” diyor. Bu, Erkan’ın çok düzenli, işlerini zamanında yapan, ertelemeyen biri olduğunu gösterir. Yani Erkan, işlerini zamanında bitirmeyi sever. Ama cümlenin ilk kısmında “tüm çalışmalarını son dakikada yapmıştı” deniyor. “Son dakikada yapmak”, bir işi bitiş zamanına çok yakın bir zamanda, aceleyle yapmak demektir. Bu da işlerini erteleyen birinin yapacağı bir şeydir. Erkan madem işlerini yarına bırakmayı sevmiyorsa, onları son dakikada yapmaz, değil mi? İşte burada yanlış kullanılan ifade “son dakikada yapmıştı”. Onu, Erkan’ın alışkanlığına uygun bir ifadeyle değiştirmeliyiz. “Vaktinde yapmıştı” veya “zamanında yapmıştı” gibi ifadeler daha doğru olur.
Düzeltilmiş cümle:
Erkan, tüm çalışmalarını zamanında yapmıştı. Çünkü bugünün işini yarına bırakmayı sevmezdi.