4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 101
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizinle Türkçe dersimizden çok güzel bir etkinliği birlikte yapacağız. Noktalama işaretlerini doğru kullanmak, cümleleri daha iyi anlamamızı sağlar ve yazılarımızı daha düzenli yapar. Ayrıca, bir metni okuyup ana fikirlerini ve nedenlerini bulmak da çok önemlidir. Hazırsanız, bu soruları adım adım çözelim!
8. ETKİNLİK
Verilen cümlelerde yay ayraç içerisine uygun noktalama işaretlerini yazınız.
Şimdi her bir cümleyi tek tek inceleyelim ve boş bırakılan yerlere hangi noktalama işaretinin gelmesi gerektiğini bulalım.
1. Atatürk, dünya barışı için, ( )Yurtta sulh( ) cihanda sulh( )( ) sözünü söylemiştir.
Çözüm:
Bu cümlede Atatürk’ün söylediği ünlü bir söz tırnak içine alınmış. Hatırlayın, birinin sözünü doğrudan aktarırken tırnak işareti kullanırız.
Adım 1: “Yurtta sulh, cihanda sulh” ifadesi Atatürk’ün sözü olduğu için, bu sözün başına tırnak işareti (“) getiririz. Yani ilk yay ayraca “ gelir.
Adım 2: “Yurtta sulh” ve “cihanda sulh” ifadeleri birbirine benzeyen, art arda sıralanmış sözlerdir. Bu tür ifadeleri ayırmak için aralarına virgül (,) koyarız. Yani ikinci yay ayraca , gelir.
Adım 3: Atatürk’ün sözü “cihanda sulh” ile bitiyor. Alıntı bir söz bittiğinde, sözün sonuna uygun noktalama işaretini (burada bir bildirme cümlesi olduğu için nokta) koyup tırnak işaretini kapatırız. Yani üçüncü yay ayraca .” gelir. Nokta ve tırnak işareti yan yana.
Adım 4: Cümlenin geneli de bir bildirme cümlesi olduğu için en sona nokta (.) koyarız. Yani dördüncü yay ayraca . gelir.
Sonuç:
Atatürk, dünya barışı için, “Yurtta sulh, cihanda sulh.” sözünü söylemiştir.
2. Anneannem( ) piknikten kalan bayat ekmekleri israf etmeyip onlarla bize leziz köfteler yaptı( )
Çözüm:
Bu cümle, tek bir düşünceyi anlatan, uzunca ama düz bir cümledir. Cümle içinde özel bir duraklama veya ek bilgi yoktur.
Adım 1: “Anneannem” kelimesinden sonra herhangi bir duraklama veya ek açıklama olmadığı için buraya noktalama işareti koymaya gerek yoktur. Yay ayraç boş kalır.
Adım 2: Cümle bir olayı anlatan, bitmiş bir bildirme cümlesidir. Bu yüzden cümlenin sonuna nokta (.) koyarız. Yani ikinci yay ayraca . gelir.
Sonuç:
Anneannem piknikten kalan bayat ekmekleri israf etmeyip onlarla bize leziz köfteler yaptı.
3. Eyvah( ) en sevdiğim elbisem( ) Üzerine vişne suyu döküldü( )
Çözüm:
Bu cümlede şaşkınlık, üzüntü gibi duygular ifade ediliyor. Duygusal ifadelerin sonuna genellikle ünlem işareti (!) koyarız.
Adım 1: “Eyvah” bir seslenme ve şaşkınlık ifadesidir. Bu yüzden ilk yay ayraca ! gelir.
Adım 2: “en sevdiğim elbisem” ifadesi de bir şaşkınlık ve üzüntü ifadesidir. Bu yüzden ikinci yay ayraca ! gelir.
Adım 3: “Üzerine vişne suyu döküldü” cümlesi, olayı anlatan bitmiş bir bildirme cümlesidir. Bu yüzden cümlenin sonuna nokta (.) koyarız. Yani üçüncü yay ayraca . gelir.
Sonuç:
Eyvah! en sevdiğim elbisem! Üzerine vişne suyu döküldü.
4. Atatürk, ( )Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir( ) Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.( )” demiştir.”
Çözüm:
Bu da yine Atatürk’ün söylediği bir söz. Tırnak işaretleri ve virgül/nokta kullanımı burada önemli.
Adım 1: Atatürk’ün sözü başladığı için ilk yay ayraca tırnak işareti (“) gelir. Yani “.
Adım 2: “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir” ifadesi, sözün ilk bölümüdür ve bitmiş bir cümledir. Bu yüzden buraya nokta (.) koyarız. Yani ikinci yay ayraca . gelir.
Adım 3: Sözün ikinci bölümü “Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” ile bitiyor. Bu da bitmiş bir cümledir. Cümlenin sonunda “demiştir” kelimesi var ve tırnak işareti henüz kapanmamış. Bu durumda, alıntı sözün sonuna nokta koyarız ve hemen ardından tırnak işaretini kapatırız. Yani üçüncü yay ayraca .” gelir.
Sonuç:
Atatürk, “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” demiştir.
5. Şu söz( ) ( )Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için.( ) Yunus Emre’ye aittir.
Çözüm:
Bu cümlede de bir söz aktarılıyor. “Şu söz” ifadesinden sonra açıklama yapılacağı için iki nokta (:) kullanırız.
Adım 1: “Şu söz” ifadesinden sonra bir açıklama yapılacağı için ilk yay ayraca iki nokta üst üste (:) gelir. Yani :.
Adım 2: Yunus Emre’nin sözü başladığı için buraya tırnak işareti (“) gelir. Yani ikinci yay ayraca “.
Adım 3: Yunus Emre’nin sözü “Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için.” ile bitiyor. Bu da bir bildirme cümlesidir. Söz bittiği için nokta (.) koyarız ve ardından tırnak işaretini kapatırız. Yani üçüncü yay ayraca .” gelir.
Sonuç:
Şu söz: “Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için.” Yunus Emre’ye aittir.
6. Yusuf( )un projesi okulda çok beğenildi( )
Çözüm:
Burada özel bir isme gelen eki ayırmamız gerekiyor.
Adım 1: “Yusuf” özel bir isimdir. Özel isimlere gelen ekleri ayırmak için kesme işareti (‘) kullanırız. Yani ilk yay ayraca ‘ gelir.
Adım 2: Cümle bir olayı anlatan, bitmiş bir bildirme cümlesidir. Bu yüzden cümlenin sonuna nokta (.) koyarız. Yani ikinci yay ayraca . gelir.
Sonuç:
Yusuf‘un projesi okulda çok beğenildi.
9. ETKİNLİK
Ali’nin sevilen ve saygı duyulan bir öğrenci olmasının nedenlerini açıklayınız.
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, Ali’nin neden hem sevilen hem de saygı duyulan bir öğrenci olduğunu kolayca anlayabiliriz. Hadi birlikte bu nedenleri sıralayalım:
Her konuda güvenilir olması: Metinde açıkça belirtildiği gibi, Ali’nin sınıf arkadaşları ona her konuda güveniyormuş. Birine güvenmek çok önemli bir şeydir, değil mi? Demek ki Ali, sözünü tutan, arkadaşlarını yarı yolda bırakmayan, kendisine emanet edilen sırları saklayan, yani kısacası güven veren bir arkadaş.
Doğru sözlü olması: Ali’nin en önemli özelliklerinden biri de şaka bile yapsa her zaman doğruyu söylemesiymiş. Yani yalan söylemiyormuş, insanları kandırmıyormuş. Doğruluk, arkadaşlar arasında sağlam bağlar kurar ve saygı görmemizi sağlar. Çünkü doğruyu söyleyen birine her zaman inanılır ve onun sözlerine değer verilir.
İşte bu yüzden Ali, hem arkadaşları tarafından çok seviliyor hem de ona büyük bir saygı duyuluyor. Güvenilir ve dürüst olmak, insan ilişkilerinde altın kural gibidir. Bu özellikler sayesinde Ali, örnek bir öğrenci olmuştur.